15 Ekim 2012 Pazartesi

Hamile miyim?

Bazen insan çok ister, çok kafaya takar, gider gelir yumurtlama gününü ve adet gününü hesaplar; olmaz. Bazen de türlü yoğunluk arasında, aslında içten içe bildiği günü kaçırır, farkına varmaz; iki gün gecikince "dur bi dakika, saat gibi işleyen ben iki gün geçirdim!" der. İşte o ikinci, benim! Ve bunu Cuma akşamı saat 18'e 10'dk kala fark eden, evden nasıl çıktığını dahi bilemeden koşa koşa eczaneye giden, kepenkleri kapatmakta olan 80 yaşındaki tipik "dakik" ve "asla esneklik göstermeyen" Avrupalı amcayı binbir dille ikna etmeye çabalayan, adam kadar yaşlı eczanenin son 50 senedir dünya üzerinde görülmemiş, dekoratif amaçlı sergilenen antik ilaç kutuları ve dedem devrinden kalma "çınnn!" diye öten, çevirmeli kollu antik yazar kasaya parayı ödeyen, testi alan, eve giden, testi yapan ve ......... beyaz bir boşluk gören! O benim işte.

Nasıl yani? Testte iki çizgi var; biri kontrol çizgisi (testin doğru yapıldığını anlamanız için), diğeri ise "evet" ya da "hayır" çizgisi. Ve bana düşen; beyaz bir boşluk! Ve perde iner. İlk perdede ne olduğunu anlayamadan, testin sorunlu olduğuna karar vererek, ertesi sabahı bekledim. Ertesi sabah, eşim "beyaz atlı prens"le el ele gittik (bu sefer başka bir eczaneye) ve yeni bir test aldık (başka bir marka). Eve geldik, testi yaptım; o beklememiz gereken 5dk, hayatımın en uzun 5dk'sıydı ve yavaş yavaş beliren soluk pembe çizgiden ayıramadım gözlerimi! Bu testler çok hassas; hamile değilseniz en soluğundan bir pembe çizgi bile düşmüyor bahtınıza.. Yani!?

Anne oluyorum! Beyaz atlı prens baba oluyor! Bebek geliyor! Karmançorman duygular; sevinç, heyecan, korku, dehşet, yine sevinç, yine heyecan.. O gün evden çıkmıyoruz, ikimizin de suratında ebleh bir gülümseme. Test masa üstünde duruyor; gidip gelip bakıyoruz, "evet hala hamileyim!" diyorum, beyaz atlı prens içerden sesleniyor "baksana hala hamile misin?" Tüm gün böyleyiz işte..

Test %99.9 doğru sonuç veriyor ama ben yine de doktorumdan duymak istiyorum. Hesaplara göre 4 hafta 3 günlük hamileyim (çünkü hamilelik takvimi regl olduğunuz ilk gün başlıyor, yani reglinizin geciktiği ilk gün otomatik olarak 4 haftalık hamilesiniz; avantiden 1 ay kazanmış oldunuz işte) ve ilk doktor kontrolü 6. haftadan önce verilmiyor bu memlekette. 1,5 hafta heyecan içinde bekleyeceğim demek bu. Bir yandan da bloğu hazırlayacağım, ilk yazıları yazacağım, ilk araştırmaları yapacağım. Ha bir de tabii ki taze anne adayı olarak, meraklı meraklı, muhtemel doğum tarihini hesaplayacağım.

Peki neler olacak bu ilk 6 haftada vücudumda?

İlk olarak, doktorumun idrar testi ve kan testi dışında, birkaç milimetrelik gebelik kesesini görmesi mümkün olacak. Uzaylı yaratıklardan hallice görüken bu emriyonun kalbi ilk oluşan organ olacak ve diğer sistemlere kan taşıyabilmek için atmaya başlayacak! 6. haftadan muhtemelen 13. haftaya kadar hamilelik belirtilerini (göğüslerde hassasiyet, duygusal gelgitler, koku hassasiyeti, bulantı ve kusmalar, aşermeler, yorgunluk ve uyku hali, sık idrara çıkma isteği) tam gaz hissedeceğim. Bu haftadan 12. haftanın sonuna kadar düşük ihtimali de yüksek olacak ve bu olasılığa karşı dikkatli davranmak, kasık ağrıları ve kanama gibi belirtiler olduğunda hemen doktora başvurmak gerekecek. Düşük, bu dönemdeki hamileliklerin %15'inde görülüyor ve doğanın sağlıklı insan nesli yetiştirebilmek için yarattığı doğal bir durum. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, ilk üç ayda yaşanan düşüklerin yapılan hareketlerle çok da alakası olmuyormuş. Bu dönemdeki düşükler bebekteki bir sorundan kaynaklanabileceği için, hem anneyi koruyucu, hem de sağlıksız neslin doğal elenmesi anlamına geliyormuş. Yani; bu olasılığa karşı hazırlıklı ve metanetli olmamız gerekiyor..

Peki psikolojim?

Sanırım bu haftalarda ben ve benim gibi yeni anne adayları en çok, geriye dönük "ne hatalar yaptım" endişeleri yaşarlar. Mesela, yaşadığım şehirde geçen ay bira festivali vardı ve ben iki bardak bira içtim. Ayrıca birkaç gece de birer bardak şarap yuvarlamış olabilirim. Of tanrım! Neyse ki kızlarla kokteyl gecemiz bu ay iptal olmuştu! Başka ne kabahatler işledim peki? Çok mu spor yaptım, çok bisiklete bindim belki, hafif ateş basıyor bak, acaba grip mi oluyorum? Zaten o adam yüzüme yüzüme öksürmüştü metroda! Of! Ya hamile değilsem, kimyasal gebelikse? Kendimi çok kaptırmasam mı, zaten ilk üç ayda hamileliklerin %15'i düşükle sonuçlanıyormuş.. Tanrım, korkuyorum, endişeliyim.. Tipik anne adayıyım! Sonra okuyorum ve öğreniyorum ki; doğa bana şu mesajı veriyormuş: "Ben seni uyarmadan, adet kanamanı geciktirmeden yaptığın şeylerden sorumlu değilsin. Ama madem ki adet kanamanı geciktirdim, artık dikkat etmeli ve bilinçli olmalısın". Rahatlıyorum... Ama hemen araştırmaya başladım bile, "hamilelikte nasıl davranmalıyım?", "hamilelikte neler yapmalı, neler yapmamalıyım?", "hamileyken neler yiyebilirim, neler yiyemem?".

İşte bulduklarımın kısa bir özeti. İtiraf edeyim listedekilerin birçoğunu da bilmiyordum! Ama siz yine de doktorunuza danışın ve şu sayfaya göz atın tabii ki.

Hamileyken dikkat edilmesi gerekenler:
  • Toksoplazma riski nedeniyle, çiğ etlerden (salam, sosis, çiğ köfte, füme et ve balıklar, sushi, kabuklu deniz canlıları ile tam pişmemiş, rafadan yumurtalar), parazit aşısı olmayan ev ve sokak hayvanlarından, Listeria riski nedeniyle pişmemiş, pastörize edilmemiş çiğ süt ve bu sütlerden yapılan yumuşak peynir ve süt ürünlerinden, Kafein nedeniyle kahve, kola ve gazlı içeceklerden, alkolden uzak durmak.
  • En düşük düzeyde bir ilacı bile almadan doktorunuza danışmak.
  • Diş sorunları çok sık yaşandığından dikkat etmek, dişçi kontrollerini ihmal etmemek.
  • Röntgen ve Tomografi çektirmemek ama cep telefonu, bilgisayar, mikrodalga fırın kullanabilmek, güvenlik kapıları gibi yerlerden serbestçe geçebilmek.
  • Tatlandırıcı ve GDO içerek besinleri kullanmaktan kaçınmak.
  • Sauna, hamam ve kaplıca gibi sıcak ortamlardan uzak durmak.
Hamileyken serbest olanlar:
  • Doktorunuz aksini önermedikçe, son 3 haftaya dek aktif cinsel yaşam.
  • Aktif yaşamınıza, araba kullanmaya, seyahate devam etmek.
  • Yürüyüş, yüzme ve koşma (maraton değil ama!), gözlem ile yoga, hafif jimnastik ve sabit bisiklet gibi sporlara devam etmek.
  • Saçlarınızı boyatmak, makyaj yapmak, güzel ve bakımlı olmaya devam etmek.
  • Evcil hayvanınızı sevmek, okşamak, bakımını yapmak.
  • Vejeteryansanız gerekli besinleri aldığınıza dikkat ederek buna devam etmek.
  • Gülmek, eğlenmek, dans etmek, hamileliğin keyfini çıkartmak!!!

3 yorum:

  1. Artık bir anne adayı olarak ben :):) evet hala inanamıyorum ama bnde anne oluyorum..oluyormuşum.. :) yine ve yeniden okuyorum yazılarını iyi ki varsın öğrenen anne :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaaaaaaaa çok sevindimmmm :) Allah tamamına sağlıkla, mutlulukla erdirsin Vildan'cım.

      Sil
  2. çoook teşekkür ederim inşallah içimde atan minik kalbi kucaklayabilirim sağlıcakla :)
    çok şaşkın ve heyecanlıyım her yeni ve ilk gibi :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!