15 Ekim 2012 Pazartesi

Hamileliğe hazırlık

Bilimsel tüm araç ve kişiler bize "hamileliğe fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik açılardan hazırlıklı hissetmek, bebeğimizi beklerken bizi nelerin beklediğini bilmek ve koşullarımızı mümkün olduğunca en ideal düzeye getirmek için uğraş vermek; anne ve baba olmak isteyen tüm çiftlerin hedefi ve görevi olmalıdır" derler. Hangi kitabı, hangi makaleyi, hangi gazetenin pazar ekini okursanız okuyun, hangi doktoru dinlerseniz dinleyin, bu böyledir. Peki bu söylev ne kadar gerçekçi, ya da kadın ve erkeklerin yüzde kaçı buna uygun davranıyor?!

14-15 yaşında cinselliği denerken kazara hamile kalan ergenlerden tutun da, eğitim seviyesi ve sosyal koşulları yetersiz nice kadına, çocuk yetiştirmeyi kadının işi gören nice erkeğe, korunduğu ve çocuk istemediği halde hamile kalan nice çifte bakarsak; "hazırlık dönemi" denen hamilelik öncesi 3 ayın "ideal" şekilde geçirilmesinin çok az sayıda insana kısmet olduğunu görüyoruz. Bir de üzerine çocuğu deli gibi isteyip de türlü psikolojik ve fiziksel nedenlerle bu isteklerine erişemeyen, bu nedenle "ideal" yaşamdan soğuyan, uzaklaşan ve tam o anda "yarı-hazır" şekilde hamile kalanlar var. Yani siz ne kadar "ideal" şekilde hazırlansanız da, bazen bebek kendi kafasına uygun erken ya da geç gelebiliyor ve kendinizi yine de "hazırlıksız" hissedebiliyorsunuz..

Hamilelik öncesi dönemde aslında ne yapıp yapmadığınız çok da önemli değil. Yeter ki, bazı "akıl var mantık var yahu!" sınırındaki davranışlardan kaçınmış olun. Bebek istiyorsanız ve planlıyorsanız, sağlıklı ve düzenli bir yaşam tarzına sahip olmanız gerekiyor. Bu da; artık beslenmenize, içki ve zararlı maddeleri kullanımınıza, spor alışkanlıklarınıza, uykunuza ve sağlık kontrollerinize dikkat edeceksiniz demek. Kendinizi deli gibi, maraton koşacak derecede fit hale getirmeye, avuç avuç vitamin hapları yutmaya ve doktor doktor gezmeye vermek bir tercih meselesi tabii. Ama genel olarak;
  • kilonuzu ve BMI değerlerinizi normal sınırlar içinde tutmak (çünkü çok kilolu ya da çok zayıf kadınlarda hormon salgılanması gerekli düzeyden farklı olabileceği için, hamile kalınması zorlaşabilmektedir),
  • genel bir kadın doğum kontrolünden ve doktorunuzun önereceği pap-smear, kan ve görüntüleme tetkiklerinden geçmek (çünkü üreme organlarında bulunan myomlar, kistler, fiziksel bozukluklar ile vücutta bulunan toksoplazma, chlamidya, hepatit gibi virüsler, hamilelik şansını düşürür ve devamında yaşanan sorunları tetikler),
  • sigara ve esrar gibi keyif veren, uyuşturucu maddelerin kullanımını sonlandırmak (hem anne, hem de baba için geçerli olan bu yasağın bilimsel temellerini merak ediyorsanız, lütfen şu makaleyi ya da şu makaleyi (ingilizce) okuyunuz),
  • ailenizde ve kendinizde bulunan genel sağlık sorunlarını araştırmak (çünkü yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve bazı nöro-psikolojik rahatsızlıklar, hamilelik süresince sizi ve bebeğinizi tehlikeye atabilir) ve kullandığınız ilaçlar varsa, hamile kalma düşüncenizi doktorunuza danışmak, yeterli olacaktır.
Benim danıştığım kadın doğum uzmanı, hazırlık aşamasında bana günlük 4mg Folik Asit kullanmamı önerdi; çünkü bu, bebeğin nöro-fizyolojik gelişimini olumlu yönde tetikliyormuş. Açıkcası ben 2 ay kullandıktan sonra, hala hamile kalmadığım için umudumu yitirip folik asiti de bırakmıştım (evet biraz sabırsızım, meğerse çiftlerin sadece %30'u ilk üç ayda hamile kalırmış, en uygun yumurtlama gününde cinsel ilişkiye girildiğinde bile hamilelik şansı sadece %10'muş!). Yani hamile kaldığımda ve bunu anlamam için geçen ilk 4 haftalık dönemde hiç folik asit almadım ve bunu doktoruma danıştığımda "rahat ol, şimdi başlarsın, sorun olmaz" cevabını aldım.. Sonuçta, 10 sene önce folik asit mi vardı, yine de kadınlar fırt fırt doğurmuyorlar mıydı, dimi ama?

Fiziksel hazırlık bir yana; bence en önemlisi psikolojik hazırlıktı. 33,5 sene boyunca aklıma bile gelmeyen "çoluk çocuğa karışma" fikrini, iki yıllık evlilik sonunda eşim "beyaz atlı prens" ilk açtığında "hazır değilim" diye kapatmak kolay olduysa da; ilerleyen gün ve haftalarda konu tekrar tekrar açılınca, ısrarla geri kapatmak garip kaçmaya başladı tabii. Sonunda, oturup uzun uzun konuştuk ve benim temel korkularımın şunlar olduğunu gördük:
  • 5-7 yaşımda evcilik oynarken ordan oraya sürüklediğim Ayşe-Bebek sayılmazsa, ben brütte ve nette sadece 4 bebeği, o da annelerinin hormonları tavan yaptığı için "ille de al, ille de öp, ille de sıkıştır" ısrarları sonucunda kucağıma almış bulunmam nedeniyle; bebekler hakkında hiçbirşey bilmemem ve bebeklerden korkmam!
  • Doktoranın iş yükünden kalan tüm boş vakitlerimde, çantamı sırtıma atıp bağımsız seyahat etmeyi, bisiklete atlayıp saatlerce pedal basmayı, dağlara tırmanıp deniz diplerine dalmayı, arkadaşlarla kokteyller yudumlamayı, hamakta sessiz sakin kitap okumayı, kimseye hesap vermeden bağımsız ve mutlu yaşamayı çok seviyor ve bu özgürlüklerimin bir bücür ufaklık tarafından elimden alınması olasılığından korkmam!
  • Gurbet ellerde beyaz atlı prensle yalnız başımıza bücürün bakımının üstesinden gelememekten korkmam!
Bu korkular, kendi ayakları üzerinde durmaya alışkın bağımsız bir çok kadının yaşadığı korkularmış meğer.. Bebek gelene kadar, bebek bakımını öğrenebileceğim 8,5 ayım olduğuna göre, geldikten sonra da sadece bebeğe odaklanmadan, kendi yaşamıma, eğitimime, işime ve hobilerime de zaman ayırabilecek psikolojik yeterlikte olduğuma göre, "yabancı bir ülkede, yabancı bir eşle, yabancı bir kültür" yerine "farklı bir kültürde, çok renkli bir aile" anlayışına yönelerek, sanırım bu sorunların üstesinden rahatça gelebilirim. Önemli olan, bebeği "ilerde bana bakacak biri olsun" ya da "kendi istek ve arzularımı üzerinde gerçekleştireyim" ya da "kötü giden evliliğimi kurtarayım" ya da "annemler büyükanne olmak istiyor" diye değil; "yaşamım bebeksiz güzel, ama bebekle daha da renkli olacak" diye; isteyerek, hayal kurarak, değişime ve öğrenmeye açık olarak yapmak..

O zaman? O zaman, olabildiğim kadar hazırım işte!

6 yorum:

  1. Bu yazıdan uzayıp, Maya'nın gülen gözlü kırmızılı fotoğrafını düşününce, bütün hazırlık ve hazısızlıklara değmiş bence =))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Valla şu gün sorsan hala hazır değilim derim, insan hiç hazır olamıyor bence ama güzel hazırlıksız yakalanmak

      Sil
  2. ya cok garip bir soru olucak ama ne kadar deneme yapmistiniz. Kusura bakmayin insan bir an ilk denemede olucakmis gibi hissediyor ama yani dediginiz gibi sanslar %25 lerde. Bir de ovaluasyon takibi yaptiniz mi? (testle). Tesekkurler =)
    N.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ovulasyon takibi yapmadım ama hemen hamile kalmak istiyorsan güvenli bir yöntem diyorlar ama hamile kalmamak için kullanmayı düşünenlere de aman ha diyelim, korunma yöntemi değil tabii.
      İlk seferde hamile kalmak büyük şans ama oluyor valla %25 de büyük bir rakammış :D Benimki karar verip korunmayı bıraktıktan sonra, düzenli ilişkiye rağmen (ilişki sayımı arttırmamıştım, haftada 3-4 sefer bizim için normal sayı, öyle de devam ettirdik) 3 ay sürmüştü ama yaşım 34'tü, yumurtlama problemim ya da başka üreme sorunumuz yoktu vs. daha çabuk da olabilir ama 1 sene de sürebilir, normal 1 sene sürmesi diyor doktorlar. 1 seneden uzun süren durumda yalnız bir doktora başvurmak lazım bu konuda.. Tabii ki gebelik öncesinde aslında düşünürken bunu doktora belirtmeniz, genel bir kontrolden geçmeniz çok önemli :) Rica ederim, bebek istiyorsanız umarım en kısa zamanda kavuşursunuz :)

      Sil
  3. cook tesekkur ederim cidden. Ben de 32 yasindayim. Artik dedik zamani geldi. Doktor kontrolumu yaptirmistim adetlerim de duzenli bakalim artik. Insan hani hemen deneyince olucak gibi hissediyor tabiki olmayinca da aman neden olmadi ki gibi ruh haline giriyor. Ama iyi tarafindan bakicam ve bu aksam gidip sushi yicem mesela :D cok tesekkur ederim ve bu blog icin bir kere daha tesekkur ederim kendi adima cidden cok sey ogreniyorum. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Afiyet olsun, sushi'yi çok özlemiştim ben de :D Bizim de klasik "bu ay da olmadı, sağlık olsun" yemeğimizdi.. Bol şans :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!