26 Ekim 2012 Cuma

İlk doktor kontrolü

Yaşadığım bu avrupai memlekette, doktor kovalamak ve bulduğunuzdan bir randevu kopartabilmek; çelik gibi sinirler ve sabır isteyen bir iş. 6. haftamızda bunu başardık neyse, bu sabah Dr.Kuş'u görebildik. Dr. Kuş, benim yaklaşık bir senedir gittiğim kadın doğum uzmanım. 50 yaşlarında, kıvırcık kıvırcık saçlı, maviş gözlü, her daim neşeli esprili bir adam bu Dr. Kuş. Hani insanın "tamam bu adam benim bebeğimi doğurtabilir" diyebileceği türden, insanın içine güven ve sevinç hisleri salan bir adamcağız. Her daim sakin ve rahat oluşu da, benim gibi kıpır kıpır ve heyecan küpü biri için çok büyük şans tabii.

Dr. Kuş test yapıp da pembe çizgiyi gördüğümü duyunca "oooo tebrikler o zaman" dedi, ben hemen "ee öö ben henüz inanamıyorum bi baksak hakikaten orda mı, ordaysa nerde, yoksa nereye gitti?" diye başladım.. Dr. Kuş "e test pozitif çıktıysa hamilesindir" diyor, ben "yok biz bi bakalım yine de" derdindeyim. Hesapladık, "tamam 6. haftaya girmişiz, o zaman birşeyler görebiliriz" dedi Dr. Kuş, geçtik ultrasonun önüne. Beyaz atlı prens bugün işi kırdı, benimle geldi kontrole, bekleme salonunda oturuyor, ben onu çağırıcam diye anlaştık.. Ama ben ultrasonda o siyah keseyi, içindeki beyaz yumultuyu, pıtpıtpıtpıtpıtpıtpıt diye ışık hızıyla atan kalbini görünce dünyayı falan unuttum! Evet resmen orda öyle kıpır kıpır bişey var. İçimde ikinci bir kalp atıyor artık! İnanılmaz.. Mucize resmen!

Dr. Kuş'a bir miktar kan bıraktım - adettenmiş bu ilk randevuda. Karşılığında bolca öğüt ve nasihat ile 15 gün sonraya yeni bir randevu aldım. kafamda on bin milyon tane endişeli soru vardı, hepsini de unuttum tabii. Bir tek 3 hafta sonra yapmayı planladığımız Malezya tatilimizi sorabildim. Dr. Kuş ilk 10 hafta uçağa binilmesine (x ışınlarına maruz kalınması nedeniyle) sıcak bakmadığını söyledi ve "ben hamile olsam 12-14 saatlik yola gitmezdim" dedi (bu adamcağızın da kendini hamile yerine koyma haline bayılıyorum, ne zaman birşey sorsam hep birinci tekil şahıs olarak durumu değerlendirip nasihat veriyor). Eh o sırada ben 9. haftamda olacağım için; bizim tatil güme gitti.. Üstelik öncesinde 10 gün kadar da Türkiye'ye gitme planım vardı, o da güme gitti.. Ne yapalım, gelecek misafir kıymetli, onun için tatilden seyahatten vaz geçmek gerekiyorsa, katlanılacak artık..

Elime bir "tebrikler" paketi tutuşturdu hemşire abla, içinde bir sürü açıklayıcı bilgilendirici materyal var. Bir de kremler, folik asit falan gibi küçük hediyeler. Çok şirin bir de bebek günlüğü koymuşlar. Bence çok tatlı bir fikir bu. Beyaz atlı prense yönelik bişey çıkmayınca biraz bozuldu ama.. Üstelik bir de Couvade Sendromu diye birşey var; yani baba adaylarında görülen hamilelik belirtileri! Eşleri hamile olan erkeklerde yorgunluk, mide bulantısı, karında şişlik, kilo alımı gibi belirtilerle kendini gösteren bu yalancı hamilelik hissi baba adaylarının %10 ila 65'inde görülebiliyormuş. Bu konuda okumak isterseniz Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın şu yazısına bir göz atmanızı öneririm.

Eve geldik; ultrasondaki minik beyaz noktayı karşımıza koyduk, bakıp bakıp seviniyoruz. Beyaz atlı prens kalp atışını göremediği için bana biraz kızgın ama acemiliğimize geldi bu sefer. İnşallah minik beyaz noktamızın kalp atışını beraber dinleriz bir dahaki sefere..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!