22 Ekim 2012 Pazartesi

Pozitif hamilelik

"Ya ben hiç hamileymişim gibi hissetmiyorum, normal mi bu?" diyeceğim ama, hepiniz koro halinde "dur daha 6. hafta bile olmadı, ne hissedeceksin?" diyeceksiniz, biliyorum ve susuyorum. Göğüslerimde hafif bir ağırlaşma ve rahatsızlık hissi dışında, bana hamile olduğumu ara sıra olsun hatırlatacak herhangi bir hissiyat yok henüz. Bu "Avrupai" memlekette doktorlar pek kıymetli olup randevu almak da aynı ölçüde zor olduğu için, henüz kendi kendime yaptığım test dışında elimde yazılı, sözlü, basılı bir tutanak da bulunmuyor hem.. Bu cuma öğlene randevuyu aldım, adının Türkçe çevirisi Dr. Kuş'tan.. O bana "eureka! gördüm! gördüm!" demedikçe ve ben de gözlerimi şaşı şaşı şaşırtıp ekrandaki hücresel ve mucizevi yaratığı görmedikçe de inanamayacağım galiba..

İşin doğrusu; evde yapılan testler %99 doğru sonuç verse de, yine de bilirkişi onay vermedikçe inanmak istemememin nedeni, kendimi çok hazırlayıp sonunda hayal kırıklığına uğramamak.. İlk 12 haftada hamileliklerin %15'i düşükle sonuçlanıyor, bir de o var tabii..

Offf, bugün "pozitif hamilelik" dersimizden sınıfta kalıyorum! Silkelenip kendimize gelelim bir..

Geçen hafta içinde ben kendimi hiç hamileymiş gibi hissetmediğim için, her zamanki gibi bisikletime binmeye, sporuma ve yogama gitmeye, haftasonu Alp'lerin tepelerinde birkaç saat dolanmaya tam gaz devam ettim. Zaten spor yapmak anne adaylarına öneriliyor. Alkol, kahve ve siyah çayı zaten çok nadir içen biri olduğum için, tamamen kesmek sorun olmadı. Peynir delisi olduğum içinse biraz zorlandım; ya bu avrupai memlekette ne çok çiğ sütten yapılmış ya da küf içeren peynir varmış, ben de aksi gibi hepsini ne çok severmişim! Ha bir de boy boy 0-beden fotolarımı çektim, ilerde bir hoş seda olarak bakmak için. Hani annelerimiz iki ellerinin baş ve işaret parmaklarını karşılıklı birleştirip "sen doğmadan belim bu kadarcıktı", "karnım dümdüzdü", "34 bedene sığardım" derler ya.. Ben şahsen inanmam hiç, "yok hatta bir de gözlerim de maviydi üstelik de bari anneeee" derim. Aynı şey benim başıma gelmesin diye kanıt topluyorum işte.

Beyaz Atlı Prens pek mutlu. İsim bile buldu "kızımıza".. Bir yandan da onu frenliyorum devamlı. Ona kalsa tüm cihanı haberdar etmeliyiz hemen. Bense şu 12 haftalık riskli dönem bir geçsin istiyorum. Ondan sonra başlarız en yakınlarımızdan yavaş yavaş.. Olmaz mı? Birtek en yakın kız arkadaşıma söylemek istiyorum 12 haftadan önce; çünkü o da geçen ay öğrendi hamile olduğunu, göbek tokuşturucaz inşallah! İnsan hamile olduğunu öğrenince, çevresinde başka göbekliler de olsun istiyor sanırım. Bloğu da şimdiden birkaç kişi takip ediyor ve yorumlarıyla şenlendiriyor diye çok seviniyorum! İyi ki varsınız!

"Pozitif hamilelik" yaklaşımına geri dönersek; "pozitif düşünerek sonucun olumlu olacağını hissetmek" bu yaklaşımın altın kuralı. Kendimizi en iyi yine kendimiz tanıdığımız için, bizi nelerin gerdiğini, nelerin rahatlattığını da yine en iyi biz biliyoruz. Mesela bazımız yoğun bir iş gününden sonra birkaç kilometre koşmak ya da yürümekle rahatlar, bazımız müzik dinlemekle, bazımız meditasyon yapmakla.. Ben akşamları yoga yapmayı seviyorum ve bu son günlerde yoganın son 3-4 dakikasında sırtüstü uzanmış yatarken, içimde büyümekte olan birkaç hücrelik canlıyı düşünüp hayal kuruyorum. Ne zaman aklıma endişeler gelse, hemen bu endişeleri olumlu düşüncelere çevirmeyi deniyorum. Mesela "ya kaybedersek bebeği.." gelirse, "ben elimden geldiğince sağlığıma, yememe, içmeme dikkat ediyorum ve bu dönemde yaşanan birçok düşüğün nedeninin fizyolojik sorunlar olduğunu, annenin davranışlarıyla alakası olmadığını da biliyorum, bu doğanın sağlıklı insan neslinin sağlanması için seçtiği bir yol ve benim bunu kontrol etme şansım yok. O nedenle endişelenmeyi bırakmalı, iyiyi ummalı, pozitif ve endişesiz bir annenin bebeğinin de daha rahat ve sağlıklı olacağını unutmamalı" diyorum kendi kendime. İşe de yarıyor, tavsiye ederim. Bir de çok okuyorum, elime ne geçse okuyorum. O da iyi oluyor, bilgi korkuyu azaltıyor.

İlginizi çekerse, ufak bir okuma listesi:
- Hamileliğin keyfini çıkarın! diyen psikolog Neşe Karabekir'in bir yazısı
- Klinik psikolog Mine Hasırcı'dan gebelik dönemi psikolojisi üzerine bir yazı
- Erken dönem gebelikte depresyon ve sonuçları üzerine (ingilizce) bir yazı

Dipnot. Görsel; Abidin Dino'nun "Mutluluğun Resmi" tablosu.

2 yorum:

  1. Son derce normal daha işin çok başı.... biraz daha geçsin hele...:)))

    YanıtlaSil
  2. :D tamam muhtarcığım, rahatlayabilirim yani..

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!