15 Ekim 2012 Pazartesi

Taze yumurta, taze tavuk

34 yaşımda hamile kalmaya karar verdiğimde, beni endişelendiren ilk konu "Geç yaşta hamile kalmanın zararı var mı?" "Acaba hamile kalmak için geç mi kaldım?"  "Acaba yumurtalarım yeterli mi?" gibi sorular oldu. Türkiye gibi nüfusu son derece genç, yaşam beklentisi ise son derece düşük olan ülkelerdeki kadınlar genellikle daha erken yaşlarda hamile kalmaya özendiriliyor. Sadece aile büyükleri ve arkadaş çevresi değil, doktorlar ve hatta başbakan(!) bile kadınları erkenden çoluk çocuğa karışmaları konusunda hafiften hafiften itelemeye başlıyor. Çoğu eğitimli, yüksek mevkide çalışan, bağımsız ayakları üzerinde durmaya alışkın kadın için; "hamile kalma yaşı" oldukça stres yaratan bir sorun olabiliyor. Benim de bir çok arkadaşım, içlerinde çalan "evlenme yaşı saati" ve "çocuk yapma yaşı saati"nin gürültülü tik-takları yüzünden daha kendilerini tam hazır hissetmediklerini itiraf ede ede evlenip hamile kaldılar. Bu kadınların birçoğu ne yazık ki ilerleyen yaşlarda boşanmaların, ufacık çocuklarını tek başlarına büyütmenin, kendi yaşamının üzerinde kendi kontrolünü sağlayamamanın getirdiği psikolojik ve sosyal sorunlarla başbaşa kaldılar. Bir çok arkadaşım ise, kariyer odaklı yaşamlarında henüz çocuğa yer olmadığını düşündükleri için, hamilelik planlarını yıllarca ertelediler, istedikleri zaman da üreme sağlığı problemleri ya da psikolojik sorunlarla yüzyüze geldiler.

Batı kültüründe insanların yaşam beklentisi 85 yaşı buluyor artık. Ayrıca ekonomik nedenler ve kişisel tercihler de, ailevi baskıların önünde. Bu nedenlerle, Batı kültürlerinde evlilik ve çocuk sahibi olma yaşı gittikçe yükselerek, günümüzde 30-35'lerin üzerlerinde seyrediyor. Tıbbın gelişmesi ve laboratuar desteği de geç hamilelikleri daha olası ve az riskli hale getirdi. Ayrıca kişilerin ekonomik kaynaklarını kullanma tercihleri çok çocuktan tek çocuğa yönelmeye neden oldu. Bu nedenle benim çevremdeki Batı'lı arkadaşlar içinde, benim yaşımda çocuğu olan tek tük insan var. Oysa ki Türkiye'deki akranlarım içinde bir-iki çocuğu olmayan neredeyse yok.

Türkiye'de ilk kadın doğum uzmanıma kontrole gittiğimde bana "e hadi ama zaman geçiyor, ne zaman hamilelik düşünüyorsun, bak bu yaştan sonra olmaz ha, 30'u 32'yi aşma" falan gibi beylik sözler etmiş, beni haliyle endişelendirmişti. Ailemde fazla çocuk olmaması, eğitim düzeyinin yüksek oluşu ve bireyselliğe verilen değer sayesinde yaşamadığım "evladım, hadi mürvetini görelim" baskısını kadın doğum uzmanım yaşattı bana, anlayacağınız! Ay ne beter şeymiş bu baskı, insanın içinde resmen tik-tak eden bir saat, saatin ucunda asılı bir bomba var sanki. Aldığım o gazla yurtdışındaki kadın doğum uzmanıma koşmuş "ben çok mu yaşlıyım, hemen hamile kalmam mı gerek?" gibi sorular sormuştum ve "sadece" 33 yaşımda olduğumu öğrenen adamcağızı çok şaşırtmıştım. Ondan öğrendiğime göre, 35 yaşa dek tüm hamilelikler fizyolojik açıdan eşitmiş. Riskli hamilelikler 35 yaş üstünde olanlarmış. Çünkü bu yaştan itibaren hem annenin yumurta kalitesi ve sayısı düşer, hem de bebekte görülebilecek bazı genetik sorunların oranları artarmış. 35 yaş üstünde düşük, ölü ve prematüre doğum ile, Down Sendromu riski yüksekmiş ve ayrıca tüp bebek gibi tedavilerde de daha az başarı oranı sağlanırmış.

Ama; erken yaşta ya da tam hazır değilken hamile kalındığında da annenin psikolojik sorunlar yaşaması riski var. Özellikle ergen gebeliklerinde bebeği ve anne olmayı kabul edememe, psikolojik ve fiziksel olgunluğun sağlanamaması sonucu yaşanan sorunlar, eş ya da ailenin sosyal desteğinden yoksun kalma, akran gurubundan dışlanma gibi. Bu nedenle; taze tavuğun yumurtası taze olsa da, hafif kart tavuğun yumurtası çürük olacak diye bir koşul yok :) Sağlık kontrolünden geçilmesi her anlamda gerekli olsa da, bir psikolog ve yeni anne adayı olarak insan hazır hissettiğinde hamile kalmalıdır diyorum.

Peki ne zaman yumurtluyoruz? Adet siklusu 28 günde bir olan kadınlar, adet olduklarının 14. gününde yumurtluyorlar. Dolayısıyla hamile kalabilmek için şansımızın en yüksek olduğu dönem, 11 ile 16. günler arasındaymış. Kendi tarihlerinizi buradan hesaplayabilir ya da yardımcı kitlerle tam zamanı hatasız bir şekilde öğrenebilirsiniz. Unutmayın, her ay en uygun zamanda deneseniz bile hamile kalma şansınız %10 ve tıbbi açıdan kısır sayılabilmek için genellikle doktorlar 1 sene içinde hamile kalınamaması durumunu ön şart koşuyorlar. "Eğer bu ay olmazsa, önümüzdeki ay" diye düşünerek, bunu sıkıntılı bir süreç yerine eşinizle bir oyuna çevirirseniz, kendinize fazla stres ve gerginlik yaratmayacağınız için de hamilelik şansınız yükseliyormuş.

Adetten sonraki 11-14 günde, yumurtalıklarınız tarafından üretilen bir (bazen de iki) yumurta, fallop tüplerinden rahime doğru ağııır bir yol katediyor. Bu dönemde vücudumuz bizi olası bir hamileliğe hazırlamak için Östrojen ve Progesteron hormonu salgılar. Baba adaylarında ise, spermler için bir maraton hazırlığı başladı bile. Yumurtlamanın en geç 24 saat sonrasında bu maratonun tamamlanmış olması gerektiği için, eşinizi de sağlıklı spermler üretmek için sağlıklı yaşamaya başlamaya ikna etmeniz; sigarayı, sıcak duşları, testisler üzerinde laptop kullanmayı kısıtlamanız gerekiyor.

Vajinadan yumurtaya kadar sperm maratonu tam 10 saat sürüyor ve "en güçlü" kazanıp yumurtanın içine girmeyi başardığı anda, yumurta kendi yoğun temposuna başlayabilmek için kapısını diğer spermlere kapatıyor. Beni en çok merak ettiren "sperm yumurtanın nerde olduğunu nasıl anlıyor?" sorusuna Dr. Kocatepe'nin cevabı "spermin pozitif elektrik yükü, yumurtanın negatif elektrik yüküne bir mıknatıs etkisi ile çekilir" oldu, ne ilginç değil mi!?

İşlem tamam; sperm yumurtanın hücre çekirdeğine ulaştığında 23 kromozomu anneden, 23 kromozomu babadan gelen, tam bu anda cinsiyeti, genetik yapısı, hatta bir çok alışkanlığı ve huyları bile belli olan yeni bir canlı oluştu! Tebrikler!

4 yorum:

  1. Çok kişisel bir konu ama paylaşacak kimse bulamamıştım şu ana kadar.. 10 yaşımda girdim ergenliğe. Şaka gibi. Şimdi yüzüme bakıp kaç yaşındasınız siz diyen insanları anlıyorum. 12 yaşımda çocuk sahibi olabilir şimdi onu lise sınavlarına hazırlıyor olabilirdim. Hayır siz çok olgunsunuz ama yüzünüz 18 gibi.. Yok yahu 24 yaşımdayım ben.. Olsun 24 yaş için de olgunsuz.. Öhmm pek nüktedansınız hemşirem =PP

    Neyse, annem de eczacı, kadın hastalıkları da anne teyze anneannede var. Annem 6 ayda bir taşıdı kadın doğum uzmanlarına. Yumurtluyor dediler, sağlıklı sorun yok. 10 yaşımdayım. Tavuk yemem ama yumurta yerim. Ben de yumurtluyorum. Şaka gibi çocukluk.
    Döngüm 42-45 gün. 14 senedir. 11-14. günde yumurtluyorum. Sonraki yaklaşık 30 gün yumurta ile geziyorum. Biz kondom şirketlerine çalışıyoruz yani. =) Gebelik şansı ayda 3-4 gün için %10, bende gebelik ''riski'' 30 gün için yüzde %100.. Değil tabi %100 ama başımıza gelirse risk, %100 gerçekleşmiş oluyor. =) bakış açımız bu .. Bir süre ona da söyleyememiştim bu hali. Riskli günlerde miyiz ? Yumurtladın mı? Evet.. Bu hafta da mı riskli? Sen ne zaman regl olacaksın ya? Gecikmedin mi ? Acaba? ...Yoo hayır aslında benim hep 45 gün, sakin ol, ama korunmak gerek, evet hala..
    Yıllardır değişmedi durum. Yılda 12 kez regl olmamak güzel. 3,5 senedir de beklenmeyen bir gebelik yaşamadık. Neden anlattım bu kadar kişisel şeyleri; anlıyorum ki şimdi ne istediği ne kadar önemli insanın değerlerinde bakış açılarında ve 'yüzde'lerinde. Şimdi risk derken belki ileride bu rakamlara rağmen neden hamilelik şansını yakalayamadım hala diyeceğim.. Bir de şanslıyım ben, hem arkadaşım hem de pek samimi bir rehperim var burada =))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Her kadın farklı ve özel bence. Senin durum hem güzel hem kötü; 45 günde bir regl olmak çok büyük şans ama o kadar uzun süre risk çok fena. Ama o kadar yumurta nasıl duruyor, kalitesi bozulmuyor mu, çok şaşırdım, tıbbi bir şaşırma hali yaşıyorum şu an, enteresan bi hal :D
      Bu arada, ben de doğuralı 6 ay oldu hala regl olmadım, muhteşem güzel ve mutlu bir durum ama dün bir an midemde bi gaz oynaması olunca birden paranoya yaşadım yahu ben regl olmadım derken.... :D Gülüyorum ama valla şu saniye hamile kalırsam heralde ağlarım ilk tepki olarak.. Miss M x 2 düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor :D

      Sil
  2. Prolaktin koruyor diye biliyorum ama belli olmaz bi yerde de =).. Maya büyüsün önce =))
    Kalitesi hakkında ultrason dışında bir tetkik yaptırmadım ama hep minik parlak bir ışık olarak parladı regl öncesi ultrsasonlarda.. Rahim ve yumurtalıklarımı, ağzımın içinden iyi tanıyorum, yıllardır süren anomalim sağolsun =))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. normallik anormal zaten bu devirde :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!