23 Ocak 2013 Çarşamba

Aile baskısı

Geçenlerde sosyal medya ağlarının biri üzerinde, henüz iki ay önce anne olan bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Bebek doğduktan sonra hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor ve sağolsun farkında olmadan beni de dehşet denizlerinde suyun altına batırıp batırıp çıkarıyordu. Biz özgür büyüyen, yıllardır kendi ayakları üzerinde duran, yurtdışında yaşamını sürdüren kızlardık ama görünen oydu ki, arkadaşım tüm bu özgür kız, özgür eş, özgür anne sıfatlarını tek tek elemiş, beyaz bayrağı çekmiş, tam bir teslimiyet içinde kendini ve bebeğini "öğreten insanlar güruhu"nun tam ortasında buluvermişti. Onu dinlerken ben bunaldım, ne desem bilemedim, ya benim de başıma gelirse diye korktum.. Toparlanıp da şu yazıyı yazmak baya bir zamanımı aldı, bu nedenle..

Arkadaşım doğum yaptığının ertesi gününde, yanına Türkiye'den annesi, babası ve ablası geldi. Bu tabii yurtdışında yaşayan bir yeni anne için bulunmaz nimet; ağrılar geçene dek, lohusalıktan toparlanana dek yanında bir ya da birkaç can akraba olması büyük lüks. Fakat bu nimetin bir de öbür yüzü var; bu durum aynı zamanda yeni ailenin kurmaya çalıştığı düzenini de altüst edebiliyor. Özellikle de akraba ve dostlar birden "öğreten insanlar güruhu"na dönüşürse, yani bebek bakımı konusunda "o öyle olmaz böyle olur" diyerek, yeni annenin zaten hassas lohusa psikolojisini "sen yetersizsin, sen beceremiyorsun, ben senden iyi bilirim" gibi alt mesajlarla bozup, hem anneyi hem de bebekle annenin arasındaki psikolojik ve sosyal bağı zedelemeye başlarsa, üstüne üstlük bir de tüm evi düzenlemek, silip temizlemek, dolapları keyfine göre baştan yerleştirmek, bebeğe kendi zevklerine göre bir sürü eşya ve kıyafet almak gibi "iyilik yapıyoruz biz sana" adı altında annenin üzerinde hakimiyet kurmaya kalkarsa. Ay içime fenalık geldi yazarken! Arkadaşım iki aydır anne, baba ve ablasının hakimiyeti altında "bebeğini" büyütüyor ve bu durum daha da bir ay böyle devam edecekmiş. Bizim Türk örf ve adetlerinde zaten misafire "ne zaman gideceksin?" demek büyük ayıp, bir de aile geleneksel olunca, kızcağız baya bunalmış. Bana "ben sadece bebeğimle ve eşimle zaman geçirmek istiyorum, bazen bebekle evden kaçıp dışarda eşimle buluşuyoruz, o zaman bile bebeği az giydirdin, çok gezdirdin, arabada yoruldu, acıktı.. diyorlar. Ben ne yapsam eksik, ne yapsam yanlış" diye yakındı, çok üzüldüm yahu!

Ben çok şanslı bir insanım çünkü ailem benim fikirlerime ve isteklerime daha küçük yaşlarımdan itibaren önem verdi ve saygı duydu. Hamilelik sürecimde de bana istediğim an yanımda olacaklarını, fakat benden böyle bir talep gelmedikçe de beni rahat bırakacaklarını hissettirdiler ve dile getirdiler. Bu gerçekten çok büyük bir destek, yani arkanda birilerinin olduğunu bilmek ama aynı zamanda özgür bırakılmak. Çünkü yaşam bir öğrenme süreci ve bu süreçte insanın öğretenlere değil, kendi başına öğrenmeye, denemeye, bazen yanılmaya ihtiyacı var.

Beni yanlış anlamayın; "asla kimseden bir bilgi almam, kendi burnumun dikine giderim, bata çıka yaşarım ve bebeği de deneme tahtası niyetine perişan ederim" demek istemiyorum. Ama ben okuyan, merak eden, sorgulayan ve araştıran biriyim; zaten merak ettiklerimi, aklıma takılanları benden deneyimli insanlara, konunun uzmanlarına, kitap ve makalelere danışıyorum. Kaldı ki, bizim ailede en son "bebek" doğalı 28 sene olmuş, yani kimsenin konu hakkındaki bilgisi yeni değil, çeyrek asırda bebek bakımı da, sağlık davranışları da çok değişti. Üstüne de; benim annem ve babam hala aktif çalışan insanlar, onların düzenleri ayrı, benim düzenim ayrı. Birbirimizi çok sevsek de, 15 senedir ayrı yaşıyoruz, sınırlı tatil dönemleri dışında uzun süreli olarak bir arada yaşayabileceğimizi de sanmıyorum..

Tüm bunları düşününce; doğumdan sonra yanımda sadece eşim ve burda adet olduğu üzere doğum destek hemşiresi (ebe) olsun istiyorum. Eşim de bana tam destek verince, ilk iki ayda "biz üçümüz" olalım diye karar verdik. O iki ay çok hassas, anne-baba-bebek ilişkisi için çok değerli çünkü! Bebeğimizi tanıyalım, aile olmayı öğrenelim istiyorum. Sonra gelsin anane, dede, arkadaşlar, biz gidelim onları ziyarete, neden olmasın? Ama ille de, ilk iki ay biz üçümüz olalım!

Bilmem yanlış mı düşünüyorum..?!?

12 yorum:

  1. katılıyorum ve destekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. En güzeli ne şanslısın ki, böyle anlayışlı insanlar var yanında, yani ailen canım, çok doğru bir karar vermişsiniz...

    YanıtlaSil
  3. Biz de eşim ben ve bebek başbaşaydık ilk andan itibaren, yanımızda kimse olamadı. Burda hemşire desteği de yok. İlk başlarda zorlandık ama sonra bu şekilde olduğuna memnun olduk. Yalnız bu kararın son haftalarda değişebilir çünkü insan aşırı duygusallaşıyor ve annem annem canım annem moduna geliyor :) Eğer lohusalık süreceini yalnız geçirecekseniz tek tavsiyem (bana da tavsiye edilmişti) çevreden yemek desteği almanız. Hazır yemek sipariş adreslerini listele, arkadaşlar ve ya başka yakınlar varsa onlar yemek getirsinler. İnsan bir süre alışana kadar yemek yemek değil yapacak vakit bile bulamıyor ki buna eş de dahil. Eşim de yemek yapar o üstlenir diyorduk biz de ama çok aç kaldık :)

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler J., Pelin ve GeCe; sosyal destek diye ben buna derim :) Zorlanacağımıza eminim ama başka türlü nasıl öğreneceğiz anne-baba olmayı değil mi.. GeCe, ben de yemek işini kocaya yıkmayı düşünüyordum ama son cümlenden sonra acıdım adamcağıza, hele lohusayı doyurmak zor zanaat gerçekten :))

    YanıtlaSil
  5. Ben buna hem katiloyorum hem katilmiyorum.biraz da bebege bagli belki de bilmiyorum. Esiniz calisacaksa bnmko gibi sabh 6 aksam 8 pek bir destegi olmuyor.butun gece uykusuz kalan logusa perisan oluyor mslesef. Kizim hic uyumazdi saolsun kkayinvaliden sabah 5 6 gibi bebisi alir salonda bakar beni 9-10 a kadar uyuturdu. Zor zamnlarimda tek rahat ettigm an oydu ilk 3 ay. Ama 40 gun yardm aldik sonra biz de bizbizeydik gerci iki aylikken ist.dan marmarise babanneye gittik yine.bazilari yapmayin vs dediysede iyiki dinlememisiz kizim orda inanilmaz rahat etti ve uyudu.esimle 2-3 hafta gecirdik.harikaydi :) simdi kizim 9 aylik olacak hastalik ve dis disinda iyi uyuyor rahatladik :) he bz yardimci aldik ilk 6 ay aileleri gonderdik ben kizima kadn eve bakti yoksa yapamazdim.gozunu korkutmak istemem ama ilk 3 ay cok zor olabiliyor.bebege ve dogum sekline de bagli tabi.

    YanıtlaSil
  6. Evet babalara doğum izni vermek lazım, biz bu konuda şanslıyız.. Güle güle büyütün kızınızı siz de :)

    YanıtlaSil
  7. İyilik adı altında yapılıyor zaten bizim ülkemizde bütün müdahaleler. Başkalarının hayatına müdahaleyi de, trafik kazasında sıkışmış birinin orasını burasını çekiştirmeyi de, yardım için gidilen oğlun ya da kızının evinde tüm düzenini kendi zevkine göre değiştirmeyi de, tüm o kalp kırıcı "sen bilmezsin"leri de iyilik için yapıyorlar. Zaten en başından beri böyle değil midir? Daha çocukkenden itibaren başlar bu annelerin müdahale krizi. Aman çocuğum, sen beceremezsin ben yapayım, aman çocuğum sen otur ben vereyim. Genelde de erkek anneleri. Sonra işte kendini bir ot sanan ama bir ot da beceremeyen aptal erkekler sürüsü doldurur toplumu. Tecrübe kazanmak izlemekle ya da başkasına yaptırmakla olmuyor. İnsan deneye yanıla bulacak hayatı. Ahh şu anneler buna izin verse. Bir de böyle insanlara bir şey de diyemezsin. Hemen ben sizin iyiliğiniz için vıykvıyklamaları başlar. Hatta üstüne sen aşağılık kötü insan oluverirsin.

    YanıtlaSil
  8. Annem ben doğum yaptığımda çalıştığı için gelemedi.ilk günlerde evde yalnızdık 4gün sonra kaynanam geldi promosyonda kocasını getirdi:)amannnn sen niye pekmez yemiyosun bak sütün az diye çocuk ağlıyo,o uyuyunca sende uyuyon kalksana,sütün yetmiyo herhalde bıdıbıdı..bide akşamları acaip diziler izliyorlar.komposto şekersiz olsun lütfen dedim de şekermiş zaten süt yapan..ayy hatırlayınca bile sıkıntı bastı:))eşim baktı benim asfalyalarım atıo kendide bunaldı 3.gün geri götürdü:)
    ailem bana hiç karışmadı,özgür ve fikrine saygı duyularak büyüyen insan baskı hele ki ben biliuorum sen anlamazsına hayatta dayanamaz.bideee eşim oyle kendine hizmet edilsin sevmez yemekte yapar ütüde o yöndende sıkıntım yoktu.yanii yalnızlık iyidir iyi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) anlıyorum seni :) bir de "ay gitmek lazım, ayıp olur, bak doğum yapmış kızını yalnız bıraktı derler" hali var bazı aile büyüklerinde.. offfff.

      Sil
  9. George Burns "Mutluluk,kocaman,sevgi ve şefkat dolu,birbirine yakın bir ailenizin olmasıdır...sizden uzak bir şehirde." demiş:) babam çok gülmüştü buna ama alınan çok oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ananemin "Allah YERİNİZDE rahatlık versin" lafı geldi bak aklıma :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!