12 Ocak 2013 Cumartesi

Plasenta? Paket yapın, eve alalım lütfen..

Şimdi bu yazacağım yazı çok usturupsuz kaçacak, hatta hemen uyarayım mideniz hassassa lütfen hiç okumayın. Ama yazmazsam duramam, içimde kalır çatlar - patlarım mazallah!

Haftaiçi doğum yapmayı planladığım hastanenin bilgilendirme gecesi vardı, Beyaz Atlı Prens'le iş çıkışı koştura koştura gittik. Hastane çok güzel organize etmişti bu geceyi; çok bilgilendik, memnun kaldık ve kaydımızı yaptırdık. Bizim dışımızda yaklaşık 50 çift ve tek başına gelen 15-20 anne adayı vardı. O kadar koca-göbekliyi bir salonda toplanmış oturuyor görmek tabii her gün görebileceğiniz bir görüntü değil; sanki zuzaylıların gelip de hepimizi hamile bırakması konulu bir James Cameron film setinde figuran olduğum hissi geldi üzerime, biraz ürkütücüydü.. Hayal gücü geniş, tuhaf biriyim evet! Ama benden daha tuhaf insanlar varmış şu dünya üzerinde yahu! Hemen anlatayım..

Bilgilendirme sonrası sorulara geçildi. Tabii sorular "ne zaman kayıt olmalıyız", "hastane çantamızda neler bulunmalı", "peridural anestezi ya da sezeryan seçeneği sadece doktora mı bağlı, yoksa arzu ettiğimizde alabilir miyiz?" gibi klasikler. Ardından, 6-7 aylık bir göbekdaşımız söz aldı ve ağzından şu sözcükler döküldü: "Plasentayı doğumdan sonra eve götürebiliyoruz değil mi?"....... !!!!! ....... Şimdi ben bir irkildim, yanlış mı anladım diye Beyaz Atlı Prens'e baktım, o da gözlerini belerte belerte bana bakıyor! Bilgilendirici-doktor gayet sakin "tabii, arzu edildiğinde biz özel bir paket içinde size hazırlayıp veriyoruz" dedi. Diğer sorulara geçildi.. Ama tabii biz o dakikadan itibaren iptal.. Gülsem mi, şaşırsam mı, bir anlamsızlık içinde kalakaldım. Kadıncağız en önemli sorusunun cevabını alıp rahatlamış bir şekilde odadan çıktığı için de, arkasından koşturup "pardon bacım, sen naapacan plasentayla?" diye sorma şansım da olmadı. Muğlak ve karman çorman bir halde, şok içinde eve geldim. E biz bu gece ne öğrenecektik, ne öğrendik yahu!?

Benim bildiğim plasenta; bebekle anne arasındaki kan ve besin alışverişini sağlayan ve bebeği koruyan, doğum sonrasında vücuttan atılan bir dokudur. İzlediğim belgesellerden, doğumdan sonra plasentayı yiyerek ilk besini sağlayan anne ve yavruları olduğunu biliyorum. Ayrıca plasentanın güzellik ürünlerinde, "gençleştirici ve hücre onarıcı" özellikleri vurgulanarak kullanıldığını da duydum. Ama aklı selim bir insan evladının plasentayı yediğini hiç duymamıştım! Meğerse bu benim magazini takip etme özürlülüğümden kaynaklanıyormuş ve plasenta yemek, plasenta partileri düzenlemek, plasenta tariflerini internette paylaşmak yaygın bir sosyal hadiseymiş! Aman tanrım. Siz ciddi misiniz?! Bu yazıya link koymayacağım çünkü çok ürkütücü noktalara gidebiliyor insan ama ünlü düşünür google'a sorarsanız, bu konuda ünlü ve sosyetik insanların ne derece ileri gittiğini okuyabilir, yenen plasentaların iç-gıcıklayıcı fotoğraflarıyla burun buruna gelebilirsiniz.

Neki neden kardeşim, neden böyle birşey yapıyor bu insanlar?!?

Plasentayı yemenin doğumun fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklarından daha çabuk toparlanmaya yarıyor, depresyonu azaltıyor, süt üretimini arttırıyor ve enerji veriyor diyenler çıksa da; bilimsel olarak bunların hiçbir dayanağının olmadığı belirtiliyor.

Bir de "yemeyen ama biriktiren" tipler var, bunlar bizdeki göbek kordonunu, pipinin ucunu, ilk dişi, nerdeyse ilk kakalı bezi falan saklayan hafif tırlatmış teyze ve amcalar gibi tipler sanırım. Plasentayı alıp, toprağa gömüp, üstüne bir ağaç dikiyorlarmış. İlerde "bak evladım senin ve benim aramızdaki et parçası şu cana da hayat verdi" diye gösterecekler sanırım. Bu da ürkütücü ama internette plasenta pişirme tarifleri (ki benim favorim lazanya oldu bööğk) arayan tipler kadar değil sanırım..

Ya ben plasentadır, kordondur, mümkünse bana gösterilmeden imha edilsin, bebeğim kocağıma verilsin yeter diye düşünüyorum. İnsanın vücudundan çıkan bir et parçasını yemesi, yüzüne gözüne sürmesi biraz yamyamlığa giriyor sanki? Ama tabii arzu eden olursa, kargo ücreti karşılığında yollayabilirim tabii. Magazinel basında baya sansasyon yaratırız, ünlü oluruz, bi düşünün derim bacılaaaaaaaaar..

6 yorum:

  1. Sorma :))) Bu blogu da zıvanadan çıkarttım di mi? Biyerde de klasik bi hatun olayım, yok! Hoşgeldin!

    YanıtlaSil
  2. o ne yaa? şaka gibi! yuh diyorum ve ağzım açık kalıyorum

    YanıtlaSil
  3. Valla ben nedense sırıtarak okudum. Psikopatlığımdan ama! Komik anlatmışsın, n`apayım? :))

    YanıtlaSil
  4. :)) Gülelim ağlanacak halimize yahu; bazıları hormonların çok fazla etkisinde mi kalıyor, yoksa doğum sonrası birden sapıtıyor mu, ne oluyor bilemiyorum ki...

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!