27 Şubat 2013 Çarşamba

Anne karnında hareketli bebek

Kızımla fellik fellik gezme halinde olduğumuz için blogu boşladım ama bizim mazeretimiz büyük; Türkiye'deydik! Yurtdışında yaşayanlar iyi bilir, insan ülkesine gelince zaman kavramını ve akabinde kendisini kaybediyor. Şunu da özledim göreyim, bunu da özledim yapayım derken; zaten sayılı gün, çabucak geçiyor. Bu seyahatimiz doktorsuz, tahlilsiz ve dolayısıyla çok keyifliydi. Bu seferki gelişimi özellikle kimseye haber vermediğim için, sadece doya doya ailemle ve en yakın dostlarımla (bir de salçalı kekikli ve kaşarlı tostla) hasret giderdim. Haftanın EN olağanüstü anı; 88 yaşındaki ananoşumun göbeğime elini koyup, artık Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde dalgalanmalar yaratabilen "pata-küte kızım"la tanışmasıydı. Ben içten davul misali dövülürken onun gözündeki gülümseme muhteşemdi! Pabucum dama atılmış ki ne atılmış..

Türkiye'nin mi, artık 24. haftayı devirmiş olmanın mı etkisi bilmiyorum, bizim hanım bu hafta çok hareketli. Bir sağa, bir sola dönüyor, bazen de sanki amuda falan kalkıyor çünkü içimde basınçlı ve büyük çaplı bir yer değişim hali hissediyorum. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaptığı ZUMBA'nın da hem süresini hem de şiddetini arttırdı, eli kolu bacağı durmuyor. Bunun nedenini ben çevresel değişime bağlıyorum çünkü Türkiye hem çok sesli hem de çok hareketli bir ülke, sanırım o da duyduğu seslere ve benim farklı hareketlerime kendi çapında tepkiler veriyor. Bu ay Bilim ve Teknik dergisinde okuduğuma göre, bebekler anadillerini öğrenmeye ve yabancı dilleri ayırt etmeye anne karnında başlarlarmış. Biz evimizde İngilizce ve Almanca konuşuyoruz, belki Türkçe bir değişik geldi, hoşuna gitti. Özellikle tok erkek seslerine tepki verdiğini fark ediyorum, ah bir de Viyolonsel sesine! 

Bebeklerin anne karnında hareketleri olmaları iyi bir şey midir, yoksa strese mi işaret eder acaba? diye merak ettim ben bu hafta. Şu yazıda ve şu yazıda diyor ki; bebekler 2 saatte en az 10 defa hareket ederler ama arada uyurlar, dinlenirler, hareketsiz saatler geçirebilirler. Ayrıca dış gürültüler, annenin açlık ya da kan şekeri durumu da hareketleri etkiler. İlerleyen gebelikle beraber, bebek büyüdükçe hareket alanı azalacak ve bebek daha az hareket etmeye başlayacaktır. Anne karnında çok hareketli olan bebeğin ilerde hiperaktif olması ise söz konusu değildir. Demek ki bizim bıcırık anne ve babası gibi seyahat etmeyi, yeni diller, yeni sesler, yeni tatlar denemeyi seviyor, GÜZEL!

Türkiye ile ilgili tek sıkıntım, herkesin herşeye fazla müdahale ediyor oluşu ve herkesin birer öğreten teyze ve amcaya dönüşme azmi! Benim ufak göbek ananemin komşularına dert oldu mesela. Hatta densizin biri "ay bu çok küçük, normal değil gibi, anormallik mi var?" demez mi yüzüme! Ay insanımız bazen konuşmayı bilmiyor! Biraz sinir oldum ama sonra bir başka komşu "ay yok yok, onun İÇKARNI büyüktür de ondandır" diyince, sinir yerini gülme krizine bıraktı. Nedir bu "içkarın" yahu?!? Hiç duymamıştım ben böyle birşey, bunu da bu hafta öğrendim. Meğerse halk arasında bilinen bir hamilelik problemiymiş - ay tabii ki hiçbir tıbbi geçerliliği doğruluğu yok, siz de gülün geçin benim yaptığım gibi bu eğlenceli "nene hatun" bilgisine. İç karnı büyük olan kadınların (nam-ı diğer ben, prenses Kate, Nicole Kidman falan!!!) göbek bölgelerindeki kaslar sıkı ve karın içi organlar arası boşluk büyük olduğu için, hamileliğin 7.-8. ayına dek rahimleri dışa sarkmazmış ve göbekleri de kısmen küçük olurmuş. Bebeğin boyuyla, gelişimiyle bu durumun alakası da yokmuş. Şom ağızlı komşu!

Tüm bu hengamede kızım da gayet rutin ve düzenli Avrupalı bebekten, gayet hiperaktif ve kaotik Türk bebeğine radikal bir geçiş yaptı ya, ben ona yanıyorum. Daha anne karnındayken böyle etkilenirse, bizim memlekette bol sayıda bulunan hop hop hoplatan süspansiyon ayarı bozuk amcalar, ısırarak öpen vampirella teyzeler, mıncırarak ve ağlatarak bebek sevme sevdalısı zırdeli komşular arasında nasıl akli dengesi sağlam kalacak, korkuyorum!

5 yorum:

  1. Kardeşim yeni anne oldu ve maaşallah kızı hamileyken inanılmaz hareketliydi, hemen hiç durmadı desem yeridir. Sağlam kroşeler, uçan tekmeler falan, özellikle anne çikolata yediğinde çıldırıyorsu resmen:)
    Annemin anlattığına göre ben de çok hareketliymişim, o kadar fazla kıpırdanıyordun ki, üzerimdeki hamileliğim toplanıyordu, karşıda oturanlar göxlerini ayırmadan karnımı izliyordu demişti:) Hala öyleyim yalnız, bu iyi bişey bence:)

    YanıtlaSil
  2. Hani yazıda 2 saatte 10 hareket diyor ya, ben bazen 20 saniyede 10 hareket sayıyorum!!! :D Her zaman değil ama, hanımın zumba/step/jimnastik saatleri var (tabii ki ben yatarken)

    YanıtlaSil
  3. ahhh!
    bebek arabasıy'le Kuğulu'ya gidelim doğumdan sonra!! Ya da sizin gavurellerinde bir parka!! :)

    YanıtlaSil
  4. Gideriz J'cim, bugünkü posttan sonra seninle bir yataklı trende domalma macerası da yaşamak farz oldu :D

    YanıtlaSil
  5. aehrasuerheuru
    tam da tuvaletteyim. ay sesli güldüm!

    YanıtlaSil