28 Şubat 2013 Perşembe

Bebek ve Köpek

Hayvanların istisnasız tamamını severim. Çoğu insanın korktuğu örümcek bile benim için büyülü bir hayvandır, yılanın dahi bir güzelliği vardır. Ama köpeklerin yeri ayrıdır; o ıslak burunları, tonton patileri, parlak gözleri ve dostlukları, bağlılıkları, sallapati halleri..! Semo adında bir köpekle büyüdüm ben, 14 sene kardeşim-yoldaşım oldu, bana yaşama, iyiliğe, doğruluğa ve saflığa dair çok şey öğretti. O gidince, bir daha evime ve kalbime bir başka köpeği o derecede sokmaya hazır hissedemedim. Oysa bebek ve köpek birlikte olsun, hayalimdi. Kızımın hayvan sevgisiyle, hayvanlarla iç içe büyümesini çok istiyorum. Henüz yeniden köpek sahibi olmaya hazır değilim ama kızımı köpeklerden uzak tutmaya da hiç niyetim yok.

Hamile kalalıberi, zaten köpeklerle iyi olan aram iyice ateşlendi. Taaa uzaklardan koşarak yanıma gelen, beni koklayan, yalayan, deli gibi kuyruk sallayan ve sonunda sahibinin ipini çeke çeke götürmek zorunda kaldığı köpeklerin sayısı ciddi düzeyde artınca dikkatimi çekti; yahu köpekler benim hamile olduğumu biliyor ve içimde bir köpek sevdalısı taşıdığımı da anlıyor sanki?!? Biliyorum size komik geliyor ama başka ne açıklaması olabilir bu 6 aydır celallenen aşkın bilemiyorum.

Ortalama bir insan burnunda 5 milyon koku hücresi bulunurken, bu sayı ortalama bir köpek burnunda 200 milyona çıkıyormuş. Yani kaba hesapla köpekler bizden 40 kat daha güçlü bir koku duyusuna sahipler. Son yıllarda tıbbın onkoloji alanında yapılan araştırmalarda, köpeklerin özellikle akciğer, meme, pankreas ve kolon kanserini teşhis etmede %99'a varan doğruluk oranlarından bahsedilmeye başlandı. "Köpeğiniz vücudunuzun bir noktasını devamlı kokluyorsa, mesela benlerinizden birine kafayı taktıysa ve ısırmaya çalışıyorsa mutlaka bir doktora görünün" diye öneren yazılar sıkça karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla, bence köpekler benim hamile olduğumu belki de hormonlar yüzünden değişen beden kokumdan anlıyor ve üstelik bu onların pek mutlu oldukları bir durum! Ne güzel! Demek ki kızım bir köpeksever ve köpekler de kızımı sevecekler!

Bebek bekleyen bazı insanlar, evde hayvan olmasından çekinirler. Hamilelik sürecinde ve sonrasında bebeğe zarar gelebileceğini düşünürler. Toksoplazma konusu önemli, onu bir köşeye ayıralım. Fakat basit aşılama uygulamaları ile toksoplazma riski bertaraf edilebiliyor, bunu da unutmayalım. Bu önemli nokta bir yana, yapılan bir çok araştırma, evlerinde hayvan beslenen bebek ve çocuklarda astım ve akciğer sorunlarının çok daha AZ görüldüğünü, bu çocukların bağışıklık sisteminin daha GÜÇLÜ olduğu ispatlıyor. Hayvanlarla birlikte büyüyen çocukların empati yeteneğinin, sosyal ve duygusal zekalarının, iletişim becerilerinin daha fazla geliştiği, sorumluluk bilinçlerinin arttığı, hayvanlarla kurdukları güven ilişkisi sayesinde yaşama daha olumlu baktıkları ve kendilerine ve insanlara daha çok güvendikleri de bulgular arasında.

Tabii önemli olan nokta, evcil hayvanımızı da iyi tanımamız. Hamilelik öncesinde dostumuzun bebekler ve çocuklarla ilişkisinin nasıl olduğunu, kıskançlık yapıp yapmayacağını, saldırgan bir tür olup olmadığını iyi bilmemiz lazım. Evcil hayvanımız tıpkı yeni kardeşi olan bir çocuk gibi, bir geçiş evresi yaşayacak ve aileden aldığı bakım ve sevginin nitelik ve niceliğinde bir değişim olmaması, hayvanın rutininin mümkün mertebe değişmemesi gerekecek. Yani bebek geldi diye köpeği günde 3 kez değil 2 kez dışarı çıkarmak ya da mamasını, başını okşamayı, getirdiği topunu geri fırlatmayı unutmak gibi bakım istismarları yaratmamanız çok önemli. İlk dönemlerde hayvanla bebeği yalnız bırakmamak, hayvanın davranışlarını çok iyi gözlemlemek ve olası değişim ve stres kaynaklarını iyi belirlemek gerekir. Bu sayede geçiş dönemi daha kolay atlatılır ve bebekle hayvan birbirlerini daha rahat kabullenir ve ömürlerinin sonuna dek paylaşacakları sağlam bir dostluğun temellerini atmış olurlar.

Hamilelikte hayvan beslemek konusunda daha ayrıntılı bilgi için buraya tıklayınız.
Evcil hayvanların zekayı geliştirdiğine dair haberi okumak için buraya tıklayınız.
Prof. Dr. Tamer Dodurka'nın köpeği bebeğe alıştırma eğitiminin esasları için buraya tıklayınız.

4 yorum:

  1. Her iki yazını da okudum. Bizim de tam hayalimi ve planımız bebekten önce köpek sahibi olmak ve ona birlikte büyüyeceği bir dost, bir kardeş hediye etmekti. Çok uzun aylar boyunca bu konu hakkında düşündük, araştırmalar yaptık; itinayla hangi cinsin bizim aile yaşantımıza uygun olacağını araştırdık, hatta bir kaç üretici aileyi konu hakkında bire bir bilgilenmek için ziyarete gittik, kitaplar okuduk, eğitim DVDleri izledik ve en sonunda köpeğimizi aldık.

    Ama yok... Tam 10 gün oldu. Köpek çok kötü bir aile ve ortamdan geliyor. Aldığımızda daha tasmaya bile alıştırılmamıştı. Hepsini sabırla öğrettim. Ama beni harap etti. Kesinlikle katlanamıyorum. Psikolojik durumum alt üst oldu. Halbuki ne kadar istemiş, ne kadar hazırlanmıştık; bir anda aldığımız bir karar değildi bu. Geçen cumartesi günü yavru köpek okuluna gittik. Ondan sonra durumu daha da kötüleşti, daha da azgınlaştı. Yarın da bir köpek eğitimcisiyle randevumuz var, tekli ders alacağız. Kaç gündür ağlıyorum. Çünkü bir çözüm bulamazsak üretici aileye geri vermeyi düşünüyoruz. Ve ben kendimi yenilmiş hissediyorum. Bir yavru köpeğe katlanamazken nasıl anne olmaya cesaret edeceğimi hiç bilmiyorum. Bu beni umutsuzluğa sürüklüyor. Yakında kliniğe yatacağım. Doktorum, çocuk doğurmadan önce bunun mutlaka olmasını istiyor. O sırada sevgilim bütün gün işteyken köpeğimize her ikisi de 70in üzerinde olan anne-babamız bakacaktı. En başında öyle anlaşmıştık; bu sorumluluğu 4 kişi üstlenecektik. Sevgilim evde olduğu sürede bana yardımcı oluyor ama o bütün gün işte, kayınvalidemler de yaşlı insanlar, pek bir şey yapmıyorlar. Sonuç olarak bütün sorumluluk benim üzerime kaldı. Her gün, her seferinde sakinlikle ve yeni umutlarla en baştan başlıyorum. Ama yok, olmuyor. Sinirlerim harap oldu. Bir yandan hem yenilmek istemiyorum, hem de günden güne huzurumun elimden gittiğini hissediyorum.
    Ben tam da bütün bunları hissederken bu yazı tam üstüne geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla Derya moralini bozmak istemem ama, hem köpek (14 sene) hem bebek (4ay) bakmış biri olarak, valla köpek bebekten çok daha kolay.. 1-2 ayda hizaya giriyor, bebekse tamamen sana bağımlı ve gelişimi çok yavaş, 1-2 ayı bırak yıllar istiyor valla..

      Sil
    2. Evet, biliyorum. Ama "her gün yeni bir şans" diyerek yeniden başlıyorum. Yenilmek değil, her şeyi güzel güzel yaşamak istiyorum. Çok isteyerek, emek ve sabır göstererek başaracağım işallah. Yani galiba. Yani umuyorum. :))

      Sil
    3. :) Evet en güzeli, en doğrusu bu olsa gerek. Bol şans..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!