11 Şubat 2013 Pazartesi

Hamilelikte cinsel yaşam

Şaşıracaksınız ama, bebekleri leylekler getirmiyor! O zaman neden cinselliği konuşmaya bu kadar çekiniyoruz bloglarımızda? Özellikle de hamilelik ve anne/bebek bloglarında çoğu kez hiç değinilmez cinselliğe, ancak bilgilendirici sayfalar ve gazete haberlerinde ara sıra "ucundan" değinilir bu konuya. "Tabu deviren anne" olarak, bugün "hamilelikte cinsel yaşam" konusunu deviriyorum.

Beyaz Atlı Prens'le bebek istediğimize karar verdiğimiz zaman, tabii "hadi hadi hemen yapalım" ruh haline girip "hangi pozisyonlar hamilelik için uygun ola ki?" diye sorduk google amcaya ve kendisi bize erkeğin üstte olduğu klasik "misyoner" pozisyonunu önerdi. Lakin biz bu bebeğin bir misyon uğruna değil, aşkla, tutkuyla, keyifle yapılmasına karar verdik, iyi de ettik. Bebeğimiz bize 3. ay denemesinde geldi. Onun gelişini yine aşkla ve tutkuyla kutladık ve hala da aynı tutkuyla kutlamaya devam ediyoruz. Doktorumuz aksini önermedikçe, doğuma dek de bu şekilde kutlayacağımızı umuyoruz :)

Bebek isteyen bir çok çift, bebeğin gelişi geciktikçe biraz umutsuzluğa kapılabiliyor ve bu da cinsel yaşamı bir görev gibi görmeyi beraberinde getirerek, durumu olumsuz etkiliyor. Hamile kalındığında ise, bu sefer "acaba bebeğe zarar veriyor muyuz" ya da "nasılsa amacımıza ulaştık, cinsellik olmasa da olur artık" gibi yanlış fikirlere kapılabiliyor çiftler. Oysa cinsel yaşam; birbirini seven iki insanın bir hedef uğruna değil, keyifle gerçekleştirdikleri bir eylem ve her sağlıklı ilişkinin olmazsa olmazı. Hamilelik ya da anne/baba olmak; cinsel yaşamdan uzaklaşmayı, korkmayı, gereksiz bir eylem gibi görmeyi beraberinde getirmemeli.

Sağlıklı bir hamilelik süresince, cinsel yaşama ara verilmesi önerilmiyor. Kadın vücudu bebeği koruyucu ek önlemler alıyor ve "mutlu anne, mutlu bebek" yaklaşımına göre orgazm sırasında rahimde oluşan kasılmalar ve beyinde salgılanan mutluluk hormonları bebeğin de hoşuna gidiyor. Ayrıca baba adayları da "bebek öncelikli yaşam" yerine "biz bir takımız, eşimin bana olan tutkusu ve duyguları bebekle değişmedi ve değişmeyecek" diye düşündükleri için, babalığa psikolojik olarak daha kolay adapte oluyorlar.

Hamilelik çok acaip bir süreç, hormonlar sizi hiç tanımadığınız birine dönüştürebiliyor. Bazen aşk hayatınız öyle bir renkleniyor ve çeşitleniyor ki, siz bile şaşırıyorsunuz. Tabii bunda büyüyen göğüslerin, yuvarlaklaşan hatların partneriniz üzerindeki "olumlu" etkilerinin rolü de büyük :) Bazense, biz kadınlar kendimizi "fazla yuvarlak" ya da "hımbıl" hissedip, cinsel yaşamdan kaçınma yoluna gidebiliyoruz. Bu durumda kendimizi bol bol pohpohlamalı, vücudumuzda güzel bulduğumuz (hadi hadi itiraf edin, yusyuvarlak bir tosbağaya bile dönüşseniz, illa ki bir noktanız size bile hala çok çekici gelir!) alanlara odaklanmamız, eşimizin iltifatlarını ciddiye almalı, koca göbekle yeni maceralar denemekten çekinmemeliyiz.

Haydi o zaman; Victoria's Secret'larımıza bürünüp, mumlarımızı yakıp, doooğru keyfimize bakmaya!

Faydalı linkler:
- Gebelik ve lohusalık döneminin kadının cinsel yaşamı üzerine etkileri için tıklayınız.
- Hamilelikte cinsel yaşam üzerine Dr. Kocatepe ile yapılan söyleşi için tıklayınız.
- Gebelikte cinsel ilişki konusunda dikkat edilmesi gerekenler için tıklayınız.
- Hamilelik ve cinsellik konusunda sık sorulan sorular, sorunlar için tıklayınız.
- Koca göbeğe rağmen keyifle ve rahatça uygulayacağınız birkaç pozisyonu öğrenmek için tıklayınız.

3 yorum:

  1. Ay bak çok güldüm bu yazına ama tam puan benden sana:)

    YanıtlaSil
  2. çok açık sözlüsünüz ve inanın bu sözledikleriniz ilgi çekici bir çok şey bilmiyormuşum meğer:(

    YanıtlaSil
  3. O kadar konuşulmayan konular ki, bilmememiz çok normal..

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!