4 Mart 2013 Pazartesi

Alçıdan karın kalıbı çıkartmak

Birbirinden tuhaf hamilelik hikayeleriyle karşınızdayım malum, bu haftanın ilginçliği "hamileyken karnının alçı kalıbını aldıran kadınlar". Türkiye'de bu "sanat dalı" ne kadar gelişti bilemiyorum ama yaşadığım şu tuhaf Batı Avrupa ülkesinde karnın alçı kalıbını aldırmak, her geçen gün değişen hamilelik modasının olmazsa olmazlarından biri halini alıyor. Karnının kalıbını aldırmayana, bunu salonunun baş köşesine asmayana; bu diyarlarda bir nevi deli, bir nevi rüküş, bir nevi olayı yakalayamamış, zeitgeist'i kavrayamamış, gariban, çağdışı bir mahlukat muamelesi yapılmakta. 32 ila 40. haftalar arası karnın alçı kalıbını aldırmak, bir nevi doktor kontrolü kadar önem arz edilen, o derece ajandalarımızda yer etmiş bir sosyal gereklilik. Yapmayanın çocuğu kolik oluyomuş!!! Amanın.

2000'li yılların cıbıldak soyunup, kameraların karşısına geçip, sağ elle göbeği alttan avuçlayan, sol elle ise meme başlarını genel ahlak ve halk sağlığına uygun şekilde kapayan o bilindik 2 boyutlu "hamilelik fotoğrafları", artık yerlerini göbeğin alçılanmış 3 boyutlu sanatsal gösterimine bıraktı. İnanmazsanız wikipedia'ya sorun, size anlatsın. Sadece beyaz alçıdan kalıp alınmakla kalınmıyor, bu kalıp isteğe bağlı olarak çeşitli renk ve desenlerde hatta kıymetli taşlarla süsleniyor. İnanmazsanız google'a sorun, size göstersin. Sonra kalıbınızı alıyor, evinize geliyor, salonunuzun baş köşesine asıyor, elalemin içini hoplatıyorsunuz. Bir nevi Venedik maskelerinin göbeğe takılanı..

Malum Venedik maskeleri aslında biraz zaruretten takılıyormuş. 13. yy'dan itibaren kutlanmaya başlanan Venedik Festivali'nde orta çağlarda yaşanan veba salgınının yüzde bıraktığı izleri saklamak için, yüzlere çeşitli renk ve desenlerde maskeler takılması gelenek olmuş. Veba kadar beter bir başka neden de sosyal sınıf ayrımcılığıymış.. Alt sınıftaki Venedikliler, normalde yüzlerine dahi bakmayacak üst sınıfın soylularıyla tanışmak ve sohbet edebilmek için, festival sırasında süslü maskeler takarlarmış. Üst sınıfın hop-yürekli şıpsevdi hanımları da kaslı ve fakat fakir gençlerle tanışmanın yolunu yine bu maskeleri takmakta bulmuş. Aynı durum göbek maskeleri için de geçerli mi acaba? diye düşünmeden edemiyor insan. Hani 2 boyutlu fotoğrafçılığın fotoşoplayamadığı çatlaklar ve pörtlekler gerçeğini alçı güzel kapatır çünkü.. Ya da göbeğini gere gere cümle aleme gösteremeyen utangaç kadınlar, eve gelen misafirlere ve hatta dış kapının mandallarına da "işte göbek, işte bebek" diye övünebilmek için mi bu kalıpları sonsuza dek saklama ihtiyacı duyarlar ki?

Ben çağdışı bir hamile olma riskini bile göze alarak bu akıma kapılamayacağım, üzgünüm. Koca göbeğimi niye sergileyeyim ki duvarda? İnşallah içinden çıkan bebeği sergilemek kısmet olur..

6 yorum:

  1. Benim ilk bebegim iki hafta gecikti,can sikintisindan yaptik alciyi. Sonra cok yer kapladigina karar verip,resmini cekip koyduk cope:)

    YanıtlaSil
  2. :) can sıkıntınızı geçirttiyse, üstüne bir de keyif verdiyse, neden olmasın? bu tip şeylere ben "tomorrow's trash" (yarının çöpü) diyorum, sizin için de böyle olmuş sanırım..

    YanıtlaSil
  3. :D töbe töbe 10 yıldır alçı sektöründeyim :D Böyle bişi görmedim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E iyi işte size yeni biriş kolu açtım. Kolay gelsin :D

      Sil
  4. Ben yaptırmak istiyorum nasıl temin edebilirim acaba

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!