6 Mart 2013 Çarşamba

Altıncı doktor kontrolü

Altıncı ay ve altıncı doktor kontrolü geride kaldı, çok şükür özetle herşey yolunda. Yalnız bu sabahki kontrolde fark ettim, sanki Dr. Kuş ile aramızda gün geçtikçe bir kayınbaba Hulusi Kentmen ile Ayşecik'in müstakbel anası taze gelin Hülya Koçyiğit ilişkisi oluşuyor. Hamilelerin doktorlarına güvenmeleri, doktorlarının da hamilelerini sevmeleri çok önemli hakikaten ama bizimki böyle simbiyotik bir bağ halini almaya başladı. Doğuma Dr. Kuş'cağızım ile girme şansım, yaşadığım ülkedeki sağlık sistemi nedeniyle imkansız, çünkü o gece kim hastanede görevliyse doğumu da o yaptıracak. Bu acı gerçeğe kendimi hazırlamaya çalışırken bir de üstüne bugün bizim Dr. Kuş'un bebek doğurtmadığı zamanlarda Portekiz'deki dev dalgaların üstünde sörf yapmak gibi bir hobi sahibi olduğunu ve büyük ihtimal ben fosur fosur doğururken, onun söft tahtasında fışır fışır keyf eyliyor olacağını öğrenmiş bulunuyorum. Oldu mu şimdi ama Hulusi baba!?

Dr. Kuş sörf yapıyormuş evet, pek COOL. Tabii nacizane Türkçe'mizde "imam fosurursa, cemiyet pooh yapar" diye bir deyim vardır; doktor sörf yaparsa, gebesinin de haftanın 3 günü 25dk koşuyor olması, 2 günü 1 saat yoga yapması ve 1 günü de yüzmesi normal kaçıyor. Spora, kocayla yaramazlık yapmaya, işe güce sosyalleşmeye hiç ara vermeden sürdürdüğüm aktif gebeliğime devam etmemi önerdi Dr. Kuş. Doğrusu ben de kendimi "köşe kırlenti" misali yatıp uyuyan, "aşeriyorum" saçmalığı altında eline ne geçse yiyen, devamlı bişeylerden şikayet eden klasik hamilelerle karşılaştırınca; bu aktif hamilelik olayının gerçekten insana fiziksel ve ruhsal açıdan yaradığını görüyorum.

Her hamilelik farklı olduğu için, kişisel değerleri diğer hamilelerle karşılaştırmak doğru değil ama ben bizim miniği pek bir merak ettiğim için enini boyunu sordum yine. 30cm ve 700gr. olmuş kızımız ve 25. haftaya göre normal gelişim değerlerindeymiş, MAŞALLAH. Ben de 50,5 kilo olmuşum yani hamile kaldığımdan beri 2,5 kilo almışım. Kan değerlerim, tansiyonum da normal gidiyor. Türkiye'de adet olduğu üzere vitamin takviyesi hala önermiyor Dr. Kuş, çünkü fazla vitamin yüklemesinin yarardan çok zarar getirdiğini söylüyor. Sabah içtiğime ek olarak, artık yatmadan 1-2 saat önce de 1 bardak süt, kefir ya da yoğurt tüketmemi önerdi sadece ama bebek için değil, kendi kalsiyum değerlerimi koruyabilmem için. Bir de folik asit B12 kombinasyonuna devam.

6. doktor kontrolünün en heyecanlı bölümü hiç kuşkusuz "şeker yükleme testi" olarak da bilinen Glukoz Tolerans testi. Bu test için sabah aç karnına gidip damardan bir kez kan veriyorsunuz. Sonra eczanelerde hazır satılan ve burda ismi ACCU Chek Dextro O G T şuruptan alıyorsunuz (5.5 euro burada) ve 5dk.'da yavaş yavaş içiyorsunuz. Bu şurup berbat birşey, bizim bol şekerli lohusa şerbetleri gibi bir tadı var. İnsan "bunu vereceklerine bir tabak baklava verseler ya" diye düşünmeden edemiyor doğrusu. 1 saat sonra damardan ikinci kan testi, 2 saat sonra da 3. kan testi yapılıyor. Sonra delik deşik kollarınıza birer bant yapıştırıyor ve sizi eve ya da benim yaptığım gibi kızlarla kocaman mükellef bir kahvaltı keyfine yolluyorlar. Sonuçlar ertesi gün çıkıyor yani yarın sabah öğreneceğim, umarım normal çıkar ve gebelik diyabeti gibi tatsız durumlarla baş etmek zorunda kalmam.

Bu ayın doktor kontrolünü de böylece geride bıraktık, çok şükür. İnşallah gebeliğimin geri kalanı da böyle olumlu, sağlıklı, huzurlu ve neşeli geçer ve ben de size böyle keyifli (ve az biraz da çatlak) post'lar yazmaya devam ederim. Kalalım sağlıkla!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!