2 Mart 2013 Cumartesi

Deli anne, deli baba, zırdeli bebek

Ya biz nasıl anne baba olacağız, normal bir çocuk yetiştireceğiz bilemiyorum. Beyaz Atlı Prens'le ben arasıra deliliğin sınırlarını zorluyoruz gibime geliyor. Çocuğun ihtiyacı olan sakin, huzurlu, güvenli ortamı bu kafayla nasıl sağlayacağız? "Evladım taşa basma, terlik giy, ayaklarını üşütürsün" cümlesini kurabilecek olgunluğa, "Ben sana güveniyorum ama çevreye güvenmiyorum" diyebilecek bilgeliğe, "O bezelyeler bitecek" türü inatçı sabıra ulaşıp bir "ebeveynlik nasıl olur gösteririm ben elaleme" GURU'su olabilecek miyiz? Bu günlerde buna takıldım.

25 haftalık hamile olarak (biraz geç kaldım evet ama), hala ara ara "ya ben ANNE olacak olgunluğa sahip miyim ki?" diye düşünüyorum.. Böyle bir panik dalgası bedenimi titretip geçiriyor. Sonra kızımdan bir usturuplu tekmeyle kendime geliyor ve "amaaaağn olurum olurum, zaten daha çooook var" diyorum (çok da yok aslında!?! şşşt)

25. haftada artık "olgun ve dolgun" bir hamile olmam beklenirken, benim aklım hala bir karış tepemde. Beyaz Atlı Prens ile kurduğumuz hayaller; bebekle oynayacağımız oyunlar, kızımızla dünyayı gezmeye devam etmek, üçümüzün birlikte yapacağı tüm o eğlenceli aktiviteler üzerine! Bebek nasıl beslenir, nasıl yıkanır, nasıl büyütülür zaten kayıt olduğumuz doğuma hazırlık kursunda öğreniriz bir ay sonra diye iyice yaydık. Daha çok erken, önce bir seyahate gidip gelelim, sonra şu kursa katılalım, sonra gider ihtiyaçlarını alır odasını hazırlarız havasındayız. Kızımın odasında şu an kocamın 15milyon parçalık LEGOları duruyor ve hatta kendisi biraz erken doğmaya kalkarsa sadece mobilyasız değil çıplak da kalacak! (Hoş, o zaman da zaten küvezde olacağı için giysiye ihtiyacı olmayacak aslında ama neyse.. Allah korusun ay, zamanında gelsin aman aman). Yani hamile gibi davranmıyorum sanki, arada biri bana bu tip "hayatın gerçeklerini" hatırlatınca da bir "amanın hakikaten doğru söylüyorsunuz, amanın çok mu geç kaldık" ruh haline giriveriyorum. Ortası yok!

Blogları, kitapları okumaya başlayınca bu "amanın amanın amanın" duygusu perçinleniyor. Elimi göbüşüme koyup sakin sakin kıpırtıları dinleyerek hayal kurarken ise azalıyor. Ama sonsuza dek "kızııııım, nasılsın, sütü sevdin mi, senin için içtim bak, şimdi bir de armut yolluyorum, keyfini çıkart" türü içsel konuşmalarla idare edemeyeceğimi de biliyorum. Gün gelecek o göbüşten kıpırdak-fırıldak bir hanım çıkacak; belki kolik olacak, belki ateşi çıkacak, belki göz göre göre yanlış yola hamle edecek. O noktada işte diğer annelerin tecrübelerinden ve bilim insanlarının öğretilerinden edinmiş olacağım bilgiler bana destek olacak. O nedenle ne elime geçerse okuyorum, okuyorum, okuyorum.. Bebeğe yönelik tek yatırımı, şimdilik kendi beynime yapıyorum.

Yine de kitaplara göre büyütmek mümkün değil çocukları, hatta zararlı, bunu biliyorum. Çocuk ve ergen terapisti olarak çalışmaya başladığım ilk hafta, 6 senelik psikoloji eğitimimin "hayatın gerçekleri" karşısında nasıl yerle bir olduğunu görüp çok şaşırmıştım. Nerede o kitaplardaki ödül-öğrenme kuramlarına uygun davranan çocuklar, nerede o kitaplardaki tutarlı sabırlı anneler; nerede benim önümde zıp zıp zıplayan çocukları, dır dır dert yanan anneler.. Kural, teori altyapı olarak dursun ama iyi bir terapist her zaman içinden geleni dinler, her çocuğa göre kendini ve bilimi "esnetmeyi" bilir. Anne olmak da böyle olsa gerek. Bileceksin ama duruma göre uygulayacaksın. Kitapların katılığında değil de yaşamın gerçekliğinde, esnekliğinde sanırım "süper anne" olmanın sırrı.. Bakalım, göreceğiz..

Bence süper anne olmanın en garantili yolu, süper anne olmaya çalışmamak! Evet, ben şu yaşımda hala yatakta yatarken, ayaklarımı ille örtünün altına gizlerim çünkü yatağın altından "bişeyler"in çıkıp da ayaklarımı ham yapabilecekleri endişesini duyuyorum. Böyleyim yahu, ne yapayım? Kızımla beraber saklarız ayaklarımızı yorganın altına belki.. Ya da uyumadan önce beraber bakarız yatağın altına.. Kitaplar "çocuğa korkularınızı geçirmemek için dünyanın en cesur annesi numara yapın!" dese bile, bence en korkak anne bile yalancı cesur anneden iyidir! Kendi gibidir çünkü; kendiyle barışıktır, kendiyle dalga geçebilir, eksiklerinden gocunmaz, kabullenir.

Sanırım ben biraz deli bir anne olacağım, çok hata yapacağım. Beyaz Atlı Prens de sırtımı sıvazlayacak ve arkamı toplayacak, bazen o da benimle birlikte çuvallayacak. Bizim kız bu iki deli arasında nasıl biri olacak acaba? Yani biri ona "yere basma! belini üşütme! o bezelyeler bitecek!" demeden de; yaratıcı, mizah duygusu güçlü, rahat, neşeli, mutlu bir insan olabilecek mi? Olur di mi, olur olur..

2 yorum:

  1. olacak çok güzel olacak hem de. kitaplar videolar çok faydalı, aklına yazıyorsun lazım olunca derinlerden bir yerden su yüzüne çıkıyor o bilgiler, bilmesen ne yapacağını şaşırıyorsun bazen. Bu yüzden hatırında bilinçli olarak kalmasa bile okumak faydalı. O zihninin derinliklerinde kalıyor bir şekilde.

    korkular, beceriksizlikler hep olacak da, sakin kalabilme konusuna odaklanmanı öneririm. Bir çok belirsiz durum olabilir, insan gerçekten panikleyebilir ama kalp atışlarının hızlanmasını bile bebeğin algılayacak. Sen nasıl davranırsan ona göre tepki verecek, bu yüzden sakin kalabilmek çok önemli.

    Mesela ben yeni doğduğu zamanlarda göğsüme yatırıp uyutuyordum. Bebeklerin kalp atışları ve nefes alışları daha hızlıdır. Ancak uykuya geçtiklerinde bir nebze azalır hızı. Ben göğsümde yatırdığımda düzenli ve yavaş nefes alarak, onun kalp atışlarını benimki ile uyumlu hale gelmesi için bekliyordum ve sakinleşip uyuyordu.

    YanıtlaSil
  2. Bu anlattığın çok güzel bir hikaye, çoğu anne içgüdüsel olarak yapıyormuş bunu. Doktorum anlatmıştı; şimdiye kadar binlerce doğum yaptırmış, bebeği annenin kucağına verdiği an istisnasız tüm annelerin bebeğin başını sol göğüslerine kalplerinin hemen üstüne koyduklarını görmüş..

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!