16 Mayıs 2013 Perşembe

Anne karnında hıçkırık

Bu sıra göbeğim zıp zıp zıplıyor, ben diyeyim günde 4, siz diyin 5 kez hıçkırık tutuyor kızımı. Hıçkırık kadar küçük bir hareket bile nasıl şiddetli hissediliyor, şaşırıyorum. Üstelik onun bu duruma verdiği tepki de beni hem şaşırtıyor hem de çok güldürüyor her sefer. Tam annesinin kızı, o mağrur sakin Avrupalı babasına hiç çekmemiş, nasıl sabırsız! İlk birkaç dakika sakin sakin oturuyor, hıçkırıklar birkaç dakikayı geçince artık sabrı kalmıyor, bu ne böyleeeee, başlıyor tepinmeye, totoyu bi tarafa, ayakları bi tarafa, minicik şey nasıl güçlü protesto ediyor, şaşırıyorum. İçimde tam bir eylemci, protestocu, Akdeniz kanı taşıyan kız var bence. Bir Jeanne D'arc daha geliyor Avrupa'nın başına savulunnnn!

Anasına çekmiş.

Babası sakindir, düşünür, tartışır sakin sakin. Anası Akdenizli işte, hemen alevlenir hemen de söner öfkesi, kin tutmaz hiç. Neşesi de bangır bangırdır, bulaşıcıdır ama. Varsın anasına çeksin, babası gibi onu sakinleştirecek, huzur verecek, dengeleyecek bir Beyaz Atlı Prens de o bulur elbet..

Anne karnında hıçkırık zor azizim. Ben de şahsen hiç sevmem hıçkırık tutmasını. Beni tutunca (ya çok yemişimdir ya çok içmişimdir, yani bi nane yemişimdir ve cezamı bulmuşumdur aslında..) ben de nefesimi tutarım, geçmez. Yudum yudum su içerim, geçmez. Bir amuda kalkmadığım kalır, artık hayattan bezdiğim anda geçer.. Kızımınki de öyle galiba.

Nedeni tam bilinmese de; bu aylarda anne karnında ciğerlerini geliştirmeye çalışan bebek, nefes alma verme egzersizleri yaparken bol bol içinde bulunduğu amniyo sıvısını yutarmış ve bu sıvıyı da hıçkırarak dışarıya atarmış. Bir diğer anlayışa göre ise, bebek özellikle bu aylarda çok hızlı büyüdüğü için çok daha fazla besini kısa zamanda alırmış, bu da büyüme hıçkırıklarına neden olurmuş. Hıçkırığı fazla olan bebeğin emme refleksinin daha güçlü olduğu gibi bir araştırma sonucu da Fransız bilim çevrelerince yayınlanmış. Hangisi doğru olursa olsun, sonuçta zararlı olmadığı açık bu hıçkırıkların. Ama bizim kız, kırk yorgan altında bir bezelye hadisesine tepkisini belli ediyor işte, anasına çekmiş..

Bu arada 36. haftaya törenlerle girdik. Tören derken, evlilik yıldönümümüz bizim bu haftasonu. Tam 3. senemiz ve eşim bana sürpriz bir küçük İtalya seyahati hazırlamış. Uçak yasağım başladığı için ve yol da çok uzun olmadığı için arabamızla dura kalka tıngır mıngır gideceğiz. Göl kıyısında romantik bir uzatılmış-haftasonu geçirip, bol bol oksijenin yanısıra doğum ve emzirme sonrasında fırk fırk içmeyi iple çektiğim mis gibi bölgesel şaraplardan ve halis muhlis saf zeytin yağlarından da depolayıp evimize döneceğiz. Kızımız da anne karnında tam 6. ülkesini gezmiş olacak, gezgiç şey! Umarım yollarda, dağ tepelerinde, göl ortalarında doğmaya kalkmaz.. Sabırrrr, sabırrr, baban gibi sakin ve sabırlı ol, e mi akıllı uslu kızım benim.. Anana çekme!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!