23 Mayıs 2013 Perşembe

Ebemiz güzelmiş hakikaten

Sonunda ebemizle tanıştık, böyle yazınca komik oluyor ama evet, sarışın güzel bir hatun kendisi. Yandaki kadar olmasa da :P Daha önce de yazdığım gibi, yaşadığımız ülkede doğum sonrası anne ve bebek bakımına evinize devlet tarafından, tamamen ücretsiz bir doğum sonrası bakım hemşiresi (ebe) yollanıyor. Bu hizmet zorunlu değil ama önerilen bir hizmet ve doğumdan yaklaşık iki ay önce sisteme kayıt olmanız ve ebenizi seçmeniz gerekiyor. Ebe seçiminde de öncelikle yaşadığınız bölgede çalışan ebelere ulaşmanız ve doğum tarihindeki doluluk durumunu kontrol etmeniz gerekiyor. Biz ek olarak bir de ebenin İngilizce konuşuyor olmasını talep ettik tabii. Neyse tüm bu kriterlere uygun ve de sarışın güzel bir ebe bulundu çok şükür :) Bu sabah da kendisiyle bizim evde meyve çayı ve ahududulu muffinler yiyerek bir ilk tanışma buluşması gerçekleştirdim. Bundan sonraki görüşmemiz hastaneden eve çıktığım günün ertesinde olacak ve sonraki iki ay boyunca bu doğum sonrası bakım hizmetini istediğim sıklıkta alacağım. Ne güzel.

Şansım yaver gider ve bebek tahmin edilen zamanda gelirse (ki bu sadece %50 şansmış, genellikle bebekler geç gelme ve bekleyenlere buhranlar yaşatma konularında uzmanlarmış) ebemiz aynı zamanda doğum sırasında da yanımda olacak çünkü kendisi tam o hafta benim doğum yapmayı planladığım hastanede vardiyada olacakmış. Umarım kızım tam bir Batı Avrupalı gibi ne erken ne geç, tam zamanında gelir! Doğumda insan tanıdık yüzler görünce daha rahat hisseder heralde kendini, hamileliğimi takip eden doktorum da olmayacak çünkü yanımda (burda adet böyleymiş, ne yapalım).

Ebemizle ilk görüşmede kaynaştık. Oldukça sakin ve bilgili bir kadın izlenimi bıraktı ve sorduğum tüm abuk subuk "ilk kez anne adayı" sorularına uzun uzun cevaplar verdi. Açıkçası doğuma hazırlık ve bebek bakımı kursunu aldığımız ebe kadar rahat ve olumlu biri değil ebemiz. Biraz sert ve gerçekçi bir tip. "Doğum zor bir iş, kanlı ve ağrılı geçecek ama gerek psiko-sosyal gerekse fizyolojik açıdan yardımına hazır bir ekiple olacaksın" diyebilen biri. Bu aslında hoşuma gitti çünkü herşeyi tozpembe sanıp sonra balyozu yemiş gibi olmaktansa zora hazırlanmak daha mantıklı geliyor bana da. Beni en çok korkutan şu epizyotomi denen durum yani yırtılmalar ve buna karşı yapılabilecek hiç bir hazırlık ya da önlem yokmuş. Bizim ebe "korkma, o kadar çok ağrı oluyor ki zaten farkına bile varmıyorsun" dedi, korkayım mı güleyim mi bilemedim.. Bir de doğum sonrasında 2-3 hafta baya bir kanama oluyormuş, mensturasyon kanamasından fazlaymış! Buna da şaşırdım ve bundan da korktum yahu. Neyse ki meditasyon denen nane var, önümüzdeki dört hafta bu korkularımı yenmem (daha doğrusu bunlarla yaşamaya alışmam) için yeterli sanırım.. Şimdiden: Ommmmmm!

Beni korkuttuğu kadar, bazı konularda da rahatlattı ebemiz. Mesela odayı ve aldıklarımızı yeterli ve doğru buldu. O da benim gibi "3. dünya ülkelerinde de bebekler doğuyor ve fazla eşyaları olmadan da gayet sağlıklı büyüyorlar" anlayışına sahipmiş neyse ki. O nedenle doğal ve kolay ulaşılabilir materyaller kullanarak bebek bakımını yapacağımızı öğrendim. Mesela bebeğe pahalı kozmetik ürünlerle değil zeytin yağı ve süt karışımı ile banyo ve masaj yapacakmışız (ayol bizim kız Kleopatra mı olacak nedir?) Bu doğal yaklaşımı seviyorum..

Kızımızın odası ve eşyaları artık tamamen hazır, benim doğum sırasında ve sonrasında ihtiyacım olanlar da hazır ama karman çorman bir köşeye istiflenmiş vaziyette duruyorlar şimdilik. Bebek kıyafetleri yeni doğanın hassas cildine alerji yapmaması için düz su ile bir yıkanırmış, Türkiye'deyken aldıklarımızı annem yıkamıştı, buradakileri de ben bu hafta içinde yıkayıp hazır ederim heralde. Bir de bu hafta hastane çantamı artık hazırlamam ve bir köşeye koymam gerekiyor.

Ama ben ne yapıyorum? Balkonumuza yeni çiçekler aldım, onları hazırlıyorum, şemsiyemizi çıkartıyorum ve balkonda keyif yapıyorum. Çünkü daha oooohoooo 4 hafta var! Mı acaba? Bir de erken gelirse? Bu ihtimali o kadar az düşündüm ki, doğumdan bir hafta öncesinde nöropsikoloji alanında bir sunum yapacağım gibi planlarım var mesela.. Millet 6 hafta önceden izne falan çıkıyor, ben bu "aktif hamilelik" işini abartıp, bir problem çıkmadığı takdirde son dakikaya kadar çalışmaya kararlıyım. İşverenim benim yerime endişeleniyor, benim yerime en yakın taksi durağının telefonunu öğreniyor, benim yerime izin ve annelik parası konularını araştırıyor. Bu "beyin gücü" işini fazla ciddiye aldım galiba. Bakalım hakikaten "kızım tam zamanında, ne erken, ne geç gelecek" diye kendimi koşullamam, gereksiz yere endişe hali yaşamamam falan işe yarayacak mı, göreceğiz.. Nerde kalmıştık: Ommmmmm!

7 yorum:

  1. Ommmmm
    buradan sevgi ve olumlu enerji gönderiyorum.

    Ooommmm

    YanıtlaSil
  2. Selamlar,
    Ben de bugun itibariyle 35. haftami bitirdim, bir baska Avrupa sehrinde, bambaska deneyimlerle:)Yazinizdaki iki konu hakkinda daha detayli bilgi rica ediyorum; ilki banyo konusunda, bebege 'bebek' sampuani ya da sabun/dus kopugu surmeden mi yikamayi oneriyorlar? Ben de sadece suyla yikasam ve sonrasinda zeytinyagi kullansam nasil olur diye planliyorum (buarada gobegime sadece zeytinyagi surdum hamilelik boyunca ve supper ise yaradi!!!)
    ikinci sorum da giysilerinin yikanmasi; sabun tozu veya antialerjik bebe deterjanlari kullanmamayi mi oneriyorlar? kac aylik oluncaya kadar sade suyla yikamak uygun acaba? burada yaygin anlayis dogal sabun tozu ama bana o bile durulanmazsa gayet tahris edebilir gibi geliyor...

    Bir avazda dogurmamiz dilegimle:)
    Kucuk prensese sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Şimditamzamanı! Burda önerilen, bebeğin göbeği düşmeden kat-i surette yıkamamak (bezler değiştikçe tabii popo yıkanıyor ama üst taraflara su değdirilmiyormuş) Sonrasında bazı ebeler ilk 1 ay sadece suyla yıkıyor, bazı ebeler sebamed bebe şampuanıyla yıkıyor, bizimki zeytinyağı ve süt banyosu yaptıracakmış ama nasıl olacak o iş tam anlamadım, görünce yazacağım. Giysileri beyaz sabunu rendeleyerek tozunda yıkamamızı öneren bir site okudum ama biz açıkçası çok titiz ebeveynler değiliz, biz kendimize ne kullanıyorsak ona da onu kullanacağız, sakınılan göze de çöp batar diye bir laf vardır malum :) ben de sana bol şans diliyorum, sevgiler!

      Sil
    2. cok cok tesekkur ederim, deterjanla ilgili tek onerim kokusuz olan bir sey almaniz- eger kendinize miss kokulu deterjan kullaniyorsaniz, cunku bebege o kokular cok keskin gelebilir diye uyarmislardi beni de...
      sevgiler

      Sil
  3. çok fazla bir kanama olmuyor merak etme, regl gibi oluyor.kadından kadına değişebilir belki ama... bir de temizlik konusunu çok takıntı haline getirmemek lazım. çocuğunu damacana suyla yıkayan arkadaşlarım vardı:-O.rahat olmakta fayda var, o kadar titizlenmeye ve organik olmaya gerek yok bence :):):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay bu konuda ebemiz beni korkuttu, reglden çok daha fazla olur dedi ama tabii regl var regl var bir de.. Ben de temizlik konusunu takıntı yapmama taraftarıyım, aşırı temiz titiz ortamda büyüyen çocuklar daha sık hasta oluyorlar, bir de organik çılgınlığına kapıldın mı sonu gelmiyor o işin..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!