21 Haziran 2013 Cuma

Bebek bakan baba

Medeniyetler diyarı Evropa Evropa'da doğum izni 12 ay maaşlı, 36 ay maaşsız alınabiliyor ve bu hakkı hem anne hem baba dönüşümlü kullanabiliyor. Ben "ezelden beridir hür yaşamış, hür yaşayan, hangi çılgının bana zincir vuracağına şaşıran" bir doktora öğrencisi artı yarı zamanlı klinik psikolog olduğum için, zaten bana hava hoş, yat yuvarlan coş durumları söz konusu ama Beyaz Atlı Prens'im bu haktan sonuna dek faydalanmaya karar vererek, 2 ay babalık iznine (ya da babalık tatiline) çıkmış, yattığı yerden maaşını almış, kızıyla öpüp koklaşmış bulunuyor şu günlerde. Benim için bulunmaz nimet tabii, bebek bakımı ilk zamanlarda bir kişinin, hele hele lohusa haliyle, tek başına altından kalkabileceği bir iş değil azizim. Biz acemi anne baba kursa falan gittik, DVD'ler izleyip kitaplar okuduk ama valla en büyük yardımı da evimize ilk başta 2 günde bir, şimdi 4 günde bir gelen ebemizden aldık. Ne aklımıza takılırsa soruyoruz, "ilk"leri (ilk giydirme, ilk bez bağlama, ilk banyo vs.) hep beraber yapıyoruz, türlü parayonak anne-baba hallerimize derman oluyor ebemiz, sağolsun var olsun. Ama onun dışında en büyük desteğim, en büyük yardımcım Beyaz Atlı Prens'im.. İyi ki var şu babalık izni, inşallah en yakın zamanda bizim ülkemizde de olur ve anneler kadar babaların da bebekleriyle bağ kurmalarının, zaman geçirmelerinin önemi anlaşılır.

Beyaz Atlı Prens gerçekten çok büyük yardımcı, hakkını yemeyelim. Süper baba kelimesinin sözlükteki karşılığında kendisinin fotoğrafını görebilirsiniz. Ama annelik dürtüsü farklı bi'şey. Ebemiz mesela bana bebek tutmayı öğretmedi, tut dedi tuttum, içgüdüselmiş, kafasını kavra, totosunu kavra, kafa totodan hafif yukarda olsun tamam. Ama babaya bebek tutmayı öğretiyor ebeler, şimdi kolunu kaldır, şurdan tut falan. Komik di'mi? Ama babanın içgüdüselliğinin anne kadar olmaması da iyi bir yerde, çünkü bebek dış dünyayı babayla tanıyor. Fazla koruyucu kollayıcı olmayan baba çocuğa güven veriyor, keşfetmesini, deneyerek öğrenmesini sağlıyor. O nedenle çocuklar babayla oynamayı, anneyle güvencede hissetmeyi tercih ediyorlar. İlginç di'mi?

Beyaz Atlı Prens ve Maya ilk günden "baba-kız" aşkı yaşadıkları için, ben de huzur içinde onları başbaşa bırakıp biraz "kendime özel zamanlar" yaşayabiliyorum. Yahu sanmayın cafeye gidip kitabımı okuyarak cafe latte'mi yudumluyorum falan, yaşadığım özel zaman sabahları 8dk duş almak, arada hamilelik nedeniyle celallenen yüz çillerime maske uygulamak, ayaklarıma kırmızı kırmızı ojeler sürebilmek, kaş almak falan.. Eskiden bunlar lüks değil günlük bakım anlarıydı.. Eskiden.. Şimdi tuvalete gidebilmek bile Maya'nın keyfine bağlı olabiliyor (derlerdi de yuh artık derdim, valla doğruymuş, tuvalete gidecek zaman bulamayabiliyorsunuz, ortadoğu ve balkanların çiş tutma rekoru kesin bir annenin elinde bence!)

Babanın görevleri bizim evde şu şekilde; anne eğer tam kahvaltı yapacağı sırada süt verme derdine düştüyse, annenin ekmek dilimlerine krem peynir sürmek, yumurtasını dilimlemek, karabiberini serpmek, anneye gün içinde bol bol sulu içecek servisi yapmak, bebek emdikten sonra gazını çıkarmak (baba kucağı daha geniş ve yumuşak yahu), gaz sancısı ile viyak viyak bağıran bebeği göbeğinde sakinleştirmek ve aynı anda bebek ağladığı için perperişan haldeki anneyi de sakinleştirmek, akşam yemeklerini hazırlamak, haftalık alışverişi yapmak, evi temizlemek, annenin gözü gibi baktığı ve Maya geldikten sonra yan gözle bile bakamadığı çiçeklerini sulamak ve tüm bunların yanında lohusa anneye belli aralıklarla moral takviyesi yapmak.

Maya'nın ihtiyaçlarını karşılamak şimdilik benim görevim ama Beyaz Atlı Prens bol bol bez değiştiriyor ve banyoyu da beraber yaptırıyoruz. Ne kadar şanslı olduğumun farkındayım tabii ki. Babalık izniyle bunu bana sağlayan devlete de müteşekkirim. Ama yine de, yukarıdaki resme atfen, babalık içgüdüsü ne kadar güçlü olursa olsun, annelik bir başka yahu..

14 yorum:

  1. Babanın görevlerine günde birkez biberon ile beslemeyi eklerseniz çok iyi olur. Onun için de eşsiz bir haz. Fakat bundan ziyade biberona alışması için bu aylar çok önemli. İlerleyen aylarda biberonu reddetmeleri daha muhtemel oluyor. Oysa biberon bence çok önemli. Öncelikle anne hastalanıp ilaç falan alırsa ilerde biberonla depo sütlerden verilebilir. Ek gıda döneminde su, meyve suları falan verilecek. Ayrıca bazen bir iş için dışarı çıkman gerekebilir, bebeği evde bırakman gerekebilir o zaman bir iki seans biberonla beslemek gerekebilir. Yine emziğe de bir aylık olduğundan itibaren alıştırmaya çalışabilirsin. Bazı kişiler emziğe sıcak bakmıyor ama bebek için rahatlatıcı olacak ileride. Uçak yolculuklarında kulakları etkilenmesin diye gerekli ( ya emzirme ya emzik, emzirme her zaman mümkün olmuyor, saati denk gelmiyor falan). Bir de diş çıkarma döneminde öyle rahatsız oluyorlar ki emzik hırsla ısırılıyor çekiştiriliyor falan. Ben bu açıdan çok faydalandım. Zaten emzik bulamazsa başka birsey ne bulursa ağzına sokacak emziğin hijyenini kontrol etmek daha kolay oluyor. Tabi hala başka şeyler sokuyor ağzına ama boş kaldığı zaman diyelim. Bir de uykuya geçiş sürecinde oldukça faydalanıyoruz biz

    YanıtlaSil
  2. Şimdilik biberon ya da emzik kullanmak istemiyorum çünkü anne sütü ve meme emme alışkanlığı iyice otursun istiyorum, daha çok küçük gibime geliyor :) Burda emziği de 1 aydan önce kullandırtmıyor doktorlar (neden diye sormak aklıma gelmemiş nedense) ama dediğin doğru, emzik çoğu çocuk için bir psikolojik ihtiyaç, bazı çocuklar 4-5 yaşına kadar bırakmıyor, onu napıcaz peki? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durum güncellemesi: Maya hiç biberon ve emzik kullanmadı. Ek mama almadı, ilk 6 ay sadece anne sütü sonra direkt katı gıdaya geçti. Biberon yerine sulukla süt içti ve 10 aylıkken de önce sporcu suluğuna sonra bardağa geçti. Diş çıkarma ve hastalık dönemlerinde dahi ah bir emzik olaydı dediğim olmadı çünkü o alternatifi hiç bilmedik ikimiz de ama evet beni emzik olarak kullandı ve hala (1 yaşında) kullanıyor..

      Sil
  3. Ben alışkanlıklar konusunda takıntılı değilim alıştırmayı başarmak ile bıraktırmayı aynı tutuyorum. Daha doğrusu nasıl alıştırmak bir süreç ise bıraktırmak da benzer bir süreç birini başarırsan diğerini de başarırsın. Tabi benim görüşüm bir anda değil. Genelde sıkıntı yaşayanlar bunu bir anda yapmaya çalışanlar. Yavaş yavaş değişime hazırlayacaksın ve gün gelecek bitecek o alışkanlık. Biberon ve emzik için bir ay doğru damak gelişimi ve emmeyi iyice öğrenmesi için gerekli. Ancak biberon hayat kurtarır çok kullanma ama tamamen reddetmesin. Biberon almadığı için çay kaşığıyla saatlerce besleyenler tanıdım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece bak yeni yorum gelince fark ettim, hemen bir güncelleme yapayım aşağıya :)

      Sil
  4. ahh bak bosuna avrupaya ozenmemisimm!!! burda dogum izni denen meret icat edilmemis!!! yillik iznini kullaniyorsun ve ardindan istersen ve doktorunda uygun goruruse tabii, 12 hafta UCRETSIZ!! izin alabiliyorsun...bende evrupali olmak istiyorumm batsin bu dunya :) kiskanclik sendromu ve sevgilerimle Ozz!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yüzden avrupa ekonomisi batıyor işte :D

      Sil
  5. biz de gelip biraz nasiplenmeden batmasin lutfennn :D Ozz

    YanıtlaSil
  6. ay cillerine ne maskesi uyguluyorsun cicim, benimkilerde costu :) bu arada ben senden msj geldigini nasil anliycam bir yolu var mi acep?? illa profil mi oluturmaliyimm? Ozz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çillere yapacak bir şey yok valla, ben aloeveralı bir temizleme maskesi kullanıyorum haftada bir, kışın çok azalıyor ama yazın güneşi görür görmez coşuyor.. Güneş kremsiz çıkmıyorum ama hafif kızıl saçlı olduğum için çiller yanında bedavaya geliyor işte... :/ Hamilelikle ve doğum sonrası ilk 6 ay da artıyor sonra azalıyor tabii..

      Sil
    2. Yorum yazdıktan sonra beni bilgilendir diye bir kutucuk var bak sağ altta, ona tıklayabilirsin, o zaman emailine cevaplar geliyor :)

      Sil
    3. ayy gecmis olsun dusmussunuz :( aloevera olayini bende deniyeyeim gerci esim cok seviyor gitmesinler sakin diyor :) I-ih bende sag altta ole bir kutucuk yok maalesef OZZZ

      Sil
    4. Bence de gitmesinler ya, çiller güzel bir şey :)

      Sil
  7. Kutlamalar nasil bu arada oralarda??? Ozz

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!