6 Haziran 2013 Perşembe

Doğum hikayemiz

Minik kızımız doğdu! :) Hem de ne doğum, ne macera ile..! Hakikaten mutheşem bir olay doğum ve miniğinizi kucağınıza verdikleri an, sanki yaşamınızın miladı oluyor. İnanılmaz bir deneyim, inanılmaz bir mucize doğum.. Bu yadsınamaz. Ama bu işin duygusal kısmı, bir de olayın gerçekleri var. Doğum.. Zormuş yahu. Zormuş ve hiç de öyle "yavyumu kucağıma verdiklerinde tüm o yaşadığım acıları unutuverdim" falan değilmiş. Ama amacım göbekdaşlarımı korkutmak değil, valla değil. Benim gibi bi nane molla epiduralsiz normal doğumu başardıysa, siz de başarırsınız! Bir nevi gerçekleri anlatmak ve göbekdaşlarıma normal doğum yapmaları için gaz vermek yazısı bu. Arkadaşlar başardım! Ananelerimizin dönemindeki gibi epiduralsiz, kesisiz, ebenin "yapabilirsin evet it it" çığlıklarına benim "yapamam, kesin beni, çıkarın içimden bebeği" falan çığlıklarım eşlik ederken ve Beyaz Atlı Prens yanımda, eli elimde, şok içinde "az kaldı bak başı göründü hadi koçsun aslansın kaplansın" falan diye bağırırken minik kızım (o an bana 5 kiloluk bir dev gibi geliyordu) "pırt" diye çıkıverdi içimden valla.. Nasıl yaptım ben de bilmiyorum..... ama.... hikaye şudur:

Bahsettiğim gibi, hamileliğimin 37. haftasında karaciğerim sorun yarattı ve ben hart hart kaşınırken, kan değerlerim bozulmaya başladı. Teşhis kolestazdı ve ilaç tedavisi alarak, her gün kan değerlerim ölçülerek bir hafta bu durum izlendi. 38. haftamda doktorum artık beklemenin anlamsız olduğunu, kendime ve bebeğime zarar vermeden, suni sancı yoluyla doğum sürecimi başlatmanın en doğru karar olduğunu söyledi bana. O öğleden sonra evde keyifli ve bol köpüklü bir banyo yaptım, Beyaz Atlı Prens'imle başbaşa romantik bir akşam yemeği yedik, heyecandan uyuyamadığım için sabahın beşinde ayak tırnaklarıma kırmızı kırmızı ojeler sürdüm ve ertesi sabah erkenden doğum çantamı kaptığımız gibi hastanenin yolunu tuttuk!

Hastaneye yatış işlemimizi takiben, ölçümler tekrarlandı ve bana vajina içine sıkılan jel şeklinde suni sancı yaratan ve doğum sürecinin başlamasını tetikleyen bir ilaç verildi. Bu ilaç kasılmaları başlatıyor ama doğumun ne zaman olacağı tamamen kişinin vücudunun doğal tepkisine bağlı. 24 saat içinde de olabilir, 4-5 gün de sürebilir. İlaç enjekte edildikten sonra hastanede kalıyor ve bekliyorsunuz.
 
Ben 3 gün bekledim (!) ve sabah-akşam enjekte edilen ilacın 5.si tam artık olmayacak bu iş derken doğumu başlattı. İlk zaman kasılmalar var ama ağrı yoktu. Sonra benim böbrek ağrısı sandığım, sadece belimin sol tarafına ara sıra girip çıkan tuhaf bir sancı başladı. Açılma 1cm. sadece, bebeğin doğabilmesi için 10cm. açılma gerekiyor! Ben sıkılıyorum artık, sancı başlasın diye hastane koridorlarında saatlerce yürümekten, merdiven inip çıkmaktan, geceleri "belki bu gece olur" demekten.. 3. gün yani 31 Mayıs Cuma günü saat 14 gibi bana "olmadı bugün ilacı keselim dinlenin yarın yine başlarız" dediler çünkü psikolojik ve fizyolojik olarak biraz tükenme noktasına gelmiştim. Ben doğuramayacağım galiba....! Ebelerden bir tanesi dedi ki: "siz jakuziye girin rahatlayın biraz, sonra odanıza çıkarsınız.. ben size bir sakinleştirici getiririm, yarın sabah yeniden başlarız". Peki.. Tam hazırlanıyorum, jakuziyi kaçırır mıyım.. Foşşşşşş suyum geldi..! Saat 15. ee? Su gelince bebeğin gelmesi bazen 48 saat sürüyor ya, ben yine girdim jakuziye, balık burcuyum ya, asla kaçırmam sulu hadiseleri..
 
Jakuzide 30-40 dakika keyif yaptıktan sonra birden bir sancı... Öncekilere benzemiyor bu! Bir girdi mi oyyyy nasıl bir acı, nefessiz bırakıyor insanı. Önce 7dk'da bir, aradan 5 dakika geçmedi 5dk'da bire düştü, aradan 10dk. geçmedi 2dk'da bire düştü. O kadar hızlı düşünce ve ben 3 gün durup durup sadece 1 saatte 10cm birden açılınca, ebe beni hemen jakuziden çıkarttı, kurulanamadım bile, odadaki yatağa sulu sulu attım kendimi (sonradan anlaşıldığı üzre az kalsın jakuzide doğuruyormuşum!). Benim bu tıbbi acaipliğim nedeniyle odaya 5 doktor 2 hemşire 2 ebe falan doluşuverdi.. Herkesin gözü kukumda.. Ben artık dakikada bir gelen sancı ve ıkınma hissiyle neredeyse kendimden geçme halindeyim, onca doğuma hazırlık egzersizi, nefes egzersizi, yap yapabilirsen, tam çılgınlık anı, "ne olur epidural" diye yalvarıyorum.. O iğneyi sokun belime, ne olur hissetmeyeyim, dayanamıyorum bu nasıl ağrı.. Bu epidural denen nanenin de bi zamanı varmış, artık çok geç kalmışız, etkisi olmazmış. Aman Tanrım! O zaman kesin beni diye yalvarmaya başladım, kesin, çıkarın bebeği ne olur.. Nerden çıkaracaklar, bebek dayanmış en son raddeye, girmiş kanala, doğuyor, ne sezeryanı.. Aman tanrım, normal doğum mu yapıyorum ben?! Ben?!? Dünyanın en tatlı canlı, en medikal hadiselerden korkan, kan dahi aldıramayan insanı!?! Beyaz Atlı Prens'in korkudan gözler faltaşı, eli elimde, bana nefes egzersizlerimi hatırlatıyor, benimle huh huh huh yapıyor.. 
 
O dakikadan sonrası tam çılgınlık anı arkadaşlar.. Kısaca Fransız İhtilali misali kan, ter ve gözyaşı diyeyim.. Ayrıntılar korkutucu, boşverin. Doğum kolay iş değil. Ama ben başardıysam, siz de başarırsınız.. İki itmede kızım resmen fırladı ve doktorun dediğine göre 1cm'den 10cm'ye bu kadar hızlı açılan bir anne ve kendini içerden bu kadar hızlı iterek doğan bir bebek görmemiş hiç! "Formula 1 yarışçısı olabilir" diye dalga geçtiler kızımla! Olur olur, neden olmasın?!
 
Çekilden acılar kucağınıza verilince unutuluyor mu? Hayır. O bir şehir efsanesi. Aman regl ağrısının biraz fazlası mı? Hayır. O da şehir efsanesi. Ama şu gerçek: bebeğinizi görünce, öyle bir his ki o... Ben öyle bir acı bilmiyorum ama yine olsa yine çekerim o acıyı diyeyim. Öyle yani.
 
Kızımız 31 Mayıs 2013 saat 17.10'da, 51 cm ve 2580gr doğdu. Şu an, ben bloga doğum hikayemi yazacak zaman ve enerji bulabildiğim şu ilk anda, kendisi tam 6 günlük ve biz 3 gündür evimizdeyiz. 3 hafta erken doğması tabii beraberinde bazı sorunları getirdi. Doktorumuzun da dediği gibi, 3 hafta erken doğduğu için diğer bebeklere oranla daha fazla kucak ve meme istiyor. Normal doğum zamanına dek, yani ilk 3 hafta anne karnındaki ortamı sağlamamız gerekiyormuş; bu da sıcak tutulmak, sarılıp sarmalanmak ve her dakika yemek anlamına geliyor. Anlayacağınız devamlı kucakta hanım, daha doğrusu mememde saatlerce kalıp "cok cok cok" diye emiyor, durumumuz böyle bir çılgın durum, ben de tam bir "mandıra" haline dönmüş haldeyim. Bu ahval ve şeraitte günde maksimum 3 saat uyuyabilirsem, o gün iyi geçti diyorum. Hergün bakım hemşiremiz yani ebemiz geliyor eve ve bana "eğer o gün duş alabilecek zamanın olduysa sakin bi gün geçirdim de" dedi! Ama tüm cadılığına rağmen, gözlerini açıp bana baktığında (daha görmediğini bilsem bile) dünyalar benim oluyor, saatler boyu uyumamak hiç koymuyor, zombi gibi - ama mutlu bir zombi gibi - dolanıyorum etrafta.. Annelik çok deli ama aynı zamanda da çok güzelmiş! Doğum da çok deli ama çok mucizeymiş.. Epidural almadığıma, sezeryan olmadığıma, tüm süreci en doğal haliyle yaşadığıma o kadar seviniyorum ki; bu sayede hem kızım hem de ben çabucak toparladık, bağlanmamız ve süt oluşumu sorunsuz yaşandı, doğum sonrası depresyonu olmadı. Çok şükür! Bu nedenle herkese kesinlikle normal doğumu tavsiye ederim! Dediğim gibi, benim gibi bir nane molla başardıysa, siz de yaparsınız (aslansınız, kaplansınız, koçsunuz.. yürüyün, kim tutar sizi!)

13 yorum:

  1. Dayanamamış annesine babasına kavuşmak istermiş. :) Hayırlı olsun.

    YanıtlaSil
  2. normal doğum hikayeleri beni fena yapıyor ya ıyyy:):):) güle güle büyütün şansı bol olsun sağlıklı mutlu olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. neden ya :D karından boylu boyunca kesilmek daha mı kolay? dilekler için amin! çok teşekkürler..

      Sil
  3. Kaçtır bakıyorum bloguna içime doğmustu bebeğinin geldiği. Dr lar daha iyi bilir ama bence kızın o ilacın etkisiyle değil kendi zamanında gelmiş. Suyu patlatması onun işareti. Dilanın da öyle olmustu ve 38+4 de 2680 gr doğdu. Bence bebeğin ufak veya erken doğmuş değil.

    Ve iyi dikeklerimizi de unutmayalım. Allah analı babalı büyütsün güzel bir ömür nasib etsin inşallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler GeCe :) Ama tıbbi olarak bana verilen ilaç suyu patlatıyor, o bekleniyordu zaten ve yine tıbbi olarak 40 haftanın altındaki tüm bebekler erken doğmuş sayılıyor. Ama biz yine senin dediklerine inanalım bence de ;) Öylesi daha güzel!

      Sil
    2. Bence de :) maşallah çok tatlı allah nazardan saklasın

      Sil
  4. Çok sevindim, gözünüz aydın:) Upuzun, çok sağlıklı ve mutlu br hayat dilerim Maya'ya:) Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Bahar, amin! :)

      Sil
  5. :) Gözlerim doldu kız. Valla bak. Seni de eski günlerine döndüreyim eskileri yorumlayarak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Heyt be, ne cengavermisim ama.. Simdi aradan 7 ay gecince baya zor is basarmisim falan dedim yahu..

      Sil
  6. Bu arada benim beklenen doğum tarihi 31 Mayıs, tesadüfe bak:)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!