17 Haziran 2013 Pazartesi

Yeni doğanın bakımı

Zaman nasıl geçiyor anlamıyorum! Minik Maya bugün 17 günlük oldu ve bu zaman zarfında ben de yeni doğanın bakımı konusunda baya bir bilgi ve deneyim kazandım. Daha upuzun bir yolun başındayız tabii ama anneliğin ilk iki haftasının özetini ve maceralarımızı yazma zamanıdır bence. Hadi ilk 17 günde öğrendiklerimi paylaşayım:

Yeni doğanın ihtiyaçları belli: beslenme, kaka ve çiş yapma, uyku. Günün neredeyse 20 saatini gözler kapalı, uykuda geçiriyorlar ve uyurken beslenme, uyurken çiş ve kaka yapma çok normal. Sizin de bebeğe vereceğiniz bakım besleme, alt değiştirme, kendiniz için uyku düzeni kurma (çünkü bebeğe ilk 3 ayda uyku eğitimi vermeye çalışmak sadece sizi gerecek, kesinlikle kontrol edemeyeceğiniz, gereksiz bir çabadan başka birşey değil) ve bebeğin gözlerini açık yakaladığınız anlarda bağlanma ilişkisi kurma ve oyun. Yeni doğanın başka bir bakım ihtiyacı yok açıkçası.

Beslenme ile başlayayım. Yeni doğan bebek ilk günlerde emecek enerjiyi bulamayabiliyor, siz de doğum sonrası hormonların celallenmesiyle süt vermeyi takıntı haline getirebiliyorsunuz. Yapmayın bunu. bebeğin midesi bir bilye kadarmış sadece, o nedenle saatlerce süt vericem diye kasıp stres yapmaya gerek yok. Sütün gelmesi doğumdan sonra 2-3 günü bulabiliyor ve ilk süt sarı renkli kolostrum denen çok faydalı konsantre bir süt. 3-5 gün içinde sütünüz açık beyaz rengi alacak ve bebek emdiği sürece onun ihtiyacına göre bazen sulu, bazen koyu, içeriği de yine ihtiyaca göre farklı halde olacak. İçmiyor diye üzülüp stres yapmanın gereği yok, ne kadar rahat olursanız, sakin ve akışına bırakırsanız sizin için emzirmek de, bebek için emmek de o kadar kolay ve doğal oluyor. Maya doğduğu anda benim göğsüme koydular ve o ilk 5 dakika içinde meme verdirdiler. Süt olmasa da bebeğin emme refleksini tetiklediği için ve annenin hormonlarını tetikleyip beyne "süt yap" emri verdiği için bu çok önemli bir adım. Sonrası ise emzirmeyi öğrenmek, farklı emzirme şekillerini denemek, bol bol pratik ve rahat olmakla alakalı. Sütüm geliyor mu diye endişelenmemek, gelecek nasılsa diye düşünmek önemli ve yararlı oluyor. Emzirmek içgüdüsel mi bilmiyorum, benim için son derece teknik bilgi içerdi çünkü ebemiz ilk günlerde bana emzirme konusunda çok yardımcı oldu ve farklı emzirme pozisyonları göstererek bebeğin her sefer memenin farklı bir bölgesini emmesini sağladı. Bu sayede memeler de daha rahat ve eşit boşalmış oluyor. Yeni doğanın ne zaman ve ne kadar süreyle emeceği tamamen kendisine bağlı. Maya erken doğan bir bebek olduğu için, memeyi hem fiziksel hem psikolojik ihtiyaçları için kullanıyor. Bu da demek oluyor ki, gece ve gündüz 2 saatte bir meme istiyor ve memede 40dk'dan az kalmıyor. Biraz yorucu ama çok güzel bir duygu..

Alt değiştirme ise ayrı bir macera. Maya 4-5 saatte bir bez değiştiriyor ve bezini açtığımızda üzerimize işemek ya da bir gaz sancısı sonrası püskürterek kaka yapmak ve tüm elbiselerimizi, saçımızı, duvarları dahi *ok etmek sonra da hain hain gülümsemek en sevdiği oyunlardan biri :) İki kez başımıza geldi ama erkek bebeklerde bu "sulanma" hadisesi daha çok vuku buluyormuş diye duydum. İlk 15 gün beslenme ve boşaltım kısmen rahat geçti ve aynen ebemizin olacağını söylediği gibi 15. gün kolik denen gaz sancısıyla tanıştık. Bebeklerin bağırsakları doğdukları zaman tam gelişmemiş olduğu için, anne sütüne geçişin 2. haftasında ilk bağırsak hareketleri ve dolayısıyla gaz başlıyor ve ilk 3 ay boyunca bağırsaklar gelişmeye devam ettiği için bu gaz sancısı bebeği ve bebekten çok da anne babaları baya bir yoruyormuş. Maya 15 günlükken saat 14 ile 20 arası kesintisiz ağladı ve devamlı memede kalmak istedi. Ben bunun gaz sancısı olduğunu anlamadığım için "sütüm mü kesildi, hasta mı?" diye endişe ettim. Ta ki gece 20 gibi Maya zart zort gaz çıkarmaya ve çıkardıkça rahatlamaya başlayana dek.. Amatör anne babanın jetonu anca o zaman düştü ve rahatladık. Gaz sancısına karşı yapabileceğimiz hiçbirşey yokmuş, gaz bağırsağın gelişimi nedeniyle olurmuş ve çocuğun ya da annenin 30 derece havada kalın çorap giymesiyle, annenin yediği içtiğiyle falan alakalı değilmiş. 3 ay bu derdi çekeceğiz, Maya ağlayacak, biz karın masajı yapacağız, sıcak havluyu karnına koyacağız, anason ve kimyon içeren bebe kremleri ile karnını ovuşturacağız ve saatlerce memede kalmak istediğinde bunu sağlayarak onu sakinleştirmeye çalışacağız. Başka birşey gelmeyecek elimizden..

Uyku.. Son ve en önemli ihtiyaç. Yeni doğan için de anne için de. "Bebek ne zaman uyursa sen de uyu" derler ya, ben başaramadım bunu. Gündüz uyumak benim hiç alışkın olmadığım ve sevmediğim birşey. Gece ise Maya henüz gece-gündüz farkını anlayamadığı için (anne karnında böyle bir ayrım yok çünkü) genellikle 2-3 saatte bir meme için uyanıyorum ve o emerken 40dk uyanık kalıyorum. Açıkcası gündüz pek yorgun olmuyorum sanırım hormonlar yardım ediyor. Akşamları da 10.30 gibi yatağımıza gidiyoruz. Ben hamileyken çok büyük konuşmuş ve "bebek asla anne babanın yatağına girmemeli, ben de ilk günden Maya'yı odasında ve yatağında uyumaya alıştıracağım ve eşimle evlilik hayatımızı ve romantizmimizi ilk günden sağlayacağım" demiştim. Şu an buna anca gülebiliyorum.. Maya kendi yatağında 2 gece "uyudu". Uyudu dediysem, ne o uyudu ne de bizi uyuttu demek istedim. Meme veriyorum, kucağımda uyuyor, yatağına koyduğum anda uyanıp yaygarayı basıyordu. İki gece denedim, başaramadım. Maya sultan kendi kurallarını uygulattı ve yatağımıza aldık kendisini. Sonradan ebemizin de önerisiyle bu konuda birkaç makale okudum, hatta biri dünya sağlık örgütünün bebek bakım önerileri. Tüm kaynaklarda bebeğin anne ile uyumasının gerek fizyolojik gerek psikolojik sağlığına olumlu etkileri olduğunu, anneyle uyuyan bebeklerin daha az ağladığı, daha hızlı büyüdüğü falan söyleniyor. En önemlisi de siz uyuyabiliyorsunuz! Ebemize en büyük korkumu sordum, "ya bebeği ezersek, boğarsak?" ve ebemiz buna sadece güldü. Annelik ve babalık içgüdüsü öyle birşey ki, resmen kalıp gibi uyuyor ve uyanıyorsunuz, bebek biraz kıpırdasa sadece ben değil Beyaz Atlı Prens de devamlı tetikte, hemen uyanıyoruz. Bebeği uyurken ezen ve boğan ebeveyn olmaz diyor ebemiz, ben de inanıyorum buna artık. Maya'yı geceleri yatakta yatar pozisyonda emziriyorum ve bu gerçekten çok rahat. Uyuyunca bebeği sırt üstü çeviriveriyorsunuz ve kendiniz de uykuya geçiyorsunuz. Ayrıca bebek meme istediğinde daha ağlamadan gak guk yaparken meme verme şansınız var ve bu sayede bebek bir süre sonra meme için ağlamamayı siz de bebeğin ağlamadan acıkma sinyallerini öğrenmiş oluyorsunuz. Kesinlikle öneririm.

Mutlu bebek beslenen, uyuyan, zamanında bezi değişen ve gözleri açık olduğunda annesinin sesini ve sevgisini duyan bebek bence. Yenidoğanın temel ihtiyaçları ve bakımı bundan ibaret, bu 17 günde bunu öğrendim ben..

7 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsın bizim ilk zamanlarımıza gittim. Ben de anne ile uyumasından yanayım.ilk altı ay aramızda yatırdık sonraki altı ay beşiğinin bir tarafını çıkarıp bizim yatağa bitişik şekilde bolca da aramızda yattı. Hiç bir zaman alışır da ayrılamaz diye korkmadım. Ezeceğimden de korkmadım çünkü gerçekten bilinçaltında bir dürtü oluşuyor. Bir yaşını biraz geçince kendisi bizden ayrı beşikte yatmak istedi. Şimdi aynı odada ama kendi beşiğinde yatıyor. İki yaşına doğru kendi odasını isteyeceğini düşünüyorum ( onu tanıdığım kadarıyla) ve o zaman da ayrı odada yatırırım. Yine buna kendi karar verecek.

    Uyku problemimiz ise hiç olmadı. Tabi sıkıntılı dönemlerde uykusuz kaldığımız oluyor bunları saymıyorum. Doğduğundan beri gece bir kere 5 saat kesintisiz uyurdu ve bu 6-7 aydan sonra uzamaya başladı, şimdi 10-11 saatlik gece uykusunda bir kere mıkırdanır sütünü içer ve yine uyur. Uzun zamandır böyle. Bence şimdiki sekilde devam edin, bebeği gözlemle neye ne zaman hazır olursa geçişleri yavaşça yap derim

    YanıtlaSil
  2. GeCe çok doğru yazdıkların, ben de "alışırsa bir daha yatağına koymak zor olursa" endişesi yaşıyordum ama biryerde şunu okudum ve çok mantıklı geldi: "anne-babanın yatağına bir mücadele sonucunda girebilmiş bebek o yataktan ayrılmamak için mücadele verir. ama ilk günden anne babayla uyuyan bebek böyle bir mücadele vermediği için, kendi yatağına geçiş süreci de daha kolay olur". Bilmiyorum sen ne düşünüyorsun ama bu bana çok mantıklı geldi..

    YanıtlaSil
  3. Ben böyle birseye denk gelmedim ama kulaga mantıklı geliyor. Bir süre sonra kitapları değil bebeğini okumaya başlayacaksın. Kitaplara ihtiyacın kalmayacak :) ben her aşamada gözlemleyerek ve tepkilerini ölçerek ilerledim. Bizden ayrı yatınca daha sık uyanıyordu ve ağlıyordu. Onun rahatı için yanımızda yatmasını istedim ama yine de aşırı yakın durmadık yatakta, bize elini ayağını uzattığında değebileceği kadar mesafe bıraktım. Gündüzleri kucağımda uyuduğu da olurdu ama gece bu şekildeydi. Bundan başka ayakta ve kucakta sallana gibi şeyler de yaptık zaman zaman. Yine alışacağından korkmadım çünkü genelde bir sorunu olup da (diş hastalık) kendi dalamadığı zaman bu yöntemlere başvurduk. Süreç geçince yine normale döndü.

    Kızımın karakterinden de olabilir ama ben anne ve babasına yeteri kadar doymuş olmasına bağlıyorum özgüveni yüksek biri şu anda. Kalabalık bir gruba girmekten çekinmez, parkta annem nerde diye aramaz :)

    Bir de beraber uyumanın bebek-baba ilişkisi için de iyi olduğuna inanıyorum. Babayı daha az gördükleri için gece ona doysun diye. Mesela dila, babasını az gördüğü günlerde ortamızda yatarken ona doğru kayıp kollarının arasına girer kendiliğinden. Ve gece öyle uyur :)

    YanıtlaSil
  4. Çok şirin :) Maya da başını baba yönüne çeviriyor genelde, ben baş-boyun yapısıyla alakalı diye düşünüyorum ama dur babasına senin dediğini söyleyeyim, senin kokunu duymak için çeviriyor diyeyim de biraz sevinsin ;D

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar sevgili öğrenen anne :) Ben sizi taa en başından beri takip ediyorum ama kendimle alakalı olan kısımları okuduğum için şuan bu yazıdayım. Çünkü benim bebeğim 24 günlük... Hamilelik dönemlerini anlattığınız yazılarınızda da, hesaplayıp kendi haftama hangisi denk geliyorsa o yazıları okuyordum. :) Bu arada gerçekten çok heyecanlıyım size yazdığım için bilmem neden. Yaşadığınız ülkeyi de çok merak ediyoruz eşimle beraber orada yaşamak istiyoruz. Öğrenebilir miyiz acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :) Tebrikler ve güle güle büyütün bebeğinizi!
      Biz gezdik gezdik, eşimin doğduğu kente ve hatta mahalleye yerleştik, Münih'teyiz. Burası çok güzel, gelin valla :)

      Sil
  6. Merhaba ögrenen anne oglum 3 yasina girdi ayri yatiyo ama gece 2 bucuk 3 gibi illa yanima almmi istiyo Allah'tan uyuduktan sonra yerine koymami sorun etmiyor:)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!