19 Temmuz 2013 Cuma

Ağzı olan konuşuyor

Hamileyken tanıdık tanımadık tüm ahalinin koro halinde "şunu şöyle yap, bunu böyle yap" demelerinin ne kadar sinir bozucu olduğundan bahsedip durmuştum hatırlarsanız. Herkes sizden daha bir ideal hamile olduğu için, adeta siz "amatör hamile"ye akıl verme uzmanı kesiliyor ve bu "öğreten insan tipi" sinirlerinizi keman yayı gibi geriyordu hani.. Ha işte o ahali var ya o ahali, siz doğurduktan sonra, sizi bebekle yakaladıkları her an ve ortamda akıl verme ve hatta eleştirme konusunda 100 kaplan gücüne ulaşıyormuş. Özellikle 60+ yaş teyzelerin hepsi birer kadın doğum uzmanı olmanın yanısıra aynı zamanda bebek bakım uzmanı, çocuk doktoru, pedagog falan da..

Mesela arkadaşım Anna ve keltoş sarı kafa oğlu Chris'le parkta yürüyoruz diyelim. Hava güneşli ve 25 derece ama yanımızdan geçen teyze "şapka tak, üşür o üşür!" demezse vallahi o dakika düşer ölür sanırsınız. Ya da bizim sosyal ötesi bıdık Maya 5dk aynı manzaraya baktıysa ve tabii ki manzaranın tek düzeliğinden sıkılıp ağlamaya başladıysa, hemen o dakika nerden çıktığını anlayamadığım 3 adet teyze dibimde belirip "acıkmış belli"yi yapıştırıveriyor. "Onu şöyle yap, bunu böyle yap"çılar her yerde ve hemen üzerinize atlayıp yorum yapabilmek için sanki açık bir anınızı kolluyorlar. Hani biraz güvensiz, biraz depresif, biraz endişeli biri olsanız, bu densiz/dengesiz yorumları hemen "sen ne biçim annesin" olarak algılayacaksınız, gereksiz gereksiz sıkıntılar stresler yaşayacaksınız. Amaaan ben hiç sallamıyorum bu tip yorumları. Çocuk benim onu en iyi tanıyan, ne zaman üşüyeceğini ne zaman acıktığını en iyi tahmin edebilecek kişi yine benim bu biiir, sonra ben de okudum kurslara gittim, o kadar da amatör değilim artık bu da ikiiiii. Sanki sizin dışınızda herkes süper anne, sanki onlar her dakika çocuğu şapkalı çoraplı gezdirdiler, sanki onların çocukları hiç hastalanmadı, ağlamadı falan filan. Bekara karı boşamak kolay gelir misali..

Lakin tüm bunlar boşmuş, Beyaz Atlı Prens'in başından geçen şu traji-komik olayın yanında.. Resmen İngiliz mini-komedi skeçlerine konu olacak bir hadise geldi sevdiceğimin başına. Beyaz Atlı Prens "herkese kısmet olsun inşallah" türü bir koca ve baba olduğu için, Maya'yı her akşam yemekten sonra pusetine atıp parka götürüyor ve onlar baba-kız takılırken ben de kendime 1 saat kadar "keyif zamanı" yaratabiliyorum. Tabii bu keyif zamanında yaptıklarım içler acısı; kaş almak, tırnak bakımı, duş falan gibi temel ihtiyaçlarımı gideriyorum ya da en çok biraz kestiriyorum, kitap okuyorum, bloğa yazı yazıyorum falan. Neyse, şikayet yok. Beyaz Atlı Prens ile kızı parkta oturuyorlar, bıdık ağaçları ve kuşları izlerken Beyaz Atlı Prens de bir bira açıyor, bir de kitap okuyor. Bu zamanlardan her ikisi de çok hoşnutlar, eve sakin ve mutlu dönüyorlar. Ta ki dün akşama kadar. Dün akşam yine parkta birasını yudumlayıp kitabını okuyan Beyaz Atlı Prens "sen ne biçim babasın, bira içilir mi çocukla" diye tacize uğramış. Hayır olayın komikliği, bu memlekette biranın bizdeki "ayran" misali "milli" bir içecek olması, 16 yaşından itibaren bakkallardan alınabilmesi, bira bahçelerinde en az 1'er litrelik bardaklarda servis ediliyor oluşu, biranın bu memleketle özdeşleşmiş olması falan değil. Bu "sen ne biçim babasın" çemkirmesini yapan kişinin parkta yatıp kalkan zararsız ve faydasız ve de evsiz bir vatandaş olup, muhtemelen kendisinin alkolik olması (!!!!) Yani alkolik bir evsiz tarafından babalık dersi verilmiş sevgili Beyaz Atlı Prens'e... Güler misin ağlar mısın!?

Sanırım o çok şikayet ettiğim "öğreten insan" tipinin de doruğu budur yani.. Ne diyeyim başka?!

Ha bu arada herkes "öğreten insan" değil Allahtan, bazısı da yukarıdaki rozeti hediye edecek kadar "rahatlatan insan" :)

4 yorum:

  1. bunu okuyunca nedense kizamadim ben sanki o adam kotu birsey yasamis alkolik oldugu icin cocugundan ayri dusmus gibi bir senaryo gecti aklimdan :( belki de bu yuzden ben ettim sen etme der gibi uyarmistir kimbilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D türk filmi tadında bir homeless diyorsun.. ya da bana ver o birayı sen içme demeye de getirmiş olabilir?

      Sil
  2. Iyi niyetli olsun yada olmasin malesef herkesin her konuda baskalari icin bir fikri var bunu görev edinmisler yapacak bisey yook ;) hi hi deyip geçeceksin dimi ama;)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!