4 Temmuz 2013 Perşembe

Kolik bebekle nasıl başa çıkılır?

Cevap veriyorum: Çıkılmaz. Ama delirmeden bu üç ayı geçirebilmenin bazı yolları varmış diye de bir söylenti dolanıyor etrafta.. En azından bazı insanlar bir takım yöntemler denemiş ve bebeklerinin saatler süren, sinirleri keman yayı gibi geren, iç gıcıklayıcı, bıktırıcı, delirtici ağlama krizlerine bir nebze şifa olabilmişler. Ben de bugün bu konuyu bir araştırmacı anne edasıyla araştırdım ve ilginize sunmaya karar verdim. Buyrunuz; öğrenen anne'den kolik dosyası.

Kolik; bazı bebeklerde ilk 3 ayda görülen, bazen saatler süren, dindirilemeyen ağlama nöbetlerine neden olan gaz sancısıymış. Nedeni; bebeklerin bağırsaklarının sindirim sürecine hazır olmaması, bağırsak gelişiminin yaşamın ilk üç ayında hala tamamlanmamış - yapım aşamasında - oluşuymuş. Her bebekte olmamakla birlikte çoğu bebekte yaşanır, 2. haftanın sonunda birdenbire başlar ve 3. ayın sonunda da birdenbire bitermiş. Formül süt alan bebeklerde de, anne sütü alan bebeklerde de görülebilirmiş ve yaygın inancın aksine annenin yedikleriyle, ayaklarının çıplak çıplak soğuk taşlara basıyor oluşuyla, psikolojik durumuyla ya da bebeğe verdiği bakım kalitesiyle çok fazla bağlantısı yokmuş. Tabii ki kolik bebekler gergin ve hassas yapıları nedeniyle çevrelerindeki psikososyal havayı çok kolay sezebilme ve stresli ortamlarda koliklerinin şiddetini arttırabilme yeteneği(!)ne sahip oldukları için, anne ve babanın psikolojik durumu koliğin süresini, şiddetini ve 3. aydan sonra devam edip etmeme olasılığını da etkiliyormuş. Ama özetle, kolik bebeğe sahip olmak tamamen piyangodan bahtınıza düşen bir şanssızlıkmış, sizin yaptıklarınızla ve de yapacaklarınızla pek bir ilişkisi de yokmuş. Konuştuğum ve okuduğum uzmanlar öyle diyorlar..

Maya'nın kolik gaz sancılarıyla ilk karşılaştığımızda tam 2 haftalıktı ve aynen kitaba uygun olarak birdenbire - ve de evde misafir varken, tam annesi vişneli muffinlerin keyfini çıkartmak için oturmuşken - başlayıverdi. Biz amatör anne ve baba o gün boyunca Maya'nın neden dakika başı meme istediğini, memeden ayrıldığı anda yaygarayı bastığını, el ve ayaklarını bir öne bir geriye oynatıp durduğunu ve kıpkırmızı olana dek gerilip gerilip ağladığını anlayamadık tabii. Ta ki saat 14'ten 18'e kadar aralıksız 4 saat emzirmekten bitap olan anne ile, bebek ağladıkça türlü hastalıklar aklına gelen, kendi de ağlaya-yazan anneyi yatıştırmaya çalışmaktan yorgun düşen baba o ilahi "pırrrrrrrrrrrrrt" sesini duyup "amanın çocuk saatlerdir gaz sancısı çekiyormuş!" diyene dek.. O saniye jeton düştü tabii ve hemen eş zamanlı olarak internetten kolik üzerine araştırmalara başladık ve ebemizi arayıp durum hakkında öneri aldık.

Özetle; kolik bebekle başa çıkabilmek diye bir durum söz konusu değil ama önemli olan bebeği bir nebze rahatlatabilecek yöntemleri bilmek ve daha da önemlisi kendinizi bu birkaç saatlik ağlama sürecinin normal bir durum olduğuna inandırmak, bu saatleri delirmeden geçirebilmek için bazı yöntemler bulabilmek.

Maya çok şükür, saatlerce ağlamıyor ama sesi bir opera sanatçısı gücünde çıktığı için, her gün akşam saatlerinde durmaksızın ağladığı 15-20 dakika bize 2-3 saat gücünde geliyor. Oldukça yıpratıcı ve sinir bozucu olduğunu itiraf etmeliyim. O melek gibi çocuk gidiyor, yeşil canavar Hulk'un kırmızı versiyonu geliyor. Onun ağlamaları içimi burkuyor, kaşlarımı Küçük Emrah gibi çatı şekline getirip ben de ağlaya yazıyorum. Duydum ki bazı ciddi kolikli bebeklerin anne babaları öyle beziyorlarmış ki, bazen çocuğa ya da kendine zarar verme düşünceleri olabiliyormuş. Bu durumda, yalnız olmadığınızı bilmeniz ve uzmanlardan yardım almanız şart.

Biz Maya'da şu yöntemleri denedik; karnına kimyon içeren kremle masaj yapmak, karnına ılık havlı koymak, ayaklarını bilekten tutup karnına doğru büzerek karna baskı uygulamak yoluyla gaz çıkarttırmak, babasının göbeğinde yüzükoyun yatırmak, kucakta yan tutup pışpışlamak, şarkı söylemek, sakin sakin konuşmak, birkaç damla rezene çayı içirmek ve meme vermek. Sonuncusu her zaman, diğerleri de ara sıra işe yarıyor. Diğer anne babalar bebeği arabaya bindirip dolaştırmayı, ayakta sallamayı, emzik vermeyi ya da saç kurutma makinesi, elektrikli süpürge vs. gibi kuru gürültü dinletmeyi de faydalı buluyorlar; biz bu yöntemlerin uzun vadede sürdürülemeyeceğini düşündüğümüz için hiç girişmedik.

Ama bazen ne yaparsanız yapın, bebek susmuyor. İşte o zaman siz kendinizi bu çığlık çığlığa ağlamaya karşı bağışık duruma getireceksiniz. Yani bunu doğal kabul edecek, çoğu anne babanın bu 3 aylık süreci yaşadığını düşünecek, kendinizi sorumlu ve suçlu görmeyecek ve 4. ayda - inşallah - huzura ereceğinizi düşünerek avunmayı deneyeceksiniz. Siz ne kadar az stres yapar, kolik problemini ne kadar az ciddiye alırsanız, bebek de o kadar çabuk bu kısırdöngüyü aşar diyenler var, ben de kişisel tecrübemde aynen bunu gördüm. Son günlerde Maya hala aynı akşam saatlerinde aynı şiddetle ağlıyor ama biz artık "koyver gitsin" modundayız. Tabii yine pışpışlıyor ve meme veriyoruz ama açıkcası ben şuna inandırdım kendimi: Maya daha önce hiçbir acı yaşamadığı için, referans noktası yok ve her tür acıyı maksimum acı olarak görüyor. Üstelik kolik geçer geçmez de unutuyor ve normal yaşamına dönüyor. O nedenle, bunu trajediye çevirmek benim kendi sorunum. Normalleştirmek de yine benim elimde. Ağlayan bebeğin yanında bir de tükenmiş anne olsun istiyorsam eyvallah ama ben bunu istemiyorum. O nedenle, bu kolik ağlamalarını da normal bir "Maya benimle bu şekilde konuşabiliyor, derdini anca böyle bağırarak duyuracağını düşünüyor ama yakında o da koliğin geçici olduğunu öğrenecek ve sonra da geçecek zaten" inancına bağladım. İşe yarıyor, tavsiye ederim..

Diğer işe yarayan linkler için buraya ve buraya tıklayınız.

14 yorum:

  1. Aspiratoru ac pusetiyle onune yatir arkadasim, ben Semihi hep oyle sakinlestiriyodum, hic de aliskanlik falan yapmadi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Tehlikeli o iş.. Fırına atıp Maya-kebap mahiyetinde yemeyelim kendisini sonra?! Semih'e öpücükler!

      Sil
    2. Aman tanrım, yorumumu revize ediyorum, aspiratör deli işe yaradı! Kucağımda altında duruyoruz, susmakla kalmıyor, bir de ses nerden geliyor diye uzun uzun inceliyor hanım! :D Gaye sen çok yaşa e mi!

      Sil
  2. Benim bebeğim kolik değildi ama kolik olanlardan duydum. Bir kovaya banyo sıcaklığında su doldurup beline kadar ( hatta göğsüne kadar) içine sokup tutuyorlar bebeği. Sıcak suyun rahatlığı ile fosur fosur çıkıyor gazlar ve su içinde olduğu için de anne karnı simulasyonu oluyor bence en etkili yöntem bu gibi görünüyor deneyebilirsiniz belki

    YanıtlaSil
  3. ben kolik mi degil mi bilemiyorum uyku oncesi huzursuz ve zor daliyor uykuya fakat haftada iki kere kriz derecesinde 15 dakka agliyor saat 7.30ile dokuz arasi huzursuz memeyi alirken söyleniyor ayak ve eller surekli hareket halinde. kendimi dun gece cok kötü hissettim ilk kez sanırım ben dr yprgundum o yuzden bugün uyuyunca uyuyorum ki aksam olursa tekrar dayanabileyim. yazin cok iyi geldi tesekkuler, , kendimi suclamanin esigindeydim anne bebek bağı ni kuradim diye. sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haaa bu arada ben kucagimda one arkaya sallayip bir yandan da ninni soyluyorum ya da konuşuyorum

      Sil
    2. :) İşe yaradıysa sevindim! Kendini sakın suçlama, uykusuzluk ve yorgunluk bir noktada insanı psikolojik olarak da bitiriyor. Hissettiklerin normal ama endişelerin yersiz. 15 dakika ağlaması hiçbir şey değil, tıbben 3 saate kadar ağlamaları normak zaten, ciğerleri güçlenir der büyükler. Kolik bebekler saatlerce ağlıyor ve memede falan susmuyorlar. Kolay gelsin valla hepimize çocuk büyütmek zormuş :D

      Sil
  4. Bebeğim kolik, olayımız şu; akşamları ilk başlarda 5 saat sonra azalarak devam eden ağlama krizlerine yukarıdaki hiç bir önlemle çare bulunamamış, delirme noktasına gelinmiştir... Kolik bebeğin hiç bir pozisyonu, durabildiği hiçbir yer hiçbir insan yoktur, meme ile de savaşır, emzik almaz, anakucağı sevmez, kanguruya karşıdır, oyun halısı onu bozar, arabada bile susmaz, sustuğu tek yer uykudur... Dışarı çıkamazsın çünkü mahalleyi ayağa kaldırır... Çoook hassastırlar, sürekli irkilirler herşeyden aşırı korkarlar kendi sesinden bile... Bazı gelişmeler diğer bebeklere göre biraz geriden gelir misal ellerini biraz geç keşfederler... Zordurlar vesselam :( 2 gün önce 3 ayımız bitti bakalım şafak kaç.... Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sepetto, seni korkutmak istemem ama bu anlattıkların kolik değil gibi, benim de kısa süre önce "ağlayan bebek merkezi" doktorları sayesinde keşfettiğim ve bloğumda yazdığım "regülasyon bozukluğu" ya da ingilizcesi regulatory disorders of sensory processing olan bir bozukluk olabilir. Özellikle aşırı ajitasyon ve motor gelişimde gerilik bu tanıyı düşündürüyor, bir araştır uzmanına danış istersen? Biz yardım almaya başladığımız anda işler düzeldi, şu an inanamıyorum nasıl bir bebeğe dönüştüğüne! Ama en zoru sizin akıl sağlığınızı korumanız, çok çok iyi anlıyorum seni ve bir an önce normale dönmesini umuyorum bebeğinin. daralırsan yaz bana.. Aynı yoldan geçtim ;) Sevgiler!

      Sil
    2. Bebeğim bugün 3 ay bir günlük ama beklenen olmadi 4 aylik olmasini bekliyorum çok hassas her şeye ağlar kolik saatimiz aksamdan geceye kadar herşeyden irkiliyor korkuyor hareketleri yapıyor biktim Yoruldum artik kimseyi göremez oldum seneye bu zamanlar nasil olur vakit nasil geçer bilmiyorum allahim nolur 4 ayindan sonra devam etmesin bu aglamalar

      Sil
    3. :( Amin diyeyim.. Gerçekten zor, çok yıpratıcı bir süreç, bebek için olduğundan çok da anne için.. Ama valla geçiyor, biraz zaman alıyor bazen ama sabır, gerçekten geçecek ve inanamayacaksın nasıl değiştiğine..

      Sil
  5. Cağnım öğrenen anne! Google a kolik bebek yazınca seni bulduğuma çok sevindim çünkü ben de Münihteyim. Şu ağlayan bebek merkezinde nasıl bir hizmet var ve memnun kaldın mı? 5 haftalık Kokocuğum ile gitmek zorunda kalabiliriz. sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle tavsiye ederim, ben hala başım sıkıştığında koşuyorum. Dr. Nazi diye bahsedip durduğum doktora denk gelirsen korkma, şahane biri, biraz zaman alıyor adama alışman :D Sevgiler! Ps. Münih'teysen bana bir email atsana, belki yollarımız çalışır!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!