23 Ağustos 2013 Cuma

Yüzükoyun süt kuzusu

Maya'yı severken kullandığım tek Türkçe kelime nedense "süt kuzusuuuuuu" :) Onun o beyaz, pamuk pamuk halleri ve emerkenki baygın bakışları heralde bende bilinçaltı bir kuzu çağrışımı yapıyor. Beyaz Atlı Prens Türkçe bilmediği halde, Türk mutfağının hayranı olduğu için birçok yemek ismini biliyor ve ben her süt kuzusu dediğimde "hmmm, yum yum" gibi sesler çıkartıp beni delirtiyor. Et yemeklerini zaten sevmem ve balık harici hayvanları çok zorda kalırsam ayda yılda bir yerim. Hele süt kuzusu denen canilik beni üzmek yanında öfkelendirir ve bunu yapabilenleri hiç anlayamam.. O minicik, daha annesini emen canlının boğazına dayanan bıçak, kanlar içinde yerde yatışı, derisinin yüzülüşü, şişe geçirilip ateşte çevirilmesi ve sonra birilerinin onu öle bayıla, salyalar akıta akıta yemesi gözlerimin önüne geldikçe insanlıktan tiksinirim. Kimse kusura bakmasın.. Hayvanların yenmesine karşı değilim ama bebek hayvanların yenmesine karşıyım işte! Bu nedenle Beyaz Atlı Prense de beraberliğimizin şu 10 senesi boyunca asla süt kuzusu yedirmedim ama ara sıra kuzu yediği oldu - bunların süt kuzusu olmadığını, koyun olduğunu teyit ettirdikten sonra tabii - yine de kızımı severken her kuzu kelimesi karşısında yum yum demesine acaip bozuluyorum. Velhasıl "bizim kuzuyu kıçına maydonoz demeti sokulmuş vaziyette şişe geçirilmiş pişirilirken hayal edebiliyor musun? hah o zaman yum yum deme" de dedirtti bana en son, yuh yani..

Bizim kuzunun gaz problemi tam gaz devam ediyor.. Bu kadar küçük bir canlıdan bu kadar büyük miktarlarda ve yüksek sesli gazlar nasıl çıkıyor, anlamış değilim. Her bebek bu kadar çok gaz çıkartıyor mu yahu? Zart zort ikide bir.. Bir de bu bebek milleti kendi başlarına gaz çıkarmayı bile beceremiyorlar ilk aylarda, siz biliyorsunuzdur, ben anne olunca öğrendim bu gerçeği.. Emzirdikten sonra hop omza at, gark gurk sesi duyana kadar pat pat sırtına vur.. O da yetmez dizine sırt üstü yatır, ayaklarını tut, göbeğine doğru kıvır ve saat yönünde karnına masaj yap.. İlk üç ay mandıra olmanın yanısıra, bir de resmen "gaz çıkartıcı" olarak görev yaptım yahu. Varmış böyle bir meslek. Getirin kimin gazı varsa şıp çıkartayım, konunun uzmanı olma yolunda hızla ilerliyorum.

Lakin dün keşfettiğim bir teknik hepsini geride bıraktı ve bana "yahu neden bunu daha önce akıl edememişim?" dedirtti. Aslında akıl etmiş ve ilk haftalarda denemiştim ama bizim bebeto birşeyi sevmeyince öyle yüksek sesle ve belirgin bir şekilde protesto ediyor ki, bir denemede vazgeçebiliyorum bazı önerilerden.. Bu da aslında ilk doktor ziyaretinde bize önerilen ve yine bebetonun ısrarlı protestosu sonucu iki-üç kez deneyip vazgeçtiğimiz bir teknik: bebeği yüzüstü yatırmak. İşin önemli noktası, bebek yüzüstü yatırıldığında mutlaka yanında olmanız ve gözünüzü üstünden ayırmamanız gerekiyor, boğulmalar vs. nedeniyle. Maya'yı başını tutmaya başlayalı beri bol bol dizime yüzüstü yatırıp boyun jimnastiği yapmasını sağlıyordum ama hiç yatağında ya da koltukta yüzüstü yatırmamıştım. Dün bir denediysem, aman tanrım, mucizevi bir pozisyonmuş bu yahu; EUREKA! diye bağırasım geldi.. Maya daha ilk dakikada 15-20 kez zort zort gaz çıkardı ve o rahatlamayla ikinci dakikada horul horul uyumaya başladı. Ben de onu yüzüstü bıraktım öylece, yanına oturup kitabımı okudum tam 2 saat! Ara ara gözünü dahi açmadan ayaklarını kıpırdatıyor, zort! yine uyumaya devam ediyor! Taa ki acıktığı aklına gelene dek böyle horul horul uyudu! Bir ilk!

Belki dedikleri gibi 3. ay sonu yaklaştıkça bağırsakları gelişimini tamamlamaya adım adım yaklaşıyor ve kendi kendine gaz çıkarmayı rahatça başarabiliyor, bu nedenle de gaz ağlaması yavaş yavaş azalıyor bilmiyorum. Ama son iki gündür - maşallah diyelim, tahtaya vuralım, dilimizi de ısıralım, kıçımızı da kaşıyalım, tüm pagan aktivitelerini yerine getirelim - kendi kendine bolca gaz çıkarttı ve her akşam 7-9 arası ailecek yaşadığımız kolik krizini yaşamadık! Bak şimdi içimi de paranoya kapladı, bloga yazıyorum ya, kesin bu gece koliğin en celallisini yaşarız.. Kesin!

Şu an Maya'yı şişe geçirilmiş bir süt kuzusu gibi çevirip çevirip duruyorum. Bi sırt üstü, bi yan, bi yüzüstü, çocuk da şaşırdı nedir bu diye.. Böyle yapmamın nedeni; bu akşam yazın son günü şerefine (hava raporuna baktım da, artık 20'li derecelere hoşçakal diyoruz anlaşılan, önümüzdeki günlerdeki gidişat TL'nin dolar karşısındaki hali gibi yokuş aşağı eğimli dramatik bir tablo çiziyor) bebetoyu da alıp arkadaşlarla bira bahçesine gidiyoruz ve bu planımız bebetonun tam kolik saatine denk geldiği için, kendisinin gazını almaya uğraşıyorum da ondan. Dur bakalım işe yarayacak mı....

Elalemin çocuğu portakaldan radyo falan yapıyor, bizimki kendi kendine gaz çıkarmaya ve rahatlamaya bir başlasa göbek atacağız..

3 yorum:

  1. Ben de biliyordum bu yüzüstü yatma hikayesini ama neden söylemedim bilmem. Belinden yukarısı büyük yastığın üzerinde, bacaklar kıvrık yastğın dışında olunca çok rahat çıkarıyorlar gazını sen de öyle mi yatırıyorsun

    YanıtlaSil
  2. aaa bunu ben duymamıştım, hemen benim gazmanda denemeliyim :) ve evet ben de çok şaşırıyorum el kadar bebeden bu kadar gaz nasıl çıkıyor diye. neresine saklıyorsa?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çıkıyorsa iyi valla, resmen göbek atacak gibi oluyorum o pırrrrrt sesini her duyuşumda :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!