16 Eylül 2013 Pazartesi

Tadımız tuzumuz gitti....

Maya'yı görmesini en çok istediğim insan Anneannemdi.. Ya da ona seslenirken dediğim gibi, ananoşummm.. Planlamış, biletimizi almış, geriye gün sayıyorduk. Maya'nın doktor kontrolünün ertesi günü Türkiye'ye, ananoşumun dizinin dibine, sıcacık kucağına gidecektik. 1 hafta kalmıştı.. Sadece 1 hafta.. Ne hayaller kuruyordum, bir tek kızım ve ananoşumla olacaktım, doya doya beraber olacaktık, çekeceğim fotoğrafları bile hayal etmiştim. Ananoşuma soracaktım, herşeyi bir de ondan öğrenecektim. Kısmet değilmiş meğerse..

30 Ağustos'ta, gitmemize 1 hafta kala, ananoşuma yazlık evinin kapısının önünde, motorsiklet çarpmış.. İki duasından biri o Ege'nin dolambaçlı yollarıyla masmavi deniziyle özdeşleşen yazlık kasabada dedemin yanında yatmak, diğeri ise yatmadan, çekmeden ve insanları üzmeden ölmekti.. İkisi de o sabah kabul olmuş dualarının.. Ah ananem.. Ah..

Ananem benim için çok özeldir, annemden bile özeldir. Beni 2 aylıkken koynuna almış, 5 yaşıma dek o büyüttü.. Bana yaşamı sevdiren o.. Kızımı göremedi.. Kızım onu tanıyamadı..

Ah ananem..... Hala inanamıyorum bu dünyada olmadığına, oysa sen hep ordaydın, evimizin direğiydin.. Bir diğer bloğumda, 2010'da yazdığım bir yazıyla bakın nasıl anlatmıştım onu:

"85 yaşındadır. Ailemizin temel direği ve herkesin her an nerede ve ne yaptığını bildiği için, haberleşme merkez üssüdür. Gündemi takip eder, gazetesini her gün satır satır okur, aktif bir sosyal çevreden hoşlanır, teknolojik gelişmeleri sorar, hayata hepimizden çok bağlıdır. Hayatı yaşanması gibi yaşar; fazla önem vermeden ama fazlasıyla değer vererek.. 

Ela gözleri sürmelidir, dudaklarını büzmesi ünlüdür. Sabah 11 şekerli türk kahvesi, olmazsa olmazıdır. Çiçekli basma entarileri, düğünümde bana hediye ettiği yarım asırlık inci küpeleri, kıvırcık kıvırcık kahve bukleleri ve kalkık burnuyla bu yaşında bile çok güzel bir kadındır. Ellerimizin küçük parmaklarının kıvrımları ve prenses-inadımız birbirimize benzer. 

Kışları Ankara'da Paris Caddesi'nde, yazları Karaburun'da tüm şehre tepeden bakan, faleze kurulu yazlık evinde yaşamaktadır. Ankara'daki evin merdivenlerinden, Karaburun'daki evin ise fıstık çamı dikenlerinden hiç hoşlanmaz. Aşırı temiz, titiz, saatlerce suyla oynayan türde "klasik" bir türk kadını olup, hala bizim yaptığımız dipköşe temizliği beğenmez. 12 yaşında her sabah, annesinin ahşap evinin tahtalarını sabunlu suyla ovuşunu bu vesileyle ve gururla sık sık dile getirmekten de çekinmez. 

Susuzluk çekilden günlerde su dolu küvette oyuncaklarımı yüzdürmeme, dedemin son yıllarında Alzheimer'la boğuşurken benim ergenlik bunalımlarıma ve sert çıkışlarıma, onun kuşağının arzu ettiği cici ev kızlarından olmayıp maceracı bir erkek-fatma olmama ses çıkarmamış, bana her zaman 7 çocuk büyütmenin uzmanlığı ve anlayışıyla yaklaşmıştır. Meslek yaşamımda, çocuk psikolojisi ve pedagoji alanlarında hala danıştığım temel kaynağımdır.

Üzüntülü ortamlarda bulunmayı sevmez. Hayatı ciddiye alan insanları sıkıcı bulur. Gülmeyi, komşularıyla buluşmayı, gezmeyi çok sever. Dizi ve beli yüzünden son yıllarda zorlansa da, gezerken ağrılarının hafiflediği aile ve dost çevresinde bilinmektedir. Yeter ki vapura binilmesin, deniz üzerinde seyahat edilmesin.. 83 yaşında benim için ilkkez uçağa binmiş ve korkulanın aksine çok hoşlanmış, tüm yol boyunca "pamuk tarlaları"na benzettiği bulutları izlemiştir. Yenilikleri ve gelişimi sever, meraklıdır.

Evinde her zaman karamelli çikolatalı gofret bulunur, çikolatayı, "koko"lu dondurmayı ve sütlü-hamurlu-şekerli tatlıları sever. Gençliğinde sıskalık hastalık gibi algılandığı için ve ailenin tek çocuğu olduğu için, balık yağları ve pekmezlerle beslenmiş, evin uşakları çantasını okula kadar taşımıştır. Bağda dört nala ata bindiği "kızlık" hikayelerini zevkle dinletir. Dedemle 1940'ların sonunda aşık olup evlenmiş ve isimleri kafiyeli üç kız çocuğu ve iki kız torunundan sonra, aileye nihayet bir erkek torun gelmiş ve bu olay kendisini sevince boğmuş ve hüngür hüngür ağlatmış, o sırada bebekleriyle oynayan beni de çok şaşırtmıştır. Çocukluğumun ilk 5 yılının tamamı, okul yıllarımın her senesinin 3 yaz, 1 kış tatili olmak üzere 4 tam ayı ve üniversite için İstanbul'a ilk gittiğim senenin tamamı onun yanında geçmiştir. Kaba bir hesapla bu, 15 sene yani yaşamımın neredeyse yarısı eder!

Bana verdiği emeği ödemem mümkün değildir. En çok sevdiğim, güvenli limanım, daha uzun yıllar boyunca hep yanımda ve yaşamımda olsun istediğim bitanecik "ananem"dir!"


Ah ananem.. Cenazene yetişebildim, seni son kez bembeyazlar içinde uyurken görebildim.. Maya kucağımda.. Ah ananem.. O kadar özledim ki seni.. 1 haftacık, sadece 1 haftacık kalmıştı be ananem..

Sen gittin.. Tadımız tuzumuz gitti, ev ev değil sensiz.. Mekanın cennet olsun, nurlar içinde uyu canım biricik ananem.. 

26 yorum:

  1. Bugün baktım bloguna acaba döndünüz mü diye. Nasıl geçiyor tatil diye merak ediyordum. Acını anlıyor ve duygularını tahmin edebiliyorum allah sabır versin sana. Ananenin de mekanı cennet olsun öbür dünyada tekrar kavuşmanız nasip olsun inşallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim GeCe, ben de inan ki hep öyle düşünüyorum, zamanı geldiğinde tekrar görüşmek üzere ananecim diyebildim biliyor musun.... :(

      Sil
  2. merhaba,uzun zamandır blogunu takip ediyordum fakat yazmak bugüne bu hüzünlü yazıya kısmet oldu,öncelikle başsağlığı ve sabır diliyorum size. onca yaşına birçok anı sığdırmış ve bu kadar sevilmiş bir insan olmak herkese nasip olmaz,anneannen çok şanslıymış, allah hepimize ömrümüzü böyle tamamlamayı nasip etsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :( Evet, biz de o yaşamımıza girdiği için çok şanslıydık gerçekten..

      Sil
  3. Allah sabır versin diyebiliyorum sadece mekanı cennet olsun anneanneciginin Ceren; benim bile yazıyı okurken gözyaşlarıma hakim olamamışken seni düşünemiyorum bile; belki fiziken kızınla tanışamadı ama eminim kızını ruhuyla görür, kızına da anneanneni bol bol anlatacağına eminim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de nasıl Tüten, hep anlatıyorum "ninecik" diye.. :( Teşekkür ederim..

      Sil
  4. ne güzel anılar biriktirmişsiniz! eminim o da seni görmüştür kucağında Maya ile.. fotoğraftan da anlaşılıyor ne kadar güzel, pozitif olduğu.. sabırlar diliyorum. sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim platero.. Hayatımda iyi ve güzel ne öğrendiysem ilk ondan öğrenmişim, bunu düşünüyordum geçen gün..

      Sil
  5. Başınız sağ olsun Allah size anılarınızı yaşayacağınız ve anlatacağınız uzuuun sağlıklı ömürler versin!! Gidenler eminim en sevdiklerini görüyorlardır mekanı cennet olsun!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim aslidlgr.. Umarım görüyordur.. Ona layık bir anne olmaya çalışıyorum artık..

      Sil
  6. Başınız saolsun. Anneannenizin de mekanı cennet olsun:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin! Cok tesekkur ederim Ruzgar'in Annesi..

      Sil
  7. Canım yeni görüyorum çok ama çok üzüldüm, başınız sağolsun, nur içinde yatsın:( diğer tüm arkadaşların söylediği gibi siz onu artık göremeseniz de o sizinle yaşamaya sizi hissetmeye devam edecek..mekanı cennet olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkur ederim Pelin, gercekten de heryerde onun varligini hissediyorum.. Bir konuda aklim takilinca o ne yapardi diye dusunuyorum.. Ama Maya ile ilgili oyle cok soracagim ogrenecegim sey vardi ki.. Sanki hepsinin cevabi ondaydi....

      Sil
    2. Sen ona duyduğun bu sevgiyle emin ol sezgilerinle aradığın her sorunun cevabını yine onda bulacaksın:(
      inan böyle yazıyorum sana ama aklım hep gün içinde sana takılıyor:( iyimisiniz nasılsın diye hep merak ediyorum.

      Sil
    3. Cok haklisin, sanki bana yol gosteriyor hala.. Toparlaniyoruz Pelincim, ailecek kenetlenmek oyle guzel ki.. Cok tesekkur ederim beni dusundugun icin..

      Sil
  8. Başın sağolsun Öğrenen Anne.

    Biz de ailemizden uzakta yaşadığımız için üzüntünü çok iyi anlayabiliyorum.

    Anneannenin mekanı cennet olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim Tanla, 3 sene oncesine dek Avustralya'daydik ve o kadar uzaktan mumkun degil yetisemezdim cenazeye, iyi ki yakina donmusuz.. Cok zor gercekten uzakta olmanin bu yonu..

      Sil
  9. Canım yeni öğrendim, başın saolsun, nurlar içinde yatsın anneannen...Çok üzüldüm...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin Bahar'cim.. Cok tesekkur ederim..

      Sil
  10. Şimdi okudum. Başın sağolsun. Anlayabiliyorum. Nur içinde yatsın anneanneciğin, mekanı cennet olsun.

    YanıtlaSil
  11. Anneanne kaybı ne acıklı değil mi? Hani demiştin ya ne zamandır bana 'Nasılsın?' diyen olmamıştı diye, ben de anneannemi kaybettiğim sabah bana 'Sen Nasılsın?' diyen tek insanla evlendim ben. Öyle ağır bir şey ki, anne olmak gibi midir bilmiyorum ama, adam olmak adına en sağlam ve sert adım bu idi benim için. Seni üzmek değil niyetim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bir karar vermişsin Orta Karar :) Allah sizi çooooooook yaşlı olana dek hiç ayırmasın ve mutluluğunuzu daim etsin canım!

      Sil
  12. Hepimizin arkadaşım =) Amin, hepimizi bir beraber mutlu etsin =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. e duble amin mi diyeyim o zaman :) hadi dedim!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!