22 Ekim 2013 Salı

Bebeklerde ilk 6 ayda uyku düzeni

Uyku düzeni kurmak başlıklı bir önceki yazımda, Maya'ya nasıl uyku düzeni "kuramadığımdan" bahsetmiştim. Maya erken doğduğu için, beden temasına biraz fazla ihtiyaç duyan bir bebek. Uyumadığı zaman kucakta taşınmayı, uykuya geçişte ise beden teması ve meme emmeyi istiyor. Ben de açıkcası sert sınırları olan bir anne değilim. Klinik psikolog olarak, bebeklik ve erken dönem çocukluk döneminde anneyle kurulan yakın ve sıcak bağın çok önemli olduğuna, çocuğun ilerki yaşlarında göstereceği psiko-sosyal gelişime olumlu destek vereceğine inanıyorum. Attachment Parenting (bağlanma odaklı ebeveynlik) kuramına bağlı olarak; bebek doğduğu andan itibaren onunla bedensel temas kurmayı yani ona dokunmayı, beraber uyumayı, istediği kadar kucakta tutmayı, onu kanguruda ve slingde taşımayı, istediği kadar emzirmeyi ve bol bol sarılıp öpmeyi, kucaklamayı önemsiyor ve uyguluyorum. Yine bu kurama bağlı olarak, bebeklerin ilk aylarda hiçbir surette şımartılamayacağını biliyor ve bundan korkmuyorum.

Fakat bir önceki yazımda; gerek ananemin ani kaybı, gerek seyahat nedeniyle düzenimizin bozulması ve Türkiye'de bulunduğumuz dönem boyunca yapılan yorum ve öneriler nedeniyle biraz annelik ayarlarımın bozulması ve güven problemleri yaşamam nedeniyle, son zamanlarda "yanlış mı yapıyorum?" sorularıyla başbaşa kaldığımdan ve bu güvensizliğin de Maya'yı olumsuz etkileyerek onu iyice sorunlu ve bağımlı bir bebek haline sokup, ağlama krizleri ve uyku problemlerinin bizi ailecek tükenme noktasına getirdiğinden bahsettim. O noktada yine hem attachment parenting konusunun uzmanlarına danıştım, hem de bence bu konunun alternatifi sayılabilecek Harvey Karp yöntemini ve hiç yakınından bile geçmeyi düşünmediğim, son derece radikal ve zararlı bulduğum, hatta sadece benim değil Harvard Üniversite'sinin de bebeklerin sinir sistemine ve gelişimine zararlı olduğunu ilan ettiği Ferber yöntemini bile araştırdım.

Ferber'in önerdiği gibi Maya'yı kendi odasına terkedip susana dek ağlatmak ve bu sayede de ağlamamayı ve kendi kendine uyumayı ya da daha doğrusu öğrenilmiş çaresizlik ve tükenmişlikle beyaz bayrak çekip uyumasını sağlamak benim yapabileceğim birşey değil. Fakat bunun daha hafif bir versiyonunu, yani aşamalı olarak çocuğu yalnız bırakmayı ve kontrollü olarak ağlatmayı uygulayan, sınırları kesin çizilmiş bir programla çok başarılı olanlar var. Ama ben ne o kadar kesin sınırları olan bir anneyim, ne de Maya bas bas bağırırken bir başka odada durabilecek derecede çelik gibi sinirlere sahibim. Üstelik Maya'nın da bu yönteme cevap verebilecek kapasitede bir bebek olduğunu sanmıyorum çünkü başta da dediğim gibi, Maya bedensel teması normalden fazla arayan bir bebek.

İşte bu aşamada ne yapsam ne etsem diye düşünür ve de uykusuz gecelerimize çıkış yolu bulamazken, şehrimizin "Ağlayan Çocuk Merkezi"nden beklediğimiz randevuyu alabildik. O kadar çok ağlayan ve uyku sorunu olan bebek varmış ki, normalde 1 ay sonrasına randevu verebiliyorlar. Fakat telefondaki sekreterle yıldızlarımızın uyuşması, bize iptal edilen bir randevuya hop diye atlama şansı sağladı! İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş!

Kaptık Maya'yı koştuk randevuya. Bir doktor, bir de psikologla yaklaşık 2 saat konuştuk ve bu 2 saatin 45 dakikası boyunca Maya bağırarak ağlama hünerini çok güzel gösterdi. Uzmanlar bizi aile olarak incelediler ve sonra başladılar konuşmaya.. Özetle; çok yanlış anladığımız bir nokta varmış, o da Maya'yı uyutmaya kafayı takmamız ve uyutabilmek için her yolu denememizmiş! Oysa bebeklerin ihtiyacı olan tek şey, fazla uyanık kalmamak ve ilk uyku sinyalleri vermeye başladıklarında sakin uyku ortamına ve rutinine geçmekmiş. Bizse Maya'yı hoplatmak, şarkılar söylemek, kucakta dolandırmakla sadece aklını karıştırıyor ve onun kendi kendine sakinleşme çalışmalarının önünü tıkıyormuşuz! Başka bir nokta da, 6. aya dek bebeklere uyku eğitimi vermeye çalışmak bir efsaneymiş. İlk 6 ayda bebeklerin sadece uykudan korkmadan, mümkünse kendi kendilerine ya da bir uyku yardımcısı ile (önerilen şey asla sallamak değil; yatakta yan yana yatmak, meme vermek, emzik vermek, ninni söylemek) uykuya geçmeleri ve emme ihtiyacı dışında uyanmadan sabahı edebilmeleri yeterli başarıymış. Merkezdeki doktor attachment parenting savunucusu olduğu için, gece uykularında beraber uyumayı doğal ve doğru görüyor. Gündüz uykularında ise, bebeğin uyandığı zaman sizi göreceği bir yöntem öneriyor. Yani özetle; ilk 6 ay amaç sadece uykuyla güvenli bağı kurabilmek.

"İdeal uyku düzeni nasıl olmalı peki?" diye sordum ve paparayı yedim. İdeal düzen diye birşey yokmuş ilk 6 ayda çünkü her bebeğin karakteri ve ihtiyaçları farklıymış. Fakat önemli olan tek nokta, ne kadar uyursa uyusun, ister 30dk ister 5 saat, önemli olan uyanık kaldığı sürenin 2 saati asla geçmemesi, mümkünse 1,5 saatten fazla olmamasıymış. Yani uykuda geçen süre değil, uyanık geçen süre önemliymiş. Bu da bizim sınıfta kaldığımız nokta işte. Ben sanıyordum ki, Maya akşam 6'dan sonra uyursa gece uykuya geçmesi uzar. Yokmuş öyle birşey. Mesela hedef çocuğu 8'de uyutmaksa 6.30 gibi uyanması ve sizinle biraz zaman geçirdikten sonra gece rutinine başlaması gerekiyor. Ha bir de diğer önemli nokta, gece uykusundan önce hep aynı rutini izlemek. Mesela banyo - bez değişimi ve pijamaların giyilmesi - beslenme - iyi geceler şarkısı ya da ninni - iyi geceler öpücüğü ve yatakta uykuya geçme gibi. Çoğu çocuk bu rutini gece uykusuyla özdeşleştirmeyi hızlıca öğreniyor.

Ortamın loş, sessiz ve sakin olması, bebeğin uykuya geçişini hızlandırıyor. Uyku öncesi oyun oynamamak, kucakta veya dizde hoplatmamak, sakin sakin konuşmak, omzunu ve saçını okşamak ve "evet anlıyorum çok yorgunsun, şimdi uyku zamanı" diyerek ona rehber olmak da diğer önemli ayrıntılar. Eğer çocuk haykırarak ağlıyorsa ve sinir harbi yapmaya başladıysa, yataktan kaldırmak, sakin sakin konuşarak pışpışlayarak azıcık odada gezdirmek ve ağlamaya ara verdiği anda (ki bu arayı her çocuk illa ki veriyor) hemen yatağa geri koymak gerekiyormuş ki çocuk sakinlikle yatağı özdeşleştirebilsin. Bu ağlama arası molalar çok önemli ve çocuğun kendi kendine sakinleşebilmesinin ilk olumlu işaretleri.

Gece boyu uyanıp emmek isteyen çocuğa ilk 6 ay asla engel olmuyoruz. Zaten anne babayla uyuyorsa emmesi için sadece yana dönmesi ve memeyi bulması yeterli ve anne için de çok büyük kolaylık. Uykusu açılmayan çocuk, doyduğu anda tekrar uykuya kolayca geçiyor. Lamba falan yakmıyoruz, çocukla konuşmuyor, öpmüyorve sevmiyoruz ki uykusu açılmasın.

İşte bizim uzmanlardan öğrendiklerimiz bunlar. Maya'yı bu öneriler ışığında "uyku eğitimi vermeden" uyutmaya çalışıyoruz ve evde bir huzur ortamı olluşmaya başladı bile! 6. aydan itibaren çocukların uykuları değiştiği için, tekrar merkeze gideceğiz. Ordan edindiğim bilgileri sizlerle tekrar paylaşacağım. Şimdilik iyi uykular hepimize! :)

7 yorum:

  1. Öncelikle kafanızda sorunu çözdüğünüze sevindim. Önerilen her şeyi kendi kendime bulup uygulamış olmam da ayrıca memnun etti. Ben de 5-6 aya kadar uyku eğitimine inanmadım. Bebeklerde uyku bilincinin bu aylardan sonra geliştiğini okumuştum. Dila da 6. Ayın içinde kendiliğinden öğrenmişti zAten. Merak ediyorum bu söylenenleri uygulamaya başladıktan sonra mayanın ağlama süreleri azaldı mı daha huzurlu mu şimdi

    YanıtlaSil
  2. Gece'cim Maya'nın sorunu ne yazık ki sadece uyku problemi değil, bir sonraki yazımda bahsedeceğim, Maya'da regülasyon problemi varmış. Bunun aşılması ne yazık ki zaman ve emek istiyor.. Ama bardağın dolu tarafına odaklanıcam artık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farketmek bile bir gelişme en azından sorunun ne olduğunu öğrendiniz ne yapacağını bilememek çok daha zor zamanla o da yoluna girecek insallah

      Sil
  3. Ohhh be işte bu bayıldım bir daha giderseniz elini mi sıkarsın öper misin yap benim için bir güzellik. Uyku eğitimi diye bir şey yok çünkü dilimde tüy bitti 24 aydır bunu söylemekten. Çocuğa uykuya geçmede yardımcı olmak var o kadar.

    YanıtlaSil
  4. Tracy hogan di sanirim. Onun easy. Eat,activity,sleep,your time anlaminda bir rutin programi var. Ben de kitabini cok fazla okuyanadim; ama genel olarak bir sonraki yazinizda da bahsettiginiz gibi çocuğun uyku saatlerinin belli olmasini saglayarak , gerekirse arabada vb. Yerlerde uyutup o rutine alismasini, kendi kendine sakinlesip uyumasini saglamak. Bana mantıklı geldi,gerci sizin gittiginiz merkez cok benzer seyler anlatmis; ama easy de aklinizda olsun ;)

    YanıtlaSil
  5. Yazınızdan çok güzel şeyler öğrendim, çok teşekkürler. Bu tür paylaşımlar biz yeni anneler için gerçekten çok faydalı oluyor. Ben gündüz uykuları ve gündüz rutinini bir türlü beceremiyordum. Ne zaman uykusu geliyor pek anlayamıyordum. Ama yazınızı okuduktan sonra şu birkaç gündür "uyanık kalma süresine" dikkat etmeye çalışıyorum ve oğlum uyumaya başladı :) Demek ki ben o kritik zamanı kaçırıyormuşum önceden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay nasıl sevindim bunu duyduğuma anlatamam :) Gerçekten benim de o kadar öneri içinde tek işime yarayan bu 2 saat maksimum kuralı oldu! İyi uykular!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!