3 Ekim 2013 Perşembe

Diktatörlükten demokrasiye geçiş

Bir önceki yazım olay yarattı! Yok canım internet dünyasını sarsıp dengeleri yerinden oynattığı falan yok tabii ki. Ama isimsiz/gizli bloğumu bir şerlok holms edasıyla araştırıp öğrenen ailem (kullandığım anne-baba bilgisayarında, kek gibi arşivi silmezsem olacağı bu tabii) tabii bozulmuş bu yazıma. E ben neden gizli kimlik kullanıyorum kardeşim, neden ailem ve arkadaşlarım okumasın şöööyle uzatıp bacaklarımı rahat rahat yazayım diyorum? Bundan..! Ama yok illa bulacaksınız, okuyacaksınız, okuduğunuzdan da hoşlanmayacaksınız, üzülecek kırılacaksınız. Kızım sana diyorum, anne-baba siz anlayın! Okumayın şu bloglarımı yahu, bırakın ayol beni.. 30 küsür yıldır üstüme düştüğünüz, beni el bebek gül bebek yetiştirip hayvanlar alemine saldığınız, şaşkın ettiğiniz yetmedi; şimdi de kızımı prenses edasıyla yetiştirmeye, bir dediğini iki etmemeye ve akabinde kendisini dünyanın merkezi sanıp ufak çapta bir Kim Jong Un'a dönüşmesine neden oluyorsunuz! Ayol tamam anane dede olmak güzel, sevdiğiniz ve kıyamadığınız için böyle üstüne titrer, sakınır saklar hale geldiniz ve hatta torun paranın faizi, baldan da tatlı ama; bir durun düşünün rica ediyorum.. Zaten Maya kızın mayasında var küçük bir diktatöre dönüşme kapasitesi, bir de siz yeşil ışık yakarsanız halim nice olur.. Daha 4 ayda bizi bu kadar parmağında oynatırsa 4 yaşında, 14 yaşında ne hale gelir bu çocuk yahu!? Neyse sevgi kelebeklerim, sevgili anne ve babacığım sizi çok seviyorum.......

Eve döndük. İçimiz buruk tabii, ayrılıklar falan. Havaalanlarının geliş ve gidiş terminalleri arasında nasıl bir duygusal fark var hiç dikkat ettiniz mi? Bir üst katta insanlar ağlaşır sarılırken, bir alt katta insanlar kahkahalar atıp sarılıyor. Çok enteresan bir müessese bu havaalanları.. Velhasıl ben hep KUUUL olmaya, fazla duygu seli yaşamamaya çalışıyorum zira çocukluktan beri sevmem yolcu edilmeyi ve etmeyi.. Boğazımda hep o bildik yumru olur.. Tatsız deneyimler..

Eve döndük, ev 12 derece ve yağmurlu, dönmez olaydık diyeceğim ama ev işte.. Maya'nın düzenini geri kazandırmaya ant içtiğim için, perişan haldeyiz. Çocuğa bıraksam hepimiz belki rahat bir nefes alacağız ama ben 1 ay önceki düzeni geri sağlamaya çalışıyorum inatla. Tabii bu 1 ayda Maya yeni bir sosyal ve fiziki ortamda kaldığı için eski Maya değil, onu göremiyorum ve anlayamıyorum. Dolayısıyla işler çetrefilli bir hal alıyor, sinirler keman yayı gibi geriliyor, işten kocaya telefon ediliyor "erken gel, keçiler kaçtı, dağlık alanda keçi arayacağız beraber" falan deniyor. Maya diktatörlüğü yerini demokrasiye bırakmıyor, bırakamıyor.. Çocuğa birkaç gün veriyorum, havasına suyuna alışsın memleketinin diye. Bol bol haykırıyor Maya, uyku düzeni de, yeme düzeni de, mıçma düzeni de Muz Cumhuriyeti'nin anayasasına göre işliyor. Yani kaos ortamı var evde.

Bu kaos ortamında, 1 ay boyunca ananesi ve dedesi tarafından el bebek gül bebek edilen "Prenses Maya" tam bir diktatör kesildi tabii. Kim Jong Maya! Diktatörü dün haykıra haykıra doktora 4. ay kontrolüne götürdüm. Aşıları oldu, sağı solu kontrol edildi. Fırsattan istifade ben de endişelerimi dile getirdim. Maya'nın son birkaç günkü ağlak ve huysuz halinin, ortam değişimi ve gereğinden fazla hareketli ve heyecanlı deneyimler yaşamasına bağlı olduğunu söyledi doktor. Eski rutinimizi oturtmaya çalışmamı, bu haftayı sakin ve sessiz geçirmesini önerdi. Bir de "havuz problemi" sordum kendisine; yok o üstten dolan, alttan boşalan havuz problemi değil. Daha beteri. Maya'yı yüzmeye başlatmak istiyorum ama ben çocukluğumda kulak iltihaplarından çok çektiğim için çekiniyorum. İçgüdülerim yine beni yanıltmamış meğerse.. Doktor da bana havuza giden çocukların daha fazla kulak ve genel sağlık sorunları yaşadığını söyledi ve 1-2 ay daha beklememi önerdi. Zaten doktordan çıktık buz gibi 10 derecelik havada benim tüm "havuz keyfi" hayallerim de yerle bir oldu.. Şimdilik yoga ve bebek oyun gruplarıyla idare edeceksin sevgili minik diktatörcüğüm.. Ha tabii bir de bizim kızlar ve onların oğlanlar var tabii, hepsini çok özledim.

Velhasıl bu hafta evde sakin sessiz oturma yatma yuvarlanma halindeyiz. Umarım bir an önce Maya diktatörlükten demokrasiye geçiş yapar ve benim dağa kaçan keçiler de yuvaya geri döner.

7 yorum:

  1. Sadece düzen değişimi değil bence büyüyor, algıları açılıyor, karakteri gelişiyor. Artık tercihleri olacak ve muhtemelen eski rutininize dönemeyecek ama yeni bir ritm yakalayacaksınız. Gün içinde ne kadar oyunoynuyorsunuz bilemiyorum ama oyunlara başlama vaktidir. Bir de dişler genelde üç ay önceden kaşınmaya başlıyor onun da etkisi olabilir huysuzluğunda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyun ooo-hooo, ben çok oyuncu bir anne çıktım, Maya da bana çeksin inşallah :) Masanın üstünde oyuncak sepetimiz hazır hep, dizime yatırıp göz göze şarkılar, çeşitli malzemeleri tutma ve sallama oyunları oynuyoruz. Daha da araştırıyorum internette yaşına uygun ne olabilir diye..
      Diş konusu çok korkutuyor beni Gece, altta ilk dişi kaşınmaya başladı sanırım, salya ve elleri ağza götürme de başladı çünkü.. Doktor 5. aydan itibaren mamaya geçişe başlayabilirsiniz dedi ama ben 6 aydan önce başlamasam mı diyorum, hep öyle derler ya ilk 6 ay sadece anne sütü diye.. Bizim doktor hızlı mı çıktı nedir.. Bunu da araştırıyorum..

      Sil
    2. Yeni kaşınmaya başladıysa hiç korkma daha üç ayı var. Dila iki aylıkta başladı 5. Ayda çıktı ve gözlediğim o ki tüm bebeklerin ortalama üç ay sürüyor kaşınmaları. Ek gıda konusu ayrı muamma zaten verdiğin ilk ek gıda bir öğünde içtiği anne sütünün belki yarısı bile olmayacak tüm gün boyunca. Benim önerim şimdiden uygun yiyecekleri tattır, yoğurt pilav meyve bazı hafif çorbalar bunları parmağınla birkaç damla tattırırsan geçişte çok faydasını göreceksin

      Sil
  2. Merhaba,
    Nasıl da aynı değil mi büyükler, bakımı, yetiştirme sorumluluğu onlarda olmadığından salt sevgi ve ilgi verdikleri için böylesine sevip şımartıyorlar. Düzen değişikliğine çok takılmayın bence çünkü rutinde bile bebek hafta hafta, ay ay değişiyor, az uyuyor diye yakındığın bir bebek bi bakıyorsun çok güzel uyuyor, hiç yemiyor diye sızlanırken bi sonraki ay yiyecekleri elinden kapıyor. Bunların huyu suyu hiç belli olmuyor, benim de bir Miroşum var, dünya tatlısı yavrum balım böceğim ama bu ara canıma okuyor.
    herhaftalik.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum Mira'yı, takip ediyorum bloğunuzu :) Evet sağları solları belli değil, tekinsiz canlılar bunlar! Pek sevimliler ama :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. vah vah vah daha uygun sanki :)))

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!