3 Kasım 2013 Pazar

Bakıcı illa ki gerekli bir zat-ı muhterem midir?

Geçen hafta bizim kızlarla haftalık olağan "bebek dedikodusu yapmaca ve kafeinsiz alkolsüz içecekleri mideye indirmece" için buluştuğumuzda, pek sevgili Polonyalı A. "kızlar Chris'i kreşe yazdırdım!" diyiverdi. Aramızda en kariyer düşkünü o çıktı valla, 7. ayın sonunda işe geri dönüyor. Diğer dördümüz anca yaymaca, 1. yaşı beklemece, gizli gizli "home-office mi yapsam ki" diye düşünmece. Polonyalı A. çoktan kararını vermiş, kreşle görüşmüş, anlaşmış, işe döneceği günü (2 ay sonra bugünler) iple çekiyor.

Yaşadığımız bu ülkede bebekleri 1 aylıktan itibaren kreşe verebiliyorsunuz, 3 yaştan itibaren de anaokulu zorunlu. Home-schooling falan gibi bir tercih söz konusu değil, zaten o işi layıkıyla (hem bilişsel hem sosyal yönden) becerebilene ben şahsen bir şilt verebilirim, zor o iş. Biz şartlar değişmezse Maya'yı 3 sene öpüp koklamak, sonra da anaokuluna yollamak niyetindeyiz. Bu arada ben de 1. yaştan itibaren home-office bazında doktoraya ve part-time bazında terapistliğe geri dönmeyi istiyorum. İspanyol canım Noe de bencileyin, 1 yaşı bekliyor ve home-office düşünüyor. İngiliz dilberimiz T. 2 sene aralarla 3 çocuk yapmaya baş koymuş anaç sütlaç bir kadın olduğu için o zaten "evimin kadını, bebelerimin anasıyım" mottosunu benimsemiş, para kazanma işini tümden kocaya yıkmış, rahat. Alman hatun S. zaten sanatçı, evde de dursa bir atölyede de dursa bir, çocuğu bohçaya sarıp sırtına atı-atıveriyor. Dolayısıyla Polonyalı A.'ya şaşırdık ayol. Ama bak yargılamadık, destekledik. Bu kızlar ve kafeinsiz alkolsüz içecekler toplantısının anlam ve ehemmiyeti bunda gizli!

Tabii kreş konusu açılınca bir de bakıcı konusu açıldı. Bohem Almanımız S. ve anaç sütlacımız İngiliz T. bakıcıya kat-i surette karşılar. Çocuk ana kokusuna doya doya büyüsün, yakınımda yamacımda olsun diyorlar. Tabii ki Polonyalı A. ve rahat pozitif canım Noe bakıcıya %100 destek veriyor ve araştırmalara, görüşmelere başlamışlar bile! Ben.. Ben kararsızım.. Mesela haftada 1 gece 2 saat sinemaya ya da Beyaz Atlı Prens'imle başbaşa yemeğe gitmek için bakıcıya OK ama ben evdeyken, doktorayı dondurmuş, terapistliğe annelik izni almışken normal zamanlarda çocuğuma doya doya bakmak, büyüdüğünü izlemek, birşeyler öğrendiğinde sevincini paylaşmak, birşeyleri yapamadığında arkadan destek olmak istiyorum. En iyi bakıcı bile anne gibi olamaz ki!

Ama valla çocuk bezi değiştirmeden ya da masanın orta yerinde mememi dışarı pörtletmeden yenebilecek romantik bir akşam yemeğini ya da Beyaz Atlı Prens'imle sarmaş dolaş bir film izlemeyi de nasıl özledim nasıl özledim. Hani geçen yazılarımdan birinde anlattığım yeni arkadaş D. yani nam-ı diğer süpere yakın anne var ya; o bile "aman şekerim bakıcısız olur mu, az biraz bırakacaksın çocuğu, uzak kalacaksın, kendine zaman ayıracaksın, ayaklarını uzatıp yayacaksın" diyor yahu. Elzem birşey galiba bu bakıcı?! Hoş ben kendime zaman ayırıyorum, Maya'yı babasına bırakıp spora gidiyorum, uzun köpüklü banyolar yapıyorum, blog postları yazabiliyorum falan.. Ama çocuğu uyutup diğer odada battaniye altında cilveleşmeye kaçmamız dışında, kocacığımla başbaşa romantik ya da huzur dolu sakin haller yaşamayalı 5 ay oldu 5 ay! YUH.

Maya belki katı gıdaya geçerse, 2 saatte bir emme ihtiyacı kalmazsa, bizimle aynı kentte yaşayan babannesi ve dedesine bir akşam üstü 3-4 saat, bir haftasonu sabahtan öğlene falan bırakabiliriz. Ama şu durumda bakıcı.. Ne bileyim.. Sanırım hem çok erken, hem de Maya beni kaçıp gitmeyi isteyecek derecede delirtmiyor bu sıra. Seviyorum keratayı :) Ama süpere yakın anne D.'nin süpere yakın bir bakıcısının olduğunu öğrenmek ve istersem de bana telefonunu verecek olması da şans işte!

6 yorum:

  1. Her anne gönlünden geçene kavuşur insallah, birine uyan diğerine uymuyor her insan bebek aile farklı, bakıcıyla mutlu olacaksa öylesi doğru, bakıcısız mutlu olacaksa o daha iyi, önemli olan mutluluk huzur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Huzurrrr! Kesinlikle :) Huzur olunca mutluluğu da çekip elinden getiriyor di mi GeCe?

      Sil
  2. Bakıcım var özbakım işlerinin benden çok daha iyi yapıyor ve inanılmaz eğlenceli biri oynarken bir kere bile sıkıldığını görmedim zaten anaokulu öğretmeni ben çok şanslıyım. Bu bir tercih meselesi ben şu fikre hiç katılmıyorum "en iyi bakıcı bile anne gibi olamaz" yok olabiliyor elbette annenin verdiği sevgiyi veremez elbette anne&çocuk arasındaki bağ baba ile çocuk arasında bile yok. Çalışmıyor olsaydım veya evden çalışıyor olsaydım yine de mutlaka ama mutlaka şimdiki yardımcımız gibi bir yardımcımız olmasını isterdim; ben anneme bıraksam ki hiç bırakmadım gözüm arkada kalır ama yardımcımızda içim çok rahat gözüm hiç arkada kalmadı bugüne dek. Zaten yardımcın iyi mi çocuğunu her anlamda doyurabiliyor mu bunu çocuğunda çok net gözlemleyebiliyorsun. Ve yardımcımızı bunca sevmemize rağmen ben veya güray varsa bakıcıyı gözü görmez Aren'in bu da bizi mutlu ediyor demek ki çok doğru bir noktadadayız diyoruz ve aynı şekilde bu sabah biz işe giderken yardımcımızı gördüğünde sevindi hemen haftasonunu anlattı bizi öptü ve görüşürüz dedi ;) Doğru bir yardımcı fena değil pek şahanedir özetle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaçırma onu :D Aman maşallah diyeyim dilimi ısırayım! Valla ben de ilk 4 yaşıma dek ananemde sonra annemlerde ama bakıcıyla büyüdüm ve annemlere sorarsan muhteşem bir kadındı.. Bana sorarsan yine de annemi babamı özlerdim ben.. Ama bizimkiler doktor eve 7den önce gelemezlerdi napıcaksın özlemeyip. Off efkar bastı ayyy :P

      Sil
  3. Sen o konuda çok haklısın, ille de annem babam diyor çocuk bu bir gerçek. dün biz o kadar güzel ayrıldık pazartesi sendoruma girmiş küçük bey eve gider gitmez ben üzüldüm ağladım dedi ee niye arencim dedim babam gitti dedi güray benden sonra çıkmıştı evden, ve fakat herşeyin ilacı oyun yaklaşık 4 saat bir fiil oynayınca ve kaprislerini çekince önce güraya sonra bana ilan-ı aşk etti kendisi. biz ne sehayate gittik başbaşa ne de 1 gece olsun ayrı kaldık, kalabilenleri kınamıyorum çocuk kendini kurtarır diyorlar ama işte benim gönlüm el vermiyor üzülecekmiş gibi geliyor bir de üzüntülerini başka arızalarla ortaya çıkarıyorlar. ay bir gidin başımdan siz karı koca takılsanıza biraz diyene kadar sanırım bırakamayacağız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak teyzem hep der, 10 yaşına kadar öptün kokladın sarıldın sarıldın, sonra istesen de yapamıyorsun.. ıyy anne bırak yakamıııı diyorlar :D tadını çıkart bence de.

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!