1 Kasım 2013 Cuma

Süper anne nasıl olunur?

Bu sorunun yanıtı çok basit; tabii ki "süper anne" olmaya çalışmayarak! Çünkü hiçbirşeyin "süper"i sağlıklı değil; bunu gördüm, bunu söylüyorum. Hayatın herhangi bir alanında; sadece annelikte değil, birine evlatlık, birine kardeşlik, birine eşlik ederken bile insan süper olmaya çalışmamalı çünkü bu günümüzün bir çok kulvarda koşulup duran yaşam tarzında gerçekçi bir beklenti olmadığı gibi, bana bu tarz mükemmelliyetçi kişilik yapıları biraz hastalıklı da geliyor. Klinik psikolog olarak gözlemlediğim bir şey var ki; biri ne zaman bir alanda süper olmaya çalışırsa, ya fiziksel ya da psikolojik sağlığını kaybediyor. En iyisi biraz rahat, biraz vurdumduymaz olmak ve hayatın hoş ve kokoş tarafına bakmak. İşte o zaman "süper" birşey varsa, ona yakın biryerlerde oluyorsunuz.

Geçen hafta bu "süpere yakın" annelerden ikisiyle tanıştım. Daha doğrusu biriyle yüzyüze, diğeriyle de bloğu sayesinde. Yüzyüze tanıştığım süper anne D., benim yaşımda iki çocuklu (ve sırf bu nedenle bile sensei düzeyinde saygı duyabilirim aslında) ve son derece bakımlı, rahat ve neşeli bir insan. Upuzun simsiyah saçlarını iki çocuğa rağmen "anne modeli" yani omuz hizasında kestirmemeyi başarmış, doğumdan 1 ay sonra spora ve kendine zaman ayırmaya dönebilmiş, tanıştığımız spor salonu çıkışı elmalı sodalarımızı yudumlarken bana da "aman şekerim kızın senden iyi anne mi bulacak al'laşkına.. bence sen onun için mükemmel bir annesin" diyebilmiş, pozitifliği bulaşıcı bir insan. Son zamanlarda özellikle aile ve yakın çevrede endişeli bir sorgulama ve sonu gelmeyen "şunu yaptın mı bunu denedin mi"lerle boğuştuğum için, birinin "sal gitsin, bişekilde büyüyor; günün sonunda çocuk hala hayatta, sağlıklı ve neşeliyse sen süper annesin" demesi beni şaşırttı ve neşelendirdi doğrusu. D.'yi hemen "illa ki irtibatta kalınacaklar" listeme ekledim.

Diğer süper anne ise Regina Röttgen ya da nam-ı diğer "xlargeaile" bloğunun annesi. Geçenlerde severek okuduğum Alternatif Anne'de de çok güzel bir yazısı çıktı; 7/24 anne olmak eski kafalı ve modası geçmiş mi? diye. Regina'yı bloğu dışında tanımıyorum ve hatta yazılarına yorum bile bıraktığım nadir oluyor ama onu kendime nedense çok yakın hissediyorum. Belki benim gibi hatta benden de daha geç anne olmayı seçtiği için, belki çift kültürlü bir aile oldukları için, belki de koştur koştur yaşadığı hayattan anneliğe U dönüşü yaptığı halde, üretmeyi ve "şık" yaşamayı ihmal etmediği halde. İstanbul'un yakınında çiftlik gibi bir evde yaşayıp iki oğlan çocuğunu doğada, hayvanlarla, temiz havada, evde yapılabilen bir sürü faaliyetle büyütmeye çalışan bu kadın çok kolay "öteki" olabilecekken aslında tam "benim insanım" oluvermiş çünkü yaptığı ve yaşadıkları son yılların "illa ki organik olsun" yaklaşımıyla özenti değil, doğal ve içten. Üstelik 7/24 anne olup, bunu layıkıyla yapabilmek yani çocukların bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişimini destekleyen, onlarla kaliteli zaman geçirmeyi hedefleyen bir anne olabilmek hele hele İstanbul gibi yerde zor. Sadece "hmm kariyeri bırakmış anne olunca ev kadını oluvermiş gariban" damgasıyla mücadele değil, bir yandan da aslında çocukları "fazla alternatif etmeden" yani evin dışındaki hayata yabancı etmeden yetiştirebilme mücadelesi de veriyor ve baya da iyi kotarıyor işi. Helal olsun. Siz de tanışın, deneyimlerinden benim gibi bolca faydalanın istedim.

Velhasıl; süper anne miyim? HAYIR hem de kocaman olanından :) Ama bu acemiliğe ve sudan çıkmış balık misali kimseden yardım almadan ve kendi kendime öğrenme durumunda olmama rağmen, sanırım işi kotarıyorum. Maya öğretiyor, ben öğreniyorum. Bazen iki adım ileri, bir adım geri, bazen yürüyeceğime ters taklalar atarak ama bişekilde ilerleme var. Önemli olan da bu sanırım.

2 yorum:

  1. Bu yazındaki süper anne tanımlamalarının genelleştirilmemesi gerektiğimi düşünüyorum. Blogcu annede bir yazıda bebekten ne kadar zaman sonra sinemaya gittin tartışması yapılıyordu. Bir yorumda şöyle dendi ya ben bebekten ayrılıp sinemaya gitmek istemiyorsam. Dolayısıyla bebekten sonra fit olmak bakımlı olmak diğer şeylere vakit ayırmak gibi seyler göreceli. Bir anne bunları yapmak istemiyor olabilir ve yapmıyorsa süper anne değil mi? Bence süper annenin tanımı çok daha kısa mutlu isen süpersin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece'cim iyi de, çocuk olunca kendini salan, çocuktan başka bir hobisi bir ilgisi bir amacı kalmayan kadın nasıl mutlu olabilir ki? İlla ki sinemaya git demiyorum ama illa ki bakımlı ol, kendine zaman ayır diyorum. Sinema bir araç, spor bir araç, makyaj yapmak bir araç.. Hepsi insanın anne olmak dışında bir birey olduğunu kendine hatırlatan araçlar. Ben bunu demek istiyorum. Mutlu olmak için sadece çocuk odaklı olan insanlar var ve tabii ki mutlu da olamıyorlar çünkü kendilerini unutuyorlar..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!