8 Ocak 2014 Çarşamba

Bebek bakan baba - Bölüm III

Bloğu öğrenen anne olarak açtım ama aslında Beyaz Atlı Prens de baba olarak baya bir şey öğrendi bu son aylarda, ara sıra yazıyorum. Mesela ilk ay baba kız aşkı yaşamaları üzerine yazmıştım hani ya da eşimin babalık izni sonunda evden gidişi şerefine yazmıştım hani ya.. Şimdi bir de bunca ayın sonunda hala nasıl olur da bunları başaramaz bu adam?! konulu bir çemkirme yazısı yazasım var çünkü bu "adam" beni DE-LİRT-Tİ bugün! Burnumdan soluyorum, tabii ki kendisine de bolca çemkirdim ama yetmedi, buradan da arkasından çemkirmeye devam edesim, dır dır yapasım, onun şahsında tüm babaları yerden yere vurasım, duvardan duvara geresim, bir füzeye koyup uzaya yollayasım var. Şaka ayol, gitmesinler bir yere aman, Allah korusun, "adam"ı seviyorum nihayetinde.

Lakin..

Lakin beni delirtti yahu bugün. Sabahtan beri durup durup öyle şeyler yapıyor ki, hakikaten bir anlam veremiyorum. Bu sıralar Maya'nın gece uykuları bozulduğu için, ben ondan biraz daha erken yattım. Sabah bir kalktım ki salona hırsız girmiş ve de üstüne çıkarken atom bombası patlatıp da çıkmış. Yoksa neden normal bir insan çoraplarını, pantolonunu çıkarıp salonun tam orta yerine bırakır ki? İçilmiş bira da koltuğun tam yanında yerde duruyor, sanırsın gece bir evsizi konuk etmişiz, sabah incelikten bizi uyandırmadan çıkmış evden.. Dondurma da yemiş üstelik, yapış yapış çöpünü masaya bırakıvermiş. Seke seke ulaşabildiğim koltukta battaniye dürülmüş kenara fırlatılmış, sanırım bir çeşit sanat eseri, elle değil gözle bakılacak türden. Bilgisayarlar, kabloları, apple tv'nin kumandaları, koltuğun ara gözlerine ittirilmiş ki aynı düğmeye gece boyu basılsın da pilleri hemencecik bitsin gitsin. Tabii ki artık bir ucu fişte diğer ucu a.ıkta yatan kabloları gözüm dahi görmüyor, evleneliberi o artık ortamın bir doğal parçası oldu zihnimde. Gel de delirme No.1. Bunları toplamak kimin işi, tabii ki anne izni denen "boş boş oturma" tatilinde olan benim..

Sabah uyandığım gibi koşturmaya başladığım için tabii ki çok acelem vardı, kahvaltıya davetliydik arkadaşlara (tatil bugün burada, değerlendirdik hemen) dedim: "kızı hazırlar mısın, ben hemen duşumu alayım, bak giyeceklerini koydum şuraya". Tamam biz anneler biliyoruz, bebeği giydirmek 10 kollu ve 10 kolu da ayrı yönlere saldıran bir ahtapota neopren dalış elbisesi giydirmek gibi bir iş olabiliyor bazen ama yani başarılıyor yani, başarılmalı artık 6,5 ayda. Neyse başardı 15 dakika sonra ama içindeki badiyi çıkarmış incecik tek katlı çıkaracak çocuğu! Gel de delirme No.2. Haydii, geri gittiler baba kız, içine ikinci badiyi giydi, tabii ki ters giydirilmiş. Hayır sanki kendisi hayatta hiç t-shirt giymedi, hep çıplak geziyor bu adam yahu! Neymiş bulamamış nere düz nere ters!? Haydiii, artık çevirtmedim, tüm gün ters giydi çocuğum iç badisini (işi de ters gitti bu yüzden garibanın tabii) üstelik gece pijamasını giydirirken bir de yakasının da çıtçıtının iliklenmediğini görüp Gel de delirme No.105 yani.. Ama öncesi var! Çocuğu giydirdik, çıktık, kahvaltıda hep benim kucakta, "adam" gayet güzel sohbet ediyor, keyifle kahvesini yudumluyor, ben daha ekmeğimin köşesini koparamamışım, hiç oralı olduğu yok! Gel de delirme No 3.

Yarı aç yarı tok eve döndük, Maya'nın öğle uykusu ritüeli başladı, eş zamanlı olarak "adam"ın en fazla hışırdayan paketteki cevizleri yiyesi tuttu (bebek tutmaktan az yedi ya çünkü kahvaltıda) Gel de delirme No 4. Her pakete el sokuşta Maya'nın gözler baykuş gibi açılıyor, gürültüde sorun yok, hışırtıdan nefret ediyor. Bunu da 6,5 ayda öğrenemedi "adam". Neyse uyuttuk kızı 1 saatte.. Zaten 45dk uyuyor yine uyanıyor. Odaya geldim, azıcık haberleri okuyayım, belki blog yazayım diye koltuğa oturdum. "Adam" elini omzuma attı başladı gülümsemeye en şirin en çapkınından. Hiç anlamamazlığa geliyorum, gülümseyip haberlere geri döniyorum falan. El başımı okşuyor, aşağılara doğru inmeye başlıyor, yine anlamamazlığa geliyorum. "Would you like to shaq?" kaçınılmaz soru. El insaf be adam, tamam shaq-eylemek benim de bir ihtiyacım, bir pozitif enerji kaynağım, bir yaşamı çekilebilir kılarım da.. El insaf 5dk oturmuşum daha, gece her saat uyanmışım, sabahtan beri koşturuyorum. Ayrıca romantizm açısından çocuktan sonra çok büyük bir değişiklik yaşamadık, halimiz hala istatistiklerden bir adım ileride diyeyim yani. Yani her bulduğumuz nefes aralığında shaq-eylemesek de olur. Sinirleniyorum artık "NO!" yu basıyorum! Başlıyoruz didişmeye tabii, neymiş sabah benim arkadaşlarımla buluşmuşuz şimdi de blog yazıyormuşum bu "değerli" zamanda. Yazıcam tabii ya, elimde ne kaldı çocuktan sonra, anca blog yazıyorum.. Bir nevi terapi.. Gel de delirme No 5.

Gitti yattı Maya'nın yanına, yine uyanınca ben geri uyuttum tabii. Bir de temizlik yaptım, Maya'nın küçülenlerini bodruma taşıdım vs vs. Küçük ayrıntılar. Kendimi 10 kollu Vişnu gibi hissediyorum bazen ve bu erkek milletinin aynı anda 5 işi birden yapamıyor oluşu beni delirtiyor. Neyse, sonuçta Maya'nın uykusu tamamen açılınca sinirlerimi düzeltmek için Maya'yı pusete atıp yürüyüşe çıktım. Neden evlendik ki, ne güzel sevgiliydik, neden çocuk yaptık falan diye düşündüm ve yürüdüm yürüdüm yürüdüm.. Eve döndüğümde kapıyı elinde kavuniçi güllerle açtı ve bana şunu yapmıştı....... E barıştık da, shaq de eyledik tabii :))) Beyaz Atlı Prens diye oşuna demiyorum, kerata seni!

EK: Aman tanrım, bu yazıya asıl oturuşumun nedeni hakkında yazmadan bitirmiş, yollamışım. İşte yorgunluk pardon, hemen bir update, asıl beni delirten olay bunların hiçbiri değildi ki! Maya'yı kucağına verdim, biraz oynasınlar diye. Almış öbür eline de telefonu, bu akıllı telefonlardan nefret ediyorum zaten.. Bir yandan kızı hoplatıyor bir yandan haber okuyor. Ben de toz almaya çabalıyorum. Gözümün ucunda şu sahne yaşandı: Maya çok hareketli artık, kucaktan kaydı, parendeli takla attı, neyse ki minder üzerine yuvarlandı.. Boynu nasıl kırılmadı bilmiyorum ama delirdim o an yani... Kapıyı vurup çıktım işte bu olay sonunda...

22 yorum:

  1. Fotoyu anlayamadım ben Ceren :)Guray böyle değil ben eşin gibiyim ama inan al birini vur otekine hiç merak etme öteki türlüsü nasıl oluyor diye

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Zıt kutup lazım zaten eve, ikimiz de aynı olsak daha beter olurdu halimiz (mok götürürdü evi ya da ikimiz de aşırı takıntılı olup delirir ya da boşanırdık)
      Kurabiye ayol onlar, devasa boyutuna bakma. Yollayayım mı? Kocaman kocaman da yapmış sağolsun, dişimin kovuğunda kaybolmadan yedim..

      Sil
  2. Bence onun da senin ilgine ihtiyaci var. Bebeksiz ve bebek muhabbeti olmadan beraber vakit gecirmeniz lazim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman ilgiden bayılacak yakında şekerim.. Bildiğin koca işte, yok bişeyi.

      Sil
    2. Bayıldım bu cevabına :) Aşağıya yorum da yazıcam ama bunu beğenmeden edemedim. Bi like butonu olsaydı yorumlara :)

      Sil
    3. Bende 2 bebek var ve daha agirini yasiyorum ama sanirim fazla pozitifim.:) Bakis acini cok begendim.

      Sil
  3. veeee mutlu son... en azından hatasını anlamış ve gönlünü almak için çaba harcamış...bunu yapamayanlarda var..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla, her eve kurabiye yapabilen bir koca diliyorum :D

      Sil
  4. Birkaç ay sonra biz de böyle olacağız muhtemelen. Eşim elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışır; ama detaylara dikkat etmeyince böyle sonuçlar doğuyor işte. Bir de yaptık da yaranamadık diye trip atmıyorlar mı o zaman deliriyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha erkeklerin trip atanı zaten zor bacım yaaa, neyse ki bende de onda da küsme denen hadise yok aman..

      Sil
  5. Kızım 4 yaşında Mark kız kıyafetlerini giydirirken ben ne biliyim kız değilim ki derdi Elifcik 4 yaşında hala bir tshirtun tersini duzunu bulamaz. Şimdi bir oğlumuz var ben bakalım aynı taktiği deneyeceğim😊 . Aynı problemler bizde de çorapları artık bıraktım söylemekten bıktım çünkü neyse en sonunda biliyorlar gönül almayı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten gönül almaları olmasa çekilmezler valla :))

      Sil
  6. Ay bu arada asıl bombayı yazmayı unutmuşum, onuda yazının altına ekledim OF ki ne OF!

    YanıtlaSil
  7. Off işin zor şekerim ama olsun sana olan ilgisi secgisi değişmediği sürece çocuğa bakmayı da öğrenir ileride. Biz doğuştan yatkınız sanırım ama erkekler bükülmeyen odundan hallice maalesef:) Basit yemeklerde ve ev temizliğinde çok güvenirim ben eşime, çocuk konusunu da yaşayınca görücez:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla erkekler çocuktan sonra biraz değişiyorlar ;) Biz kadınlara laf ederler hep ama kendilerine de bakmaları lazım.. İğne, çuvaldız olayı ;)

      Sil
  8. Birebir aynı sorunlar bizde de yaşanıyor. Bir akşam biz de akşam yemeğine davetli gitmiştik (ben önce başıma gelecekleri bildiğim için gitmeyelim dedim, benim adam gidelim bi deneyelim belki durur dedi -bizim oğlan akşam 6'dan sonra iptal, sürekli ağlıyor da- ben de hadi yaşayıp görelim çıkıntılık yapmayım dedim ve gittik) ben bir lokma yiyebildiğimde saat 10 olmuştu ve 20 dk sonra "geç oldu hadi kalkalım" demezmi? Oğlanı ancak uyutmuşum, onu uyandırdığımıza mı yanayım, tek kelime sohbet edemeden aç bilaç elalemin arka odalarında bebek uyutmaya çalıştığıma mı, soğumuş katılaşmış iğrenç bir pizza yemek zorunda kalmama mı... Bu adamlar son derece dikkatsiz ve özensiz oluyorlar bebek konusunda. Bir de sanki bebek yetişkin bir insan gibi uyuyor, yemeğini yiyor da ben durumu abartıyormuşum gibi bana trip atılır. Ne zaman "oğlanı 30 dk oyala da yemek hazırlayım desem ya ağlama krizinden işimi yarım bırakıp ben koşuyorum (ağlasın biraz nefesi açılır bişey olmaz diyo adam yaaa!) ya da sessizlik hakimse bir bakıyorum baby tv karşısına oturtmuş kendisi de bilgisayar oynuyor. Aaahh ah! Tam da bu yazdıkların konusunda dertliyim öğrenen anne'cim. Sonuna kadar haklısın sen! Arkandayım, ne yapsak bu adamlara hakkediyorlar valla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Al birini vur ötekine, desene! Yaparken pek hevesliler ama asıl iş bakarken.. :P

      Sil
  9. Genelde benimkinde buraya yazdığın konulardaki gibi tavırlar yok, hatta benden daha duyarlı. Telefon, hışırtı ve ev düzeni konusunda. Ancak yine de oluyor illa ki oluyor gıcık durumlar, aklıma gelmiyor şu an ama ne bileyim bazen ben bişey söylemeden anlasın hop diye yapıversin, işten gelince tüm günün stresini üzerimden alsın gibi abuk subuk nedenler bulabiliyorum :(

    YanıtlaSil
  10. Bebek yok henüz malum ama kendi tişörtünü düz giyerse alnından öpüyorum, aferiiin diye. Aynı adam sabah büyük adam olup işe giderken milimetrik olmadığı gerekçesiyle 32,5 kez kravat bağlayıp sökebiliyor. En sonunda buçuğu tamamlayıp ben bağlıyorum. Halbuki ayol ben ne anlarım erkek kravatından?! Bir de şimdi ağır tahrik altında yazıyorum, yarım kadeh şaraptan sonra neden şıpırdıyor o çerezler ağızda?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimki de dert mi ayol bi yerde? =)

      Sil
    2. Yarım kadeh şarap kısmına gelince kaşım kalktı, gözüm seğirdi, yapma bacım etme hemşirem.. :D Ya da dur ya, daha çok yap, benim için de yap bolca..
      Aman erkekler olsa bi dert olmasa bi dert..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!