11 Ocak 2014 Cumartesi

Bebekle evde oyunlar, aktiviteler

Oyunun çocuğun fiziksel, sosyal ve bilişsel gelişimindeki rolü tartışılamayacak kadar önemli. Fakat bebeklik dönemindeki olumlu etkileri genellikle üstünkörü anlatılıp geçilir, hatta bazı uzmanlar sanki bebeğin tüm bakım ihtiyacı bez değiştirme, uyku ve beslenme ritmi kazandırma ve sevgi adı altında sadece öpüp okşamaymış gibi bir hava bile yaratırlar. Oysa bebek daha ilk saniyeden bulunduğu ortamı incelemeye ve uyum sağlamak için belirli beceriler edinmeye başlar, kızım daha doğduğu anda gözlerini gözlerime dikmiş, tam ayrıntılı göremese de, içinde bulunduğu ortamın değiştiğini "fark ettiğini" bana göstermişti. Yenidoğanda bu farkındalığı günden güne arttırmak, sosyal ve bilişsel zekayı geliştirmek, fiziksel işlevlerin kazanılmasına yardımcı olmak, tabii ki bilinçli ebeveynlerin elinde.

Maya'nın ilk 3 ayı zor geçti, biliyorsunuz. Çok ağlayan bir bebekti, doğru dürüst gülümsemedi ve yattığı yerden homurdanmak, huysuzlanmak ve devamlı ilgi ve rahatlatılma istemek dışında çok fazla etkileşime geçemedik. Yine de uyanık olduğu her fırsatta onu dizlerime yatırım, yüzü yüzüme bakacak şekilde tutup devamlı konuştum, şarkılar söyledim ve oyunlar oynadım. Bu dönemde en çok çeşitli ve abartılı yüz ifadeleri, farklı sesler çıkarmak, ellerde kukla oynatmak, ayak ve ellerini öpmek ve bedensel ritm hoşuna gitti. Bazen ondan hiçbir tepki gelmeyince, sanki  tek başıma deli ayten  misali konuşup oynadığımı düşündüğüm de oldu ama yılmadım ve ödülümü her sefer minicik bir gülümsemeyle ya da gözümün içine odaklı bir bakışla aldım. İlk üç ay başka da birşey beklemedim zaten ufacık bebekten.

3-6 aylık dönemde ise, herşey değişti. Önce, uzman yardımıyla kolik sandığımız regülasyon bozukluğunun üstesinden geldik ve Maya'nın ağlamaları ve huysuzluğu kesildi. O tepinerek ağlayan bebek gitti, yerine kıkır kıkır gülen, yanağıma kocaman öpücük konduran, önce büyük kaslarını sonra ufacık parmaklarını kendi iradesiyle beceriyle kullanabilen, basit seslerden hecelere doğru sözel beceri geliştiren ve aşırı derecede meraklı, sosyal bir bebek geldi! Ben bile inanamadım. Tabii bu motivasyonla benim oyunlarım da değişti, gelişti.

Maya doğduğundan beri devamlı görüştüğü 4 bebek var, buna son 2 düzenli aydır gittiğimiz iki oyun grubu daha eklendi ve daha "birlikte oyun" bilincinden çok uzak da olsa, farklı bebeklere bakmanın, dinlemenin, dokunmanın olumlu etkilerini her hafta şaşırarak görüyorum. Mesela her bebeğin adına söylenen hoşgeldin şarkısında, bu hafta kendi adı söylendiğinde ciddi bir heyecan gösterdi ve gülümsedi. Konuşulanları anlamak için yaşı çok erken olsa da, sanırım kendisine yöneltilen dikkati anlıyor ve kendi çapında teşekkür ediyor! Sosyal bir insan yetiştirmek istediğim için, şu karlı yağmurlu havada, inatla bu gruplara devam etmeye çalışmanın zorluğu yanında bu benim için çok güzel bir motivasyon oldu doğrusu. Ama sadece sosyal gruplarla değil, tek başına ya da anne-baba ile de oyun oynama ihtiyacı olduğunu biliyorum. Bu nedenle yeni yeni oyunları hem internetten araştırıyorum, hem ebemize ve diğer annelere soruyorum, hem de kendim uyduruyorum.

Sabahları Maya'nın oyun ya da spor grubu yoksa, evde baby-gym (bebek jimnastiği) yapıyor. Bunun için tahta ve organik boyalı bir düzenek aldık. İlk başta pek ilgi göstermedi ama üzerine en sevdiği oyuncakları da bağlayıp, ufak bir zil takıp, birazcık "zenginleştirince" şimdi deliriyor. Kendi kendini 45dk oyalayabiliyor bu düzenekle. Özellikle dönmeyi ve sürünmeyi, bacak ve kol kaslarını kullanmayı, el ve göz koordinasyonunu, görsel ve işitsel uyaranlarla beynini geliştirmeyi sağlayan bu düzenek ve altındaki renkli ve hışıtrılı oyun minderi ile üzerine saçılmış oyuncakları onu çok eğlendiriyor. Oyuncakların doğal kauçuk ya da organik boyalı tahta olmasına özellikle dikkat ediyorum çünkü bu dönem çocuğu tamaman "oral" takılıyor, gördüğü herşey ağzında. Peluş hayvanlar için yaşı daha erken çünkü tüylü ve orasından burasından kopabilecek düğme vs sarkıyor hepsinin ama şimdilik odasında dekoratif bir şekilde duruyorlar. Sadece resimde de gördüğünüz, daha önce 3 çocuk daha büyütmüş olan Winnie (the pooh) oyunlarına eşlik ediyor.

Kendi kendine oynaması dışında günün büyük kısmında beraber de oynuyoruz. En çok oynadıklarımız ellerimle yüzümü kapayıp ya da yüzüme minik bir havlu kapayıp onun kendi açmasını teşvik ederek ce-e (pikaboo) yapmam, bir eşyanın arkasına saklanıp birden çıkıvermem (kayıp-geri gelme neden-sonuç ilişkisinin gelişimine de yarıyor), el ve ayaklarıyla beden ritmi oyunları özellikle göbekten-sırta çevrilmeyi öğrenme aşamasında çok işe yaradı, arkasına yastık koyup (emzirme yastığı denen sosis tipli yastığı U yapıp üç taraftan destekleyerek başladım, gittikçe yastıkları azalttım) oyuncaklarını önüne atmak ve kendi kendine uzanmasını sağlamak özellikle sırt ve bel kaslarını güçlendirdi, el göz koordinasyonunu geliştirdi, birşeyi yere düşürdüğünde kendim almadım, ağır da olsa Maya'yı yere doğru eğdim ve düşürdüğü şeyi kendi eliyle kavrayıp almasını istedim (bunu bir süre sonra oyuna çevirdi, baya kol kası yaptım sağolsun), babasıyla top atmaca, fış fış kayıkçı ve sırt üstü yatıp dizlere bebeği yatırarak uçakçılık oynamayı sevdi, aynadaki aksine dokunmaya, banyo yaparken suyla oynamaya, bezi değişirken arkasında duran objelere ulaşmaya çalışmaya bayıldı.

Ayrıca Brasil Bossa Nova Radio eşliğinde dans etmeyi, çeşitli ninniler dinleyerek uykuya geçmeyi de sevdi. Her gece uyumadan önce 5-10dk boyunca tamamen o anda uydurduğum çeşitli masalları anlamasa da benim tuhaf tuhaf sesler çıkararak, bir hızlı bir yavaş konuşmamı dinlemeyi de seviyor. Annesi kitapkolik olduğu için, şimdiden birçok kitabı var ama bu ayda tek ilgisini çeken ses ve ışık çıkaran Arı Maya ile Çiftlik Hayvanları kitapları.

Genel uygulamanın aksine, çocuk arabasında oyuncak tutmuyorum çünkü Maya'nın doğayı ve insanları incelemesini tercih ediyorum, kendisi de bu duruma alıştı. Otomobilde ise anakucağında sıkıldığı için, genellikle önünde 2-3 oyuncağı oluyor - kesinlikle arka koltukta oturmuyorum çünkü "annenin yeri ya direksiyon ya da ön koltuk" kuralı geçerli. Uyku öncesi ise yatakta oyuncak bulundurmuyorum, hem güvenli değil hem de dikkatini dağıttığı için uykuyu geciktiriyor. Sadece öğle uykusunda dişlediği sert bez tavşanı oluyor, onu da bir süre sonra elinden atıyor zaten.

İşte böyle, ilk 6 aylık oyunlarımız bunlar. Oyun şekilleri değiştikçe ve zenginleştikçe, bu konuda yine yazacağım.

5 yorum:

  1. Biz de Ege'yle çok benzer oyunları oynuyoruz. Bir de Edukids'in oyun kartlarını oynuyoruz, onları elinde evirip çevirmeyi, sonra da tatlarına (!) bakmayı pek seviyor :)
    Bir şey dikkatimi çekti yazıda, arabadayken onu oto koltuğuna oturtup kendim öne geçiyorum demişsin. Ben bunu yapamıyorum içim hiç rahat olmuyor öyle, ancak uyuyorsa öne geçiyorum. Ya kusarsa, ya bir şey olursa nefessiz kalırsa vs diye arkada hep yanında oturuyorum. Bu bebeğin psikolojisine zararlı birşeymiymiş, sen neden oturmuyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin yaptığın bebek psikolojisine zararlı değil Anne Gazetesi, eğer senin için o şekilde daha rahat ediyorsa, o şekilde yaparsın, bu bir tercih meselesi. Ben eşimin yanında ya da direksiyon başında olmayı tercih ediyorum çünkü Maya'nın arka koltukta devamlı biri olacak ve beni eğlendirecek diye düşünmesini istemiyorum. Ben çocukların yalnız bırakılarak kendi kendini oyalaması taraftarıyım çünkü ilerde büyüdüklerinde kendi kendilerine "sıkılmadan" zaman geçirmeyi başarmaları lazım bana göre. Ama sadece arabada yanında oturdun diye de bunu başaramayacak demek değil tabii ki, o nedenle bence sen nasıl istiyorsan öyle yap. Yalnız kusması sonucu nefessiz kalması anakucağında mümkün değil bak onu çok rahat söyleyebilirim :) O konuda için rahat olsun.

      Sil
  2. Blogunuzu takıbe aldım bende beklerım, bırde oyun halısını nerden aldınız paylasırsanız sevınırım.
    Selam ve Sevgılerımle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyun halısı değil o, ben evde halı bulundurmuyorum ama böyle minder türü birşeydi, kalınlığı da 1cm falandı. Yurtdışında yaşıyorum, amazon'dan almıştım internet üzerinden..

      Sil
    2. Hoşgeldiniz bu arada pardon biraz sıkıntılı bir gün geçiriyorum, tuhaf bir cevap olmuş :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!