21 Şubat 2014 Cuma

Bebekle uçak yolculuğu

Yurtdışında yaşayan ya da sık sık seyahat eden anne babaların korkulu rüyalarından biri bu; bebekle uçak yolculuğu. Maya ilk uçağa bindiğinde tam 3 aylıktı ve ilk yolculuğunu Türkiye'ye yaptı. Hem ağlayan, zor bir bebek olması hem de Türkiye'ye trafik kazasında yitirdiğimiz canım ananemin cenazesi için gidiyor olmanın ağırlığı ile zor bir yol oldu bu ilk yol.. Kalkışta büyük ihtimal kulakları acıdığı için 10 dakika ağladı, ben de yeni anneyim, çevredekileri bebekten ve kendimden çok dert ediniyorum, utanıyorum sıkılıyorum falan; devamlı emzirdim önerdikleri gibi ama o 10 dakika bana sonsuz gelmişti. Sonra horul horul uyudu 2 saat boyunca, iniş de dahil. Dönüşte 4 aylıktı, hiç sesi çıkmadı. Bu denemeden sonra, bize bir deli cesareti geldi. 14 saatlik uçak yolculuğuna baş koyduk (vur deyince öldürdük yani). 14 saat devamlı uçuş değil, 5 saat uçuş 4 saat aktarma, 5 saat tekrar uçuş. Deli misiniz?! diyen çok oldu; şimdi uçtuk-konduk-uçtuk-konduk-uçtuk-konduk-uçtuk-konduk ve ben size söyleyeyim, korkmayın! Cesaret edin, rahat olun, bebekle uçmak o kadar da korkulacak birşey değil.. Ben başardım, siz de başarırsınız, korkmayın!

Birkaç ipucu var tabii, bu işin de bir raconu var. Öncelikle hafif uçmak çok önemli; yani seyahate mümkün olduğunca az bagajla çıkmaya çalışın. Mesela gittiğiniz yerden temin edebileceklerinizi taşımayın hamal gibi, bu havaalanında da uçarken de stresinizi çok azaltan önemli bir ipucu. Ama tabii bebekle uçmanın bazı "olmazsa olmaz"ları var, eskisi gibi öyle ufacık çantayla uçulmuyor. Tahmininizden fazla ihtiyaç duyacağınız eşya çıkabiliyor. Bagajı yapmadan önce, havayolu şirketinin bebekli yolcu kurallarını mutlaka okuyun. Bazı şirketler mesela taaa uçağın kapısına kadar bebek arabanızı götürmenize izin veriyor hatta maxi-cosi türü araba koltuğu ana kucağı türevlerini bazen bebekle uçağa dahi alabiliyorsunuz ve eğer yer müsaitse size bu aracı koyabileceğiniz yan koltuk bile veriliyor. Bunu uçuş öncesi check-in sırasında personele sormakta yarar var. Bebek arabanız size uçuş sonrası yine kapıda teslim ediliyor (bizim maceracı araba gibi aktarmada kaybolmadıysa tabii, o zaman izini sürüp, bulup, ertesi günlerde evinize getiriyorlar, bu arada da size bebek arabası temin ediyorlar, böyle bir hakkınız var haberiniz olsun). Ayrıca uçakta ayak mesafesi geniş olan "aile koltukları" denen bölgeler var, bunlar sizin hakkınız, söke söke alınız! Tabii sizin gibi bebekli birçok yolcu olabileceği için havaalanına erkenden gitmekte yarar var. Bu aile koltuklarının ön tarafında duvara monte edilen bebek pusetleri de oluyor sanırım 10kg ve 80cm'e kadar rahatça kullanılabiliyor. Ayrıca bazı şirketler bebekler için mama, bakım eşyası ve oyuncak temin edebiliyorlar; bunu da araştırmakta fayda var.

Uçuştan önce dinlenmiş olmak, bol sıvı tüketmek sizin için de bebek için de önemli. Havaalanında pasaport kontrolünden sonra, rahat ve sakin bir bölgede dinlenerek beklemek akıllıca oluyor. Kalkış sırasında özellikle küçük bebeklerin kulakları basınç nedeniyle acıyabiliyor, bol bol emzirmek, yutkunma ve esneme hareketleri yaptırmak gerekiyor. Kalkış sonrası genellikle rahatlıyor bebekler. Sonrası size kalmış; bebeği eğlendirmek için hep bildiği oyuncakları hem de ona sürpriz yeni oyuncakları kullanabilirsiniz. Teknolojinin nimetlerinden (uçuş ekranları, kumandaları ya da i-pad'inize yüklediğiniz bebek oyunları, çizim ekranları) faydalanabilirsiniz. Uyku için sling kullanıyorsanı, hayat kurtarıcı. Size de spor olması açısından 2 saatte bir uçak içinde yürüyüşe çıkabilirsiniz. Bir de tabii yemek saatlerinde alışkın olduğu, sevdiği mamaları ve sağlıklı aburcuburu vermek (basınç nedeniyle tat hücrelerimiz farklı çalışıyor biliyorsunuz, o nedenle sadece sevdiği mamaları tercih edebilir, normal miktardan biraz daha fazla ve çeşitli almakta yarar var), bolca emzirmek ya da sıvı vermek çok önemli. Uçak içindeki tuvaletlerin bazılarında bez değiştirme masası oluyor ama buz gibi olduğu için bebeğin altına bir battaniye koymak iyi fikir. Bebekler de uçuş sırasında ve sonrasında bizler gibi bol tuvalet ihtiyacı içine girdikleri için, normal ihtiyaçtan biraz daha fazla bez almak ve sızmalar nedeniyle birkaç set kıyafet yedeklemek hayat kurtarıcı olabilir.

Uzun uçuşlarda ve aktarmalarda bebeği oyalamak ve uykusunu almasını sağlamak için, alışkın olduğu oyuncak, battaniye ve özellikle slingi yanımızda taşımak, aşırı aydınlık ortamlarda bebeğin başına örtebileceğimiz hava geçiren tülbent bezi unutmamak, kullanabilirsek ses bloke eden kulaklıkları edinmek ve öncelikle kendi sıvı alımımıza ve beden rahatımıza önem vermek de uzun uçak yolculuklarında dikkat etmemiz gereken diğer önemli noktalar.

Son olarak, uzun uçuş sonrasında varış noktamızda tanıdığımız birinin bizi karşılaması tabii büyük lüks ama mümkünse bebeği de düşünerek bir ya da en çok iki kişilik karşılama komiteleri olsun bu. Yoksa zaten yorgun bebeği bir de yabancıların heyecanlı hareketleriyle iyice teröre etmenin alemi yok yani.. Karşılama olmayacaksa da en güvenli, hızlı ve sakin ulaşım aracıyla bir an önce otele ve evimize ulaşmaya çalışmalı, jetlag yemiş bebeğin dinlenmesine, iklim ve saat değişimine adapte olmasına (genellikle her 1 saat fark için 1 gün adapte süresi kuralı vardır biliyorsunuz) özen göstermeliyiz. Jetlag olan bebeğe, kendimize uyguladığımız uykuyu yerel saate göre ertelemek, zencefil ve kahve tüketmek gibi yöntemleri uygulayamayacağımız için, ona bol bol dinlenme, uyku ve sıvı vererek yardımcı olmalı ve huysuzluğuna sabır göstermeliyiz.

Benim bebeksiz tonlarca ve bebekle 6. uçuş maceramdan sonra, hem uzmanlardan duyduğum hem de kendi kendime bulduğum kural ve uygulamalar böyle. Umarım işinize yarar ve bebetoyu kapıp bol bol keyifli uçak seyahati yaşarsınız!

2 yorum:

  1. biz de ilk yolculuğunu 6 aylıkken yapmıştık 5 buçuk saat. kalkarken ve inişte emzirmitim sıkıntısız geçmişti. benim için en zoru yeni yürümeye başladığı dönemdi. oturmak istemedi, 5 de otorduk,geniş diye. ama sürekli çıktı. VIP yolcu bölümüne kadar gitti,insanların kulaklıklarını çıkardı. meyve sularını içmek istedi falan :) O gün ki vip yolcuları pişman olmuşlardır ekonomi almadıklarına :))

    YanıtlaSil
  2. Mayıs ayında tekrar okuyacağım bu yazını, lazım olacak :) Ellerin dert görmesin :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!