25 Mart 2014 Salı

Kelebek etkisi

Yaşadığımız kentin muhteşem bir botanik bahçesi var. Uzun, soğuk ve karanlık kış günlerinde neredeyse iki haftada bir tropik bitkiler bölümünde yürüyüş yaptım bu sene; sıcacık, rengarenk, içim açılıyor. Bebeto da seviyor otu, yeşili, çiçeği, böceği. Son bir aydır bu tropik bitkiler bölümünün yaklaşık 30metrekarelik bir iç bahçesinde bir de "kelebekler sergisi" var. Yok yok, tahmin ettiğiniz gibi kurutulmuş garibanların "yavru, gel sana kelebek koleksiyonumu göstereyim!" sergisi değil. Resmen capcanlı uçuşuyorlar, siz de aralarında dolaşıyorsunuz. Bebek ve çocuklar için de muhteşem bir heyecan oluyor.

Mart başında gitmiştik S. ve oğluyla, kelebeklerin ömürlerinin sadece 1 ay olduğunu öğrenmiştik. Onlar bize veda etmeden - ya da sonsuz bir döngüde tekrar tekrar dünyaya geldiklerini var sayarsak, sadece bir "görüşürüz seneye!" demeden - tekrar gidip görmek istedim geçen gün. Ne iyi oldu; rengarenk kelebekler saçlarımda, ellerimde uçuştu. Sıkkındım o gün (bu ara insan memleketten haberlere takılmadan duramıyor, gündem malum..) içim açıldı; kelebek etkisi bu olsa gerek!

Eve gelince, bebeto gördüğü ve deneyimlediği yenilikleri sindirmek ve beynine yeni gri hücreleri kazandırmak için, mızırdanmadan çabucak uyudu. Ben de fırsattan istifade biraz psikoloji makalelerine bakayım dedim. Bizim meslekte uzun aralar vermek pek iyi olmuyor. İnsanların çok işine yaşayacak yeni terapi yöntemleri, yeni yaklaşımlar ya da kırk senedir uyguladığımız bir tekniğin yan etkileri falan çıkabiliyor. Annelik izni diye yan gelip yatmamak, mesleki yenilikleri takip etmek lazım.

Ordan oraya gezinir ve okurken, klinik psikolojiden biraz uzaklaşmışım. Anksiyete araştırmalarından pozitif psikolojiye geçmişim. Size de oluyor mu bebekdaşlar, geçen gün T. ile konuşurken bana "ya ben artık hiç ekşın, drama izleyemez oldum. Hele içinde çocuk varsa deliriyorum" dedi de.. Bende de oluyor, Maya'dan beri "çocuk istismarı" içeren medyaya bakamıyorum, bakınca resmen fizyolojik sıkıntı yaşıyorum, kalbim çarpıyor, ağzım kuruyor, midem ağrıyor. Eskiden ruhsuz değildim, tabii sinirlenirdim ama böyle değil, bir iki dakika sonra düşünmezdim. Bazen izlediğim filmdeki, okuduğum gazetedeki olayı 1-2 gün kafama taktığım oluyor.. O nedenle pozitif psikoloji, rahatlama yöntemleri falan bu sıra daha çok ilgimi çeker oldu. Neyse, nöropsikoloji bazında pozitif psikoloji makalelerini karıştırırken, "beyaz çay" hakkında ilginç yazılara denk geldim. Ben pek çay-kahve içen biri değilimdir ama hamilelikten beri özellikle kafeinden uzak duruyorum; 1,5 senedir kahve, kola, siyah çay, yeşil çay kullanmıyorum. Bu arada beyaz çay trendi başlamış, kaçırmışım. İlgimi çekti.

En kaliteli beyaz çay, Çin'in Fujian bölgesinde "gümüş iğne" (silver needle) türünde ve Bai Hao Yinzhen adıyla yetişiyor ve sadece baharın ilk 3-5 gününde toplanıyormuş. Aslında siyah ve yeşil çay ile aynı bitki ama daha yapraklar beyaz tomurcuk halindeyken toplandığı için, eski zamanlarda sadece çok zenginler ve imparatorlara kısmet oluyormuş. Yaprakların beyaz oluşu, soldurma, fırınlama, kurutma gibi fermantasyon işlemlerinden geçirilmiyor oluşu ve demlenirken kaynatılmaması nedeniyle içinde yüksek miktarda antioksidan, florür, C ve K vitamini bulunuyormuş. Bu sayede de kanser önleyici, bağışıklık sistemi güçlendirici, tansiyon ve kolestrol kontrolüne yardımcı ve diş ve kemikleri güçlendirici etkisi varmış. Ayrıca cildi de güzelleştiriyormuş (Allah bilir afrodizyaktır da, bir tek o eksik kaldı çünkü). İçinde kafein olsa da, siyah ve yeşil çaya oranla çok daha azmış ama hamilelik ve emzirme dönemi için tabii yine de dikkatli olmak lazım.

Kendimi sabah erkenden kalkmış, yogamı yapmış, duşumu almış, bembeyaz şile bezi efil efil bir elbise giymiş, denize karşı oturarak beyaz çayımı yudumlarken hayal ettim.. Valla hayali bile beni rahatlattı. Süt vampiri memeyi bırakır bırakmaz bu hayalimi gerçekleştirmeyi umuyorum!

Beyaz çay hakkında daha fazla okumak isterseniz; buraya ve de buraya ve de buraya ya da buraya (türkçe) ve hatta buraya tıklayabilirsiniz.

4 yorum:

  1. Sabah erkenden kalkma kısmı geçerli değil mi zaten :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şile bezi elbiseye kadarı geçerli :D E, şimdi bakınca gerçekten de haklısın %50 gerçekleştirmişim düşümü :P

      Sil
  2. Türkiye'de beyaz çayı Doğadan markası satıyor. Ama içince sinameki etkisi yaratıyor bende. Tuvalete koşuyorum. Chai markasından almıştım daha önce bu çaydan. Hala tüketemedim. İlgilenenlere tavsiye ederim. En son Cts içtim ben de, senin diğer yazından sonra.
    Bizim sokaktaki cafede de içmiştim. Hatırlarsan eğer. Gel bir daha birlikte içelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyyy hatırlamaz olur muyum, ne güzeldi, yine tekrarlayalım hem de beyaz çayla, çok isterim!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!