22 Mayıs 2014 Perşembe

Bebekle İspanya seyahati

Hastalıklar nedeniyle iptal ettiğimiz İspanya seyahatimizi sonunda gerçekleştirebildik. Daha önceden görmediğim Andalucia gerçekten cennet gibi bir bölgeymiş ve şansımıza "tam mevsimi" diyebileceğim bir zamanda gitmişiz. Her yer sapsarı katır tırmakları, aloeveralar ve diğer tropik bitkilerin cart fosforlu rengarenk çiçekleriyle doluydu. Yazlar bölgede oldukça sıcak olduğu için, bu kısacık ama yemyeşil, rengarenk bahar dönemi gerçekten en gidilesi zamanmış - tabii denize girmek için hala biraz erken.


Biz kıyı kesimde değil dağlık alanda konaklamayı seçtik ve çok iyi etmişiz. Oda ve kahvaltı bazında hizmet veren, önünde kocaman bir bahçesi olan, vadi ve yüksek dağlara bakan, tek kelime İngilizce konuşmadığı halde işaret dilinde uzmanlaşmış çalışanlarıyla çok sevimli bir butikte kaldık. Kiraladığımız arabayla gün boyu çevrede nam salmış "Beyaz köyler"i (tüm evler yamaçlara kurulu, sadece beyaz renkli, begonviller ve kaktüslerle süslenmiş arnavut kaldırımlı daracık sokaklarla tipik Andalucia rüyası) ve muhteşem El Hamra sarayı'na ev sahipliği yapan Granada'yı görme şansımız oldu. Oldukça maceralı (içinde pasaportlar, telefonlar, cüzdanlar olan çantayı dağın başında bırakıp gitmek ve 1 saat sonra fakedip geri dönünce başında bekleyen Danimarkalı çiftle kanka olmak vs.) bir seyahat oldu.

Geçen sene hamileyken İspanya ve Portekiz'e gelmiştik, bu sefer bebekle geldik. Hamileyken olduğu gibi bebekle de çok rahat seyahat edilebilecek bir ülke. Gelir gelmez bir markete daldık, tüm ihtiyaçlarımızı temin ettik ve Maya'ya da ufak bir "yeni ülke, yeni oyuncak" hediyesi aldık ki, biz vızır vızır gezerken o da arabada kendi kendini oyalayabilsin. Genellikle sabah kahvaltıyı takiben yollara düştük ve akşam yemek sonrası eve döndük, bebeğin uyku saatleri arabada geçti, uyanık saatlerde beyaz köylerde, kıyı kasabalarında ve Granada'da yürüdük bol bol. Tabii ki tapassız İspanya olmaz, bol bol yedik, içtik. Bir de 4. evlilik yıldönümümüzdü - ilk kez bebekli ama yine de çooook romantik ;)

Enerjimi topladım, döndüm kürkçü dükkanıma. Bu sıra yoğun bir sosyal tempo bekliyor beni. Üstüne de artık Maya'yı odasında uyutmaya başladım! Oleyyyy evet ama hala memede uyuyor ve bu nedenle de hala geceleri sık sık uyanıyor. Olsun, minik adımlarla ilerliyoruz, mehter marşı eşliğinde ama öğrendim artık zorlamanın yapıcı hiçbir getirisinin olmadığını.

Bir de paskalya sonrası alınan 2 kiloya 1 yeni tapas kilosu eklediğim için sıkı rejime başladım. Bana katılmak isteyen olursa haber versin, beraber yapalım rejim, motivasyon olsun :)

8 yorum:

  1. Ne kilosu ya emziriyorum ben diye düşünerek öküz gibi tikinarak okudugum bu postun sonunu hic sevmedim :) onun dışında size ve enerjinize bayiliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) Valla ben de hala emziriyorum ve gerçekten insan sütüm artsın diye ne bulduysa ağzına tıkabiliyor bazen, anlıyorum seni Nesrin..

      Sil
  2. Katılmak isterdim ama rejim yapamıyorum.Genel olarak iradem yok.Sanırım doğum kordonumla o da gitmiş.

    Bir de,çok güzelsiniz ya,arkadaki iki gram saçı toplanmış arkadaş da dahil :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) kameralara bakmaktansa sandalyelerle oynamayı tercih ediyor kendisi

      Sil
  3. Yazını okurken bizim de taaa milattan önceki gezimiz aklıma geldi Endülüs Bölgesi'ne. Tapaslar hala aklımda, hatta geçen akşam konuştuk, ballı patlıcan kızartması diye... İnsan tatilden ne yazık ekstra kiloyla dönüyor, olsun varsın. Nice yıldönümlerine bu arada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele İspanya'dan bir iki kilo almadan dönmek mümkün değil sanırım :) Sen içecekleri ödüyorsun tapas "tıpış tıpış" ikram :D Çok teşekkürler!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!