14 Mayıs 2014 Çarşamba

Bebekler için oyun grupları

Maya'yı bizim kızlar ve bebekleriyle haftalık rutin buluşmalarımız dışında, 4 aylık olduğu günden bu yana haftada en az 1 gün, bazen 2 gün oyun ve bebekle spor gruplarına götürüyorum, önceden de yazmıştım. Aslında oyun gruplarına genellikle emekleme döneminde başlanıyor - biz biraz aceleciydik. Bu yaş gerçekten daha uygun çünkü çocuklar emeklemeye başlayınca artık evin sınırları dışına çıkıp dünyaya açılmak istiyorlar ve anneler için oyun grupları güvenli ortamlar oluşturuyor.

Aslında çocuklar "sosyal oyun çocuğu" denen yaşa yani bir başka bireyle karşılıklı iletişim kurarak oyun oynama yaşına (ortalama olarak 2,5 yaş ve üstü) gelene dek, genellikle kendi başlarına ya da bizim önderliğimizde oyun kuruyorlar. Yani "oyun grubu"nun beraber oynama amacı 2,5 yaştan önce pek sağlanamıyor. Ama yine de çocuklar kadar bebekler için de diğer çocukları, yaşıtlarını ya da kendilerinden birazcık büyük ya da küçük çocukları gözlemlemek ve taklit etmek; onların fiziksel, bilişsel ve sosyo-psikolojik gelişimleri için inanılmaz faydalı. Ayrıca çocuklar emekleme döneminde oyun tarzlarını da değiştiriyorlar ve sadece oyuncak sallamak, vurmak ve emmek dışında birbirlerini gözlemlemek ve birbir oyuncaklarını denemeye de meylediyorlar. Her gün yeni bir oyuncak almak yerine bu tip oyun gruplarına giderek çocuğunuzun dimağını "beleşe" geliştirebiliyorsunuz.

Oyun grupları, biz anneler için de güzel dostlukların kurulabildiği, birbir çocuklarımızı karşılaştırmadan ama birbir deneyimlerimizi paylaşarak rahatlayabildiğimiz hoş bir ortam oluyor. Bu gruplarda çeşit çeşit anne ve bebek oluyor; bu da çeşit çeşit huy, tepki, tutum, yaklaşım, uygulama demek.. Benim gibi gözlemlemeyi ve yaşam boyu öğrenmeyi amaçlayan biri için inanılmaz yararlı ortamlar. Ama çocukları diğerlerininkilerle karşılaştırma, gelişim evrelerinde geç kaldığınızı hissedip endişelenme ya da ileri olduğunuzu düşünüp böbürlenmeye meyilliyseniz, aman diyeyim, uzak durun. Bu oyun grupları nedeniyle baya ciddi psikolojik sorunlar yaşayan anne ve babalara rastladım çünkü. Çocukların gelişimleri tamamen kendilerine özgü ve biricik, benzersiz; lütfen unutmayalım. Ha bu vesileyle bir de temenni iliştireyim: çocukları karşılaştıran; seninki bacağını kafasının arkasından geçirebiliyor mu, iki kolunu yana açıp sallayarak havadan 30cm yükselemiyor mu yoksa, benimkinin 465. dişi çıktı seninkinin saçı hala kuleden sarkıtacak kadar uzamadı mı diye vıdılayan kadın ve adamlar, "meli-malı"cı teyzeler, öğreten adamlar; Allah sizi davlumbaz etsin e mi!?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!