23 Haziran 2014 Pazartesi

Şatoda düğün

Haftasonu komşu ülkeye düğüne gittik. Gözünü sevdiğimin Evropa'sı, 2 saat direksiyon sallıyorsun yepyeni bir ülkedesin; insana kısacık bir haftasonu kaçamağı bile bir tatil, bir arınma, bir yenilenme olarak geri dönüyor. Velhasıl; ulu dağları, içinden buz gibi ve bembeyaz nehirlerin aktığı derin vadileri, yemyeşil çayır ve ormanları, bu cümbüşün içinde mutlu mesut geviş getiren inekleri ile ünlü bu ülkenin bu kadar yakın olması bir şans. Bagajda ufacık, içi dolu turşucuk bir bavul, cama asılmış bir takım elbise ve bir kıpkırmızı seksi bir elbise, yanında bir de flamingolu minik elbise ve tüm bunların içini doldurmayı sabırsızlıkla bekleyen biz üçümüz, tıngır mıngır yollara düştük, kıvrım kıvrım dağları aştık, mis gibi doğanın içine, çıngırak sesleri ile hafif çiçek kokularını harmanlayan o güzel Avusturya Alplerine kavuştuk. Tüm bunlar olurken, uyku saatine denk gelen yol boyu uyuyan bebek de ne güzel şey.. 

Yol bizim evden tam 2,5 saat sürdü. Hala karlı ulu dağları aştık, aşamadıklarımızın altından, tünellerden geçtik, bazı nehirlerin tepelerindeki viyadüklerden hopladık derken geldik ŞATO'muza! Evet şato, bildiğiniz, kenarları duvarla çevrili, kale burçları olan, ortasında geniş bahçesi, ana avluya kurulu, kilisenin çevresinde son derece geleneksel döşenmiş odalar ve geleneksel dağ yaşamının (ekim, dikim, pişirim) layıkıyla devam ettirildiği, muhteşem bir mini-otel Schloss Kammer. Böyle Alplerde romantik bir kaçamak arıyorsanız, yazın doğa yürüyüşleri, gölde yüzme, kışın kayak ve türevlerini yapmak için, mis gibi dağ havasını solumak için ideal. Bebekle ve çocukla da rahat, sakin, eğlenceli. Çok çok tavsiye ederim (hoş, Zell Am See'de nedense sadece gözleri gözükecek derecede burkalara bürünmüş, tombul çocuklarına su bisikleti kiralayan ve kendileri de burka altından dondurma yiyen bir Arap turist patlaması vardı ama..) Şato'nun restaurantı ve bira bahçesi özellikle muhteşem, düğün olmasa da bölgeye özgü gurme tatları bulabilirsiniz..

Düğün romantikti tabii. Kale burçlarının içindeki bahçede öğlen 3'te kokteyl ile başladı, akşam 7 gibi yemek yendi, biz Maya ile 9'da odamıza çekildiğimizde müzik ve dans devam ediyordu. Maya flamingolu elbisesini yarım saatte üzerinde paralarcasına çekiştirdiği için tabiri caizse don-gömlek katıldı düğüne ve benim seksi kırmızı elbiseye de çilekli parmaklarıyla bolca abandı, yerlerde süründü, düğün konuşması sırasında çenesi düştü ve hatta gitti gelinin eteğine oturdu ve 30 kadar konuğa dönerek ellerini de havaya kaldırarak blabla'larla bir konuşma da yaptı. Sanırım yeni evli çiftten çok Maya'nın fotoğrafı çekildi ama genel olarak bebek olduğu halde uyumluydu ve kendi düğünüm dışında ilkkez bir düğünde gerçekten çok eğlendim (evet ben kendi düğünLERinde (aynı adamla 3 adet) de çok eğlenen az sayıda insandan biriyim hehehe). Bu çift de bizim gibi çift kültürlü olunca tabii tadından yenmiyor, dünyanın dört bir yanından davetliler gelmişti ve kimse kokoş değildi, topuklular belli saatten sonra fırlatıldı çimenlerde yalınayaktık hatta içkiyi bol kaçıran "bazı İngilizler" şatonun minik göletine daldılar falan. Bir ara gökyüzüne doğru kırmızı balonlar uçurduk, birkaçı patladı, bazıları teeeee Alplerin yamacına kadar izlenebildi. İçine güzel dileklerimizi ve düğün sahibinin adresini yazdık ki bulan olursa geri yollasın posta ile, hoş bir kavuşma olsun. Sevimli di mi? Ahhh yemekler de muhteşemdi, gece yattığımda göbeğimin içinde çilekli pasta başta olmak üzere, somonlu kanepeler, nefis ızgara balık ve muhteşem mavi peynir ile geleneksel cevizli ekmekler dans ediyordu..

Bebekle düğün.. Çok basit; şapkayı tak, güneş kremini sür, flamingolu elbiseyi çıkar ve bebeği çimene sal. Fazla elleşme, bırak oynasın, gitsin insanlarla sosyalleşsin, arada yanına geldikçe ağzına somondur, çilektir falan tıkıştır, bolca da su ver, uykusu gelince de kap uyut, tamam. Zor bir şey değil, stres hiç değil. Eğer düğünün olduğu yerde konaklama şansınız varsa (biz bunu özellikle tercih ettik ve bu sayede hem de şatoda romantik bir haftasonu geçirmiş olduk) ya da bebek huysuzlanırsa onu sakinleştirecek / uyutacak bir alan yaratabilirseniz, gerisi kolay. 

Böylece vaftiz, düğün ve çeşitli kutlama partileri ile dopdolu bir yaz sezonunu açtık, bu yaz neredeyse her haftasonu bir başka etkinliğe davetliyiz ve bu etkinliklerin hepsine de bebekle katılacağız. Sırası geldikçe bol bol anlatacağım ve delirmeden bebekli tatil ve sosyal aktiviteler hakkında küçük ipuçları ile ufak seyahat önerileri vermeye devam edeceğim. 

5 yorum:

  1. Agir romantish :) sevgilimke birbirimize lan adam, lan woman! Diye seslenmemizden oturu bana epey agir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kız Uzakdoğulu, ben bekliyordum böylesini.. Kendi memleketindeki düğüne 400 kişi çağırmışlar, övünerek anlattı, ben de dedim "ay hepsine merhaba diyebildin mi, konuşabildin mi?" Tabii ki hayır... :) Yine de güzeldi, Almanlar rahatlar düğün konusunda, kalpli balonlar, şato falan evet çünkü çocuk soyadı blabla van blabla olduğundan kelli biraz soylu bir insan olunca showoff yapmak istemiş ve yaptı da ama düğünün geri kalanı laylaylomdu yani eğlendim ben :D All we need is love ayol..

      Sil
  2. Canım şatoda düğüne gidince böyle anlatırsın tabii sal çimene falan sizi bir de törkish düğün salonlarında görelim angaranın baglariiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahaha mayaya da böyle parıldaklı tütü, kafasına kocaman kordağğğle :D

      Sil
  3. Ben kizima kordaaggggle takıyorum!!! Bu sebepten satoda düğünü haketmiyor olmaliyim... Simdi herşey aydinlaniverdi kafamda...

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!