22 Temmuz 2014 Salı

1 yaş çocuğuyla rengarenk rutin hayat

Bu haftasonu Beyaz Atlı Prens'i erkek erkeğe felekten bir haftasonu çalmaya Avusturya Alplerine tırmanış ve raftinge yolladık ve biz de kızımla başbaşa keyif yaptık. Kimse ölmedi, öldürülmedi, keçiler kaçmadı, sen sağ ben salim, Pazartesi'yi ettik (çok şükür). Bu sayede bebekle (çocuk ayol artık, pardon) rutin hayatın ne kadar rengarenk olabildiği üzerine düşünme şansı buldum. Bazı anneler "ayh fenalık geldi, devamlı peşinde koşturuyorum, çok çabuk sıkılıyor, devamlı yeni birşeyler istiyor, çok yoruluyorum" dese de ve hatta sırf bebekle (çocuk ayol çocuk) ne yapacağını bilemediği için haftasonu bile bakıcı bulup işe (ya da bazen iş diye hayata) kaçanlar olsa da (ki kesinlikle eleştirmiyorum, son derece anlaşılabilir serzenişler bunlar bence), ayol aslında çocukla DA hayat güzel yahu. Yorumcular bana sık sık "bir gününüzü özetlesene, neler yapıyorsunuz, zaman nasıl geçiyor sizin diyarlarda" diyor ya, e hadi yazayım bari..

Maya sabah erken uyanıyor. Benim için bu sorun değil çünkü ben de erken uyanmayı seven biriyim. Maaile 7.15'te ayaktayız, banyo, kahvaltı derken 8 oluyor ve Beyaz Atlı Prens'i önce kapıdan, sonra camdan, utanmasak en son bacadan el sallaya sallaya işe yolluyoruz. Sonra biz de hazırlanıp çıkıyoruz ve saat 10.30'a dek yürüyüş ve hava güzelse oyun parkı yapıyoruz. 11-12 arası Maya önce evde sonra dev yatağında (bahsedicem bu dev yataktan) oyun oynuyor, yuvarlanıyor, benimle altlı üstlü kuduruyor falan derken uyuyakalıyor. 12. aydan beri günde tek sefer uyutuyorum artık. Çünkü ilk başta sabah 9.30 gibi uyuyor, 1 saat sonra uyanıyor, akşam 3.30 gibi tekrar uyuyor ve 5'e doğru uyanıyor ve dolayısıyla gece 10'dan önce uyumamaya kalkıyordu. Bu da beni bedenen ve ruhen çok yoruyordu çünkü gün içinde uyuyabilen bir insan değilim ve gece 11 gibi uykum gelir, dolayısıyla çocuğu uyutup hiçbirşey yapamadan, gece arkadaşlarla biryere gidemeden, kendime ve eşime zaman ayıramadan sızıyordum. Bu konuyu aynı yaş grubu çocuğu olan çok anne babayla konuşuyorum, herkes çok dertli ve günde 1 uykuya çevirince ferahlıyor insan, tavsiye ederim. Bu alıştırma sırasında bir hafta falan zorlandım ama sabah uykusunu yavaş yavaş öğlene çektim ve akşam uyumak istese de uyutmadım, devamlı dışarıya ya da oyun gruplarına götürdüm ki ilgisini çeken birşeyler olunca daha az mızırdandı ve 1 hafta sonunda da bu yeni ritme alıştı zaten.

Öğle uykusu bana biraz kendi "beynimi" kullanma aktiviteleri ve ev işlerini falan halletme şansı veriyor, tam totomu koltuğa koyduğum anda tabii Maya da eş zamanlı olarak uyanınca ve biraz zaman geçip iyice keyfi yerine gelince, saat 2 gibi falan öğle yemeği yiyor ve 3.30 gibi kapıyorum hemen "günün aktivitesi"ne götürüyorum. Bu aktiviteler de ya oyun grubuna katılma, ya bizim kızlardan bir ikisiyle buluşma, ya uzaktaki bir oyun parkına / parka / gölete yüzmeye gitme ya bebekle yogaya ya da jimnastik grubuna katılma ya da hava bozuksa evde "faliyet" yapma (bu konuda yazacağım yakında) oluyor ve eve 6 gibi dönüyoruz ve Beyaz Atlı Prens'le kucaklaşıyoruz ve yemektir oyundur geceyi ediyoruz ya da onu 6 gibi işten alıp gece alemlerine akıyoruz (ayol bu yaşta ne alemi olacak, ya yemeğe bir yere gidiyoruz ya da birkaç arkadaşla buluşup bir iki kokteyl (benimki hala mokteyl of) yuvarlıyoruz. Bakıcımız olmadığı için ve Beyaz Atlı Prens'in Elfgillerden annesi Maya'yı sadece çarşamba ve pazar sabahları 8 ila 10 arası kabul ettiği için (! evet) doğum günü ve evlilik yıldönümü dışında eşimle başbaşa romantik geceler yaşayamıyorum ne yazık ki, bu ve gece gidilen klasik müzik ve jazz konserleri içimde kalıyor şimdilik (elbet ona da sıra gelecek, inşallaaaaah).

Maya banyosunu, diş fırçalamasını, iyi geceler şarkısını, masalını ve listeye son 1 aydır eklenen "seni neden çok seviyorum biliyor musun, çünkü...." cümlesini duyduktan sonra, saat 9'da uyuyor ve artık memede uyumasa da, kendi dev yatağında kendi kendine uyusa da, yine de yanağımı sevmek, koluma dokunmak yani uyuyana dek benim başucunda olduğumu hissetmek istiyor. E buna da şükür, bu bence 1 yaş için son derece kabul edilebilir bir "uyku düzeni". Bu düzen gece tam 4'te ve tam 6'da saat dakikliğiyle dakika sektirmeden deliniyor (nasıl bir saat var bu çocuğun içinde yahu?!), ilkinde yanına gidiyorum ve yine yanağıma dokunup uyuyor ama saat 6'da artık kurt gibi acıkmış olduğu için 15dk falan emziriyorum ve sonra 7.15'e dek uyuyor.

Çarşamba ve Pazar sabahları ben bebeksiz takılıyor ve 2 saat spor salonuna gidiyorum, bazı geceler de Maya'ya babası bakıyor ve ben akşam 6'dan gece geç saatlere kadar bebeksiz ya da bebeği benzer şekilde babaya satmış bulunan dostlarla "girls night-out" yapıyorum ki bunlar da bebekli rutinin bebeksiz fıstıklı baklavaları oluyor, çok süper oluyor :)

İşte bizim "çok merak edilen" rutin bu şekilde a dostlar.. Rutin bebek ve çocuklar için önemli ama içine renk katabilmek, her gün aynı saatlerde temelde aynı aktiviteleri yaparken aslında özelde tek tek farklı renkleri tanıtmak ve işe "tutku ve sevgi" katmak, inanın insana yaşam enerjisi veriyor. Önemli olan zamanı verimli kullanmak, aşırı sıkı programlar yerine esnek olmak ve çocuğu gözlemlemek, nelerden zevk aldığını ve bunları nasıl çeşitlendirebileceğinizi araştırmak. O zaman ne siz sıkılıyorsunuz, ne çocuk, zaman çabucak geçiveriyor ve gece yatağınıza gittiğinizde "ay iyi ki doğurdum, iyi ki koca bir seneyi evde geçirdim" diyor ve kendinizi verimli ve üretken hissediyorsunuz. Tek düzeliğe bağlamadan rutini kurabilmenin sırrı bu bence.

2 yorum:

  1. @OgrenenAnne bebekle hiçbir aktivitesi olmayan bir ülkede yaşıyorsak ve aynı ülkenin iklimi gündüz vakitleri sokağa çıkmaya engelse... o zaman da yapacağımız şey evin belli bölgelerine eğlence merkezleri kurmak ve sabahın köründe yılmadan bebeciği alıp sokağa çıkarmaktır. bu her gün bıkmadan usanmadan yapılmaktaysa hayat süper geçer. gece bebecik 8 de uyuduktan sonra da anneler babalar özgürdür : )))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi aktiviteni kendin yarat yani :) Süper!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!