14 Temmuz 2014 Pazartesi

"Bak yabancıların çocukları nası duruyo!"

Tatildeyiz malum. Efil efil giyinmişiz, iskeledeki balıkçıda ufak bir mezedir balıktır ziyafet çekeceğiz. Bambiniyi de almışız yanımıza, balıkları elimizle seçmişiz dolaptan, mezeler tazecik gelmiş, son kalamara çatalı kim daha hızlı isabet ettirecek yarışı içindeyiz. Kakara kikiri yapıyoruz, el ele göz göze oturuyoruz sevgilimle. Bambini yerlerde sürünüyor, kedilere atılıyor, tuttuğunu mıncıklıyor, üzerindeki beyaz elbisesi yerlerde sürünürken lekeleniyor, elleri domates lekesi, elbiseye siliyor, kediye yere düşen ekmek parçasını yediriyor, yemezse kendi yiyor. Beton bütün gün güneş altında kavrulmuş, kediler veteriner kontrollü kulakları küpeli kediler, ekmek tazecik.. Arka masadan bir ses "bak yabancıların çocukları bundan böyle sağlıklı işte, hiç bakıyorlar mı çocuğa, yerden yedi bak ekmeği, biz olsak..." Bozuntuya vermiyorum.

Gece ilerlemiş, arka masanın ufak bücürü sıkılmış, birkaç defa "anneğğğ sıkıldııığm" demiş, iplenmemiş. 20 metre uzakta oyun parkı ve salıncaklar bomboş duruyor, iskele araç trafiğine kapalı, kasaba küçücük yer, sakin. Yine de çocuk parka bırakılmıyor, annesi parka gitmektense rakısını tazelemeyi tercih ediyor. Oyuncaklar sıkmış, kedilere su fırlatma ve tekme sallama "oyunu" bıktırmış. Çocuk sıkılıyor. Bir ön masada bambini legolarını söküp takıyor, arada kediye ekmek ve balık atıyor, arada kendine masadan iki lokma balık, domates alıyor, sesi çıkmıyor. Arka masadaki çocuk artık sıkıntıdan çıldırmanın eşiğine gelince ağlamaya başlıyor. Arka masadan yine o ses: "Bana bak hep yaramazlık peşindesin! Bir ağlamaya kalk bak ben seni bir daha getiriyor muyum! Bak yabancıların çocuklarına hiç sesi çıkıyor mu!" Yine bozuntuya vermiyorum.

Arabaya bineceğiz. Maya'yı arkaya çocuk koltuğuna, yüzü ters bakacak şekilde bağlıyorum, kendim de annenin koltuğuna, eşimin yanına geçiyorum. Pencereler açık tabii, yanda eli kolu market poşetli iki teyze: "bak görüyor musun yabancılar çocukları böyle arka koltuğa hem de ters bağlıyor, çocuk ne manzara görüyor, geçti bak anası öne oturdu, ay yazık ayol, ağlamıyor da yazık, alışmış ne yapsın.."

Ertesi günlerden birinde, köyün tepelerinde denize bakan, efil efil esen bir köy kahvesine kahvaltıya gittik. Maya bahsettiğim gibi, çok yiyen, kilolu bir çocuk değil ama ben de yedirmeye çalışan, bunu dert edinen bir anne değilim. Mesela kahvaltıda bizimle masaya geliyor, belki ufacık iki lokma ekmek köşesi, simit kenarı, bir dilim domates, azıcık peynir kemiriyor, bir iki şeyin tadına bakıp, beğenmeyip geri çıkarıyor, yumurtaya uzaktan dahi selam çakmıyor falan. Normal bir Türk tavuk-annesini dehşete düşürecek durumlar. Tabii ki arka masadaki ses geç kalmıyor, hemen yetişiyor: "Ay kadın hiç oralı olmuyor, çocuk hiç bir şey yemedi bak, oynayıp oynayıp yere atıyor, ay benim yediresim geldi vallahi... " Uyuz oluyorum ama bozuntuya vermiyorum ki kadına cevap hemen yanındaki kadından geliyor: "ay şekerim yabancılar böyle, çocuklarına bakmıyorlar, çocuk kendi kendine ne yerse işte.. Baksana çocuğun kollarına incecik, ay bir hırka dahi giydirmemişler, üşür o üşür!"

Eeeee! Yettiniz gari...! Kocamla Türkçe konuşmuyoruz, servis yapanlarla da bağıra çağıra on metreden haykırarak konuşmuyorum diye yabancı yaftasını yapıştırdığınız yetmedi bir de tüm kalıp yargıları tek tek hönkürdünüz. Ayrıca kardeşim size ne, çocuk benim çocuğum değil mi? Son sözü söylemek, hakkındaki kararları almak bana düşer! Aaaa.. Asabi oluyorum ben bu ülkede yahu! Evet, yedirmiyorum çünkü çocuk acıkınca yer! Evet, Maya kuş kadar yiyor ama kendi gelişim eğrisinde büyümeye çok şükür ki devam ediyor. Belli ki bizim kısa ve kalın Türk genleri yerine babasının uzun ince genlerini almış çocuk.. Ayrıca reçele banılmış ekmek, yağlı börek yiyeceğine iki domates köşesi yesin başka yemesin bence daha iyi. Ayrıca evet, cılız kollarına hırka da giydirmedim çünkü hava 35 derece ve siz ve biz askılılarla terleme halindeyiz, çocuklar bizden daha hareketliyken, bizden daha fazla üşümeleri mümkün mü yahu? hele araba mevzuu ayrı bir rezalet, tatilde bebek koltuğu kullanan bir biz vardık, diğer tüm bebekler annelerinin kucağında, önde direksiyonda bile bebek gördüm, ya insanlar hiç mi korkmuyor bu kadar sık trafik kazası olan bir ülkede bu riskleri almaya? Yeter ki ağlamasın derken Allah korusun bir anlık çarpmayla ömür boyu engelli kalırsa hiç mi vicdan azabı çekmezler bu anneler babalar?

İlle yabancı mı olmak lazım çocuğumuza insan gibi, saygılı davranmak için? Gereksiz yerde aşırı korumacılık yerine gerçekten gerekli olduğunda ihmalkar davranmamak için? Ve çocuğun "duran" bir şey olmadığını, bağımsızlık adımları atarken sizin koyduğunuz sınırları devamlı yıkmayı deneyeceğini, ancak bu şekilde nerede nasıl davranılması gerektiğini öğrenebileceğini bilmek için? Ay daraldım!

16 yorum:

  1. Okurken düşündüm de keşke türkçe cevap verip onları anladığını belli etseydin nasıl da bozulurlardı hehe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilimi ısıra ısıra birhal oldum gerçekten de! :)

      Sil
  2. Ya ne zaman lafı çakacaksın diye okusum; bir çaksaydın be ardından hem ben psikologum deseydin bak o zaman nasıl havalı olacaktın gözlerinde :) aa şekerim kadın psikolog kadın yabancıyla evli kadın türk heyyt be olacaktı.

    Yanlız var ya o öne geçip oturmanı nasıl kıskandım nasıl kıskandımmm anlatamam :) İmza çocuk 33 aylık mı ne kaç aylıksa işte 2'den sonra saymıyorum anne hala arkada

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama kadın yine de lafı çakamadı, şu tatilde Hint ineği kadar sakin olacağım dedi dedi oturdu.. Araba konusunda ise, valla baştan "MES" (mom entertainment system) kurulunca arabaya, o sistemi sökmek zaman alıyor, senden daha iyi bir oyuncak / oyalanacak bulana dek :D Annemlerle yapamıyorum ben de, ağladı ağlayacak diye bin laf edip illa arkada oturtuyorlar beni..

      Sil
    2. ne iyi etmissin cevap vermemekle...bende istiyorummmm insallah bizim bebede boyle kendi basina guler oynar duser kalkar buyur..su MES ne menem biseymis arastiralim bakalim , ayy ogrenecegim cok sey varrrr OZZZZ

      Sil
    3. latife yaptım ayol, MES diye bişey yok, sen kendin MESe dönüşüyorsun transformers misali :P

      Sil
  3. Bence türkçe de konuşsan laf da soksan anlamazlardı. Üstüne fırça bile yiyebilirdin. Kendi yaşadıklarım geldi gözümün önüne.Herkesin başında 1 tane yetmiyormuş gibi sokaktaki kadın hatta adamlar bile kaynanalık yapıyor. Hepsini yazmaya kalksak ansiklopedi olur. Boncuk tombul ve oldukça iştahlı bir bebek olmasına rağmen onlara göre yine de beslenemiyor.Çünkü annesi ve babası ona şekerli, tuzlu yedirmiyor , abur cubur vermiyor. Yine onlara göre 13 aylık hala yürümeyi emeklemeye tercih ediyor diye gelişme geriliği var. Bir de 35-40 derecede hala çocuğun kollarını bacaklarını çıplak görmeye tahammülleri yok.Bu sıcakta çocuğu hergün yıkıyorum diye fırça yiyorum. Kendileri üşüyecek diye haftada bir anca yıkıyorlar sonra gelsin mikrobik hastalıklar. Yazık çocuklara sen söylesen haksızsın. Çünkü en mükemmel anne onlar. Işık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Işık sana sanal sarılma yolladım arkadaşım, valla sokaktaki teyzelerle mücadele derneği kuracağım ben, nasıl bir karışma halidir yahu, biri bu insanlara bir hobi falan bulsun.. Bizim çocuklara musallat olmayı bıraksınlar! :)

      Sil
    2. :)) Teşekkür ederim Cerencim. Ben çok fena işsizim dernek başkanı olabilir miyim? Ben normalde çok sakin bir insandım ama çocuktan sonra benim gibi insanı bile çaçaron yaptılar.Ama en can sıkıcı yanı yakınlarının da yapması onlara laf söyleyemiyorsun mesela benim kayınvalidem oto koltuğu ve mama sandalyesinden hiç hoşlanmıyor çocuğu oraya hapsediyormuşuz. Araba da öne oturmam ona göre çocuğu cami avlusuna bırakmakla eşdeğer :p çocuk ağlamamasına rağmen

      Sil
    3. O kaynanayı roteke atıp uzaya yollamalı valla.. En iyisi az görüşmek, görüştükten sonra da yoga meditasyon tatil falan Allah ne verdiyse yapmak ve rahatlamak :P

      Sil
  4. Aman yahu, bırak onlar daralsın; çocuğun dibinde gezerken.. Kuzenimin çocuğunun peşinde gezerdi yengem. Oraya gitme çocuğum, çıkma çocuğum inme çocuğum, yemedin ye çocuğum, daha da ye çocuğum ben yemedim sana yedirdim sen ye çocuğum. Kollarından çeke çeke 'resmen' sündürdü çocuğu.. Şimdi uzun kolları 'cidden'.. Morluklar bile oluyordu garibimde, merdivenden düştüğü için değil merdivene çıkmasın diye sürekli çekiştirildiği için.. Bırak onlar daralsın! Siz keyfinize bakın.. Acıkınca yer, yedikçe büyür.. =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla öyle :) Ama 2 yaş civarında bu yemezse yemesin anneleri 1 hafta boyunca çocuk yemeyince birden tavuğa bağlıyorlar haklı olarak.. Zor be azizim, ya yapmayacaksın hiç çocuk, ya da amaaaaan koyver gitsin...

      Sil
  5. En klasiği; otellerde açık büfelerde sıraya girip,tabaklarını kendi doldurup,kendi başlarına yiyen çocuklar:)sanki anormali oymuş gibi.Abimin eşi Avusturyalı,kızları yaşından beri tek başına ve maşallah iyide yiyor:)bu yaşta kıyafetlerini katlıyor,valizini hazırlıyor,canı su isteyince kendi gidip alıyor,banyosunu anne gözetiminde kendi yapıyor diye görenler şaşırıyor ve yadırgıyor,soğuk kadın kızıyla ilgilenmiyor çocukcağız herşeyi tek başına yapıyor diye:)) tatil boyunca bende çıldırdım duştan çıktı çorap giydir,izmir sıcağında hırka giydir,az yiyo öğün atlıyo azcık ilgilensenee,deniz soğuk sokma kenarda havuzda oynasın bronşit tekrar eder,6aylık bebenin eline meyve verme heryer batıyo böyle özgürlükmü olur..hee birde ben bunları annem ve ananemle tartışırken yoldan geçen insanda "ayy şimdilerde anneler boyle herşeyi kendileri biliyorlar çok çocuk büyüttüler ya"diyor.Gerçi annem sizi ilgilendirmez diyip kadını şoka uğrattı:) Oglan mama sandalyesinde kendi kendine önündeki brokoli ve havucu kemiriyor,ekmeği dişliyor azcıkta sağa sola saçıyor ohoooo yanında yemek getirmemiş cık cık,bebek orda kendi takılıo aç kaldı bunlar kendilerini düşünüyorlar..(vah vah aç kaldı dedikleri oğluşun kilosu normal,yanakları ısırmalık kıvamda ve ayına göre 4cm uzun)
    kimsenin ağzı durmuyor azizim,cevap yetiştirmeyle daha çok zıvanadan çıkar insan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne şanslısın ananen oğluşunu görmüş.. Haklısın valla, o nedenle ben artık duymamazlığa vermeye, turist ömer'i oynamaya başladım yoksa insan "tek tek gelin uleeeyn" diye bağırmak istiyor valla..

      Sil
  6. Evet benim için önemi büyüktü,keşke babanemde görebilseydi..annem babam çalıştığı için çocukluğum onlarla geçti..ahh ah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cennetten görüyor(lar)dur umarım...

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!