10 Temmuz 2014 Perşembe

Senin annen bir salaktı yavrum - ilk senemiz

Şu annelik denen ısırgan otlarıyla kaplı patikada yana kavrula yürüyorum. Burnum çamurdan çıkamıyor. Lakin yalnız değilim, hepimizde az biraz var bu "acemi anne beyni"nden. Ama benim yaptıklarım kulağıma küpe olsun, söz uçar yazı kalır ya, aynı hataya bir daha düşmeyeyim, "seni melekler korudu, periler bu yaşa getirdi evladım" diye diye annelik mevzuunda pişerken, arkamdan gelenlere de feyz olayım (ya da olmadı madara olayım) istedim ve başladım yazmaya; şu masum evladı, bu melek çocuğu büyütürken ne naneler yediğimi. Buyrun okuyun, gülerken ağlayın, ben ettim siz etmeyin! Listeyi yediğim her nane ile birlikte devamlı güncelliyorum, akıllanana dek de yazmaya devam edeceğim!

Başlık fikrini güzel anne Yeliz'den izin alarak kullanıyorum, sağolsun yüce gönüllülük etti, paylaştı, emeğe saygı lütfen.

Nisan-Mayıs 2014, emekleme acemilik dönemi: Emekçi tosbağam, paranoyak annen emeklerken düşüp durduğun ve kafanı gözünü alnını mosmor beneklerle kapladığın için, halısız evimizde heryere minderler ve yumuşak örtüler koydu ya, ha işte onlar pek kaygan olurmuş, en iyisi tüm o yastık ve örtüleri koyduğum gibi toplamak, seni parkeye salmak, düşe kalka büyümeni görmek ve lanolinli kremi vurduğun çarptığın her yerine bolca sürmekmiş.

14 Mart 2014, kağıt kesiği: Kıpır kıpır böcüüm, acıktın tabii, beklemek nedir bilmiyorsun. Ağlama diye kucağımda sen, elimde makas, kartonun sivri köşesine kafa atıyorsun ve alnında Harry Potter çiziğiyle, Allahtan gözüne denk gelmeden kurtarıyorsun.. Tek elle iş, tek elle bebek bakılmıyormuş, sonunda öğreniyor senin salak annen de.

10 Şubat 2014, tatilde mefta olayazmak: Tatil kuşum, su kuşum, Seyşeller'deyiz, masmavi dümdüz denizin kıyısına havlumuzu sermiş, üstüne seni oturtmuşuz, birden bammmmm, tepeden senin sadece 50cm ilerine kocaman bir hindistancevizi düşüvermiş! Sen çok gülmüşsün ama senin salak annen, ya 50cm. uzağa değil de tam üstüne gelseydi demiş demiş ağlamış.. Meğerse tropik tatil yerlerinde en fazla turist ölümüne bu hindistancevizleri sebep olurmuş da salak anan bilmezmiş!

24 Aralık 2013, noel gecesi trajedisi: Hayvan aşığı Elmayra'm, sana içinde bir sürü hayvan resimli ve düğmelere bastıkça hayvanların sesini duyabileceğin bir kitap aldım. Ördek, kedi, köpek, kuş, kuzu derken sıra ineğe gelince, o gür mööööööööğ sesiyle bir irkildin, bir dudaklarını büzdün, bir başladın ağlamaya, susturabilene aşk olsun. Üstelik ne zaman kazayla ineğe bassan aynı trajedi tekrarlanıyor, aylardır boş bulunup aynı hataya tekrar tekrar düşüyorum, neyim peki ben? Baş harfi: salak!

1 Kasım 2013, armut hadisesi: Süt-vampirellam, ilk dişin çıktı diye apar topar ek gıdaya geçti anan. Bir yerlerde okumuş ki, bebeğin eline haşlanmış armut / havuç verilecek diye. Verdi sana koca armudu, tek dişinle ye diye. Sen önce emdin koca armudu, sonra koptu ve kaçtı boğazına bir öbek, annen bir korktu! Meğerse çıkartırmışsın öğürüp, refleksmiş, ne bilecek senin bu salak anan, paniklediğiyle kaldı, kalbi 150 atar..

17 Haziran 2013, fışkıran kaka: Tontiş kuşum, torlak totolum, daha 15 günlüksün ve iki saatte bir bezini değiştiriyorum. Altını açıyorum, yüzünü ekşitiyorsun, kendini kasıyorsun, ben babana "anam n'oluyo, n'apıyo, ağrısı mı var" derken corrrrt, fışkıran kaka gerçeğiyle tanışıyorum. Sadece 1 metre ötedeki duvar değil, babanın ve benim üstümüz başımız, saçımın dibi, ağzımın içi (ağzıma ettin, çocuk!) yani tüm hayatımız o güzel hardal sarısıyla renkleniyor. N'apalım, gülme krizine giriyoruz, senin anan bir salak demiş miydim evladım?

1 Haziran 2013, ilk gece, ilk gol: Minik bebeğim, su damlam, opera sanatçısı sesli böcüğüm, daha saatlik bebeksin ve uykundan uyanıverdin, ilk kez sesini duyduk, şok olduk! O ne ses! Hastanedeyiz. Sen bas bas bağırıyorsun, ben yanında yatıyorum, sana bakıyorum, ne yapacağımı bilemiyorum. Yanımdaki yatakta yatan en az benim kadar acemi anneye "ağlıyor, napıcam?" diyorum, o da "bilmem, acaba kucağına alsan susar mı?" diyor. Hiç aklıma gelmemiş seni kucağıma almak yahu!? Öyle izliyormuşum seni gözümü gözünden ayırmadan, yattığın yerden kımıldatmadan. Kucağıma alıyorum, hakikaten susuyorsun! Senin annen bir salaktı yavrum, daha ilk dakikadan hem de...

8 yorum:

  1. Ay sonuncusuna ne güldüm ne güldüm bu salaklıklar hep oluyor keske bende yazsaymısım hiç hatırlamıyorum bak şimdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) anne beyni ve hormonlar ne tuhaf değil mi?

      Sil
  2. Bunlar komikmis.
    O kitaptan ve ozellikle inekten korkmak bizimkinde de var :)))
    Elektrik supurgesi?
    Bir tavsan gibi kaciyor bizim kiz!! Ahahah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Severim onu, yantiri yantiri mi?

      Sil
  3. Ahh o hardal sarısı:) duvar ve üst baş neysede ağzıma girmesinden son anda kurtuldum:)saçlarımdan aktı.erkek çocuklarında çok olan bir şey bez açılınca işemek ohooo kaç kere sulandım allah bilir:)ister acemilik ister salaklık yinede bunlar eğlenceli olanlar,allah kötülerinden sakınsın yavrularımızı..
    anneleri uyurkan ilaçları yada çamaşır sularını içenler,pencereden balkondan düşenler neler var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ya, aman Allah korusun. Eskiden olsa, salak kadın ne diye bırakmış camı açık ya da çocuklu evde çamaşır suyu mu olur yerde derdim ama hakikaten çok dikkat de etsen 1 saniyelik dalgınlığa geliyor bu tip şeyler.. Allah korusun demeli..

      Sil
  4. çok sevimli olmuş bu yazılar :) keşke ben de not etseydim salaklıklarımı ama pek sempatik değildi benimkiler sanırım... :( acemilik işte, naaaparsın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Geç kalmadın, şimdi başla, ben de listeyi ne zamandır güncelleyemedim elim değmediği için yoksa her gün yeni bir acemilik salaklık ne dersen artık :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!