25 Ağustos 2014 Pazartesi

Bebekle araba yolculuğu

Bu sene hiç leylek görmediğim halde (sevgili J!), tüm yaz boyunca sadece 1 haftasonu evimizde oturabilmek nasip oldu çünkü bu yaz bizim çevremizdeki tüm bekar sultan ve sultaniyelerin evlenesi tuttu. Bir bereket bir bereket, üstelik sağolsunlar hiçbiri de "dizimi kırayım, oturayım, edebimle evimin sokağındaki bira bahçesinde evleneyim" demiyor (sanki biz demişiz gibi böğründüm, Fiji'de evlendik biz ayol, havamız batsın). Velhasıl, sağolsunlar, ya Avusturya Alplerinde bir şatoda, ya Fransa'nın parfüm merkezi Grasse'da, ya da İtalya'da bir bağ evinde evleni evleniveriyorlar. Bize de düğün dernek derken gezme tozma fırsatı çıkıyor.

Maya hastalıktan kalktı, ben yattım, ben kalktım, Beyaz Atlı Prens yattı derken, cümleten iyileştik çok şükür ve iyileşir iyileşmez tası tarağı arabaya doldurduk, yola çıktık. Evet aynen Chevy Chase filmlerindeki gibi, arabayla ülke ülke gezmekti planımız. Maya sultan 14 aylık ömründe 12 kez uçağa bindi, 7 ülke gördü ama yetmeeez! Bu sefer ilk araba seyahatini yapıyor, listeye 5 yeni ülke daha katıyor (aslında 1/2 ülke sayılacak Lichtenstein'ı ve Monako'yu da sayarsak tabii, ayol AB onları ülkeden saymış, biz niye saymayalım?!?).

Tam 10 gün önce kargalar kahvaltı yaparken yola çıktık, hava hala karanlık ve pusluyken Avusturya Alplerini aşıp, Lichtenstein'da kısa bir çiş molasını takiben, İsviçre'ye daldık. İsviçre'nin yeşiline ve mavisine bir göz kırpıp ver elini ilk durak: İtalya'nın şarap bağlarına vardık. Amanın burası bir şahane! Evden sadece 7 saat uzakta caĞnım Akdeniz iklimiyle kucaklaştım, çok mes'udum. 4 gün buradaydık, "gızımızı everdik". Ama gızımız çok botanik evlendi sağolsun; şarap bağları, çiçekler, böcekler (sivrisinekler), bol şarap (bana su, kahroldum), bol akdeniz tadları, bol kahkaha, bol aile, bol çocuk, cümbürcemaat gece yarısı havuz sefası falan ohh missss. 

"Gızımızı" böyle bol neşeli bir şekilde "everdikten" sonra bir de "oğlumuzu başgöz etmeye" İtalya üzerinden Monako'da bir post-modern kültür şokunu takiben, Fransa'nın parfüm kokularına geçtik. Adı bizim dilimizde "Kuğu" anlamına gelen oğlumuzun evlendiği kızın adı da "Anjelik Jülyet X", yani daha romantik bir Fransız ismi olamaz sanırım. Hal böyle olunca, aman efe'nim o ne şatafatlı düğündü, o ne 40 gün 40 gece süren bir kutlamaydı, o ne incelikti, o ne şatafattı, o ne.. Ayh içim kıyıldı romantizmden, kıçımda kalp şeklinde sivilceler çıktı.

Velhasıl Fransa'da da 3 gün kaldıktan sonra, geri dönüşe geçtik. Tabii insan cennetten yeryüzüne çakılmak istemiyor, alıştıra alıştıra gelelim şehr-i yağmuriye'ye, güzel kürkçü tükkanımıza dedik ve yarı yolda, İsviçre'de iki günlük bir göl sefasına daldık. Eşimin çocukluğu bu kasabada geçmiş, babasının planını çizdiği ve yaptırdığı evlerini ziyaret ettik, eşimin bir zamanlar oynadığı bahçede kızı oynadı, taş masada babasıyla oturdu. Eşim de bana her taşın altını, her kuş yuvasını, her romantik göl kıyısı restoranını falan gösterdikten sonra mutlu son: yuvamıza döndük. Gerçekten harika bir "10 günde 7 ülke"lik mini Avrupa seyahati yapmış olduk.

Ha bir de, bebek bloğu ayol bebeği unuttuk.. Bebek eğlendi evet, yandaki "kırmızı" fotoda (makinanın ayarlarını değiştiren ve düğün fotolarının hepsini domates sosuna bulayan ve benim kıpkırmızı seksi elbisemin şükelalığını görmenize engel olan kim, bilin bakalım) İtalyan düğünündeki diğer tıfıllarla coşarken kanıtı. Kendisi zaten evde canavar, gezmede melek. Bebekle araba seyahati uçaktan biraz daha korkutucu olabiliyor. Ama avantajı da istediğiniz noktada durup soluklanabilmek. Aynen ergen analarının "boyum kadar çocuğum var" demesi gibi olacak ya, Maya yarı boyuma ulaştı (cüce değilim ama kısayım evet, 80cm. ile resmen benim tam yarım şu an boyu, nasıl içimden çıktı bu koca insan evladı diye şaşırıyorum) ama doğumda aldığımız anakucağı tipi oto koltuğu maxi cosi'ye hala sığıyor, bu koltuğu 15 aylığa dek tepe tepe kullanabiliyoruz. Hala yüzü arkaya dönük seyahat ediyor, ben eşimin yanında önde oturuyorum, başka türlüsünü bilmediği için rahatsız değil. Fakat uzun yollarda bolca oyuncak, ufak atıştırmalıklar, güneşe karşı cama gerilecek bir örtü ve müzik sistemi gerçekten elzem ihtiyaçlar. Tabii öğle uykusu saatlerini arabada geçirme taktiği hepimizin akıl sağlığı için iyi oldu, tavsiye ederim. Onun dışında; uçak, tren, araba pek farklı değil, otobüs yolculuğunu (Maya son perdeden bağırmaya başlayınca bizi direkt yolun kıyısına atarlar diye korktuğum için) hiç denemedim, o da şimdilik eksik kalsın.

20 yorum:

  1. Bizim buralarda size gezenti derler cerencim;) bir haftadir yazi yazmadin gözüm yollardaydi;) bunca yolculuğa rağmen seni uzmeyen mayaya kocaman maasallah biz bi İzmir yaptik yolu ikiye bölmek zorunda kaldik gece yarisi otel aratti hanim bize;) bu arada tencere tava oyununu denedim 15 dk oynadı şükür üstüne cikti oturdu verdiğim çubukla bir iki vurdu sonra kendisi oyun kurdu..asil bugünün sürprizi evde kum yaptim un, irmik ve bebeyagindan sonuç superdi , tavsiye ederim..sevgiler liyasmum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa süper fikir, hem yerse de bişey olmaz.. peki çok yağlı yağlı olmuyor mu?

      Sil
  2. Oh ne güzel gezmişsiniz bunu da atlattıysanız artık hiç korkma hem yaşından dolayı hem bu tecrübelerle bundan sonra rahatça gezersiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elim değebilirse eve dönüşte nasıl anamı ağlattığını da yazıcam ;)

      Sil
  3. Ya Ceren, acayip kiskaniyorum ama seni. Ne güzel geziyorsunuz ama yaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç kıskanma, senin yaşadığın kentte ben yaşasam ben bölgenin dışına adım atmazdım ;) Büyük konuştum efet.

      Sil
  4. Yoo Çok rahatsız edici değildi yağ ,kaliplarla sekil cikardik , o kivamda olmali çok sivi değil yani sekil verecek kadar ;) saat tuttum 40 dk oynadi tabi arada bende eslik ettim şekilleri yeniledim vs ama bu bizim için guinnes demek ;)))liyasmum

    YanıtlaSil
  5. Allahım çıldıracağım.
    Biz bu sene Ankara'dan dışarı çıkamadık gitti :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'da da kavurucu sıcaklar olmuş :( Biz burda donarken..

      Sil
  6. ceren , maya ilk günden beri mi ( hastaneden çıkıştan itibaren) arka koltukta yalnız ve oto koltuğu arka pencereye bakacak şekilde oturuyor? Anne adayı olarak şimdiden bilgilenmek gerek :P Bu arada tatil muhteşem olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Ahu, burada kanun gereği çocuklar 18 aya kadar yüzleri arkaya dönük oturmak durumunda, adamlar araştırmışlar, kaza anında Allah korusun yüzün arkaya dönük olması avantajlıymış.. Evet yalnız oturuyor, açıkcası ne şekilde alıştırırsan o şekilde oturuyorlar, ilk başta ağladı diye arkaya geçseydim orda kalırdım valla.. Ben kimseye tavsiye etmiyorum böyle çocuk eylendirme sistemi gibi arka koltuğa çakılı kalmayı ;) Ne kadar kaldı bebekoya kavuşmanıza? :) Bol şans!

      Sil
  7. Daha yeni sayılır 15. hafta yeni bitti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nice sağlıklı neşeli haftalara o zaman :)

      Sil
  8. Sessizliğin sebebi buymuş demek.
    J o leyleklerin bacaklarını kıracak!!!!!
    Maya'ya maşallah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Dönüşe geçmişler, arkadaşlar foto çekmiş hepsi güneye iniyor, dayan, az kaldı.. Bu arada Ankara-Eskişehir hızlı treni zaten yarısını telef etmiş :(((( Göç yolu olduğu biliniyor, yıllardır o hat kullanımda ama hızlı tren koymak..

      Sil
  9. Ohhh ne gusel valla:)) biz 8aylığız 7kez arabalı yolculuğa çıktık izmir,marmaris,bodrum,kaş nerde deniz biz ordayız:)geze toza yiyeee yiyee gidiyoruz oğlanda sıkılmıyor.uyku vaktine denk geldiğinde inletiyor tabi o da olsun cnm.. noelde kısa avrupa turu yapmak istiyorum ama gözüm korkuyor kalabalıktan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oooh sefanız bol olsun, o bölgeler de muhteşem.. O sıcaklarda öyle gezebiliyorsanız Avrupa'dan hiç korkmayın, Avrupa kolay canım :)

      Sil
  10. Blogun çok sevimliydi.Dayanamadım 100. kişi olim dedim.Benim de cicoş bir kızım var ve yurt dışına çıkmaya korkuyorum.Uçak basıncı kulaklarını etkiler filan diye :))
    Allahım ne cesurmuşsun sen ya.Tebrikler...
    Çok zor bebekle bir şeyler yapmak.Çokkkk :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiiiin valla ben de seni bekliyordum, ama gerçekten abartmıyorum heyecanla bekliyordum 100. kişiyi. Hatta çekiliş yapayım hediye vereyim dedim ama sonra çekindim bu sefeer de alakasız insanlar doluşur, bizbize olmayız da ticari bişey oluruz diye :) Amaaaaa hem de kız annesi olman şerefine, sana ufak bir hediye yapayım, bloğun var mı mesela, onu tanıtayım şimdi ilk aklıma bu geldi, ya da dur daha iyisi olur mu bir düşüneyim. Ama özetle Hoşgeldin, sefalar getirdin!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!