18 Ağustos 2014 Pazartesi

Evde oynanabilecek oyunlar

Malum bizim "toddler" (bebek değil, çocuk değil, ne diyeyim bilemedim. TIFIL mı desem, evet evet tıfıl diyeyim, cuk oturdu), bizim tıfıl sanki totosuna motor takmışlar gibi bıdı bıdı yürümeye başlayalıberi, tam bir "Tasmania Canavarı"na dönüştü dostlar. Kendisini durdurabilene aşk olsun, "o kadar az yemeyle bu kadar enerjiyi nereden buluyor?" konulu bir araştırmaya el attım, fizyoloji alanında (olmadı barış alanı olsun) nobel ödülü alacağım. Velhasıl işte 20'sinde anne olmakla 30'unda anne olmak arasındaki kuantum enerji farkını tam bu anda anlıyorsunuz, ona hiç girmeyeyim..

Şu güzel yaz günlerinde çocuğu 3 saat çimene, göl kenarına, dağ tepesine yaymak, oyun gruplarına götürmek, şehrin oyun parklarını tek tek keşfe azmetmek (ayol bu şehirde çocuk parkları app'i var iyi mi?! Çocuğun yaşını, bulunduğunuz caddeyi giriyorsunuz, yaşa uygun oyun alanlarını gösteriyor, Evropa medeniyet beşiği resmen, dumur!!!) ya da anne bebek yogasına, jimnastiğe, yüzmeye gitmek kolay anacığım. Zaman hızla geçiyor bu aktiviteler sırasında. Lakin Avrupa havası yamuk yapıp da 14 derece sağanak yağmur yağınca göreyim ben sizi tek başınıza o tıfılla evde tıkılı halde.. Ha işte. Şimdi o derdinize dermaĞn olmaya azmettim.

Daha önce 0-6 ay içinde hangi oyunları oynadığımızı burada ve sonra 6-12 ay içinde hangi oyunları oynadığımızı da burada yazmıştım, hatırlarsınız. Şimdi birkaç ekleme yapacağım, 12. aydan bu yana ne oyunlar eklendi, özellikle yaz günlerinde neler yaptık bir anlatayım.

Maya'yla oynadığım ya da onun kendi kendine serbestçe oynadığı oyunlar (serbest oyunun faydaları üzerine buraya bir tık)genel olarak "deliye pösteki saydırtmak" başlığı altında özetlenebilecek türde şeyler. Mesela koy önüne rengarenk kapları, mesela mutfak tencerelerini böyle resimdeki gibi yuvarlak koy, ortasına oturt, ver eline bir metal bir tahta kaşık, bateri çalmacılık oynasın (tabii komşusuz ya da iyi yalıtımlı ortamlarda) ya da bebek kaşıklarını ben 10'ar 10'ar alıyorum, bir kutuya koy, evirsin çevirsin, sonunda açsın, kaşıklarla oynasın. Ya da içi bozuk para, düğme ya da fasülye, nohut dolu kutular ver ve herşeyi ağzına attığı bir dönem olmasın bu, yine de gözünü üzerinden ayırma tabii, oynasın dursun. Ya da çeşitli büyüklükte içi su dolu kaplar ver, suda yüzecek çeşitli boyutlarda plastik şişe kapaklarını at içine (balkon bebek havuzu ya da banyo için ideal). Bebeklerin ve küçük çocukların ve de delilerin en sevdiği şeydir bu tip pösteki sayma işlemleri. En az 30-40 dakika garanti! Küçük motor kasların, el-göz koordinasyonunun ve neden-sonuç ilişkilerinin gelişimi için de ideal tabii.

Bir başka oyun önerisi, bahsettiğim "dev yatak"ta jimnastik, kucaklaşma, boğuşma, kudurma ve emekler pozisyonda sırtta çocuk tüm evi turlama (atçılık yani bildiğin). Bu genelde babaların işidir ama bizim evde tam tersi, ben akdeniz kanımla çocukla altlı üstlü, Beyaz Atlı Prens "Evropa" adamı, nazik ve mesafeli. Onlar daha çok yerde tahta bloglarla oynuyorlar ve en büyük "raydan çıkma" davranışı da Maya'nın tahta blog kulelerini el ve ayak darbeleriyle ve "nıhahaha!" diye yankılanan kahkahalarıyla yıkması oluyor - ki bu bile sakin Evropa adamını "acaba bizim çocuk oğlanlarla takıla takıla bully (zorba) mı oluyor, acaba çok mu agresif?" gibi endişelere gark ediyor (hey güzel allahım!) Babannesi de masaya kaşıkla vurmaya kalkınca hemen çocuğu masadan indirir mesela, Evropalı böyle böyle sakin sessiz "medeniĞ" oluyor demek ki. Bizde de çocuk çalar hepberaber oynarız malum (Ritm duygusu önemli tabii; Avrupalının göbek atmasıyla bildiğin kütüğün göbek atması arasındaki benzerliği düşünelim ve gülelim) Lakin bizim Akdenizli genleri ağır basıyor, çocuk "yüksek sesli", bilmem nasıl "evropalılaştırabildiklerimizden" olacak..

Bir diğer oyun - ki "tüm zamanların en sevilen oyunu" bu sıralar - "sakla ve arat". Bunun için bir adet meraklı bebek, bir adet oyuncak ya da ilerleyen aşamalarda elinize ne geçerse, bir adet de örtü (yataktaysanız yatak örtüsü, mutfaktaysanız el bezi, kurutma bezi vs.) ve ce-e oyununun bir benzerini oynuyorsunuz. Bu sayede el çırpmayı, elleri ağza götürerek "a-a!" diye şaşırmış gibi yapmayı falan öğretebilirsiniz. Toplum içinde rastgele tekrarlayınca çocuk, özellikle komik oluyor.

Mandal oyunu bir başka elzem oyun, evde ne kadar mandal varsa yığın önüne, hatta kağıtlara, kitaplara, ne bulursanız onlara mandalları mandallayın (böyle bir fiil var mıdır yüce dilimizde, bilemiyorum ama anladınız siz) uğraşsın dursun, zaman su gibi akıp geçsin.

Hiçbirinden fayda göremezseniz ve hava dışarıya çıkamayacak derecede berbatsa ve kafayı sıyırmak üzereyseniz, içine girip bebekle beraber banyo yapabileceğiniz bir küvetiniz falan da yoksa, son çare olarak önerebileceğim ve yüzde yüz işe yarayan, en canavar bebeği bile 15dk oyalayabilecek derecede iddialı bir aktivite daha önereyim son olarak: 1 adet sarmısak. Evet. 1 adet sarmısak, en kabuklusundan, en hışırdayanından, en top olsun yuvarlansınından, en diş diş ayrılasından bir adet sarmısak! Sadece vampirlere karşı değil, azman tıfıllara karşı da birebir. İlaç gibi vallahi bu sarmısak. Ver eline, koy kendi alnına serin bir elbezi, ooooh. Biraz kokuyor ama artık olsun.. Bir sonraki dönem oyunlarında - umarım daha manalı, daha az pöstek saymalı oyunlar olacak artık - görüşmek üzere, kalın sağlıcakla!

4 yorum:

  1. Maalesef biz henüz " paralel zaman geçirme" yi pek beceremiyoruz..ne kadar uzaktan onu takip ederek ona özgür oynama alanı yaratsamda, bi şekilde o cingar cikartiliyor ve ben tipis tipis yanindayim ha gelmeyi geciktirdimmi , bogurmenin dozuu azimle artiliyor efendim...kreş en iyi çözüm gibi gelsede tr sartlarinda 15 aylik bir bebek için donanimli kapsamli kresler yok çok böyük şehirler hariç;) hepsini denicem yinede , teşekkürler...funda& liya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen uzaktan ona motivasyon veriyorum, şimdi şöyle oyna bak böyle yap falan diye :) Ama anneyle oynamak en güzeli tabii :D

      Sil
  2. "MONTESSORİ" yöntemleriyle ilgili dünya kadar blog var. Bir-ikisine baksanız kafayı yersiniz valla. el kadar bebeklere kağıtlardan çamaşır makinesi yapmalar, düğme iliklemeyi öğretmek için kitaplar mı yapmalar neler neler var..
    ama bi kitapta okumuştum, 15 aylık oğluma uyguladım ve sonuç mükemmel. onu anlatayım,
    hasır bir sepet bulun, içine oyuncak dışında ilgisini çekebilecek ama ona zarar vermeyecek bir sürü ıvır zıvır doldurun. Deri kumaş, ipek kumaş, ölçü kabı, kozalak, limon sıkacağı, krem kütüsü, mücevher kutusu, eski biberonu, içinde nohut dolu ufak bir kavanoz,... renkleriyle şekilleriyle ilgisini çekecek her şeyi doldurdum..
    inanın yarım saat o azmanı oyaladı :) favorisi yeşil limon sıkacağı. her şeye teker teker elledi, yaladı, attı. sonra sepetle oynadı, kafasına geçirdi. sonra sepete doldurmaya başladı ve gidip oyuncaklarından nadide (!) bir kaç parçayı alıp sepete ekledi..
    bunun adı sürpriz sepeti. aslında 6 aylıktan sonraki bebeklerde yapılmalı ama bizimki biraz geç tanıştı :) ama işe yarıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte benim pöstek saydırma dediğim de tam bu :) hem de o pahalı oyuncaklardan cok daha ucuza mal oluyor çünkü zaten aynı oyuncaktan birkaç günde sıkılıyorlar.. :) çok teşekkürler öneri için

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!