31 Ağustos 2014 Pazar

Maya'dan ve ailemden çok korkuyorum!

Çok yakında Türkiye'ye gideceğimizi ve 2,5 hafta kalacağımızı fark ettiğim an, bana bir ter bastı. Bileti alan ben, iple çeken ben, streslenen yine ben. Stresi herkese bulaşan, yine ben. Ailemi özledim, görmek istiyorum. Dostlarımı özledim, şimdiden planlar yapıldı bile. Oysa ben korkuyorum, çok endişeliyim, ya tatilde çok ağlarsa, ya uyku düzeni bozulursa, ya yemezse derken, stres ve kaygılarım öyle üst düzeye ulaştı ki, soluğu Ağlayan Çocuk Merkezi'nde aldım. Meslektaşımla oturduk, konuştuk, rahatladım.

Şimdi olay şudur: Bizim kız bahtımıza doğuştan ağlak çıktı, aslında hiçbir nedeni olmayan bu kişilik özelliğinin "neden?"lerine kafayı taktığımız o ilk 5 ay o derece psikolojik stres yaşamışız ki (farkına yeni varıyorum, gözünü sevdiğimin mesleği, psikoloğa gidersin hiç farkında olmadığın sıkıntılarını fark eder dönersin. İyi mi kötü mü edersin bilmem ama farkındalık çözümün ilk aşamasıdır diyelim) o aylardan bize nur topu gibi bir anksiyete hasıl olmuş: Ben Maya'dan aşırı derecede korkuyorum. Evet. Ben hayatımda hiçbir şeyden Maya'dan korktuğum kadar korkmuyorum. O kadar korkuyorum ki onun ağlamasından, o ağlamasın diye insan üstü bir çaba ve sevgi veriyorum ona. Yine de ağlayacak birşey buluyor ve o an benim elim ayağım birbirine dolanıyor. Bunun iki nedeni var; ilki, Maya ağladığında benim kişisel güvensizliklerim hortluyor ve tüm olumsuzlukların nedenini kendi başarısızlıklarım olarak görüyorum. İkincisi de; kendim konusunda kimin ne dediğine toplu iğne ucu kadar önem vermeyen özgür kadın ben, konu çocuğuma gelince nedense dış kapının mandalının ettiği lafa bile içerliyorum ve hop madde bir: bu benim başarısızlığım diyorum.

Türkiye'ye gitmekten şu nedenlerle korkuyorum. Burada iyi kötü bir düzen oturttuk, karışanım yok, Maya'nın dilini %95 oranında anlıyorum artık. Oysa Türkiye'de kültürümüzden gelen bir "sen bilmezsin, doğrusu budur" anlayışı hakim. Ailem her ne kadar özen gösterse de, iyilikle yaklaşsa da, ister istemez "x'in çocuğu..." ya da "acaba şu nedenle mi..." gibi başlayan cümleler kurmakta biraz eliaçık insanlar. Ayrıca herkesin çocuk yetiştirme tarzı farklıdır ama, Avrupa kültürünün aşırı mesafeli, çocuğu kendi kendine, sakin bırakma hali, Türkiye'de tamamen çocuk merkezli, her dakika sesli, müzikli, danslı, boğuşmalı kültürle felaket çatışıyor. Yanlış anlaşılmasın, biri üstündür demiyorum ve kızımın bu iki farklı kültürü deneyimlemesi hoşuma gidiyor. Ailemin ona kendi tarzlarında davranması, bir farklı renk, bir farklı deneyim. Bence zenginlik. Bana da çoğu şeyi görmezlikten duymazlıktan gelmek, daha rahat davranmaya, çok tersime giden anlarda ailemi kırmadan kibarca uyarmaya çalışmak düşüyor. Benim için de önemli, öğretici bir deneyim.

Beni korkutan, ara sıra ailem ve ben ipin ucunu kaçırıyoruz. Ailemin "neden?"leri ve "acaba.."ları arttıkça, benim güvensizliklerim artıyor. Benim güvensizliklerim arttıkça, aksileşiyorum, özellikle bana yakın, nazımın geçtiği insanlara karşı çok kırıcı oluyorum. Ben huzursuzlaştıkça, Maya'nın huzursuzluğu artıyor. O ağladıkça ben telaşlanıyorum, ben telaşlandıkça o ağlıyor, o ağladıkça annemle babam yardım etme niyetiyle fazla üstüme geliyorlar. Kısırdöngüye bağlıyoruz ve sonunda ben patlıyorum, Akdeniz ateşi gibi kavuruyorum etrafı. Biraz mesafe istiyorum, belki fazla Avrupalılaşmışım fazla bireyselleşmişim ama biraz sakinlik ve mesafe istiyorum, çocuk merkezli bir tatil değil, erişkin bireyler gibi çocuk dışında sohbet ederek geçen günler istiyorum. Ailemi seviyorum, onları özledim, tatilde onları kırmak istemiyorum.

Ağlayan Çocuk Merkezi'ndeki psikolog bana: "SAL" dedi. Özetle. "Ağlarsa ağlasın, ailen bundan sıkıntı ve endişe duyuyorsa, bu onların kendi psikolojik sorunları. Sen çocuğunu "susturmaya" değil, "rahatlatmaya" odaklan, o susacağı zamanı kendi belirlesin. Sen bebeğin ağladığında, bunun kişilik özelliği olduğunu biliyorsun. Senden kaynaklı değil, sen onun her ihtiyacını veren, sevgiyi ise gereğinde çok fazla veren bir annesin. Yine de ağlarsa, bırak ağlasın, ister komşular, ister restoranttaki insanlar, isterse anne baban rahatsız olsun, bırak ağlasın" dedi. Evet aynen böyle dedi. Neden böyle dedi, ben ne yaptım, kim ne demiş, Halil ağa'nın sarı öküzü neden Hasan emmi'nin bostanına kaçmış bir sonraki yazıda.. (Çocuk uyandı kaçtım ayol, arkası yarın gibi oldu, pardon!)

17 yorum:

  1. ;) bu kadar mi benzer olur yaşananlar..liya üst perdeden ağlamaya başlayınca Burak aglasin yapamiyorum iste ben panik oluyorum biran önce onu susturmaliyim derdine dusuyorum hatta tuvaletimi bile hizli hizli yapip donumu yolda cekiyorum;) oda bunu kullanıyor gibi geliyor bazen.yani ben nekafar rahatsız edici bir ses tonuyla Ağlarsam okafar cabuk dönüt alirim gibi.aile konusuna gelince bizdede tam tersi , çok üstüne duruyorsunuz onun psikolojisini bozmayalim derken hep kendinizi yipratiyorsunuz kendi yemek istiyor diye izin vermemeliymis ortaligi bu kadar dagitmama sonra ben çok yoruluyomusum;) uyku saatlerine dikkat ediyoruz bugünde 8.30 da değil 22.00 de yatsin nolacak vb.seyler. sürekli ebeveynliginiz sorgulanıyor begenilmiyor gibi bir his meydana geliyor babam ve annem şükür hic karismaz ama ablamlar vs hele kuzenler..bi kuzenim kitaptan alinti yapti " sorunlu bebek yokmuş sorunlu ebeveyn varmis yada ebeveyn yaklasimi" haha durduk yerde oldukmu bide sorunlu;)) uyku konusunda ise cerencim biz 8 aylikken liyaya uyku eğitimi verdik 8. Gününde bi kaç aklima takilan şey oldu ve kisa sureli uyku kocundan yardim aldik.bizde annemlere vs giderken hep park yatagini goturduk ve uykuya arabada daldirip yatagina koyuoduk ilk bi kaç gun .yattigi odaya alisincaya kadar.çünkü uykuys kendisin dalmasini saglamamiz gerekiyordu.çok şükür uyku düzeni bozulmadi.odaya alisinca uyumayi reddetmedide.bende çok korkuyorum bu kadar emek vermişken eski kabus günlerine dönmekten ama bazen birşeyler beklediğimiz kadar kotu gitmiyor ,aslında çoğunlukla;) klise olacak ama herşey hariika olacak de ve öyle olsun bence sevgiler..liyasmum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısır fikrin hala geçerliyse açık adresi alayım :)))) Valla kısır mısır bahane de, insan bazen böyle çekiştire paralaya dedikodu yapmak, ay içim şişti kardeşşş demek istiyor :)

      Sil
  2. "Beni korkutan, ara sıra ailem ve ben ipin ucunu kaçırıyoruz. Ailemin "neden?"leri ve "acaba.."ları arttıkça, benim güvensizliklerim artıyor. Benim güvensizliklerim arttıkça, aksileşiyorum, özellikle bana yakın, nazımın geçtiği insanlara karşı çok kırıcı oluyorum. Ben huzursuzlaştıkça, Maya'nın huzursuzluğu artıyor. O ağladıkça ben telaşlanıyorum, ben telaşlandıkça o ağlıyor, o ağladıkça annemle babam yardım etme niyetiyle fazla üstüme geliyorlar. Kısırdöngüye bağlıyoruz ve sonunda ben patlıyorum, Akdeniz ateşi gibi kavuruyorum etrafı. Biraz mesafe istiyorum, belki fazla Avrupalılaşmışım fazla bireyselleşmişim ama biraz sakinlik ve mesafe istiyorum."

    Birçok annenin hislerine tercüman oldun :) Umarim tatiliniz düşündüğünden güzel geçer de boş yere endişe etmiş olursun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstelik karşındaki iyi niyetle yaptığı için, daha da berbat hissediyor insan. İşte fazla sevgi ve alaka da yaramıyor biz evlat milletine :)))

      Sil
  3. İşte hepimizdeki sorun o. Anne olunca bir hal oluyor insana. Yahu paspallıktan zevk alan ben, ay Oğuzalp'in annesine bak demesinler diye biraz daha özenli olmaya başladım mesela:)

    Malesef bizim kültürümüzde o nedenler acabalar çok fazla. Herkesin her konuda fikri var. Bir de yeni nesil babaanne anneneler kendileri çocuğu doktorla büyütmüşler gibi her şeyde hasta mı acaba doktora mı götürsen diyorlar. Diş çıkarıyor diyorum ; ay doktora mı götürsen belki kolay bir şeyi vardır diyorlar. Yeni nesil anneler mi fazla Avrupaiyiz, onlarda mı bir sorun var anlamış değilim :S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay aynısı aynen, bir de benim anne babam doktor ama benden telaşlılar. Birşeye takılınca onu bilim insanı huylarıyla ince ince araştırıyorlar bana fenalık geliyor, annem mesela bir konuda hala bana 2 günde bir bir doktor arkadaşının telefonunu vermeye çalışıp duruyor aylardır, ben o konuyu unutmuşum aradan aylar geçmiş, annem hala endişeli.. Ya korkuyorum bazen acaba anne olmak yetmiyor yaşımız ilerledikçe daha da mı endişeleniyoruz biz anneler?

      Sil
  4. Son paragraftakileri sana tavsiye edecektim :) neyse ben en başından fazla gerilmezdim ama şimdi daha da saldım. Beni geren ise baskalarından ziyade ay öğünü kaçtı ay istediği bir sey yanımda olmazsa tutturursa gibi kaygılardı, neyse ki onu çözdük. Dün mesela deniz otobüsünde yer yok diye babasıyla uzak oturduk, dila da kucağımda yırttı kendini babasının yanına gidecekmiş, gemi de sallanıyor o biçim. Bırakmadım tabi, o son perdeden ağlar herkes bize bakarken sarıldım ve dinlemese de açıkladım sevdim, ağladı ağladı sonra sustu. Napıyım yapacak birseyim yok. Eskiden olsaydı ne yapar ne eder babasını çağırır ya da ona götürmeye çalışırdım herhalde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ben de hep şunu gözlemliyorum, ağlayan çocuk konusunda çevrenin rahatsızlık derecesi, anne ya da babanın ağlayan çocuğa tepkisine bağlı değişiyor. Yani çocuğun ağlamasına anne sevgiyle yaklaşıyor yine de çocuk tepiniyorsa, çevre çok tepki vermiyor. Ama malum bazen anneler de yorgunluktan dertlerden falan zıvanadan çıkabiliyor, işte o zaman durum kötü :) Bazen en iyisi "zavallı kadıncağız"ı oynamak gibigeliyor bana

      Sil
  5. Bir dakika bir dakika. Şimdi neredeyse herkes kendisine deli gibi yardım eden ailesine avazı çıktığı kadar bağırıyor içten içe köpürüyor mu?
    Eğer öyleyse rahat bir nefes alacağım. Belki biraz daha az vicdan azabı çekerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yapsalar yaranamıyorlar galiba :) Vicdan azabım artıyor..

      Sil
    2. Daaa şimdi tersledim başını çarpacakmış diye bana laf etti de annem azarlandı malesef özden

      Sil
  6. aaaa cık cık cık sen ala ağlama konusuna takık mısın ruhuna biraz Aletha serpmeli senin hatta biraz değil çokca serpmeli diyorum. Ay koskoca Osho bile kim nasıl davanırsa davransın bu iyidir diyor; çocuk hayatın başka renklerini görür diyor. Çocuğun pusulası anne babasıdır eğer anne baba yeterince ilgiyise ki sizin maşallahınız var.
    Kokrtuğun başına gelir derler hemi olmamışın hesabını da yapmamalısın ayrıca sonra bak oldu diyeceksin çünkü ee nasıl olmasın yat korku kalk korku al da gör derler adama.
    Derin nefes alıyoruz 1-2-3 :)
    Umduğundan güzel geçsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) kayda alıp yollayacağım sana çığlıklarının en tiz anından bir derleme.. Geçici duyma kaybı oldu bende, tinitusle bir arada pek leziz.. Alıyoruz hımmmmm ohhhhhh hımmmmm ohhhhh :))

      Sil
  7. Tohumlarına paramı verdim pehhh bananee diyorum bazen:)dışaroya kulak asma çocuklar bu zaafımızı pek bi güsel kullanıyorlar.bnde ilk aylardan sonra tınlamadım sanki onlar bnden dahamı iyiler hıh..
    En yakın zamanda olan blw yüzünden çok eleştirildim ben.ıkı aydır toplam 300grm aldı kılo almıo bebek o nası yer kendı kendıne olmazzz etraf batıyoo ayyy cocuk leş gibi..sonuç:dınlemediğimi gördukce artık pes ettıler. Bır bulusma ayarla barı istanbulda fln:) çakma anne kitabını okumadıysan hedıye edim sna azcık guler stres atarsın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) evet en iyisi fazla takılmamak ama işte kültürümüzden gelen bir aman etraf ne düşünür saçmalığı var, bende yoktu bebek olana kadar daha doğrusu kendimle ilgili kimseyi takmam ama nedense çocukta takıyorum, benim kişisel güvensizliklerim yetersizlik duygumla ilişkili olsa gerek (psikolog olmanın derdi)

      Sil
  8. Bugün arkadaşımla aynısını konuştuk oğlum 5.5 aylık ve ilk torun, herkesin onunla ilgili bir planı var ve benim fikrimi kimse almıyor, zaman zaman e bu çocuğu ben neden doğurdum raddesine dahi geldim, insani yetersiz hissettiriyorlar, zaten annelik başlı başına bir evham dünyası off çok uzun mesele biliyorum sevdikleri için yapıyorlar ama bazen anneme gitmek istemiyorum hep bu sebeplerden karışacaklar, kıyaslayacaklar, birşeyler yedirmeye çalışacaklar, beni dinlemeyecekler çok zor bir durum iki ucu şeyli değnek :)

    sema

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!