1 Eylül 2014 Pazartesi

Bırakın ağlasın!

Evet, başlığı doğru okudunuz. Hayır, çocuğunuzu ihmal edin demiyorum. Evet, bırakın ağlasın diyorum. Bırakın ağlasın; sizin göreviniz onu susturmak değil, onu rahatlatmak. Susacağı zamana, siz değil o karar versin.

Maya doğduğundan beri diğer bebeklerden daha fazla ve daha yüksek sesle ağlıyor. İlk aylarında “Neden?” diye düşünüyordum, “Neden benim çocuğum yeterli beslenirken, yeterli uyurken, etrafında stresli insanlar yokken, yeterli derecede sevgi alırken yine de ağlıyor? Neden devamlı mutsuz? Neden diğer çocuklar gibi değil?”. O kolik aylarının cebelleşmelerini ben hatırlamak istemiyorum ama siz hatırlamak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Sonra kendimi suçlamalar geldi, yetersiz anneliğimle, bencil karakterimle boğuştum. Üstelik ailemden gelen geribildirimler “sen de böyleydin bebekken, sana çekmiş!” (meali: senin suçun onun ağlaması) ya da “sen bu çocuğu yaptıysan, layıkıyla bakacaksın, böyle olmaz, onu herşeyin önüne koyacaksın” (meali: bakamıyorsun sen) ya da “acaba aç mı, uykusu mu var, üşüyor mu, hasta mı acaba” (meali: hepimiz endişeliyiz, sen neden rahat rahat duruyorsun?) ve daha niceleri.. Çok zorlandım (buyrun hatırlayın); ufacık bir bebeğin de olumsuz duyguları olabileceğini, bebeğin de yetişkin kadar “duygularını ifade etme isteği” duyabileceğini, ağlamasının benim anneliğimin iyi ya da kötü olmasına bağlanamayacağını öğrenirken (bunu nasıl öğrendiğimi şu yazıda hatırlayabilirsiniz), çok zorlandım. Şimdi yeni yeni kabullenmeye başladığım şeyler; bebekler ağlar, bazıları daha çok ve daha yüksek sesle ağlar, ben ona tüm kalbimi açtığımı ve sevgimi elimden geldiğince vermeye çalışıyorum ama o yine de ağlıyor. Çevrenin - kendi anne babam bile olsa - ne dediği, ne kadar rahatsız olduğu, ne kadar endişelendiği önemli değil. Kızım ağlamak istiyorsa ağlar. Onun rahatlama yöntemi buysa; ona saygı duymak, duygularını bu şekilde ifade etmesine izin vermek gerekir. Nokta.

Bebeklerin tüm ihtiyaçları karşılandığı halde, yine de ağlayabildikleri gerçeğini ben bilmiyordum. Öğrendikten sonra da uzun zaman kabullenemedim. Yine hep "neden?" dedim durdum. Oysa nedeni yoktur bazı şeylerin. Büyürken, hatırlıyorum ben de nedensiz yere bazen huysuzlanırdım, başlardım ağlamaya. O zaman ananem bana “ağla kızım, ağlayınca insan rahatlar” derdi. Eminim siz de yaptınız, ağlamanız bittiğinde insanın içi bomboş olur, bir rahatlama gelir, bir seçenekleri değerlendirme ve tekrar ayağa kalkma süreci başlar. Ağlamak güzeldir. Sonra her ergen gibi benim de endişelerim, sıkıntılarım oldu ama ergenlikte birden bağıra çağıra ağlamak "ayıp" olmaya başladı. Büyüyüp yetişkinliğe adım attıkça, toplumsal roller ve kişinin "dış görüntüsü" ve "iç halinin dinginliği" önemli olmaya başlar. “Ağlamak ayıptır” diye düşünme kıskacına girdiğimiz anda ya da artık rahatça ağlayacak zaman ve mekan özgürlüğü lüksümüz yoksa, bu duyguyu içimize atmaya başlarız. İçimde bir sıkıntı var,nedir bilmiyorum, galiba moralim bozuk der geçeriz. Oysa şöyle bağıra çağıra, doya doya ağlamak ne güzeldir, ne rahatlatıcıdır. Çocuklar gibi rahatça ağlayıvermek..

Ağlamayı bu denli normalleştirdiğimiz halde, neden bu lüksü bebeklerimizin elinden almaya çalışıyoruz? Neden onları “susturmak” için ağızlarına emzikler tıkıyoruz, hop hop hoplatıyoruz? Düşünsenize, siz sinirlisiniz ve karşınızdaki ağzınıza koca bir peçete sokuyor ya da sizi tutup sağa sola sallıyor. Ne kadar rahatsız olursunuz, değil mi? Sadece Ağlamak da değil, sinirlenmek, üzülmek, olumsuz duygular içine girmek.. Tüm bunları bebek ve çocukların ellerinden almamıza, büyüklerin hakkıymış gibi görmemize neden nedir? Her anne baba ara sıra çocuğuna sinirlenir, bazen azarlar. Oysa çocukların anne babaya sinirlenme hakkı nedense yoktur. Oysa olumsuz tüm duyguların da bir işlevi vardır, ruhsal dengemizi sağlamayı, ilerleyen yaşamda karşımıza çıkan zorlukların üstesinden gelebilmeyi bu şekilde öğreniriz.. Hayat her zaman güzelliklerle gelmez.

Velhasıl, Maya ağlıyor. Bağırıyor. Yaptığım tek şey onu rahat bırakmak ve onu dinlemek. Yanında olmak, ara sıra (her an değil) saçını sırtını okşamak, sessizce, sakince, kendi olumsuz duygularımı göstermeden, çevre ne diyecek diye strese girmeden, o izin verdiği ölçüde yanında durmak, izin verdiği ölçüde elini tutmak, izin verdiği zaman öpmek. Biraz sakinleştiği anlarda onu sevdiğimi söylemek, ağlama nedenini biliyorsam (şu an yorgunsun, o nedenle ağlıyorsun ya da uzun süredir yemek yemediğin için açsın, ondan ağlıyorsun gibi) bunu ona sessiz ve sakince tekrarlamak. Maya'nın öfke krizleri bazen yarım saat sürüyor ve bittiğinde ben kendimi 50. kattan atmak isteği içinde bulabiliyorum ama yine de "seni seviyorum Maya, umarım rahatlamışsındır" diyor ve öpüyorum onu. Belki bir gün geçecek bu krizler, belki de ömür boyu karakteri olacak, bilmiyorum ama tek bir şeyi biliyorum: ne yaparsam yapayım, ne yapmazsam yapmayayım, Maya ağlıyor. O nedenle nedeni ben değilim. Kim ne derse desin....

Not. Bu yazıyı yazmak uzun zamanımı aldı ve zorlandım. Şehrimizin "Ağlayan Çocuk Merkezi"ne 1 senedir gidiyorum ve en azından kendi psikolojim için çok faydasını görüyorum. Bu yazı, orada konuştuklarımızın da kısa bir özeti. Onun dışında okuduğum şu kitaptan  ve şu kitaptan da çok fayda gördüm. Daha büyük çocuklardaki sinirli davranışların yönetilmesi hakkında şu sayfa güzel bilgiler veriyor. Ayrıca şöyle de bir blog var, ilgilenirseniz.

23 yorum:

  1. Heehh işte ben de bunu diyorum ağlasın, ağlamanın normal ve gerekli olduğunu da öğrensin; zaten ağlayan çocuk değil sorun sorun olan sana hissettirdikleri içindeki sönmüş ama eran patlamaya hazır bir şeyleri uyandırmasıi sorun sabredemem, dayanamam ve acı çektiğini düşünmen, çünkü bizler acı çekiyorduk ağladığımız için değil anlaşılamadığımız için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, benim dayanma eşiğim biraz düşük, Maya'nın sesi biraz gür ve benim ağlamayla başa çıkma yöntemlerim pek olgunlaşmadı daha.. Genel olarak ağlayan insana da tahammülüm yok, onu da yazmam lazım ama sorun derin biraz galiba.. Çoooook çalışmam lazım çok!

      Sil
  2. Aha parenting çok yazımın kaynağıdır bu arada

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya evet muhteşem bir kitap ya da felsefeler bütünü diyeyim, ben de çok faydalanıyorum..

      Sil
  3. Benim yumurcakta aglakki ne aglak.hadi biz evde alistikta disarda bi yerde oturuyorsak benim kiz birden bi basliyo etraftakiler biz cocuga bisey yaptik saniyolar aşamamasi azdan coga gidişi yok birden ve var gucuyle.millet arabada gezdirir sussun diye bizimkisi arabada hepten cildiriyo.onceleri dayanamiyordum bu aglamalara, hatta etraftakiler bu kadar stres olma bebek bu aglicak dediklerinde sinirden oturup bende agliyodum.oyleki bebegimi aglatmadan buyutmeliyim takintisi olusmustu bende.buyuzden esimle bile bicokj kez tartistik, onun bu kadar rahat olusu da sinirlerimi bozuyordu.aglamadigi zamanlarda da bir tuhaf aglama bicimi ınırama diyorum ben buna surekli bir ihhh ihhhh bu da cok sinir bozucu.simdilerde birakin aglasin diyorum bende bir yazinizda gormustum rahatlasin cocuk benim onun yaninda oldugumu onu sevdigimi bilsin rahatlicaksa aglasin.sonuc: kizim yine var gucuyle agliyor benimse aglamalar karsisinda gerginligim giderek azaldi ve sinirlenmedikce kriz anlarinda bebegimle daha iyi iletisim kurabiliyorum.son yillarda moda olan bebegi aglatmadan buyutun baskisindan da kurtuldum ohhh sefamiz olsun yumurcagimla biz gule aglaya buyucez ogrenicez
    Acaba linkini verdiginiz kitaplarin turkce cevirisi var mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka vardır, su an internetten arastirma sansim yok ama yazar isminden ceviri olarak arastirabilirsiniz, bir de alttaki yorumculardan A. da bir kitap onermis :) Sagolsun..
      Evet devamli ogrenme halindeyiz hepimiz.. :)

      Sil
  4. Cerencim kisir teklifim tabiki gecerli;) acik adres,kahramanmarasta yasiyoruz is için, Adanaliyim ben. adami ancak bu kadar hanimkoylu yapabildim;) puanimiz yetmiyor henüz..yoksa anne cay koy geliyoruz duygusunu yasamayi çok isterim;) yolun buralara dusermi hic mutlaka beklerim.seni daha yakından takip etmek de isterim lakin baktim instagramda yokmuş ogrenenanne;) bu arada liya bogurmeye baslayinca la havle cekiorum icimden vallahi faydasi oluyor sanki;)sevgiler... liyasmum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nar eksisi dediginde tahmin etmistim zaten, muhtesem oralar, cok isterim tekrar gelmeyi.. La havle ve la kuvveteeeee :)

      Sil
  5. Canımmm öğrenen annem bu yazılarını okudukça seni anlamaya çalışsamda pek mümkün olmasa gerek. Benim Dero ağlak mizaçtan çok uzak bi çocuk. Ağlama krizi oto koltuğu mama sandalyesi bebek arabası gibi aparatlarda gelir sadece. O da kısa sürelidir. Yada eline değişik bişey verince kepçe maşa vb unutur. Bazen mız mız modunda olunca kafam almıyor bende ona mızmızlık yapıp söylenip duruyorum. Ve allahtan sürekli böyle değil diye dua ediyorum. Tahammülü yüksek bi anne değilim sanırım.Bazen kendime de kızıyorum bu yüzden. Yani sonuç olarak senin minik kuş gerçekten zor bir bebek ve bu yüzden kendini suçlamayı bırakıp acı gerçekleri şaka tabi gerçekler her zaman acı değil sadece gerçektir kabul etmene çok sevindim. Umarım daha da rahatlayarak büyütürsün Maya yı Evet eksiklerimizle fazlarımızla anneyiz ve içgüdülerimiz bizi doğru yönetiyor. Evrime inanmak ve güvenmek benim sığınağım. Sevgiler...Özden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman dilini ısır, kıçını kaşı, tahtalara vur, o nasıl bir şanstır.!? Maşallah diyeyim.. Evrime inanmak konusu ise biraz karışık, evrimin sana pek faydası olmuyor, belki çocuğuna tornuna :))) O nedenle ben başa gelen çekilir, ya sabır diyorum ancak...

      Sil
  6. Ceren bir sorum var :)Eğer ağlama nedeni hastalıktan vs değilse;dikkatini dağıtıp susturmak mı gerekiyor ,yoksa bırakınız ağlasın mı ? Birde bu kural hangi aydan itibaren geçerli ? Örneğin ilk 3 ay her ağlamada kucağa almalı dikkatini emzik meme vb şeylerle dağıtmalı mıyız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahu bana ağlayan çocuk merkezinde daha maya 5 aylıkken dedikleri, yanında olduğunu bildiği sürece bırak ağlasın yani elini tut onu sevdiğini söyle ama bırak ağlasın bağırsın tepinsin, bu çocukların karakteri bu, ister şimdi ağlatarak alıştıracaksın isterr 1 yaşında ister 5 yaşında ama elbet ağlayacaklar demişti ama ben ağlattım mı hayır... sonuç bu oldu ama başa dönsem heralde yine ağlatamam, benim ebeveynlik tarzım aşırı yumuşak sanırım :/ 3 ay çok erken bence ilk 6 ay süt kuzusu onlar :) dikkat dağıtmak çocuğu greksiz ses ve ışıkla yormadıkça bence olabilir, mayaya emzik kullandırtamadım, alıyorsa bence ver, hakikaten işe yarıyor sanırım çünkü emzik yerine beni kullanıyor :)))) ben ettim sen etme gibi oldu ama...

      Sil
  7. Aletha Solter'ın "bilinçli bebek" kitabı da bu felsefe üzerine kurulu ve bence harika bir kitap. çok faydasını gördüm, tavsiye ederim.
    ikincisi, hiç merak etme bıraktığın zaman onun ağlaması da krizleri de azalıyor. kendi oğlumdan biliyorum. önceleri çok mızmızdı ama ben bu kitap sayesinde onun ağlama açlığını bastırdım. ağlamaya başlayınca yanında oluyorum, destek oluyorum. ama pek de oralı olmuyor gibi duruyorum. şimdi ağlaması gereken bir şey dahi olduğunda olgunlukla karşılıyor.
    yere sert bir düşüş yapıyor örneğin, hemen kalkıp yere "aah, aaah" diye vurup yoluna devam ediyor.. inan bana ağlayarak stresini boşalttıktan sonra çok değişti.. çok kısa bir süre sonra değişeceğine emin ol...
    ama tabi bütün aile bireylerinin birörnek davranması lazım. bu çok önemli

    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, gerçekten güzel bir kitap..

      Sil
  8. Çocukların bazılarının farklı miktarda ağladıkları muhakkak. Duygularını ifade etme biçimleri farklı. Kızım büyüdükçe ağlaması azalıyır, çünkü artık kendini ifade edecek başka yolları var, konuşuyor, sesleniyor vs. Tabi ki stres, kızgınlık gibi durumlarda hala ağlıyor fakat bebeklik dönemiyle kıyaslarsak önceden ağlamalar haber verme, dikkat çekme amaçları da taşıyordu. Maya'yı gözlemlemediğim için tüm ağlamalarının sebebini bilemem ancak bu konuda bir gruplandırma yapmanı tavsiye ederim. Hangi durumlarda ağlıyor, bunlardan bazıları için yapabileceğin başka bir şey var mı, ona kendini farklı bir biçimde ifade etmesini öğretebilir misin gibi olasılıkları gözden geçirebilirsin belki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle yorgunken, uyku öncesi ya da sıkıldığında ağlıyor. İlk ikisi için meme almadan kesinlikle susturamıyorum, sıkıldığı zaman oyun uydurma becerimi baya geliştirdim sanırım :)) ama bu meme konusunu kesinlikle çözemiyorum, uykuya memede dalmıyor artık ama uyumadan önce emmezse kesinlikle uyumuyor 45 dk ağladığını bilirim, herşeyi denediğim hatta wrap'e bile koyduğum halde başaramıyorum :((( memeyi kesebilsem aslında belki de her derdi (yememe, sık uyanma, ağız tiryakiliği vs.) de otomatik çözülecek ama becerremiyorum. Çok okuyorum bu sıra, yazıcam bu konuda yakında...

      Sil
  9. Sırf bu yüzden çok büyük laf ettim ''ikinci çocuk yok '' diye, gün geldi bana inanmadığını düşündüğüm eşime delil diye kızımın sesini kaydedip dinletmeye çalıştım (kafa o kadar gidik yani) , o 50.kattan birkaç kez kendimi atmayı hayal ettiğimde doğrudur.
    Konuşma yeteneği geliştikçe ağlamalar azaldı , şimdilerde birşeylere itiraz edecekse ''no no no nooooo!!'' diye dolaşıyor bıdık, bu hali daha tatlı doğal olarak.
    İlk günlerde ağlamaya dayanma eşiğim bir hayli altlardayken şimdilerde varsa bir doktora derecesi kabulümdür dedirtecek kadar. İnsan çocuğu ağlarken ne kadar sakin davranmaya çalışada panikliyor ama bir yerden sonra ilk başlarda bir türlü üstüne oturmayan sakin davranma çalışmaları zamanla doğallaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım aynen dediğin gibi olur Gül.. Valla ikinci çocuk konusunda da ses kaydı konusunda da aynen :)))))

      Sil
  10. Kendini rahatca anlatman harika.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buraya yazmak terapi gibi oluyor bazen..

      Sil
  11. Ağlama konusuyla ilgili, uzmanlığınıza sığınarak, bir soru sormak istiyorum. Soru çocuklarla alakalı değil ama (ben bu Ocak'a kadar çocuk sayılıyordum o ayrı) :D

    2 seneye yakın bir psikiyatri tedavisi geçirdim. Adını hatırlayamadığım bir sürü antidepresan olduğunu tahmin ettiğim ilaç kullandım, Prozac ve Lustral başta olmak üzere. Doktorum tedavime bu Şubat'ta son verdiğinden beri,bir şey farkettim. Normalde soğukkanlı olan ben, artık çok kolay ağlayabiliyorum. Biri yanımda bağırdığında, (bana olmasa bile) tv'de acıklı bir şey görünce, geçen birdenbire ağladım hatta. Bunu antidepresanlarla bağdaştırmalı mıyım? Kötü bir durum mu?

    YanıtlaSil
  12. Ağlamak güzeldir :) Eğer duygusallık boyutu seni rahatsız edecek derecedeyse bunu doktoruna danışmanı öneririm, bazen doz ayarlaması gerekebilir. Kötü bir durum değil, normal, dengeli bir insan ağlar, güler, korkar, sevinir :) Gençken bazen bunları fazla fazla da yaparız..

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!