25 Eylül 2014 Perşembe

Çift dilli çocuk yetiştirmek - 3

Bahsetmiştim, Maya'yı iki kültürlü, üç dilli yetiştiriyoruz diye. Bu konudaki ilk yazımda Maya sadece 2 aylıktı ve ben çoklu dil gelişimi hakkında anca okuma, araştırma seviyesindeydim. Size de öğrendiklerimi aktarmış, deneyimlerimi ise bu konudaki ikinci yazıma bırakmıştım. İkinci yazımda, Maya neredeyse 1 yaşındaydı ve yine herşey güllük gülistanlıktı. Maya'nın dil gelişimi yaşıtlarıyla paralel hatta önde bile gidiyordu. Tabii yeni araştırmalara göre, çift dilli bebeklerin konuşmalarının tek dilli bebeklere göre daha geç olmadığını biliyor, "tek ebeveyn, tek dil, asla değiştirme" kuralını uyguluyor ve ödül olarak her iki dilde de tek tük kelimeler alıyorduk. Şimdi geldi sıra bu konudaki üçüncü yazıma. Kısaca özetleyeyim: herşey silbaştan.

Bu seferki Türkiye seyahati bize yaramadı. Hem hastalık, hem 4 "köpoğlu" köpek dişinin birden çıkması, hem iki kültür arasındaki inanılmaz fark bir araya gelince, daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi, ne uyku düzeni kaldı, ne binbir çabayla azalttığım ve sonlandırmak istediğim emzirme ritüeli, ne de dil gelişimi.. Tabii ki kimse suçlu değil, ortada suç da yok ama anladığım kadarıyla çocuk gelişiminde bazı "kritik" dönemler olduğu doğru ve bu dönemlerde anne-babaların gerçekten dikkatli olması ve ekstra hiç bir stres unsurunun çocuğu etkilemesine izin verilmemesi gerekiyor. Ya da yevvvruma nazar değdi hüeeee (bloğa ne zaman güzel bir gelişme yazsam böyle olmaya başladı, ya ben sevincimi paylaşamayacak mıyım be hain blog!) Neyse uzatmayalım ve saçmalamayalım. İngilizce ve Almanca ile mücadelesinde tam bir sayı almış olan Maya, işin içine bir de Türkçe girince, aynen tahmin ettiğim gibi bocaladı ve dut yemiş bülbüle döndü. Tatilden önce 10'a yakın kelimeyi söyleyebilen çocukcağızım şu an kendine ait acaip bir dil konuşuyor! Evet. Baba Almanca, anne İngilizce, Türkiye'deyken ya da Türk arkadaşlarlayken ise Türkçe konuşulunca, Maya'da "ha, olay bu demek ki herkes kendi dilini konuşuyor, dünyada kaç milyar insan varsa o milyar dil var, şimdi çaktım köfteyi!" türü bir anlayış gelişti ve kendisi devamlı ama devamlı bıdı bıdı bıdı birşeyler anlatıyor. Tek sorun, yevrum biz bu dili anlamıyoruz, gözünü seviim vazgeç bu sevdadan!

Maya o kadar çok konuşuyor ki, sabahtan başlıyor bıdı bıdı bıdıya, gece yatarken hatta uykuya dalmadan önce bile konuşuyor! Üstelik arada sanki önemli birşeymiş gibi heyecanlanıp el kol işaretleri yapıyor, arada çok muthiş bir espri yapmış olacak ki, kahkahalarla gülüyor. Tamam anladım, bizim mimiklerimizi ve tonlamalarımızı taklit ediyor, ben ona şarkı söylerken o da melodi tutsun tutmasın şarkıya eşlik ediyor ama AMA anlaşılır tek kelime konuşmuyor! Tamam hakkını yemeyelim, "gel pisi pisi", "well done!" ya da en beteri "whats up?" falan gibi komplike cümleler kuruyor arada ama genellikle işaretle göstererek ve "this!" ya da "that!" ya da "there!" falan diyerek isteklerini bildiriyor o kadar. Ama anlıyor. Ne desem anlıyor yahu, çok ürkütücü.. Ben hızlı hızlı bişeyler anlatıyorum ve sonunda mesela al bunu babaya götür ya da koltuğa koy diyorum, yapıyor. Aynı şekilde Almanca'yı da anlıyor. Yani hani bizim yabancı dil öğrenirken "anlıyorum ama konuşamıyorum" dönemimiz var ya, tam onda sanırım garibim.. 

Bence çok komik bir dönem bu. Öyle komik kelimeleri var ki "gumbidi gumbidi" nedir yahu ya da "dilaylaylay"? ve asık suratlı avrupa insanını bile bu tuhaf dille trende otobüste her yerde güldürüyor cimcime.. Daha ne olsun.. Ortam şempanzesi.. Ne acelesi var, nasılsa konuşacak, sonra susturamayacağız kendisini en nihayetinde. Ayrıca bakıyorum da çevremizdeki çift dilli çocukların hepsi ya böyle ya daha bile gerideler (len hani aynıydı dil gelişimi hayırsız araştırmacı!?) ama Alman arkadaşların tek dilli çocukları valla coştu gitti, resmen gösterdiğin şeyi der-die-das ekiyle söyleyen bebek biliyorum yahu. PES. Alman teknolojisi böyle bir şey işte mirim.. Bizimki %50 yani çakma Alman olunca, yetmedi bu "üstün ırk" genleri demek ki.. Akdenizimin gözünü seveyim, geç ama tam gelir di mi?!

Çok konuşuyorum kendisiyle evet ama hiç bebek dilinde konuşmadım. Acaba tek kelimeler mi söylesem uzun cümleler kurmak yerine? İşaret diliyle, beden diliyle gayet anlaşıyoruz ama, ne bileyim, yardımı olur mu ki? Ya da amaaaaan, nasılsa konuşacak, elleşme mi dersiniz? Velhasıl Maya tam 15 aylık ve dil gelişiminin geldiği son nokta bu. Konudaki 4 numaralı yazımda bakalım ne gelişmeler olacak, Maya latinceye merak mı salacak, yoksa Sanskritçe mi anadili olacak merakla bekliyoruz.. 

Genel dil kazanımı ile ilgili bunu, tıfıllarda beden dili konusunda bunu, çift dil konusuyla ilgili ise en son bizim kütüphaneden bunu, bunu, bunu ve de bunu okudum. Tavsiye ederim.

6 yorum:

  1. Çift dilli çocuk yetiştirmekle ilgili en uygulanabilir kombinasyon bence anne bir dil baba bir dil konuşması. Bizim ise durumumuz farklı evde Türkçe, kreşte İngilizce! Kreşten eve gelen yavru doğal olarak İngilizce konuşuyor, ben Türkçe yanıt veriyorum ve hemen bizim yavru '' aaa dil değişti, hadi değişitireyim '' diyerek Türkçe konuşmaya başlıyor ama gün içerisinde öyle anlar oluyor ki bir bakıyorum kızım beni kendine benzetmiş, başlamışım İngilizce konuşmaya. Oooof bence tam bir karmaşa durumumuzdan hiç memnun değilim aslında!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) boşver şimdi zorlansan bile ilerde meyvelerini alacaksın..

      Sil
  2. Valla çift idli bilemem ama konuşmanın çok ise yaradığı kesin ve net. doğdugunu andan itibaren her boku bok dahil geçrekten konuştum şimdi kakanı yaptın bezini açıyoruz vb gibi. Anacım çocuk bildğin dilli düdük bir mantık abidesi bir felsefe ordinaryus profu oldu lafa laf akıl yürütmeler. Ayrıca sen daha iyi bilirsin konuşmadaki kilit nokta karçaşık cümleleri anlamasıdır konuşması değil.
    Sen bu kıza aşkım bebeğim demeyip sweeti mi diyorsun :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Bir arkadaş F word kullanmıyoruz diye diye, çocuğu sinirlendikçe F WOOOOORD diye bağırır ettik demişti, aklıma o geldi bak! ;) Kıza "bambina" diyorum, nerden çıktı bilmiyorum, belki ben ceren (ceylan yavrusu, bambi) o da minik bambi, bambina falan :P

      Sil
  3. Ahahahaha nazar değmesin diye iki kere dilimi ısırdım yazıyı okurken, ''what's up'' ahahah geleceğin rapçisi Maya :D

    Pek tavsiye verebilitem yok ama bebek diliyle konuşma bana hep saçma gelmiştir, annem de ne zaman konu erken okumamdan açılsa (2,5 yaşımda okumayı öğrenmişim, inanmak size kalmış, allah da bana bunu vermiş) ''ben onunla hiç bebek diliyle konuşmadım'' der, mama knows best :D

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!