5 Ekim 2014 Pazar

Yorgunluk bahane olmasın

Bazı kişisel bloglarda çok sık okuduğum bir durum, özellikle çocuk olduktan sonra eşler arası ilişkinin değişmesi ve bozulması. Dönemsel olarak birbirine girmekten bahsetmiyorum; hafif tartışmalar, kısa sürtüşmeler, sağlıklı bir ilişkide olması gereken küçük pürüzler değil bahsettiğim. Ya da bazı annelerin yaşadığı çocuk olduktan sonraki ilk 1-2 ayda kendini tüm evrene kapatmak ve sadece çocuğa odaklanmak da değil. Hatta bir önceki yazımda yakındığım uykusuzluk, hastalık, fiziksel yorgunluk da değil dediğim.. Bunlar geçici dönemler, geçecek elbet. Benim bahsettiğim; çocuk bakımı rutine dönüştükten sonra, kadının her an "yorgun" hissemesi, eşin her an "yoğun çalışması", çiftin gittikçe "uzaklaşması", ortak konunun sadece çocuk olması.. Tabii ki bu ilişki bir noktada kırılacak, taraflar kendi yollarına gidecek, ya evliliği sürdürme adına biraradayken yalnız hissedecek ya da evliliği sonlandıracaktır. Kaçınılmaz son.. Çocuk sahibi olmak evlilik ilişkisini temelden sarsan, tüm dengeleri altüst eden, o zamana dek yaşamadığınız durumları yaşatan, senelerdir tanıdığınızı sandığınız hayat arkadaşınızı bir yabancı gibi görmenize neden olabilen bir durum. Çocukla her ilişki "tamam"lanmıyor.

Çocuk, ilişkiyi zorlayan, deneyen bir şey. Nasıl bekarlık sultanlık derlerse, çocuksuz evlilik de özgürlük bir anlamda. Çocuk olunca, ister istemez farklılaşıyor herşey. Kötüye ya da iyiye gidiş değil bu, sadece farklılaşma. Açıkcası, evlilik hayatımda çocuktan sonra çok fazla şey değişmedi benim. Biraz daha esnek olmayı, sürprizlere açık olmayı, anı yaşamayı / değerlendirmeyi öğrendik eşimle. Zaten hep oturup konuşan, öyle küsmek falan bilmeyen insanlardık ama benim akdeniz ateşim arada yakar, onun avrupalı obsesifliği sıkardı, bunları biraz aştık sanki. Daha doğrusu bunlara ayıracak zamanımız yok, daha nesnel dertlerimiz var; çocuk hastalıkları, diş çıkarma, uykusuzlukla mücadele gibi. İkimizin de birbirimize "yorgunum hayatım, yarına bıraksak" deme lüksü kalmadığından, bir sorun olduğunda o an o noktada konuşup orta yolu bulma alışkanlığı edindik. Ya da hiçbir şeyi ertelememeyi öğrendik, çünkü yarına bırakılan işler yarın olunca hiç yapılamayabiliyor. Hele hele "yorgunum" kelimesi artık hiçbir surette bahane olmamaya başladı çünkü zaten "yorgunluk" bir nevi hayatın baz noktası oluyor, yorgunlukla yaşamayı, işe gidip gelmeyi, eve, çocuğa ve hatta kendinize bakmayı öğreniyorsunuz, öğrenmek zorundasınız. Tabii alternatifi, "bakıcıyı tutar yan gelir yatar, sabah da bomba gibi kalkar kendi hayatınıza bakar"sınız, ona birşey diyemem. Benim böyle bir lüksüm yok. İsteğim de yok, çocuğuma kendim bakmak, azıcık ona, evime ve eşime doymak istiyorum. İş, kariyer ve hobiler bir iki sene bekleyebilir..

Kendinizi sık sık "yorgunum.." derken yakalıyorsanız, eşiniz kucaklaşmak istediğinde, çocuğunuz işaret parmağıyla pencereyi gösterip dışarı çıkmayı istediğinde, "şekerim hiç görüşemez olduk"cu arkadaşlar biryere davet ettiğinde "yorgunum.." bahanesinin arkasına kaçıyorsanız ve bunu çocuğunuza tek başına bakmak, evi çekip çevirmek, sosyal zaruretleri düzenlemek, sadece anne değil eş gibi, dost gibi, kadın gibi olabilmek baya bir enerji istediği için değil de kendinizi "içe dönük", "depresif" ya da " hiçbir şeyden zevk alamayan" hissettiğiniz için yapıyorsanız.. O noktada durun işte. O noktada yanlış giden bir şeyler olabilir, uzman yardımı gerekebilir. Ya da en basitinden zaman kullanımınızı ve önceliklerinizi bir daha gözden geçirmeniz gerekebilir. Çünkü anne de olsanız, insansınız ve hayatta zevk aldığınız bazı şeylere zaman yaratamamak, kendinizle başbaşa geçirebildiğiniz o rahatlama anlarını ertelemek, kısacası "deşarj olamamak" bahane olamaz. Unutmayın, ilk olarak siz kendiyle barışık, kendini seven, kendine zaman ayıran ve bakan kadın olacaksınız ki, size bakarak hayatı öğrenen çocuğunuz da olumlu ve kendine değer veren bir insan olarak yetişecek, çevrenizdekiler sizin enerjinizle ve ışığınızla aydınlanacak, sizin hayat dolu halinizden etkilenecek, size gıpta edecek, aşık olacak, yoldaş olacak. Yorgunluk, bahane olmasın.

9 yorum:

  1. Dünkü yazınızla tamamen zıt bir yazı. Ne hoş. Hem dünkü gibi bıkkın, hem de bu yazıdaki gibi hayat dolu ve pozitif olabiliyorsanız bravo. Doğrusu çok güzel anlatmışsınız ilişkilerdeki değişim boyutunu. Çocukla her şey çok farklı. Bir de ilişkiyi koruyacak gücü bulmak öyle zor ki bazen. Her şeyin başı kendini utlu etmeye zaman bulabilmek. Kendine vakit ayırabilmek. Ondan sonrası zaten gelir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, valla klinik psikolog olarak kendime bipolar kişilik bozukluğu teşhisi koyacağım yakında :P Ne yapayım Jale, baktım hiçbirşeyi düzeltemiyorum, bari sinirlerimi düzelteyim. Maya bağırdıkça bu sabahtan beri "ooo ne güzel, bu kadar mı bağırabiliyorsun bence biraz daha yüksek sesle bağır ooo işte böyle eveeeet süpeeer hatta daha çok bağır" falan der oldum, napiim? Var mı başka yolu :)

      Sil
  2. Bu aralar en sevdigim sey oglum sabah uykusuna yatinca bir fincan sicak cay..iste o an mutluyum,huzurluyum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar minimal zevklerimiz var değil mi? :) Diğer insanlar ellerindeki değerlerin farkında değiller valla!

      Sil
    2. Cocuklu olunca artik, bunlarla yetinmeyi biliyosun :)

      Sil
  3. Cocuk sahibi olmak, benim gibi "disaridan" insanlarin anlayamayacagi kadar zor olmali. Allah yardimciniz olsun :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Sağol Nikki ve aman ergen halinle bir 10-15 sene uzak dur zaten :D

      Sil
  4. Yorgunum güray benden yorgun ama hala fanfinifinfon'dan vazgeçecek kadar yorgun değiliz ;) katılıyorum yazıya sonuna kadar lakin bazen de yorgunuz ama yine de sarılarak mal gibi yatıp iki güzel dokunuşa variz ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Ondan vaz geçersek hayat bitmiştir zaten! Aman diyeyim..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!