26 Kasım 2014 Çarşamba

Koşturmak, geç kalmak, yavaşlamak

MÖ / MS (Maya'dan önce ve sonra) bende değişen ve kötüye giden şeylerden biri "zamanında"lık ayarlarım oldu. Daha önce en has Alman'dan daha Alman bir Almancı misali (tekerleme dağarcığına ekleyelim lütfen bu cümleceğizimi) her yere tam saatinde dakikasında hatta abartıp saniyesinde giden ve kös kös elalemi bekleyen ben gittiiiim, yerime yaylana yaylana yürümese ve hala totosuna pervane takılmış gibi koştur koştur vaziyette yaşasa da, yine de geç kalan bir acaip insan evladı geldi.

Son zamanlarda bu koşturma halimi abarttım, koşturdukça da hiçbir yere yetişemez, herşeye geç kalır oldum. Hiç sevmem geç kalmayı. Mükemmelliyetçilikten değil, birine bir konuda söz verdiysem, yerine getireceğim. 11 dediysem 11.05 geç demek. Bir nevi karşındakine saygısızlık. Çağımızda en zor bulunan şey, zaman. Zaman kullanımı, zamanı yakalamak, zamanı tüketmemek.. Bunu fark edince durdum ve "geç kalmak istemiyorsam, yavaşlamalıyım" dedim kendime. Cümlede bir mantık hatası var gibi gözükse de, uygulamada gerçekten de işin sırrı "yavaşlamak". Yavaşlamak derken yaylanmak değil ama! Dünya sizin kadar yavaş dönmüyor, hele uzay çağında. İş başkalarını "bekletmeye" ve onların kıymetli zamanlarını almaya vardırılmamalı. Demek istediğim anı yakalamak, o an orada ne yapıyorsan, hissederek yapmak (mindfulness).

Aslında ebeveynliğin doğasında olan da bu. Çocuktan sonra biraz yavaşlıyor insan. Yorgunluktan değil de, bir "anı yakala" felsefesi geliyor insana. Maya ile 15dk. yol kenarında durup antenlerini oynata oynata, ağır ağır süzülen bir sümüklü böceği izleme zevkini daha ne kadar yaşayabilirim? İlla ki bir sürpriz oluyor sokakta; ya bir kedi, ya bir yaprak, ya bir sincap. Maya'nın heyecanına ortak olmak, benim annelik görevim. Hayatı yavaş yaşamak, koşturmamak, sakin, olayların akışına kapılarak, sürprizlere açık olarak.. Yavaş Ebeveynlik'i bu nedenle seviyorum.

8 yorum:

  1. aynen . öncelik sırası da önemli hayati önem taşımıyorsa bi tık ötelemekten korkmuyorum bende artık.. yavaş olsa da ,sanki sırasıyla yapılan işler daha başarılı sonuçlar doğuruyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Planlı olmak çok önemli bence de.

      Sil
  2. Hazır yeri gelmişken sana danışayım cerencim, kitabı ben de okudum ve yorumlarımı yazmıştım. Artık yavaş hayat mottomuz oldu diyebilirim elbette ancaaak okul işin içine girince (yada daha genel anlamda önceden planlı randevular diyelim) aynen karikatürdeki hallere giriyorum. Kitapta hadi çocuğum lafının pek kullanılmaması tavsiye ediliyor fakat ne mümkün. Okula hazırlanırken özellikle kahvaltısını etsin veya daldığı oyunu bıraksın diye hadi demek zorunda kalıyorum. Doğrusu içimde bir suçluluk oluşuyor hemen, demeyim mi napıyım, çocuğu nasıl yola sokayım bu konuda bir tavsiye bana civanım psikolagım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece'cim ben çocuğa hadi, hayır gibi kavramların kullanılması taraftarıyım çünkü biz yetişkinler de günlük hayatta bu kavramları duyuyor ve kullanıyoruz, neden çocukları fanusta yetiştirelim, o kadar da kırılgan değiller. Ayrıca anne baba olarak bizim kuralları saptamamız, koymamız ve uygulamamız önemli ve sen de çok iyi bilirsin aslında çocuklar "kurallı" olmayı istiyorlar, ihtiyaç duyuyorlar..
      Fakat.. Tek önemli nokta "sıklık". Mesela nasıl bir çocuğu devamlı ismiyle çağırırsan bir süre sonra çocuk duymamazlığa gelirse "Ece ece ece diyoruum bak hiç duyuyor mu" aynı şekilde çok tekrarlanan komutlara karşı çocuğun algısında "seçiçilik" oluyor ve bu komutları bilinçdışı atıyor, siliyor, yok sayıyor. Yani bilişsel anlamda, sık tekrarlanmayan, net ve her ortam ve ebeveynde aynı (tutarlı) komutlar meyve veriyor çocuk eğitiminde :)

      Sil
  3. Ben bir yabancı blogta okudum unuttum şimdi adını kadın diyor ki ben yavaşlığı sevmiyorum şehir hayatının o hızını seviyorum ebeveynliğimi de böyle yapıyorum ve böyle mutluyum o da kendince bir düzene oturtmuş işte; ben zihnen yavaşlamakla ciddi boyut atladım kendi çapımda. Gece'ye yazdığına katılıyorum hadi demiş yok hayır demiş diyecek tabii ya desin ama elbette her dakika söylemeyelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebeveynlikte tek dogru olamaz zaten :)

      Sil
  4. Selam, yazılarını keyifle tebessümle okuyorum,harika bir üslubun var ve bence daha fazla insana ulaşmalısın.Her çocuk doğuran ünlünün çocuk doktoru ve pedagogu kesildiği bir ülkede senin kitabın peynir ekmek gibi gider ve daha çok aile faydalanır tavsiyelerinden. Ayrıca ben de almanyaya senin gibi evlenerek geldiğim için senden "does & donts" listeni rica edebilir miyim bu yeni ülke,yeni kültür ve yabancı dil konusunda. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Melisadora :) Bana pozitif motivasyon oldu sabah sabah.
      Hoşgeldin ve tabii vereyim hemen iki maddelik kısacık bir liste: Do: hemen ve hızlı bir şekilde almanca öğren, dil gerçekten çok çok önemli. Dont: kendini şunu şunu şunu hemen kısa sürede yapmalıyım diye hiç germe, özellikle ilk 2 sene (sana uzun gelebilir ama aynen böyle) alışma dönemi bence, kendine zaman ver. sosyal ol ve sadece anın tadını çıkart. sonra iş de olur, listedeki maddeler de :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!