24 Aralık 2014 Çarşamba

Yurtdışında çocuk büyütmek

Bugün biraz keyfim kaçıktı sabahtan. Anneliğimi sorguluyorum, yanlış olduğunu bile bile. Diyorum ki; neden bir başımayım ben? Herkesin bir yol göstereni var yanında, benim neden yok? Neden herşeyi kendi kendime öğrenmek durumundayım? Neden deneme yanılmalarla, kitaptan okuduklarımı gerçek hayata uyarlamaya çalışmakla, devamlı düşme kalkmalarla, iki adım ileri bir adım gerilerle uğraşmak zorundayım? Neden biri bana "bak işte bunu şöyle yapıvereceksin, ne kadar da kolay gördün mü" diyivermiyor? Zorlandığımda yardım edenim yok, yol gösterenim yok. Neden herşeyi en baştan ve kendim öğrenmek zorundayım ben?

Sonra düşündüm de, doğrusu belki de bu. Herkesin anneliği farklıdır, her çocuk farklı olduğu gibi.. Belki bazı insanlar gibi ananeler, babaneler, dedeler ya da süper bir bakıcı olsa yanımda, şimdi zorlandığım kadar zorlanmayacağım. Gideceğim bir cafe'de hiç düşünmeden bir saat, üç saat kalabileceğim. Ya da sadece hobilere ve kendime değil, işime gücüme, kariyerime, eğitimime falan da kafamı tam anlamıyla verebileceğim, yarı zamanlı yerine tam zamanlı "yetişkin insan" olabileceğim.. Ama o zaman da belki farklı sorunlarım olacak, bu sefer çocuğumu tam tanıyamayacağım, büyümesini bu kadar yakından göremeyeceğim, şimdi çocukluğunda zorlanmasam ergenliğinde daha çok zorlanacağım, yetişkinliğinde ilişkimizde zorlanacağım belki. Bilemem ki.. Çocuğunu başkasına büyüten, yine de arasındaki ilişki gayet iyi olan anneler de var. Bu ilişkilerin yapısını belirleyen temel bir kriter de değil ki. Zorlanmak ya da zorlanmamak biraz da şans, bunu hissetmek ya da buna takılmak biraz da kişilik yapısı belki de..

Yurtdışında olmanın çocuk büyütmek açısından bu anlamda belki ekstra bir yük getirdiği doğru ama burada da yurtta olan çok karışan akraba ve komşular derdi yok tabii. Bu büyük bir avantaj çünkü zaten anne kendi içinde bin tane farklı fikirle mücadele ediyor, herkes kendi doğrusunu bulana dek debelenip duruyor. Biraz kitap oku, biraz çevrendeki anneleri gözle, biraz deneyimli ya da profesyonel kişilerden fikir al ama bolca dene-yanıl. Bazen şunu şöyle yapayım diyorsun, bir de bakıyorsun o dediğinin tam tersini yapmışsın ve işe yaramış.. O nedenle, nasıl kimse kimseyi yargılamamalıysa, karşı taraftan özellikle istenmediği sürece kimse kimseye tavsiye de vermesin bence..

Neyse bugün noel; hıristiyan alemi için çok özel bir gece, kutlu olsun, hayırlara vesile olsun dilerim. Yukarıdaki sevimli tabaklardan brokolili olanını hazırladım, kayınvalidemde kutlayacağımız noel yemeğine götürmek üzere. Hepimize ağız tadı dileklerimle..

31 yorum:

  1. Ceren, siteminde kendi açından bazı haklı noktalar görmeye çalışıyorum ama başaramıyorum yaw :) En güzeli ve en doğrusu kesinlikle senin şu an yaptığın gibi. Böyle dertlendiğin anlarda düşünmen gereken şey, bebek olunca eve yerleşip, her şeyi ben bilirim, en iyisini ben yaparım diyen Türk kayınvalideler olsun. Öpüp başına koyuyorsun bu akşam Elf kaynanayı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öptüm dün bolca hehehehe haklısın aslında, Allah yokluğunu göstermesin tabii. Annem de o da mesafe ayarları çok iyi olan insanlardır, ne çok uzak ne çok yakın :D

      Sil
  2. Ceren, sen nasıl hissediyorsun bilemiyorum ama yunus doğunca ailemi daha çok çok özler oldum, istiyorum ki yunus her an dedesini ananesini görebilsin bana gurbetlik çok acı veriyor, çocuk gelişiminde kendimi sorgulayıp suçlu bulmayı bıraktım, sadece ne kadar daha çok mutlu anlar yakalayabilirimi düşünüyorum.
    geriye dönüp baktığımda onunla olduğum her anımda mutluymuşum. Bir de her şey de bir hayır vardır diyerek içinde bulunduğum duruma alışmaya, sevmeye çalışıyorum...( geçen yazında ki fotoğrafında ne güzel anneydin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alışmasak ne olacak zaten Ayşecim, eldeki malzeme bu :)

      Sil
  3. Her zorluğun bir getirisi vardır diye düşünsem de ben de zaman zaman isyan etmiyor değilim. Bazen tüm zorluklar üstüste geliyır nefes bile alamıyor insan oysa yavaş yavaş gelseler arada bi nefeslensek dimi ya :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiayyyt diye dalasım geliyor bazı yaşam hallerine, teker teker gelin uleyn :D

      Sil
  4. Başında bir çok insan olsaysı ay bir yanlız kalaydım diyecektin :) İnsanoğlu böyle işte, stres olduğun yerde olmayıp olmak istediğin yerin hayalinden kaynaklanırmış , tek başına çocuk büyütmek bence deliliik ben delirirdim yeminle, hoş yardımcı aldın değil mi? bir abla geliyordu; benim hiç anlamadığım şey ve tamamen egosantrik bulduğum şey maddi imkanı varken yardım almamamak. Yardım şart çocuk büyütürken akıl sağlığını korumak için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yok ayol, kız sadece gece boş, şu anda da gece biz idare ediyoruz zaten. Bana asıl sabah 8-12 arası lazım o da çok değil 1 gün yeter ama.. Neyse belki 2015'te şansım döner bu konuda. Ya çok şükür tabii maddi konuda rahatız ama devamlı alacak kadar rahat değiliz be Tütencim :P Koca maaşına bakıyorum şu ara (ayh)

      Sil
    2. Koca maaşına bakıyorum demişsiniz ya, bu konuda da bir yazı yazar mısınız, profesyonel bir gözden merak ediyorum. Bu durumun daha başında sayılırım ama yıllarca hep bir "şey" yapmaya alışınca suçluluk duygusu hakim oluyor.

      Sil
    3. Şey derken? Çocuk şeyden sayılmıyor mu?

      Sil
  5. ben de aynı sıkıntıyı çekiyorum. 3-4 saatlik mesafede otursalar da bizimkiler çok seyrek görüşüyoruz. çünkü annem orda tam zamanlı abimin oğluna bakıyor. çok özlüyorum onları. benim oğlumun yanında da olsunlar istiyorum. henüz 1buçuk yaşında oğlum ama telefonu eline alıp "dedeee" diye bağırıyor.. komşulara dede-annane diyor. evde babannemden kalan dikiş makinesini her soruşunda "o benim babannemin" dediğim için babanneyi de antika bir dikiş makinası zannediyor. (laf aramızda farkı da yok :P)
    ama onlar da geldiklerinde her şeye bilmişlik taslıyorlar. o da bana çok ağır geliyor.
    yine de en azından ayda bir kez ve 2 saatlik bir kaçamak yapmak için oğlanı -ve kocamı- bırakacak birilerinin olması fikri mükemmellll
    bence türkiye maceralarında nasıl çileden çıktığını hatırlayıp özlemini bastır :)
    (ayşe)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu arada mutlu yıllar :)

      Sil
    2. Mutlu yıllar Ayşecim :)
      Kocayı kime bırakacaksın o iş daha zor :D

      Sil
  6. Ceren inan hiç dediğin gibi olmuyor.
    Evet kendi başına yapmak ama eşin yanındaysa en iyisi.

    Herkesin annesi babası farklıdır tabi; ama benim durumumdan örnek vereyim.

    Eşim Şırnak'ta çalışıyor, ben Ankara'dayım. Oğuzalp'e bakmak için annenler dönüşümlü geliyor. Bu sefer ben iş, ev arası mahvoluyorum. Yemek yapsalar bile akşam ne yiyecekler sen düşün, Oğuzalp ile ilgili her şeyi yine ben yapıyorum. Gittiğin yerde 2-3 saat kalmayı bırak, ev ile iş arası 5 dakika, inan çıkıp bir yere gidemiyorum, geç kalınca trip yiyiyor, eve gidince iki dakika ayağımı uzatayım desen çocuğunu sevmiyor muamelesi görüyorsun.

    Hadi ben çıkamıyorum, eve birilerini davet edeyim dedim;arkadaşlarım Oğuzalp'i özledik dediler, sen onlara gitseydin dediler geçen gün. Kendi evine arkadaş da çağıramıyorsun yani..

    Her şeyi biliyor gibi davranıp çocuğa bir yemek yapamıyorlar, akşamdan onları hazırlıyorsun mesela. Aynı şehirde, herkes kendi evinde olsa daha farklı olur belki de bizde durum bu... Yurtdışındaki gibi hem çocuğuma bakıp hem çalışabileceğim, doğum izninin uzun olduğu bir işim olsun isterdim açıkçası.

    Ben de araştırma görevlisiyim, o yüzden eğitim ve kariyer hakkında da bir kaç şey söyleyebilirim :) İşte iş güçten vakit kalmıyor, eve gidince zaten hiçbir şekilde kitap açamıyorum anneler varken; ama eşim varken çocuğu ona bırakıp çalışabiliyordum mesela..

    Özetle her durumun farklı sıkıntıları var, içinde bulunduğun durumun tadını çıkarmaya çalış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın nesrin, biraz da insan kendi içinde huzuru bulmaya çalışmalı. durum nasılsa aynı yani bari keyfetmeye bak (bi laf vardı yazamadım şimdi çok ayıpçııı hahahaha)

      Sil
  7. Bizde anneler iki adım mesafedeler, sağolsunlar Deniz doğduğundan beri hep yanıbaşımızdalardı ama belki eşimle beni daha çok anneannelerimiz büyüttüğünden, belki Deniz'in çok ağlayan ve hiç kimsede sakinleşmeyen bir bebek olmasından herşeyi eşimle benim üzerime kalmıştı. Aylarca "elimden tutanım yok" diye ağladığımı bilirim. İlk banyosunu hatırladıkça hala gülme alıyor beni. Biz ne anlarız çocuk yıkamaktan, anneanne ve babaanneyi çağırdık yıkasınlar diye. Küvetini odaya taşıdık, odayı ısıttık, tüm ekipmanı hazırladık vs. Çocuğu soyduk, hadi dedik, aaaaa bir baktık anneanne odanın bir tarafına sinmiş, babaanne öbür tarafına. Dedik gelin yıkayın şu çocuğu, "aaaa siz gençler daha iyi beceriyorsunuz maşallah" dediler :)))) O ara eşimle birbirimize baktık ve şu diyalog geçti aramızda:
    - Ne yapalım?
    - Bilmem giydirsek mi tekrar?
    - E nereye kadar? Eninde sonunda yıkayacağız bu çocuğu
    - Tabi ya, hamama götürecek değiliz ya
    - Hadı
    - E hadi
    :)))))
    Hep derim, Deniz çok ağlayan bir bebekti ama muhtemelen çocuk bize bakıp bakıp, vah bana vahlar bana diye ağlıyordu :))))
    Gülriz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay o ilk banyo çok komik oluyor zaten :D Dudak da büzüyor mu ağlarken arada tek gözü açıp? Bayılıyorum o hallerine!

      Sil
  8. Annem geliyo bize haftada üç gün.allah eksikliğini vermesin gözüm arkada kalmiyo.ayrica klasik ananelerden diildir aneceğizim her gün bikmadan usanmadan saatlerce oyun oynar derinle.hergün dişari çikarir üşütcek kaygisi olmadan.benim tosbişim fazlasiyla iştahsiz olduğundan envai çeşit bebek yemekleri yapar dener.bazen diyorum ki ben vitamin desteğiyle ayakta duruyorum bu kadin hiç yorulmuyor.mrs.maker yahu.fakat bir de madalyonun diğer yüzü var sürekli beni eleştirir ben çocugu yatirmaya götürdüğümde öyle değil bu sekilde uyur o sen bilmezsiler. vs. Bunlarda insanin canini sıkmıyor değil hatta bi özgüven eksiliğine de yol açiyo bende.dort gunde kendime geliyorum hooop annemin günleri başliyo. :)

    YanıtlaSil
  9. Ceren,
    Bence sen de biliyorsun bu hallerinin en iyisi olduğunu. Annem iki sokak ötede oturuyor, çalıştığı için zaten çok fazla müdahil olma şansı yok; hafta 3-4 gün ben işteyken gelip kızımla oynayıp işine döner. Yani temel kararlar bana ve eşime ait. Fikir beyan ettiği hatta her anne kadar ikna edici(!) olmaya çalıştığı vaki ama ben iç sesimi dinlemeyi tercih ediyorum diyebilirim. Bazen istesen de tersini yapman mümkün olmuyor, insanın kendi doğrularını bulmasından güzeli var mı şu hayatta?
    Öperizzz
    Çiğdem-Üzüm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sana kadeh kaldırıyorum ;)))))) Öperim ben de!

      Sil
  10. Aynı duyguları yaşayan bşri daha varmış diye sevindim :). Benim kv doğduğundan beri görneye gelmedi. Çok hasta olup hastanede yatığında birkere de yaşgününden bir hafta sonra ( ikisinde de eşimin ara demesiyle) aradı okadar. Komşu akraba arkadaş yok. Eşim iki işte çalışıyor haftada 4 gece12 de geliyor birgün izni var onda da alışveriş ve doktor vs ilezaman geçiyor. Annem 90 yaşındaki dedeme baktığı için ancak 2-3 ayda bir 2günlüğüne geliyor. Yani yalnız çocuk bakmayı dibine kadar yaşayan biri olarak çok bunaldığım neden neden neden diye sorguladığım çok oluyor.
    Ama her işte bir hayır vardır diyerek kendimi avutuyorum. Onların kaderi de böyleymiş , çevresinde bir sürü akraba , bakıcı vs desteği ile çocuk büyütenlerin ilerde çok farklı konularda sorun yaşayacağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  11. Cerencim merak etme yurtiçinde de durum aynı:) Bizim de ailelerimiz farklı şehirlerde ve bebeğimizi eşimle biz büyütüyoruz. Hem de ilk günden beri. Ne yardım istedim, ne de gelen yardımı kabul ettim. Tercih meselesi, benim mantığım iki cümleyle sabit çocuk konusunda. Birincisi; emanetin gözü yaşlı olur. İkincisi ise çocuğuma ben yokken bişey olursa Allah korusun, hiç kimse beni olayın nasıl meydana geldiğine ikna edemez. Anlamam dinlemem, çok hassasım bu konuda. Gerikafalı olduğumu düşünebilirler ama çok da tın yani. Ben bu çocuğu kendim büyütücem, böylece kimse bilmese de ağzının kenarı azıcık kıvrıldığında ne demek istedi, gözlerini kıstığında ne anlattı hepsini bilicem. Benim kararım bu ve tüm zorluklarına da inatla göğüs geriyorum. Yanımdan ayırmıyorum, her sabah bizimle büroya geliyor, akşam bizimle eve dönüyor. O da alıştı çok şükür. Bi düzen kurduk neticede. Kreş yaşı gelince düşünürüz. Evet okuyoruz, soruyoruz falan ama başkasının çocuğunda tutan seninkinde tutmayabiliyor. Sonuçta farklı bireyler ve ben deneme yanılma yöntemini çok da eğlenceli buluyorum. Çünkü deneyen de yanılan da nihayetinde doğruyu bulan da benim, katışıksız, saf bir gurur, böyle iyiyiz yani:) Mutlu yıllar şimdiden canım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kreşe nasıl yollayacaksın sen bu kuzuyu? ;) Ben de mutlu yıllar dilerim!

      Sil
  12. İkinci bebeğin doğduğu ve annemin 20 gün kalıp gittiği şu günlerde beni de en çok zorlayan konu bu. Yurtdışı iyi güzel kendin pişir kendin ye resmen; ama arada bir imdat! dediğin anlarda yanında biri olsa fena da olmaz. Neyse... git-gel ler oluyor işte her zaman.
    İyi seneler...
    Deniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cağnım Gezgin Anne, hem iyi hem bol gezmeli seneler ;)

      Sil
  13. Hani ben yazsam ancak bu kadar aynisi olurdu..Coook cok iyi anliyorum.Ben ailemden 11 saat uzaktayim bir kus ucusu :P Kayinvalide desen ayri bir sehirde oturuyor ve kendimi annemi daha cok goruyorum desem yeri :) E bi sikayetim yok da :P Yakinda esimin de bi akrabasi filan yok.Hani cok para olsa bebegime bakmaya degil evin isini arada bir yapacak biri olsa..En buyuk hayalim bu :) Ama olmuyor iste napalim.Is basa dusuyor.Is basa dustukce insan daha da cok sey yapmak istiyor.Guzel guzel yemekler yapmak,evine bakmak,bebegine en iyi sekilde bakmak,yazmak,arastirmak....Ama bu sefer 24 saat yetmez oluyor..Bazen isyan ediyorum ben de ama bazen farkina varmadan tuhaf bi zevk aliyorum onu farkettim. :) Ulen ben hepsini kendi basima yapiyorum be siz ne diyosunuz! seklinde :))) Bence biz boyle kendimizi mi avuturuz bilemiyorum ama gururlanalim derim :) Her ne kadar cat kapi kahveye geldim diyen birini ozlesem de,bir dakikam bile bos gecmedigi icin 3,5 sene sonra daha iyi bir anne daha iyi bir es,daha yukarida bir kadin olacagimi dusunuyorum.Umarim :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kendi kendine yetme hissi olmazsa zaten hiç dayanamayız Duygu :) Aslında en iyiye değil, olabildiğinin elinden gelenin en iyisine odaklanırsan yani herşey dörtdörtlük olmasa da hepimiz mutlu ve sağlıklıysak yeter de artar bile dersen valla tadından yenmiyor :)

      Sil
  14. Ben de 19 yaşından beri yalnız yaşıyorum Ceren. Benim de çoook isyan ettiğim oldu. Çok ağladım hatta. Ailemden uzakta yaşadım hep mecburen. (Daha doğrusu, ailemin yaşadığı küçük şehirde yaşamayı tercih etseydim, iş ve çevre konusunda çok çok mutsuz olurdum eminim). Maaşım hep kılı kılına yetti. Ailesiyle yaşayan iş arkadaşlarım araba alırken ben koltuk ya da çamaşır makinesi taksidi ödüyordum.
    Sonra İzmir'li biriyle evlendim. Ailesi burdaydı ve annesi beni çok sevmişti ben de onu. Sevindim, en azından artık yaşadığım şehirde imdat deyince koşacak biri vardı. Ama ne oldu? Hamileyken, losemiden kaybettik onu. "Oğlum annanesinden uzak büyüyecek ama babanesi var onunla oyunlar oynayacak onu şımartacak" diyordum. Olmadı. Ben yine yalnız kaldım, onu geç, oğlum yalnız kaldı. Kendim yalnızlığa ve herseyi bi başıma yapmaya alıştım ben, çok zor evet, ama n'apalım bu da benim kaderim demek ki. (Üstelik ben bir de sabah 7 akşam 7 başka bir şehirde bir fabrikada eşşşek gibi çalışıyor üstüne de eve gelip evde çalışıyorum:( ) Alıştım yani. Ama oğlumun babanesiz ve ananesinden de çook uzak büyüyor olması çok dokunuyor bana.

    Yani anlayacağın, bu işin yurt içiyle yurt dışıyla alakası yok. Bu işin gurbette olmakla alakası var. Ama en çok şansla alakası var. Aynı şehirde oturup da manikürü bozulacak endişesiyle torununun bezini değiştirmeyen büyükanneler duydum. Ya da kendi kızıyla eften püften bir sebeple küsüp torununun yüzünü görmeyenler.

    Diyeceğim o ki, yine şanslısın. İyi yönlerinden bak hayatına. Unutma hep daha kötüsü vardır ve bizimki aslında yine bizim için en iyisidir.

    Sevgiler
    Pelin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katiliyorum sana Pelin, sukretmek lazim.. 2015 guzellikler getirsin bizlere ve miniklerimize..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!