16 Ocak 2015 Cuma

Hayır demeyi öğrenmek

Bu sıra bizim bücür pek hayırlı bir evlat, varsa yoksa hayır! E yaşı gereği normal olarak "hayır" dönemine girdi, zaten bekliyorduk, şaşırmadık. Ama sanırım onun hayır'larına verdiğimiz tepkiler herkesi şaşırtıyor çünkü biz onun "hayır"larını ciddiye alıyoruz.

Bizim evde bu sıra her gece 8.30-9.00 arası 10'ar dakika aralıklarla şu sohbet geçiyor:
Ben: "Maya, uykun geldi mi, yatağa gidelim mi?"
Maya: "HAYIR!"
Ben: "Peki o zaman, birazdan tekrar soracağım, belki o zaman gelmiştir uykun"
Ve bu sohbet saat 9.00'dan sonra bir yerlerde bir anda, şans eseri bir "hı hı"ya ya da duymamazlığa vermeye döner dönmez, hoooop kapıp yatak ritüeline başlıyoruz. Hayır dediği halde zorla götürdüğümde tepine tepine ağladığı için, hiiiç kasmıyorum artık, öğrendim. "Hayır" dendi mi hayır.

Bu basit örneğin çok farklı versiyonlarını hem ben hem de siz yaşıyorsunuz eminim ve bu yaştaki tıfıla illa ki kendi dediğinizi yaptırmak için inatlaşmaya başlarsanız, bittiniz. Çünkü bu yaştaki çocuğun gelişim görevlerinden biri de otoriteye karşı durmak, kendisinin bir birey olduğunu anlamak ve anlatma ihtiyacı, kendi seçimlerinin sonuçlarını görme isteği. "Hayır" demeyi öğrenmek bence önemli. Çünkü büyüyüp koca yetişkinler olduğumuz halde hala "hayır" demeyi öğrenemediysek, başkasının hayallerini, isteklerini köle gibi yerine getiriyorsak ya da "ayıp olur", "ben kendi içime atıvereyim" psikolojisi içinde kendimizi hor görüyorsak, değerimizi bilmiyor ve başkalarına gösteremiyorsak, özgüveni sağlam, kendi sınırlarını bilen, amaç ve isteklerini belirleyebilen ve ulaşmak için uğraş gösteren, mutlu ve doyumlu bir yetişkin olmamız mümkün değildir.. O nedenle, 2 yaş döneminde ve ergenlikte "hayır" demek, otoriteye karşı davranışlar içine girmek, sınırları zorlamak; bir gelişim görevidir ve normaldir.

Evet zor bir dönem, kabul ediyorum. Ortada onun ya da çevresinin sağlığını tehdit edebilecek ya da tehlikeli bir durum varsa tabii ki işiniz kolay, ne kadar hayır derse desin "hayır ben senin annenim, benim dediğim olacak" diyip fazla uzatmadan çekip alırsınız tabii. Ama böyle bir tehlike söz konusu değilken, özellikle sizin amaçlarınızla onun amaçları çakıştığında, onun "hayır"ına saygı göstermek, durup onu dinlemek, anlamaya çalışmak önemli ve gerekli.

"Hayır" dediğinde aslında şunu demek istiyor olabilir:
- "Bana ne yaptığını, benden ne istediğini anlat, anlamıyorum!" (Beni yatağa mı götürmek istiyorsun, ama oyunun en heyecanlı yerindeyiz şu an!) Çünkü hala zaman algısı yoktur bu yaşta, şimdi ne istiyorsun, birazdan ne olacak, anlat bana!
- "Yavaş yavaş anlat, yavaş yavaş yap, yoksa aklım karışıyor, korkuyor ve sinirleniyorum" (Beni birden kucaklayıp yatağa atma, bana oyundan uykuya geçme zamanı ver, bunun için benimle birlikte "yavaşla") Çünkü yetişkinler gibi çocuklar da kesin sınırları, birden değişen durumları sevmezler.
- "Bırak ben yapayım, yardım etme" (Elimde tuttuğum içi su dolu bardağı alma elimden, bırak üstüme dökeyim, bırak elbisem kış günü ıslansın) Çünkü başka türlü nasıl öğreneceğim bardağı eğri tutmamayı?
- "Bana dokunma!" (Bırak beni kucaklama, ben kendim yürüyerek gitmek istiyorum ya da o sandalyeden her an düşecekmişim gibi elinle sırtıma dokunup durma) Çünkü ben kendim başarmak istiyorum artık, yakınımda durabilirsin ama bebekmişim gibi beni devamlı tutup koruma.
- "Beni anlamaya çalış ve anladığını göster bana!" (Daha cümle kuramıyor olabilirim ama bedenimle, ses tonumla ve tek tük kelimelerimle sana bir şey anlatmaya çalışıyorum, dinle beni!) Çünkü artık iletişim kuruyorum ben, kendi isteklerim var ve bunları dile getirmek istiyorum. Her zaman senin dediğin olacak değil, biraz benim bakış açımdan bak olaya, ne yapmak istiyorum anla. Ve anladığında bu isteğime saygı duy, kendi yolumda yürümeme izin ver.
- "Bana seçenek sun" (Haydi yatağa gidiyorsun deme bana, yatmadan önce dişlerini sen mi fırçalarsın, yoksa ben fırçalamana yardım edeyim mi de) Çünkü kimse, çocuklar bile emir almaktan hoşlanmaz, seçenekleri olması insanı özgür kılar, geliştirir.
- "Bana sınır koy" (Benim görevim sınırlarımı zorlamak ve öğrenmek, senin anne olarak görevin beni korumak ve yaşıma uygun gelişimimi desteklemek) Çünkü fazla kollamak kadar fazla gevşek bırakmak da çocuğu istismar eder. Birinde fazla kollanmaktan gelişiminden geri kalır, diğerinde fazla gevşeklikten başına gelmedik dert kalmaz. Dengeyi tutturmak, sınırları belirlemek ebeveynin görevidir.

Konu hakkında daha fazla okumak ve tıfılınıza sınır koymayı öğrenmek isterseniz, buraya ve buraya ve buraya ve buraya tıklayınız. Hepimize hayırlı günler!

11 yorum:

  1. Pek guzel yazmışsın ne yalan söyliyim başardığım nadir şeylerden :) Haa ama fıtratında gevşeklik var bizimkinin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem onun hayırlarına saygı gösterip kabul etmek, hem de genel anlamda davranışlarına sınır koyup aksaklıkları düzeltmeye çalışmak dünyanın en zor işi zaten :D

      Sil
  2. Bloğunuzu yakın zamanda keşfettim ve bütün yazılarınızı hevesle okudum. Benim de 1 yaşında bir kızım var. Mümkün o olduğunca faydalanmaya çalışıyorum yazılarınızdan. Bu güzel bilgi ve tecrübeler için teşekkür ederim:)
    Ayrıca sormak istediğim birşey var aslında size. Ben malesef dışarıdan motivasyon sağlayabilen bi insanım. Kendi kendimi çok zor motive edebiliyorum. Kızım benim gibi olmasın. Dış uyaranlara ödüllere ihtiyaç duymasın istiyorum motive olmak için. Nasıl bir yol izlemeliyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cok tesekkur ederim :) siz bana yorumunuzla motivasyon verdiniz ama sorunuz oyle iki cumleyle yazilacak cevap degil.. bunu genis bir zamanimda ele alsam? kisaca ani yasayabilmek, gecmise ya da gelecege odaklanmadan ve sanirim olumluya odaklanip eksikleri fazla takmamak ilk aklima gelenler..

      Sil
    2. Ne zaman musait olursanız bekliyorum.hatta belki başlı başına bir yazı olarak açıklama gelir:)

      Sil
  3. Bence siz öğrenen anne değil usta bir Öğren-miş anne olmuşsunuz... :) bence serbest bırakın çocukları suyumu dökecekler döksünler,bırakın duvara yazı yazsınlar vs vs... Zamanı gelince Herşeyin nereye nasıl yapılması gerektiğini öğrenecekler nasıl olsa..kaleme kağıt gerektiğinide,Bardağın nasıl taşınacağında vs vs.. Büyüdükleri zaman sularla oynama keyifleri Yada ordan oraya atlama durumları olmıycak...yatağada yatmaya on beş dakika kala beşer dakika aralarla birazdan yatıcaksın uyku saatin geliyor diye hatırlatmalara başlayıp bu şekilde hazırlamak kaçmalarını yada ağlamalarını engelliyor...( bence.test edildi onaylandı)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayyyy utandim, yok canim, hayat ogrenmekle bitmez ki ;)
      yatak zamanini soyleme fikrine cok katiliyorum ama duvar boyama fikri beni korkuttu :)))) bazi sinirlari koymak onemli, sevgiler!

      Sil
  4. #direnmaya :))) çok güzel anlatmışsın bayıldım.uzman gözü tabi.benim tıfılım okadar inatçı ki iki yaş sendromu bizde nasıl olucak bilmiyorum.hep aktivist bir çocuk istemiştim de ne istediğimi bilmiyormuşum meğer:))) benimsediğimiz evebeynlik tarzında çocuğu serbest bırakma,özgüvenini geliştirmesine imkan verme,keşfetme var tabiki zorlama,onu elleme,şurayı karıştırma pek yok.canım ananem ya "montisorey" neymiş ki ben bi bakış attım mı 4çocuk birden anlardı,sus pus otururlardı diyor:)o neymiş öyle heryeri kurcalayan çocuk mu olurmuşmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim kızın doğduğu gün zaten Gezi olayları başlamıştı, 31 mayıs 2013! Başıma gelecekleri anlamamışım ben :D

      Sil
  5. Ceren bizim kuzu da uykuyu reddediyordu ,bir haftadır filan pepenin uykusunun gelip sonra uyuduğu 5 dklik kısmını izletiyoruz valla şeytan kulağına kursun direnmiyor artik ,sen TV izletmiosun ama belki başka birşey gelir aklına etkileyecek ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet izletmiyorum :) Yok benim için çok problem değil, aslında yazıyı da o amaçlı yazmıştım yani sağlığını ve çevre sağlığını tehdit edecek bir şey olmadıktan sonra ben genellikle onun dediğini yapıyorum. Bu yaşta çünkü inatlaşmakla sadece biz kendi sinirimizi bozarız başka da bir şey olmaz :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!