5 Mart 2015 Perşembe

1,5 yaşındaki çocukla Afrika seyahati

Son 3,5 haftadır yine dünya kazan biz kepçe, seyyar aile, bu sefer Afrika'daydık. Amanın, bebekle seyahati bırak, Afrika'ya gittiler! Evet, gittik. Çok şükür dün gece, tüm uzuvlarımız bizimle topyekün ve de sağ salim de geri dönebildik - zira az kalsın dönemiyorduk ama bunu sona saklıyorum, önce güzellikler..

Geçen sene düşman çatlatan Seyşeller seyahatinden ayaklarımız geri geri giderek dönerken "iyi bak iyi, kim bilir bir daha ne zaman geleceksin bu cennete, belki 70 yaşında piyango vurursa" dememin üstünden daha 1 sene geçmişken, yine Seyşeller'de bulduk mu kendimizi! Afrika'dan önce bir hafta yay, yat, yuvarlan; bildiğin cennet işte fazla uzatmayayım (uzatmak isterseniz burdan okuyuverin). Geçen seneden bu yana değişen hiç bir şey olmamış; cennet aynı cennet, turkuaz sular, bembeyaz kumlar vesaire.. Maya durup durup "Şeyşeys" diyor, hala kendine gelemedi çocuk..

Tatilin ikinci ve üçüncü haftasını ise "macera dolu Afrika"ya adadık, gitmeden söylemeyeyim de heyecanlanan okurlardan paparayı yemeyeyim dedim. Biz çocuktan önce eşimle sırtçantalı olarak Güney Afrika'dan Namibya, Zambiya, Malawi ve Tanzanya'yı geçip Zanzibar'a gitmiştik (uzun uzun yazmış hatta bir dergide de yayımlatmıştım bu seyahati). Afrika nedir az çok biliyoruz yani. Yine aynen böyle bir sırt çantalı ve bebek arabalı Afrika turuna düştük yine. Bu sefer tabii bebek olduğu için daha planlı, biraz daha lüks, sadece Güney Afrika'nın kuzey safari bölgesinde ve 2 hafta"cık".


İlk hafta muhteşemdi, "bush" denen tamamen medeniyetten uzak, gece bin çeşit hayvan sesi ve yıldızların altında uyuduğunuz, her tür lüksün olduğu ve dişinizi fırçalarken pencereden 1 mt ilerinizde zebraların geviş getirdiği, zürafaların ağaç dallarını kemirdiği, fillerin meraklı burunlarını sağa sola salladığı, devekuşlarının gakgukladığı ve geceleri bu ahenge kaplan, sırtlan, çakal gibi ast solistlerin de eklendiği o doğa ile iç içe safari kamplarında keyf eylemek ve Maya'nın deyimiyle pisi pisi (kaplan) ve aminals (diğer tüm büyük ve otçul dostlar) izlemek, havuz keyfi, mangal keyfi yapmak ve geceleri de bir yandan diğer seyyahlarla sosyalleşmek, bir yandan Maya'nın mavi kurbağa, kırmızı kertnkele gibi enteresan hayvanları bağrına basmasına engel olmaya çalışmakla ve pek de başaramamakla geçti. İnanınız çocuğu anadan üryan savanaya da saldım, fillerin dibine kadar gitmesine göz de yumdum (kamp alanına girmelerini engelleyen uyduruk çiti aşmayı filler de Maya da akıl edemediler neyse ki), kurbağa dolu havuza iki kolunu birden sokup ellerini afiyetle yaladı da, kampın köpekleriyle altlı üstlü "depişti" de, o güzel kara gözlü kara saçlı bebelerle sarmaş dolaş oynadı da, yani hevesini aldı. Ve tabii bir miktar da mikrop almış bu sırada (şaşırdık mı, hayır). Neyden hangi birinden koruyayım ki, Afrika'ya gelmişiz, Allah'a kalmış işimiz..


Üçüncü hafta Maya'nın huysuzluğuyla başladı. İki eli bileğe kadar ağzında olunca son arka dörtlü dişler geliyor dedim. Ateş 40.6 olunca bu iş pek diş işi değil, anlaşıldı. Bush'un ortasındayız, yol toprak, elektrik gitgel, doktor? Hahahayt. 1 saat uzakta bir köy var, orda bir GP (aile doktoru) var, iyi dediler, tıngır mıngır gittik. Bush doktoru böyle büyücüden bozma kır saçlı bir adam, dört ön dişi de eksik. Dedi ki, "ow, bu babu (Afrikaanca bebek demekmiş) hasta", 37 derecede Maya bademcikleri davul etmeyi başarmış (tabii bu başarıda benim "saldım çayıra, bas börtü böceği bağrına" modeli anneliğimin de rolünü es geçmeyelim). Antibiyotiksiz olmaz dediler, hiiiiç ses etmedim çünkü bademcikler benim çocukluğumun da uzmanlık alanıydı ve sonunda topyekün verdim kurtuldum kendilerini. O yıllarda tıp gevşek don lastiği gibiymiş, doktor bademciklerimi kavanoza koyup bana gösterdiydi de inanamamıştım. Hala aile arasında gevşemiş çilek reçeline "bademcik reçeli" dememiz bundandır..

Ertesi gün başka kampa geçtik ve orda bir derece daha uzman doktora göründük, teşhis tedavi doğru ve devam. 2 gün sonra hiç bir iyileşme olmadığı gibi bir de döküntü başladı çocukta. Bu arada klasik Maya 5 gündür tek lokma yememiş, ipe dönmüş, karnı davul gibi şiş ve gözüne sinek falan konuyor aynen Afrika belgesellerindeki gariban bebeler misali. "Kalk bey böyük şehere gidiyoz" dedim ben o noktada. Bush'tan şehere döndük, hemen bir klinik, en uzmanından bir doktor ve en acısından bir "penisilin grubu antibiyotik alerjisi olasılığı". Zınk yani. Hemen antibiyotik kesildi, mide koruyucu ve alerjiye karşı birşeyler verildi ama yavrumun karın davul gibi, acıdan bas bas bağırıyor. 5 gündür yatakta olup tek lokma yemeyip tek adım da yürümediği için bağırsaklar da durmuş tabii. Gaz sancısının yeni boyutlarını gördük ve kolik günlerinin masajları falan hepsini tekrar yaşadık. Zordu ama yavaş yavaş iyileşti ve son 1 hafta ailecek Johannesburg'un hiçbir yerini göremeden ama odanın her santimetre karesini ezberleyerek, bolca çizgi film ve pışpışla geçirdik. JB terörden ziyade hasta çocukla cehennem gibiydi. Son gün toparladı neyse ki, attık uçağa tam 24 saat uçak yolculuğu sonrası eve döndük (oyh evet bebekle 18 saat uçuş, 6 saat yollar ve aktarmalar, keçiler hala evlerindeler, e madalyam nerde?).

İlk defa bir seyahatten eve döndüğüme seviniyorum, normalde yollar benim memleketim derim.. Siz anlayın yani durumu. Yine de 2/3ü şahane geçen, Maya'nın deli eğlendiği, çok romantik ve keyifli bir seyahat oldu diyebilirim, son haftayı hiiiiç düşünmezsek. Bir daha çocukla seyahat mi, aman aman demiyorum evet evet diyorum! Afrika, hmm bence zor değil, hasta olunca ister Afrikanın böğrü, ister başka ülke. Evet doktora ulaşmak zor olabiliyor ama bir şekilde buluyorsunuz yolunuzu.. Özetle; çocukla Afrika'da seyahat zor olsa da çok keyifli, planınızı detaylı yapın, acil durum önlemlerini alın, aksiliklerde demoralize olmamaya çalışıp keyfini çıkartmaya bakın derim. Hoşbulduk! :)

47 yorum:

  1. Hiç kıskanmadım kiiiii :) Vallahi neresi olduğuna bakmam go diyene coming derim :))
    Geçmiş olsun ama bak dedim bu yazının bir yerinde Maya hasta olacak dedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E gel Münih'e, gelin yani cümbür cemaat, bi kavanoz bala davet! :D
      Mayanın mayasında var zaten.. Olmasaydı şaşırırdım ben de.

      Sil
  2. Hşgeldin, süper bir gezi olmuş belli, Mayacık'a da çoook geçmiş olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzeldi valla :) Eve geldim 2 gün dinlendim ya, yine ayağımın altı kaşındı bak.. Hiç akıllanmıyorum öğrenmiyorum..

      Sil
  3. nedense ben de yazının başında Mayanın hastalığını anladım :)) çok geçmiş olsun. ama bu hastalıklar ilerde bağışıklık sistemini güçlendirecek ve ilkokul döneminde hiç hasta olmayacak ;) daha önemlisi bence, hastalık döneminde çocuğu şımartıp mızmız bi tipe dönüştürmemek...
    böyle gezenti tipleri çok kıskanıyorum ben yaaaa :( koca seçiminde bi hata yaptım sanırım :P
    kaç haftadır yoksun bu kadarcık değildir heralde :)
    hoşgeldin ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım öyledir :) valla ben şımartma taraftarıyım, kucaktan inmedi 5 gün hiç, kolum belim kalmadı valla ama ihtiyacı var dedim :) hakikaten de iyileşince o kendi yavaş yavaş normale dönüyor. ben çocuğun mızmızlığının altında mutlaka bir neden olduğunu düşünüyorum, ya hastadır ya psikolojik açıdan bir açlık vardır..
      bu kadar valla 3 hafta :) yetmez mi, hoşbulduk :D

      Sil
  4. bir de şunu merak ediyorum izninle: bu koca kişisi ne iş yapıyor da bu kadar izin alıyor? gavur (!) memleket izni de mi çok veriyor ki? durmadan bi yere gidiyonuz arkadaş :)
    (ayşe)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşim kendi kendisinin patronu :D Yok ya devamlı dediğin yılda bir kez işte, onun dışındakiler hep uzatılmış haftasonu kaçamakları ya valla bişi değil onlar :D Gezin siz de, valla gözünüzü korkutmayın, azıcık evden uzak olmasa bile insanı çok rahatlatıyor tatil.. Bi pazartesiyi alıp mesela 3 gün tatil bazen yeter de artar bile.. :)

      Sil
  5. Çok şirinsiniz :) Maya, dünyanın dört bir yanından mikroplarla tanıştı şimdiden. Taş gibi bir bağışıklık sistemi olacak ileride :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah öyledir kediciğim.. :)

      Sil
  6. İki çocukla bu yaxıyı tam beş kere açarsk okudum altıncıda yorum yazıyorum :)) hoşgeldiniz geçmiş olsun mayaya :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her sabah yürüyüşte karşılaştığım bir kadın var, bir elinde puset (Mayayla yaşıt), bir kucağında sling, öbür elinde köpek tasması.. Her sabah bu şekilde yürüyor ve ben her sabah kendisine hayran oluyorum (daha cesaret edip tanışamadım ama) tipi falan da aynen sen, sanki aaa geceee, naber desem aa iyidir öğrenen anne diyecek :D

      Sil
    2. Haha ben de görüyorum öyle tipler aslında çok seviyorum bir köpeğimiz olsun istiyorum ama sorunlulukları dert değil yaparım tek endişem tr ye gidince falan yalnız kalacak olması. Tabi çok minik köpek değil istediğim ondan :))

      Sil
    3. bu da dalmaçyalıydı zaten :) valla kız bebelerden çok köpeğin peşinde koşturuyor o da ayrı..

      Sil
  7. merhaba, baston pusetiniz mark2 sanırım. memnun musunuz? bu model 140 derece açıyla yatıyor galiba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bastonumuz Maclaren Quest, çok memnunum, kesinlikle başka önermem. Bakın burda yazmıştım ayrıntılı:http://ogrenenanne.blogspot.com/2014/03/maclaren-bebek-arabas.html

      Sil
  8. Hoşgeldiniz...mükemmel bir tatil olmuş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz, geçmiş olsun ve koccaman bir maşallah sizeee :)) ömrünüz hep böyle coşkuyla geçer inşallah (aksilikler tuz biber artık) ! kendim gezmiş gibi ferahladım inanki, darısı başıma :)

      Sil
    2. hiç korkmayın gidin vildan! :)

      Sil
  9. Aaa gelmissiniz.valla tebrik ediyorum bebekle tatil cesaretlerinizi.yazinin bi yerlerinde maya nin hasta oldugunu yazdigini tahmin ettim valla ne yalan soylim.bu hastaliklar gelecekte maya ya saglikli guclu bir bagisiklik sistemi bonusu olarak geri donecek.deniz fotolariniza cok imrendim buralara da yaz gelse biran evvel.yoklugun da hissediliyordu baya.arayi kapatman lazim yazi bombardimani bekliyoruz valla.tekrar hosgeldiniz ve maya yada gecmisler olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşallah öyle olur tubacım..
      valla ben de münihe döndüm bir karış kar.. buz gibi ay bahar gelsin artık!

      Sil
    2. Derin ne zaman hastalansa yaninda bonus cok inatci direncli yuksek ates.cok korkarim ama bi yandan tek tesellim guclu bir bagisiklik kazanacak olmasi (insallah).ben kucukken cok cok hastalanirdim bende n bir bucuk yas kucuk kardesim de neredeyse hic hastalanmazdi.buyuduk yetiskinlikte tam tersi oldu suan ben neredeyse hic hastalanmam ya da hafif atlatirim.kardesimse yaninda biri öhö yapsa hastalanir.bagisiklikla alakali diye dusunuyorum.buarada tavsiyenle oto koltugu alimini hizlandirdim ve bitane aldim.sonuuuc supeer.sanki bir sihirli degnek degdi kizcegizime.arabada sesi cikmamisken o uzun yolculuklarda bile uyumayan yavrum 10 dk icinde ruya alemlerinde.sagol tavsiye icin

      Sil
    3. Ayyy çok sevindim, güle güle otursun, güzel güzel gezin hep birlikte :)
      Ben de şimdi baktım da tüm yorumlarda neredeyse herkes aynı şeyi demiş, inşallah öyle olur diye umuyorum. Maya çok sık hastalanıyor ve her sefer "ben yine ne yaptım, nasıl bakamadım, nerden hasta ettim" psikolojisine giriyorum ya da daha beteri "bak sen öksürdün geçen hafta bir kez ondan oldu, bak şu yanında hapşırdıydı ondan kaptı, bak boğazını iyi örtmedin parkta üşüdü" diye sağı solu suçluyorum ayh :/

      Sil
  10. "Dükkanı kapattık" yazısını okuyunca heh yine ailecek tatile gittiler diye düşünmüştüm ama bu kadarını da beklemiyordum, Afrika he mi? Hem de Güney Afrika, hem de Joburg... Ben 2013 yazında Münih'e gitmiştim hala onunla ilgili rüyalar görüyorum, oralara gitsem ya delirir ya da hastalanır ölürüm herhalde, şu an kalbim Berlin için atıyor zaten, Afrika'ya daha çoook var :D
    Bu arada Maya'ya geçmiş olsun, büyüdüğünde hiç hasta olmayacak sanırım :) Ailenizle çıkacağınız nice tatillere...

    YanıtlaSil
  11. Ehehe

    Ne sansli bir cocuk Maya!
    Bence de ileride sapasaglam bir bunyesi olacak. Masallah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay herkes aynı şeyi söylüyor ya inşallah öyle olur! :)
      Valla şanslı mı peşimizden sürükleniyor mu gariban bilemedim ama :D

      Sil
  12. Çok da güzel yapmışsınız, hastalanma kısmı kötü ama mikroplarla tanıştıkça çok güçlü bir bağışıklık sistemi olacak.. Bizim de 1 yaş civarında bir transatlantik yolculuk ihtimalimiz var, şimdiden korkusu sardı beni .. Uzun uçak yolculuğu ve pusetle ya da kanguru ile gezme hakkında önerileriniz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 yaş civarı hiiiiiiiç korkma :) Yürümeye başlamadıysa ve emiyorsa hele hiç problem olmuyor ama yine de uçakta oyuncağı aburcuburu ve uykuyu bulunca hiç sorun çıkarmıyorlar tüm o düğmeler insanlar falan çok ilginç geliyor. Sadece kalkış ve inişte emzirmeni ya da çiğneme, yutma hareketi yaptıracak birşeyler vermeni tavsiye ederim kulak için. Puset alamıyorsun içeriye ama kanguruyu mutlaka al derim, seviyorsa takar bol bol dolaşırsın, kemer ikaz ışıkları yanmadıkça :) Hiç endişelenme zor değil.. İyi yolculuklar!

      Sil
    2. Çok teşekkürler, uçağa kanguru alma fikri çok mantıklı, dediklerini yapacağım.. Sevgilerle..

      Sil
  13. Koccaman bir helal olsun diyorum ve ozenerek bakiyorum size. En guzelini yapiyosunuz benim kocam malesef selimiyede bes yildizli otel rahatligini bulamayinca bir gece kalip ertesi gun eve donelim diyen biri:( degil ki sirt cantasiyla yollara dokulsun hele hele cocukla hele hele Afrika wuhuuu coooook uzak bize. Ama gercekten cok isterdim supersiniz bizim yerimize de gezin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz de yapın, Afrika olması şart değil, nere olursa olsun azıcık gezmek, uzaklaşmak çok iyi geliyor insana :) Bazen çok lüks yerler yerine en basit yerler insana en güzel dinlenmeyi sunuyor, o 5 yıldızlı otellerde milletin birbirini eze eze açık büfeye saldırması, kalabalık falan beni de çok geriyor, ben de hemen dönmek istiyorum, bir deneyin bence :)

      Sil
  14. Cerennn ben anne oldum sonunda:) 6 haftalik oldu bebe.. su an onunla tatile çıkmak uzak bir hayal gibi gözüksede idolumsunuz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyyy çok sevindiiiiiiim, güle güle büyüt Ahu, güzel günlerini gör! :)

      Sil
  15. Bayıldım seyahatinize! Bizim 2 numara ayaklansın, aşıları tamamlansın da gidelim diyorum. Kaldığınız yerleri öneriyorsan isimlerini veya nereden nasıl bulduğunuzu da yazar mısın?
    Maya'ya çok geçmiş olsun. Lakin çocukların tatilde hastalanması onlarla seyahat etmenin fıtratında var :) Neyse oranın mikroplarına da bağışıklık kazandı...
    Sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu an hepimiz yeniden hastayız, yatak döşek yatıyoruz :P Bu sefer de eve dönme hastalığı işte klasik oyh.
      Aşılar önemli evet ama bu aşı yaptırmayangiller var ya (nefretle anıyorum ben o tipleri çünkü yine kabak bizlerin başına patlıyor sayelerinde) onlardan biriyle bu sene Hindistan'da karşılaşmış bir arkadaşım. 2 çocuk büyüğü 2,5 yaşında, musluk suyu içer, yollarda yuvarlanır ayh yok o kadar da değil ama işte bazısı çok rahat bu konularda (bişey de olmuyor ayol o çocuklara).
      Afrika konusunda çok önerim var, ben booking.com'un en değerli üyesiyim galiba :D çok öneririm. Air B&B de iyi ama iptal şartları ağır, biz çocukla seyahat ederken mutlaka en az hasarla iptal edebilme şartına bakıyoruz öncelikle. Pretoria'da Opikopi Guest House, JB'da Arum Place, Waterberg'de Olievenhuitsrus ve Olievenfontein Game Reserve, Suncity'de valla paranıza kıyın The Palace hahaha ya da kıymayın Cabanas. Hepsini öneririm çok :)

      Sil
    2. Tamam hepsini not alıyorum :) Teşekkürler...
      Aşıya karşı değil, hastalığa karşıyım. Her sene grip aşısı bile olurum (hattta yaşı tuttu, oğluma da yaptırıyorum artık).
      İptal edebilme şansı iyiymiş, ben ateşler içinde yanan çocuğu Antalya'da otele götürmüş, havuza sokmuş akşam çocuk diskosunda oynatmış sonra da sabaha kadar ateşten öksürükten uyumayınca hakettiğimi bulmuştum. Ne yapalım ama 1 yaşından sonra her uçağa bindiğimizde hastalandı. Gitmeyelim mi? :)
      Hepinize geçmiş olsun!

      Sil
    3. İdolümsün. Gidelim valla gidelim ama hastayken bile bile lades oluyor, o noktada durmak lazım ama işte dediğin gibi bazen de hasta değillermiş gibi oluyor, tam gidiyorsun, uçaktan iniyorsun, otele geçtiğin anda hop ateş tavanda..
      Uçaklar ve havaalanları tabii çok farklı mikrobun da seyahat ettiği yerler, nasıl da hepsini hop diye kapıyorlar! Bir de tabii klimalar olayı var ki hiç girme, onlardan ben de aşırı rahatsızım. THY iç kliması en sıcak havayolu şirketiymiş, biz türkler çok üşürüz ya :D

      Sil
  16. Hoşgeldinizzz:)ya aslında iki gün önce okudum sonra diş çıkarma sancıları tuttu oğlanın oylede devam edıyor suan..gecmıs olsun sızede maya hercesıt mıkroptan bagısıklık kazanıo masallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldukkk valla yine hastayız topluca nasıl bağışıklık kazanma bu bilemedim ama hadi inşallah dediğiniz gibi olsun :) Kuzuya da dişlerden yana bol şans!

      Sil
  17. çok güzel fotoğraflar. Şahane bir tatil tebrik ederim. Hastalık kısmı tabi üzücü ve sıkıcı olmuş geçmiş olsun...Bir çok konuda kendime çok yakın bulduğumdan sıkı takip ediyorum seni ama bu tatil konusu çok fena yahu. ters yönlere koşalım mükünse. ama aşacağım niyet var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D tatil iyidir, valla insan çıkmadan kıymetini anlayamıyor, afrika olmasa da yakın çevrede iki gün bile değer! niyet olsun gerçek :)

      Sil
  18. aftrika harika...benim de böyle bir fikrim var ama hangi otelden rezervasyon yaptırdınız ve sakıncası olmazsa bu tatil size kaça mal oldu?merak ettiğim konular..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oteller için ben hep booking.com ve tripadvisor'u kullanıyorum. uçaklar için kayak.com ve 2,5 haftalık bir seyahat 3 kişi uçaklar, oteller, konaklama yemeiçme araba kirası ve aklınıza gelen diğer herşey içinde 2500euro oldu (sadece afrikayı yazdım, diğer hafta seyşellerdi)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!