12 Mart 2015 Perşembe

Dövmek, sövmek yerine sakin kalabilmek

Bir önceki yazımda anlattığım gibi, benimki de dahil tüm tıfıllar bu günlerde yaşları, nöropsikolojik gelişimleri gereği ve oyun grubundaki diğer çocukları izleyerek sosyal ve asosyal davranışları öğrenmeye başladıkları için, "2 yaş krizi" diye de bilinen, kendilerini yerden yere atıp tutturmalı bas bas bağırmalı tepinmelere başladılar. Nedenlerini ve çözümlerini bir önceki yazımda ele almıştım.

Bu yazımda ise çocuktan gelen öfke nöbetlerine karşı, anne baba veya bakıcının olumsuz düşünce ve tepkilerini nasıl kontrol altında tutabileceğini ele alacağım.

Gittiğim oyun gruplarından birinde ikizleri olan bir anne var ve oğlan olan çok agresif. Kadını tekmeliyor, ısırıyor, diğer çocuklara karşı da saldırgan. Fakat dikkat ediyorum kadını ne zaman ısırsa kadın çok ciddi tepkiler veriyor, bağırıyor ve çocuğu 30cm'den kucağından yere fırlattığına dahi şahit oldum! Çocuğa fiziksel zarar gelecek bir davranış değildi dolayısıyla direkt uyarılacak, toplumsal bazda önlem alınacak bir durum da yoktu ama psikolojik anlamda çocuğa çok zararı olduğu da kesin. Üstelik bir de kız olan ikizine sarılıp "bak o beni hiç ısırmıyor" demez mi! Ben kendim utandım ve üzüldüm bu kadın adına.. Zavallı minikler.. Buradaki genel anlayış bu tip öfkeli, saldırgan çocukların ailelerine de karış(a)mamak yönünde. Yani parkta falan bir çocuk gelip başka çocuğa vurduğunda ya da bir oyuncak için kavga edildiğinde anneler genellikle hiç karışmıyorlar. Çocukların problemi kendi aralarında çözmeleri esasmış.. Ben tabii ki biri çocuğuma zarar verecek olsa hiç durmam kaplan kesilirim ama oyuncak kavgaları, oyun sırasında zorbalık gibi durumlarda ben de çocukların kendi aralarına girmeme, müdahale etmeme yanlısıyım. Hayatta her zaman anne olmayacak yanında (bizim kültürde belki de bu nedenle "dayısı olan yaşadı" anlayışı bu kadar baskın). Ama dediğim gibi, fiziksel, sosyal ve psikolojik zarar görme / verme noktasına gelmemeli, getirilmemeli bu iş, yoksa müsamahakarlık değil, çocuk istismarı olur. Kıssadan hisse: Ne ekersen onu biçiyorsun çocuk yetiştirirken...

Maya henüz öfkesini ısırma, vurma, itme gibi dışa vurum davranışlarıyla göstermedi ama olabilir de, ben bundan korkmuyorum ve sakin halimi koruyabildiğim sürece, bir şekilde bunların da kontrolünü sağlayacağımı biliyorum. Dediğim gibi, işin sırrı çocuğun negatif duyguları olduğunu kabul etmek ve bunları ölçülü ve kabul edilebilir şekillerde yaşamasına izin vermek. Bu duyguları ona açıklarsanız (evet şu an sinirlisin, o nedenle yere yatıp tepiniyorsun ama birazdan sakinleştiğinde ben yanında olacağım ve izin verirsen sana sarılıp sakinleşmene yardım edeceğim) ve doğru davranış kalıplarını sabırla, tutarlılıkla ve kendi olumsuz duygularınızın öne geçmesine izin vermeden öğretirseniz; bu yaş dönemi için çok normal olan bu "anormal" davranışlar da zamanla yerini doğru davranışlara bırakıyor. Klinikte çalıştığım davranım problemli çocukların tamamında böyle oldu bu.

Fakat her zaman sakinliğimi korumam söz konusu olmuyor tabii. Mesela dün akşam eve gelen eşim beni kendimi mutfağa kapatmış hüngür hüngür ağlarken, Maya'yı da mutfak kapısını yumruklayarak "mamaağğğ" diye yarı çıldırmış halde böğürürken buldu. Aslında bu durum sadece 2 dakikadır sürüyordu ve öncesinde ben onun nedensiz huysuzluğuna, 19374637 hayır'ına sakin ve mantıklı cevaplar vermeye, onu kucağıma alıp sakinleştirmeye, sarılmaya, tekmelerine itmelerine rağmen öpmeye, kafasına taktığı şeyden (ucu sipsivri bıçakla elma kesmek, olacak iş değil tabii ki) dikkatini başka bir şeye yöneltmeye çalışmış, hatta yemeyeceğim halde 3 adet elmayı ona izleterek kendim kesmiş, ziyan etmiş ve yaptığım ve dediğim hiç bir şeyden sonuç alamadığım ve artık öfkelendiğimi hissettiğim anda "Maya şu an çok sinirliyim, lütfen bana 2 dakika ver, mutfağa gidiyorum ve birazdan yanına geleceğim" diyip kendimi mutfağa kitlemiştim. Ama tabii sonuç Maya'yı iyice sinirlendirdi, korkuttu ve babası geldiğinde dahi sakinleşemedi. O noktada ne yapabilirdim bilmiyorum, büyük ihtimalle gerçekten 2 dakika boyunca ağlayıp, anneliğimin berbatlığı üzerine kendimi yiyip, sonunda da rahatlayıp sinirim geçtiğinde kapıyı açıp Maya'yı sakinleştirmeye çalışmaya devam ederdim ve genellikle 30 dakikadan uzun sürmediği için bu krizler, sonunda ikimizde rahatlar, sarmaş dolaş kuzu sarması halde hayatımıza devam ederdik.. Ya da o bıçağı alır bileklerimi keser huzura kavuşur, cenazeden birkaç ay sonra da kocam benden daha genç ve sarışın ve süper anne bir Helga bulur, herkes mutlu olur rahatlardı. Bilemiyorum..

Ama doğru davranış şu; dövmeden, sövmeden, ona ya da kendinize fiziksel, psikolojik zarar vermeden sakin kalabilmek. Bunu da şu şekilde başarırsınız:

1. Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi; bu size karşı planlı bir öfke değil, bir nöropsikolojik gelişim dönemi ve her dönem gibi bu da yaşanacak ve geçecek. O nedenle, çocuğunuzu değiştiremiyorsanız, çocuğunuza bakışınızı değiştirin. Bu sayede en azından kendi öfkenizi ve olumsuz duygularınızı kontrol altına alabilirsiniz. Unutmayın, öfke öfkeyi doğurur, sakin kalabilmekse çocuğunuza nasıl doğru davranacağını öğretir.

2. Günlük stresinizi azaltın, kendinize ve tek başınıza yapmaktan hoşlandığınız şeylere zaman ayırın. Bu sayede olaylara daha sakin bakabilir, kontrolü daha kolay sağlayabilirsiniz.

3. Sınırları ve kuralları kriz anında değil önceden koyun ve tutarlı olun. Çocukla anlayabileceği, kısa ve net kelimelerle konuşun, konuyu uzatmayın. Sakin bir ses tonu, suçlayıcı (işte hep böyle ağlarsın zaten!) ya da işi şakaya vuran (evet onları yere at, çünkü ben senin totonu toplamayı çok seviyorum) ya da tehdit içeren (işte böyle ağla da ben de seni bırakıp gezmeye tek başıma gideyim) cümlelerden kaçının. Bunlar ve "ceza olasılığı" sadece olayı daha da alevlendirmeye yarar.

Tüm bunlara rağmen öfkenizin arttığını ve önüne geçemediğinizi, çocuğa bir fıske vurmaya ya da küfretmeye doğru yaklaştığınızı hissederseniz:

1. Öfkelenmek normal bir duygudur. Fakat siz öfkenizi kontrol edemez, çocuğa bağırır, vurur ya da küfrederseniz; bunun tek getirisi, öfkeniz geçtiğinde sizin kendinizi "kötü anne" hissetmeniz, suçlamanız ve çocuğun da kendini umutsuz, kafası karışmış ve daha da öfkeli hissetmesi olur. Bu bir kısırdöngüdür ve kırılması gerekir.

2. Öfke kontrolünün ilk basamağı öfkelendiğinizi anlamaktır. Bunun için vücudunuzun  verdiği sinyalleri dinleyin. Terleme, artan nabız, ellerinizin titremesi bunlardan birkaçıdır. Öfke geliyorsa, hemen durun, ne yapıyorsanız bırakın ve derin nefes alıp vermeye, içinizden sayı saymaya, şarkı söylemeye, sevdiğiniz bir şiiri okumaya ya da sevdiğiniz bir tatilin detaylarını hatırlamaya yani kendi dikkatinizi başka yöne çevirmeye çalışın ya da başarabiliyorsanız "öfkelendiğinizi" dile getirin (şu an oldukça sinirliyim, fakat seninle sakin bir şekilde konuşmaya çalışıyorum, eğer sen de bağırmadan, ağlamadan sakin bir şekilde konuşursan, ne istediğini anlayabilirim - gibi).

3. Eğer sakin kalamayacak hatta konuşamayacak kadar öfkeliyseniz, o zaman çocuğun kendine ve çevresine zarar vermeyeceğinden emin olmak kaydıyla lütfen bulunduğu ortamdan kendinizi uzaklaştırın, bu yaştaki çocuğa "time out" (odasına yollamak, yaşı kadar dakika süresince izole etmek) türü bir ceza vermek yerine, kendinizi durumun dışına çıkarmak daha olumlu sonuç verir. Kendinizi uzaklaştırdığınız yerde derin nefes alıp vermek, nefes aldığınızda yumruklarınızı sıkıp verdiğinizde açmak ya da yerinizde hoplamak, bir kaç defa ayaklarınızı karnınıza doğru kaldırıp indirmek gibi fiziksel egzersizler ve teknikler de öfkenizi kontrol altına almanıza yardımcı olur. Eğer kendinizi başka bir ortama atamıyorsanız, çocuktan ayrılmanız söz konusu da değilse (örneğin marketteyseniz), kendinizi zihnen ayrı bir ortama atmaya, örneğin mutlu olduğunuz bir mekanı düşünmeye ve içinizden "ben elimden gelenin en iyisini yapıyorum", "ben iyi bir anneyim", "şu anda çok öfkeli olsak da birazdan bu kriz anı geçecek" diyerek rahatlatmaya çalışın.

4. Bir günlük tutun; bu günlüğe günü, saati ve çocuğunuzun ve kendinizin hangi ortam ve davranışlar karşısında öfkelendiğini, durumu nasıl kontrol altına alabildiğinizi ya da alamadıysanız nasıl bir davranışa başvurduğunuzu ve bunun size kendinizi nasıl hissettirdiğini ve çocuğun öfke kontrolüne nasıl bir getirisi olduğunu yazın. 1 hafta sonra, sakin bir zamanınızda bu günlüğü okumak ve anlamaya çalışmak çok yararlı olacaktır.

5. Öfke nöbetleri sık tekrarlanıyorsa, kendinizi çaresiz ve çözümsüz hissediyorsanız, lütfen bir uzmana başvurarak yardım alın.

Annenin kendisindeki öfke yönetimi ve bunun çocuklara yansıması hakkında, duruma farklı yönden bakan bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

34 yorum:

  1. Çok faydalı bir yazı olmuş.
    Bugüne kadar gizli takip edenlerdendim.
    elinize sağlık demek istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben teşekkür ederim ama sessiz kalmayın bundan sonra ;)

      Sil
  2. Çok teşekkürler Ceren. Gerçekten çok aydınlatıcı oldu. Emeğine sağlık. Işık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) onlar ikiyse biz daha ikiyiz ayol!

      Sil
    2. Aynen bizim kız zaten tıyıldaktı şimdi adı konmuş oldu. Biz de zaten antremanlıydık. Sakin bebeklerin anneleri daha çok zorlanıyor sanırım 2 yaş sendromunda.

      Sil
    3. hahaha evet ya, yaşasın kötülük ama valla kıs kıs gülüyorum ben, oh be, sonunda aynı paydada buluştuk hatta biz idmanlı olduğumuzdan o paydada dans ediyoruz şu an :D

      Sil
  3. Oooooooo Ceren!
    Yazıya teşekkürler. Beklediğimden zor bir süreç imiş.
    Ne zor bir iş şu annelik!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) öncekini sildim büyüyünce okur falan :P evet zor valla :/

      Sil
  4. EFT de çok etkili oluyor. 4-5 sene evvel 5 seanslık bir hipnoz maceram olmuştu (bknz: http://www.drbulenturan.com/ ). oranın bana halen kullandığım bir getirisidir EFT. parmaklara dokunarak telkinler vermek öfkemin dinmesine yardımcı oluyor. bence devlet annelere çeşitli psikolojik destekler sağlamalı :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dil çıkarmışsın ama gerçekten ihtiyaç bu :) Evet EFT özellikle endişeler ve öfke için bazı insanlarda iyi sonuç veren bir teknik, teşekkürler hatırlatma için.

      Sil
  5. Eşim kendi işini kuruyor biraz stresli bi dönemden geçiyoruz ki oğlan zati sinirli bi bebe,ben ilk defa ağlama krizi geçirdim artık:(oda üzüldü geldi yanağını uzatıyo opeyım diye dahada kotu hıssettım çünkü çocuguma oyle bi an yasatmak istemezdim.ama sonuçta mukemmel hayatlar yasamıyoruz ve nekadar kontrol etmeye calıssamda ofkelenebiliyorum cunku sabrımın sınırlarını zorladıgı oluyor..dr.harvy karpın kıtabını aldım yenı onu okuyorum bakalım bagırmama diyetınde ne kadar basarılı olabilicem..japonca sövmede ıyımış ya:)))bnde boşnakça bi iki bişi soyluom hatta bazen eşime bile:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötü hissetmeni anlıyorum ama inan bana yanlış çünkü çocuklar yine bize bakarak öfke ve endişeyle nasıl başa çıkacaklarını öğreniyorlar ve duyguları yaşamak ve göstermek de bunun bir parçası.. Boşnakça hele en güzeli, öfken geçince bir de börek ohhhh (ya benim aklım da midemde hep)

      Sil
    2. Burek o:) yumm yummm..yapıom zati kendimi yemeye vurdum allahtan kilo almıyorum ama suger free ye baslıyorum bakalım bı hafta kaldı gerıde 21gunu atlatırsam tamamdır

      Sil
    3. ya ben de her pazartesi niyetleniyorum.. beraber başlayalım mı motivasyon olur belki? mail atsana bana, 21 gün neye kaldı anlamadım bu arada

      Sil
  6. İki yazıyı da okudum kalemine sağlık :) şu iki yaş sendromunu atlattık sanırım şimdi üç yaş geliyor eyvah eyvah :) neyse benim demek istediğim birsey vardı. Hani öfkeliyken, anne şu annçok öfkeli şöyle böyle ... diye birseyler söylememiz tavsiye ediliyor ya yaşadığım krizleri düşününce bunun pek bir işe yaramadığını düşünüyorum ben. Pek yaptım denemez doğrusu. Çünkü çocuk direttiği şeye o kadar çok kanalize olmuş oluyor ki ne annenin söylediği umrunda, ne dinliyor ne anlıyor, sanki tüm duyuları kapanmış gibi. Bu durumda ağlaması geçene kadar ilişmemek en kolayı. Bazen sarılmak falan da diyorlar ama ne sarılması istemiyor genelde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet, öfke sırasında dokundurtmuyorlar kendilerine, anca bir şekilde boşalacaklar ondan sonra zaten sakinleşiyorlar gelip kendileri sırnaşıyor hehehehe yalnız bu ara maya çok fena bir huy geliştirdi, uykudan uyanınca normalde çok neşeli olurdu şimdi çok sinirli oluyor ve illa ki kucak istiyor, bu ara günün belki 2-3 saati kucakta taşınıyor hanfendi. hastalıkta 5 gün boyunca ayağını yere basmadı ya, ondan alıştı, şimdi ne zaman kendini kötü hissetse kucak.. valla bel boyun artık umursamıyorum kucağa alıyorum (bir ağlama krizi daha yaşamaktansa, beyaz bayrak!) ama zayıf da olsa valla zorluyor ya...

      Sil
    2. Oy oy çok iyi anlıyorum doğuracak halde bile kucağımda taşıdım ben kızı tam 9 ay hiç sakınma şansım olmadı

      Sil
    3. Aaa bir de öğle uykuları geri geldi galiba

      Sil
    4. geldi geldi :) çok şükür.. ve de aman maşallah diyeyim, geri gitmesin yoksa yandık. bazen 15dk uyuyup uyandığı da oluyor tabii o günler ben pert, saç baş dağılmış halde :D

      Sil
  7. Tabiki her çocuk zor geçirmez ama şiddetli olduğu durumlarda bence derhal bir pedagoga başvurulmalı. Annelerde bir süre sonra kafalarına huni geçirme durumlarına gelebiliyorlar :) o yüzden hiç fantazi yapmaya gerek yok :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya da kendini bir psikologa atıp rahatlama tekniklerini falan öğrenmeli (kendime de müşteri yaptım şipşak)

      Sil
    2. Hahahah :)) olabilitesi var :)

      Sil
  8. Ben sakin kalmaya çalışırken çok yoruluyorum,sabahtan aksama peşinden kossam o kadar yorulmam ;) o ağlama cirlama, sesi hem acıma,hem sinirlenmenin ortasında bir oraya bir buraya savruluyorum,bir yanim al sarıl diyor diğer yanim ,tut kolundan at camdan aşağıya diyor ama ikisinide yapmıyorum tabi yaşlandim ayol ;) millet terrible two ile cebelkesirken ,bütün o sinir harbinin içinde yine de dağa rahatiz eskiye oranla, yani anlatabiliyormuyum geçirdiğim terrible two years i ;) ahahaha Doğal anne not: google hesabimi yanlışlıkla sildim bloğa faceden devam ediyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah terrible two değil terrible two years :D çok doğru valla

      Sil
  9. şimdi genel şikayetler "beni kurdutuyor" noktasındayken biz bir de 21 aylık evladımızdan şiddet görüyoruz :)
    2 kez dudağımı patlattı, 3-4 kez işe gözüm mor gittim. kafama koca koca oyuncaklrını fırlatıyor.
    bildiğin çocuk bana kafa-göz dalıyor. ama SEVGİSİNDEN!
    sadece bana yapıyor, babaya filan da bulaşmıyor. canımı yakmak için değil, beni sevmek için geliyor ve dişlerini sıkarak bi kafa atıyor.
    hiçbir şekilde şiddete maruz bırakmıyoruz ama ne biliyim çocuk böyle
    ben de onu öyle kabul edicem ama iş arkadaşlarımın da içten içe eşimden şiddet gördüğümü düşündüğünün farkındayım :)) bunun yanında çok da canım yanıyor.
    ama bir kere elmacık kemiğime öyle bir kafa attı ki gözüm karardı ve elimi yüzüme kapatıp ağlamaya başladım. o kadar üzüldü ki tombalak hemen gelip öptü. o gece hep orayı öperek uyudu sıpam :)
    kızamıyo da insan ama böyle alışsın da istemiyoeum yani..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgisinden! :D eli ağır yavrunun desene, bu durumda sen refleksleri geliştirip hop sağa kaç hop kafayı aşağı şek falan yapıcaksın.
      evlat şiddetine hayır :D

      Sil
  10. Yalnız değilmişim dediğim bir yazı... teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  11. kendini çol eleştirdiğim bir konu bu. sakinim sakinim dedikçe birden aniden patlıyorum sesim yükseliyor ya bağırıyorum ya da küfrediyorum kötü bi söz çıkıyor ağzımdan bi daha asla dememe rağmen hala arada oluyor. sabah kahvaltı yapıyoruz ne zaman ben yemeye başlasam kolum sürekli çekiştirilip meme meme meme şarkısı başlıyor. yemek yememe gıcık hatun. işe gitmesem zaman sorunu olmasa ok. kendine yedircem diye zati kırk çeşit laf döküyorum . işte o memememe şarkıları bazen kavgayla sonuçlanıyor. en son fırının sapını ısırıyoordu eşyaları fırlattı ellerini beni çok güldüren bi şekilde kapılara dolaplara vuruyor yerlere yatıyor. çok şirin aslında ve hep bi şekilde memeye ulaşıyor kıyamıyorum. sonrada madem verecen neden kızdırdın çocuğu diye daha çok sinir oluyorum üff ne bileyim işte dışardan berbat görünüyordur eminim. çok sakin güleryüzlü kuzuma bi 2 yaş da neler yapıyorum demekki zor bi çocuk olsa ben bir canavar anne olucakmışım. allah dağına göre kış veriyo işte. bu arada ceren seni ancak anlayabiliyorum lğtfen kusura bakma :) sana daha çok destek olmalıymışım :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay kuzu yaa, sonuçta istediğine ulaşıyor desene.. Özden merak etme memeyi bırakınca bazı şeyler çok rahatlıyor, daha bireysel olabiliyor, zamana bırak yani..

      Sil
    2. bi teselli oldu inan. çünkü ne zaman yemek bulaşık ev işiyle uğraşsam arkamda mıyk mıyk mıyk. o anlarda mesela su istiyor da olabiliyor o anda içime resmen bir ferahlık bombası düşüyor. yeterki makul istekleri olsun genelde ilgi görmediği için mızıldanma ve arkasından meme. hatta geçengün dolabın üstünde hasır bir çiçek vardı onu çekti sinirden üstünde altında etrafında kağıtlar mama önlüğü bir kaç şey daha havalandı hoopp yere. bi şaşırdı nasıl yapabildiğine korktuda biraz. hemen toplayıp yerine koymaya çalıştı yavrummm :)) birlikte topladık tam . yine de bu yazı iyi geldi teşekkürler

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!