24 Nisan 2015 Cuma

Acıların bebeğiyiiim

Bu yandaki bebeği Maya'ya geçen ay babası almış. Ama bu bebeğin çektiğini valla pişmiş tavuk çekmedi, a dostlar..

Tabii ki ilk geldiğinde böyle ayağı çıplak üstü başı kabak değildi bu bebek. Baştan aşağıya pembeler içindeydi. Fakat ne oldu, bizim kız hemen ilk iş o pembe giysilerden kurtuldu. Çekiştire çekiştire kıyafetleri çıkartmış, bir köşeye fırlatmış (ki bunu takiben kendi pantolonunu da en olmadık sosyal ortamda çıkarmayı öğrenmiş) tekrar giydirmek ne mümkün "hayır hayır hayır" başlıyor takılmış plak. E bana uyar, donsuz da gezsin isterse de o kenardan sarkan etiket ne öyle derseniz, kestirmedi onu. Daha doğrusu daha önceki oyuncaklardan birinde deneyip akabinde ağlayan Maya'yı susturmak mümkün olmadığı için bu sefer akıllandım hiiiiç aklıma bile getirmedim o koca etiketi. Öyle çekip çekiştirip, hatta sayfa sayfa okuyup duruyor etiketi. Tasarımcı babası kılıklı, marka etiketlerine düşkün (minicik boya tuhaf tuhaf huylar).

Çıplak ve keltoş bebeğin yanında gördüğünüz iğnesiz enjektör ise, bebeğimizin en vazgeçilmez aksesuarı. Anane dedesi gibi doktor mu olacak derseniz, bilemem de, enjektörsüz çıkmıyoruz biz alemlere. Bebek ve enjektör ve biz. O enjektörle Maya'ya kabızlığa karşı 10ml zeytin yağı içiriyorum geceleri, üstüne de doktorun verdiği ve verirken de "bu tamamen doğal olduğu için pek etkisi de olmayabilir ama ilaç vermeden önce bir deneyelim bakalım" dediği (bu acaip memlekette doktorlar bile bu kadar ilaçtan uzak dururken, doğal sağlıkçılar ne alemde varın siz düşünün derim) şuruptan 5ml veriyoruz (midede ne danslar dönüyor ama bağırsaklar bana mısın demiyor iyi mi). Çocuk tabii nasıl travmatize oluyorsa (abarttım tamam, valla kendi açıyor ağzını mazoşist şey) hemen akabinde kendi de bebeğini travmatize ediyor aynı enjektörle (şiddetin kısır döngüsü işte budur).

Böyle tuhaf tuhaf haller içindeyiz. Dedim ki, elalem pembe pembe giyinir güzel güzel evcilik oynar. Sonra aklıma şu geldi; deveye sormuşlar "boynun eğri?" diye, o da demiş "nerem düzgün ki".... Haydi iyi haftasonları...

Güncelleme: Ay asıl diyeceğimi yazmadan çıkmışım. Maya bu bebeğe bir süredir uygulamalı annelik yapıyor ve gözlemlediğim şeylere inanamıyorum, heyecandan, sevinçten delirecek gibi oluyorum. Bizim zilli bu bebeği o kadar dikkatle tutuyor, kulağına eğilip mırıl mırıl konuşuyor, arada "wua wau" diye ağlama sesi çıkarıp sonra burnundan yanaklarından öpüyor, başına cici yapıyor, bazen poposunu kokluyor, gidip kendi pamuğunu, bezlerinden birini alıp bağlamaya çalışıyor, kitap alıp koltuğa oturtup bıcır bıcır bişeyler anlatıyor, öyle şefkatli ki.. Demek ki benim anneliğim de böyle ona karşı :) Sevinçten deliriyorum be dostlar!

14 yorum:

  1. Bu posta uzun uzun yorum yazabilirdim ancak sadece iki kelimeyle hislerimi dile getirmek istiyorum.
    ''Maya'ya BAYILIYORUMM :) '' bu ne tatlılıktır yaa böyle Maşallah :)

    YanıtlaSil
  2. Kardeşimin ayıcıgi da yıllarca şırınga yemekten leş gibi kokar olmuştu. O yıllara geri döndüm. Sağolasın Maya:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D 2 şırınga var, birini ben kullanıyorum diğerini oynaması için veriyorum yoksa içindeki yağı şekeri yıkamak mümkün değil haklısın..

      Sil
    2. Bizimki de yedeğe su doldura doldura yapardı iğneyi, sonra da yete fırlatirdi sinirden:)

      Sil
  3. Bu devirde herbişi travma sebebi şekerim:))Şaka bir yana gördüğünü uyguluyor ya bu sağlıklı bir şeymi değilmi,üstünde kötü bir etkisimi oldu,o yaşlarda nasıl anlaşılıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar travma olayını oyunlarına yansıtırlar, mesela tacize uğrayan çocukta tekrarlayan cinsel oyunlar başlar çünkü bu onların beyinlerinin olayı "tekrarlama, içselleştirme, çözme" yöntemidir. Ayrı şekilde hoşlarına giden şeyleri de tekrar tekrar yaparlar, mesela sen ona yemek yedirirsin, o bebeğine yedirir gibi..
      Bu durumda hangisi geçerli bilmiyorum ama umarım travma değildir :))) Zeytinyağını gece değil sabah vermeye başladım bu arada hani sindirim sabah daha hızlı çalışıyor belki işe yarar diye.. Henüz çözüm alamadık ama bekliyoruz bakalım..

      Sil
  4. Kabızlık için ben de zeytinyağı içiriyorum. Ama şırıngayla değil normal bildiğin :D tatlı kaşığıyla. Kolay yutsun diye tercihen yoğurtla birlikte. Yiyecekleri sıvılıaştırmayı deniyorum.

    Biz zaten hep ishal-kabız döngüsü içerisindeyiz maalesef. Mesela bu ara ishal . Niye diş çıkarıyor. Sonra kabız. Niye? Annesi pataesi-pirinci fazla kaçırmış. Süt içmeye başlamış vsvs.. Hele ilk dişleri çıkarken 1,5-2 ay sürmüştü o ishal. Günde altı yedi kere kıyafet değiştirmekten psikolojim bozulmuştu.

    Ha bir de çok zorlndığı zaman ben poposuna da zeytinyağı sürüyorum. Bir an normal sayıda kakasını yapsın Maya'da artık canım. Aaa :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak yine iş toto ve kaka muhabbetine geldi :D

      Sil
    2. Ama daha fotoğraf çekmedim. Bu da bir başarı değil midir aslında? :p

      Sil
  5. yahu fındık fıstık çok işe yaradı deren de denedin mi hiç ? ayy bi de benim petit de sürekli yemek yediriyor pış pış uyutuyor. bu arada sanki bir uyku arkadaşı buldu yeni ayısı foo. sürekli ayiiiiiii ayiiiii diye çağırıyor. bakalım benim anneliğimi ne zaman taklit edicek. maya ya bayıldım umarım deren de aynı tarzda olur. bebeğine bağırsa mahvolurum ben

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur olur :) Ne görürse onu yapıyor işte.. Yavaş yavaş artık oyun çağına giriyorlar, belli oyunları oluşturup, belli plan dahilinde birlikte oynamaya başladık birkaç aydır, çok keyifli! :) Ama tek sorun; kuralları illa ki o koyacak ve harfi harfine uygulatacak :P

      Sil
  6. Bu yazıya bayıldım bayıldım, anneme de okudum, o da bayıldı, tüylerim diken diken oldu maşallah dedi :) Tabi ki güncellemeye takıldık biz ana kız. İnşallah ben de kızımı sabırla şefkatle sevgiyle güzel güzel büyütürüm, o da bebeklerine yapar aynısını da bu mutluluğu ben de yaşarım. Deli gibi imrendim özendim size, maşallah. Çok sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah sen de daha bile fazlasını yaşarsın Zeynep :) Gerçekten çok güzel bir his insanın davranışlarının olumlu sonucunu başka bir canlıda görmesi.. Biliyorsun bizim ufaklık çok zor büyüdü, çok gözyaşı, delirmenin eşiği vs yaşadık beraber, onun için bu tip anlar benim için çok değerli :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!