7 Nisan 2015 Salı

Başkasının oyuncağını sahiplenme krizi

- Kriz masası buyrun?
- Bizim kız öbür oğlanın arabasını aldı, vermiyo. Oğlan ağlamaya başladı, anası dik dik bakmaya. Kız arabayı kucağına bastırdı, kolunu kat-i surette açmıyo. İmdak!

Bu sıra Maya mülkiyet, konsolidasyon, morotoryum, revalüasyon, yatırım fonları gibi kavramları keşfetti (yok ayol, keşfettiği başkasının ayısını alıp yeterince böğrüne bastırırsa, bir süreliğine o ayının kendinden alınamayacağı oldu). Hal böyle olunca, bana bi terleme geldi tabii.

Almanya'nın huyu güzel, bize yarıyor. Şöyle ki, çocuklar arasındaki sürtüşmelere büyükler katılmıyor burada. Minnoş canavarları bırakıyorlar kozlarını paylaşsınlar, catfight mı edecekler, halat çekme yarışı mı yapacaklar, neyse.. İş tabii yanak tırmalamaya, kıç çimdiklemeye, göz çıkartmaya vardırılmıyor ama işte büyüklerin kıstıkları göz kenarlarından gözlemlenerek, nazik nazik itiştiriliyor bu medeni evropalı çocuklar. Bizim kız pek medeni değil henüz ayrıca tam tersini hedeflediğim halde nasıl oldu bilmiyorum ama dünyanın kendi çevresinde döndüğüne dair paleolitik bir inancı da var. Dolayısıyla, ortamdaki tüm ayılar Maya'nın ayısıdır, nokta. Haliyle baya zorlanıyorum. Almanlar arasında değil çünkü Maya başka bir çocuk kendine ait ayıyı geri talep ettiğinde ağzını mağara gibi açıp, küçük dilini titreştire titreştire bağırdığı için, medeni evropa çocuğu ya korkuyor kaçıyor, ya da amanın başıma bela almayayım bu üçüncü dünya bebesine bulaşıp diyor, kaçıyor. Sonuçta kaçıyor ve Maya ayıyla pazar sevişgenleri..

Gel gör ki, çok kültürlü ortamlarda bu mümkün değil. Çünkü, orada tek Maya benim Maya değil, her çocuk bir Maya, hepimiz Maya'yız. Dolayısıyla, ayının bir kolundan bir Maya, öbür kolundan bir Kaya tutuyor, başlıyor halat çekme yarı finalleri. Artık ayı mı ortadan yırtılacak, tüysiklet Maya mı yere yapışacak, gürbüz ama orantısız güç güç değildir Kaya mı devrilecek, kader.. Çoğunlukla bu halat çekme yarışına Kaya'nın annesi Lara ve etrafa ayıp olmasın, bak çocuğunu hiç tutuyo mu, edepsiz kadın denmesin diye ucundan bir de ben.. Ayh. Sosyal baskı batsın. Zorlanıyorum.

İçimden gelen davranış şudur: "Mayacığım, sevgi böceğim, küçük kelebeğim, bak o senin oyuncağın olmadığı için, o arkadaş, o güzel yüzlü minik kuzu, o tatlı aşk meyvesi senden ayıyı rica ediyor. Kendisine geri verebilir misin lütfen?" diyeceğim ben. Bıcık bıcır konuşuveren Maya "pek tabii anneciğim, yeter ki siz olayı aydınlatın, buyrun saygıdeğer Kaya, ayınız" diyecek ve sadece lavanta kokan totosunu dönüp yürüyüp gidecek. Ha evet.

Gerçekte olan şudur: ben: "Maya, o Kaya'nın ayısı, verir misin lütfen geri?". Maya (Hitler'in ordularına haykırdığı ses tonuyla): "Nein!". Kayanın anası: "Kaya bırakır mısın ayıyı, şimdi!" Maya ve Kaya kanon yaparak: "böaaaaağh". Kayanın anası Mayaya doğru: "küçük o daha öğrenememiş sosyal kuralları". Ben (pasif pasif dikilerek): "ıçtık mavisi."

Olması gereken ise şudur: ben: "Kayanın sevgili annesi, bu yaştaki çocuklar paylaşmayı bilmez daha, o nedenle birine sen ver, diğerine sen isteme demek beyhude davranışlar, geliniz sakin kalalım, bırakalım onları kendi hallerine" Kayanın anası: "hayhay, buyrun bir dilim daha muzlu kek alın Öğrenen Anne". Ben: "oyyhhh muzlu kek, yeaaa". Maya ile Kaya altlı üstlü ayı kavgasında kozlar paylaşılmış, katarsis yaşanmış, ilgi başka yöne kaymış. Mutlu son.

Özetle, ben pek karışmıyorum bu tip kavgalara, Alman kültüründe rahatım çünkü bireyselleşmeye, kişinin kendisini geliştirmesine odaklı bir kültür bu. Fakat gerek Türk, gerek bizim gibi diğer kültürlerde "paylaşmak, sosyal kavim olmak, ben değil biz olmak" gibi kavramlar çok önemli olduğu için, ayrıca anne ya da yetişkinler çocuk dünyalarına karışmaya ve kendilerini hakem gibi görmeye yatkın oldukları için, bakıyorum benim normal dediğim pasifist yaklaşımım "ilgisiz anne"lik ya da "bencil kadın"lık ile bağdaştırılıyor ve sosyal anlamda olumsuz tepkiler çekiyorum. Ya da diğer anne dayanamayıp olaya dahil olduğu için, ya Kaya'ya zorla oyuncak Maya'ya verdiriliyor ve sadece Kaya dışardan müdahale ile haksız yere yenilmişlik hissiyle öfkelenmekle kalmıyor, Maya da "işte bağırdım ve aldım hahahayt" diye hastalıklı bir davranış öğrenmiş oluyor. İki ucu gül kokan değnek..

Siz nasıl davranıyorsunuz, "sosyal fakap" yaşamadan nasıl başa çıkıyorsunuz bu oyuncak kavgalarıyla?

18 yorum:

  1. Sosyal ortama sokmayarak dermişim ama mümkün değil tabi :)) bizde genelde alamayan taraf oluyor kızım almak istediği için ağlıyor ben de diğer çocuğun boş bıraktığı ilk fırsatta kapıp veriyorum :)

    Bu arada gecenlerde eşimin bir arkadaşı ve çocuklarıyla görüştük. Adam türk kadın çek kızları 2,5 yaşında. Bu kız bebekken o kadar usluydu ki doğduğundan beri kendi kendine beşiğinde uyur, sabah uyanınca beşiğindeki oyuncaklarla oynar çıt çıkaröaz, ağlamaz, güler yüzlü bir şirineydi. Tabi annesi çok disiplinli öyle alıştırmış. Geçen gördüğüm bebek ise tam tersi aman allahım kızın içindeki türk genleri ortaya çıkmış kesinlikle durmuyor, laf dinlemiyor, kaçıyor, istemediği birşeyde cırlak bir şekilde ağlıyor ve ben öyle çocuk hiç görmedim bu güne kadar. Ne kız ne erkek. 10 yaş çocuklarının yüksek tırmanışlı oyun alanına daldı tek başına korkmadan şaştım kaldım. Yani bizim çocukların genlerinde var bişey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genetik de var, biz anneler de heyecanlı sabırsızız, ben ne kadar uğraşsam da bazen kendimi koştur koştur yakalıyorum, çocuklara iyi gelmiyor bu :)

      Sil
  2. çocuklu ortama en son girdiğimde sekiz dokuz aylıktı. Diğer bebek de kızımdan bir ay küçüktü. O yavrum sakin sakin önündekilerle oynarken benim ki devamlı onun önünde ki oyuncaklara saldırdı. Açıkçası çocuğun elindekini almasından hoşlanmadım.

    Önünden aldığının yerine hemen diğer bebeğin önüne kızımın önündeki oyuncağı koydum ve anlattım. Bundan sonra ne yapacağız önemli olan o tabi. Genelde avazının çıktığı kadar bağırarak ağladığı için kış aylarında sosyalleşme sıfırlandı.

    Senin için kıstas olma ihtimali yok ama ben yine senden öğrenmeye devam edeceğim. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maya oyuncağı aldığında ben de yerine başkasını koyuyorum ama burda bakıyorum onu yapmıyor anneler.. Ne bileyim ben diğer çocuğa haksızlık olmasın diye ince ince düşünürken aslında belki de yanlış yapıyorum.. Zamanla etkilerini görücez bakalım.. :)

      Sil
  3. çok zordayım bu konuda :(
    bizim oğlan bildiğin kabadayı.. yalnızca bana verir oyuncaklarını. babasına, dedesine bile vermez. ama başka bi çocuğun oyuncağını da alır, NET. hiç bir fani karşısında direnemez. bağrış çağrış da yok. elinden çeker, alamazsa bildiğin kafa atar. hatta geçen gün uyutmaya çalışırken koca kafasıyla burnumu kanattı...
    yani o kadar ki şu 2 yaş sendromu bitene kadar -10 yaşında filan bitiyor sanırım :)- çocuklu kimseyle bir araya gelmek istemiyorum. tamam alışması lazım filan ama yok yani

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Kaçınma, sen kaçındıkça daha zorlşır bence.. Sen çevrede olmayınca nasıl davranıyormuş biliyor musun, geçen gün benim kayınvalidem kahvaltıya geldi, Mayanın davranışları karşısında şok geçirdiler ve "ama bizimle hiç böyle değil, çok uyumlu, kurallara hep uyuyor, sakin" dediler! Bildiğin sosyal cambaz bunlar, o nedenle sen yokken senden güç alamayacağını anlayınca çocuklarla çok uyumlu sakin olabilir yani ;)

      Sil
    2. öyle tabi orası kesin, dertleri analarıyla :) babasına bile öyle yapmıyor. ama paylaşım konusunda tavrımız budur :)
      oyun grubuna gidiyoruz. ilk başta ben panik yapıyordum birine zarar verecek diye. öğretmen siz rahat olun zamanla alışacak dedi.
      2. gidişimizde bizden yaka silkmeye başladı ve "lütfen çocuğunuza müdahale edin" dedi.. :)

      Sil
    3. ne biçim örtmenmiş canım o aaa... ;)

      Sil
  4. Dun akşam geldık annemlerden eşim sehırdısına cıkınca bızde dede-nıne evınde 4 gun tatıl (!) yaptık.ılk defa oyuncak savasları ıle karsılasınca napıcam bılemedım birde karsısındakı cocuk 3yasındaydı.o da anlamıyor ama daha guclu ıteklıyor falan.ben pek karısmayı sevmem annem hep kızdı gıt mudehale et cocugunla ılgılen dıye ama kendı basına bır gusel hallettı:)oğlan oyun oynarken bıtene kdr bekleyıp legosunun ustune oturdu parcaladı..oyuncaklarını alıp kactı annemın kucagına sakladı:)ama kendısıne dokunulmadıgı surece birsey yapmadıgını fark ettım sadece elinden alındıgında kriz gecırıyor,bagırıp yerlere atıyor kendını oğlanı ıteklıyor.yalnız eve cıkıyoruz tekrar onun yanına ınmek için can atıyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aşk ve nefret ilişkisi :D anane de kıyamamış ama tornuna!

      Sil
  5. Henüz böyle bir kavga ya da paylaşamama durumu ile karşılaşmadım Ceren. 12 aylık oğlum. Herhangi bir ortamda diğer çocuklarla karşılaştığında , karşısındakinin elindekinden almaktan ziyade kendi oyuncaklarını koruma altına alıp etrafı gözlemliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha küçük ;) Maya da diğer çocuklardan bu ay öğrendi bu yeni huyunu valla şeytan diyor tek başına büyütmek lazım bu veletleri, melek gibiler diğer çocukları görmeyince :P

      Sil
  6. Ha ha ha, aklıma Bilgiç iki yaşlarındayken sahilde başka bir çocuğun oyuncaklarıyla oynadığı zaman geldi. Bizimki güzel güzel oynarken, çocuk gelip istedi oyuncakları en sonunda. Ne denir bu surumda, ben istiyorum, vermem benim falan di mi.Hâlâ aile içinde kullandığımız repliği söyledi bizim maymun.

    -İstemiyusun, istemiyusuun:-)

    Direk bilinçaltına:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha çok iyiymiş, çocuk temelden çalışıyor, çok başarılı olur valla bu teknikle

      Sil
  7. Bu konuda bir davranış listesi yazarsan pek makbule geçer Öğrenenannecim:)

    Bizim üzüm kız genelde elindeki oyuncağı kaptırıp ağzı açık bakan taraf oluyor. Kendi oyuncağını başkasında görüp hoşuna gitmediğinde ise eliyle böğrüne vurarak Neyney Neyney (kendi dilinde Nehir) diye bağırıp oyuncağın ona ait olduğunu haykırıyor. Ancak daha iki gün önce sürekli elindekini çığlık atarak kapan bir arkadaşından çığlık atmayı öğrendi ve sonunda aynı arkadaşı oyuncağını almak için kendisine doğru gelirken gördüğünde kulakları delen bir çığlıkla bebiyi kaçırtıp oyuncağını korumayı başardı. Yani sosyallik başa bela. Başarı tanımı çetrefilli!!!

    Bir de benim gözlemim Türk analarının genel olarak çığlık atan, oyuncağı karşısındaki bebiden kapan bebilerden gizli bir memnuniyet duyduğu yönünde. Sanırsın ki dünyanın en iyi şirketindeki en iyi pozisyonu bu bebiler kaptı! Annelerin gururlu gözleri tam da öylesine parlak!
    Öperimm.
    Ç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay o çığlık çok fena, bu tip durumlarda çocuğu diğer çocuklardan böyle upuzak tutup asosyal edesim geliyor. Bakma evladım ona, öğrenme öyle huyları :))) Ama baksana işe de yaramış oyuncağını korumuş, şimdi bir de hangi ortamda öyle davranacağını öğrendi mi tamamdır..
      Ya o gurur hali zaten bazı annelerde çok ters çalışıyor, asıl gurur duyacakları şeylere de eziklik demiyorlar mı! Bir de derler vur ensesine al lokmasını yapacaksın çocuğu, o vurursa sen ona daha vur falan ayyy hiç benlik de değil bu şeyler o nedenle seni anlıyorum.. Böyle böyle acaba çocuklarımızı gerçek dünyadaki saldırgan tiplerin önüne mi atıyoruz bazen düşünmüyor değilim ama efendi olan sonunda illa ki kazanır bence...

      Sil
  8. Benim kelebeğim de 'O benim' diye basbas bağırıp,alıp oyuncağı bağrına basıyor, vermek istemiyor,eve bile götürmek istiyor. Böyle değildi ama son 2 aydır böyle malesef...Konuşarak sakinleştirmeye,bıraktırmaya,o oyuncağın bizim olmadığını anlatmaya çalışıyorum.Ama nafile...Nihayetinde çocuk bütün oyuncakların kendisinin olmasını istemesi çok normal,neyse inşallah bu dönemi de atlatacağız. :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!