31 Mayıs 2015 Pazar

0-2 yaş kitap önerisi

"Zengin ile fakir arasındaki farkı kapatan okumaktır" diye bir söz vardır, bilmem duydunuz mu? Bir anlamda katılıyorum bu söze çünkü okumak, genel anlamıyla iyi bir eğitim alabilme şansı, buna bağlı olarak kişinin kendini geliştirebilmesi ve içinden çıktığı kabuğu kırıp özgürce kendi adımlarını atabilmesi, toplumsal sınıf farkını en azından yetişkinlik döneminde bir nebze olsun kapatıyor. Ama ben asla "okuma"ya kişisel gelişim anlamında bakamadım, bence okumak bir zevktir, bir alışkanlıktır, bir rahatlamadır. Kitaplar içinde bulunduğumuz evrenden bizi çıkaran, bazen kaçıran ve uzaklaştıran medyumlardır. Kitap okumayı da sadece bu "uzaklaşma" hissi nedeniyle çok seviyorum, aynen derin deniz dalışlarını sevdiğim gibi.. Bambaşka bir alemde olma hissi..

Çok okuyan biri olarak, çocuktan sonra okuma alışkanlığım değişmedi. Zaman yaratmak da, mekan yaratmak da bence bizim elimizde. Çocuğu emzirirken, uyuturken, uyuduğu zamanlarda okurum ben. Bazen klasik kağıt baskı kitaplar, bazen kindle'da elektronik kitaplar, bazen sosyal medya, bazen dergi, bazen mesleki yazılar. Hiç fark etmez. Mümkün olan her an okurum.

Kızım da okumayı sevsin isterim ama nice çok okuyan aileden sırf buna inat olsun diye, hiç okumayan ve kitaplara öfke duyan çocuklar çıktığını gördüğüm için, fazla da ısrarcı değilim tabii. Onun yanında çok okuduysam da, ilk 1 sene ben Maya'ya kitap vermedim. Ne gereği var ki, zaten versem anlamayacaktı. Emekleme döneminde bir iki kitap aldık, ulaşabileceği yerlere koyduk, kenarını emmek dışında ilgisini çekmedi.


1 yaşından sonra bu birden değişti. Kitaplardaki renkler ve resimler yavaş yavaş ilgisini çekmeye, gerçek hayatta gördüğü eşyaların orda resmedilmesi onu şaşırtmaya başladı. Bunu fark ettiğim anda da her 3 haftada bir yeni kitaplar almaya, kütüphanelerden kiralamaya ve arkadaşlarla değiştirmeye başladım. İlk başta şu üsttekiler gibi çok büyük ve iki renk kontrast resimleri olan, hatta dokunma duyusuna yönelik kitaplarla başladım, sonra yavaş yavaş alttakiler gibi daha küçük resimli, hikayeli kitaplara geçtim. Zaten kitapların dış tarafında yaş aralığı oluyor, ona göre ve özellikle Maya'nın o dönem ilgisini çeken nesne ve durumlara göre seçiyorum. Bir kitaba ilgisi 1 haftada geçebiliyor, diğer bir kitap ise kütüphanemizde kalıcı rafında yerini alıp her gün defalarca okunabiliyor.


Yürümeye başladıktan sonra, içine tüm kitaplarını koyduğumuz ağzı açık olan kutusunu göreceği bir yere koyduk ve o kendisi hangi kitabı istediğine karar verdi, gitti aldı ve gelip kucağıma kuruldu (bazen hepsini sırayla elden geçirdik). İlk başlarda kitabın sayfalarını gelişigüzel çevirmesine de ters tutmasına da ses etmedim çünkü çocuk gelişiminde çocuğun gösterdiği yolu takip etme anlayışını (respectful parenting) benimseyen bir anneyim. Zamanla o da öğrendi kitap nasıl tutulur, okunur ve dikkat süresi, odaklanma becerisi arttı.


1-1,5 yaş civarında Maya ile kelimenin tam anlamıyla delirdiğimiz, şu üstteki kitaplar serisi oluştu, Bizzy Bear. Ya da buradaki adıyla Benny Bär (Ayı Benny). O ne karizma, o ne maceralar adamı olmak, o ne en gidilmez yerlere gitmek, en yapılmaz işleri yapmak.. Hem de tam Maya'nın sevdiği tipte; kısa boylu, tombul, güleç yüzlü ideal bir errrrkek! Yalnız Benny'nin kötü bir huyu var, hiç bir işte dikiş tutturamıyor. Her yolu denedi garibim, itfaiye, hayvanat bahçesi, gemi kaptanlığı (aslında bunun sonunda içi altın dolu bir sandık da buldu ama haydan gelen huya gitti, o kadar parayı nerde harcadı bilemem ama bak yine elinde süpürge çiftlikte ahırları süpürüyor işte). Ama maceracı bir erkek, bu huyunu beğeniyoruz ailecek. Bir de çok seyahat ediyor, yeni dostlar ediniyor. Özellikle oyun parkında ya da tatilde olduğu maceralarına çok güldük, tam iki sayfa boyundaki dev timsahla tanışması ve bu maceradan bir diş izi almadan kurtulabilmesi ise yüreklerimizi hoplattı. Velhasıl çok tavsiye ederim bu seriyi :) Çizerinin diğer kitapları için de buraya tıklayabilirsiniz.


1,5 yaşında Maya ile yarım saat kitap okuyabilir hale geldik. Özellikle dil gelişimi başladığında, üstteki gibi resimli bebek sözlüğü türü kitaplar çok hoşuna gitmeye ve kendi parmağıyla işaret edip nesnelerin adını sormaya ve papağan gibi arkamdan tekrarlamaya başladı. Tekrarlama konuşmanın bir basamağı ama çocuğun kelimeyi gerçekten öğrenebilmesi için o kelimeyi farklı ortamlarda doğru şekilde kullanmaya başlaması gerekiyor. Bu süreci hızlandırmak için, mesela resimde bir mandalina varsa, evdeki mandalinayı alıp resimle aynı olduğunu çocuğa göstermek çok olumlu sonuçlar veriyor. Aynı şekilde, kelimelere şarkılar uydurarak da okuma süresini ve ilgisini arttırabilirsiniz. Almanca'nın yanı sıra, İngilizce ve Türkçe kitaplar da alıp, kitapları farklı dillerde okumak da tabii çok çok önemli olduğu için bu dönemde üç dilden kitaplarla kütüphanemizi zenginleştirmeye devam ettik.


1,5-2 arası ise özellikle şu üsttekiler gibi "Sachen Suchen" (nesneleri ara bul) kitaplarına kafayı taktı. Özellikle resimler ne kadar küçülüp mikroskopik hal alırsa Maya o kadar detaya düşkünleşti, ilgilendi, heyecanlandı. Bu dönemde özellikle bol resimli, hikayeli kitaplara da ilgisi başladı ve kendi resimleri inceleyerek karakterlerin davranışlarını taklit etmeye, hikayelerini kendi dilinde ve el kol işaretleriyle, mimiklerle bana geri anlatmaya ve özellikle de kitapta geçen ve evimizde ya da kendisine ait olan nesneleri bulup eşleştirmeye, yani kitapları ve hikayeleri gerçek hayata uyarlamaya başladı.


Ve son güncellemem; 2 yaşına 2 hafta kala şu üstteki kutudan kutuya giren kedili kitaba ve kuzenimin taaa Amerika'lardan gönderdiği çok satanlar listesinin bir numarası rengarenk yuvarlaklarla bezeli ve her sayfada "şimdi kırmızıya bas, şimdi sarının üstüne iki kez tıkla" gibi komut-oyunlar olan keyifli kitaba takılmış halde :) Özellikle bu sonuncusu ikimize birlikte çooook uzun zaman geçirtebiliyor (tipik 2 yaş çocuğunun 5dk'da bir oyun ve aktivite değiştirtme huyuyla mücadele için birebir!) tıkanıp kalan anne babalara tavsiye ederim.


Görünen o ki, 2 yaştan itibaren normal, bildiğiniz çocuk kitaplarına geçeceğiz. Bu üstteki gibi etik değerleri anlatan, duyguları, davranışların neden sonuçlarını işleyen uzun ve karışık hikayeli kitaplar ancak bu yaştan itibaren anlam kazanmaya başlıyor çünkü. Bol bol hikaye okuyacağız, resim ve yazı göreceğiz. Okul öncesinin kesinlikle içinde eğitim, öğretim olmadan, sadece "farkındalık yaratma"ya ve hikayeden, oyundan zevk almaya yönelik adımlarını atacağız beraber. Bu döneme geçişi hızlandıran bebek kitaplarında sadece resimlere değil, yavaş yavaş yazılara, numaralara alıştırmaya çalışmak bu nedenle de önemli, eğitici olmadan zevk alma davranışı kazandırmaya dikkat edilmeli.

Ve son olarak; işte bizim bu haftaki başucu kitaplarımız yanda :) Bunlarla uyuyor, bunlarla uyanıyoruz bu hafta. Bazen hızımızı alamıyor, bir de yanındaki bebeğe anlatıyoruz hikayeleri uzun uzun, mesela hikayede tavşan ayağını kaldırmışsa biz de ayaklarımızı kaldırarak falan :) Hatta bazen kendi bir kitap alıyor eline, bana da kendi kitabımı veriyor ve "oku oku!" diyor, ikimiz yanyana yatıp tek başımıza kitaplarımızı okuyoruz. Daha ne isterim ben bu bücürden?! Hep böyle sevsin, böyle çok çok okusun inşallah. Okumak, küçücük bir odada insana evrenin kapılarını açar çünkü......

1-2 yaş aralığında üç dilli büyüyen çocuk için özellikle her eve lazım türü kitap önerilerim ise (ilk önerim tabii ki kütüphaneye, okuma gruplarına üye olup, bol bol kitap değiştirmek. Bu dönemde bol kitap satın almak bence gereksiz çünkü, ancak bir kitabı  okuyup okuyup çok beğenirseniz satın alırsınız, saklarsınız kütüphanesinde bence) şunlar (yeni kitaplar keşfettikçe listeyi güncelliyorum):

- Das kleine Raupe Nimmersatt (Yazar: Eric Carle, Yayıncı: Gerstenberg)
- Piep Piep Piep (Yazar: Soledad Bravi, Yayıncı: Moritz Verlag)
- Bebek dokun öğren serisi, Oyun Zamanı (Türkçe, Pearson Education Yayıncılık)
- Who am I? Baby Animals (Dorling Kindersley Limited)
- Babys erstes Fühlbuch (Usborne Yayıncılık)
- Bizzy Bear Series (Yazar: Benji Davies, Xenos Yayıncılık)
- Pisi Kedi Serisi (Türkçe, Yazar: Lara Jones, İş Bankası Yayınları)
- Bebek Kitapları Serisi (Türkçe, Nesil Yayınları).
- Mein Einschlafbuch (Yazar: Kerstin M. Schuld, Carlsen Baby Pixi Yayıncılık)
- Pop-up Klappenbuch Bauernhof (Dorling Kindersley Yayıncılık)
- Meine erste ministeps Bibliothek (Yazar: Monika Neubacher-Fesser, Yayıncı: Ravensburger)
- Sachen Suchen serisi (Yazar: Susanne Gernhaeuser, Yayıncı: Ravensburger)
- Jakob serisi (Yazar: Nele Banser, Yayıncı: Carlsen)
- Meine liebste Puppe - Erste Bücherspass serisi (Yazar: Doris Rübel, Yayıncı: Ravensburger)
- Der Hase mit der roten Nase (Yazar: Helme Heine, Yayıncı: Beltz & Gelberg)
- My cat likes to hide in Boxes (Yazar: Eve Sutton, Yayıncı: Puffin Books)
- Press Here (Yazar: Herve Tullet, Yayıncı: Chronicle Books)

34 yorum:

  1. Ya ben de çok heveslenip nerde görsem masal kitabı alıyorum Arya için ama benim kız yerinde hiç durmuyor ki oturup da baştan sona okuyalım. Hepi topu 3-5 sayfa ama yok, kız dayanamıyor :( sadece sayfaları çeviriyor hızlı hızlı o kadar. 20 aylık oldu, bakalım ne zaman oturup ana-kiz masal okuyacağız acaba :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa Maya ile Arya'nın ne kadar yakınmış yaşları :) keşke tanışsalar...

      Sil
    2. Evet :) Keşke biz de tanışıp görüşebilşek :)

      Sil
  2. Maya'ya maşallah :) Darısı başımıza :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur olur :) Olmasa da boşver ya, başka başka zevkler de var hayatta

      Sil
  3. anası 30una merdiven dayamış ama hala bir öğrenci olduğundan (hukukta okuyorum) bizim oğlan daha yaşını doldurmadan kitaplara merak salmıştı. halbuki bebek-dokun-hisset serisinden kitaplar almıştım ve çok da beğenmişti. ama şimdi ceza hukuku kitabı favorisi.. hele versem de 3000 sayfalık Ceza şerhini alabilse eline.. kitaplığın önünde ciğere bakar gibi bakıyor sürekli :)
    hiç ona kitap okumadım, hiç yanında kitap da okumadım ama kitaplara çok meraklı.
    1 senedir aynı 5-10 sayfalık kitaptaki resimlere bakıp halen "bu ne anne" diyor.
    tv unitesine diziyor, kitaplığa diziyor. eski hukuk kitaplarımın hepsini ona tahsis ettim. böylece onlar da bir işe yarıyor :P
    okuma alışkanlığı edindirmek için bence önce okumak gerekiyor. ve kocaman bir kitaplık lazım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Annem neyi severse, ben onu severim arkadaş! Anlamasam da bakarım, bu kadın bunlara bu kadar ciddiyetle bakıp duruyorsa bir bildiği vardır!

      Sil
  4. Benim minnos da sevmiyor kitap okunmayı ;) cümle garip oldu ama öyle ;) Resimlerine bakıp anlatmami ve kendiside anlatmayı seviyor. Ama 20. Ay donum noktası Ceren bir çok şey birden değişiyor 20.ayda, daha sosyal daha paylaşımcı oluyorlar ve dil gelişiminin en hızlı olduğu aydi 21. Ayı dolduruyoruz bu ay. Pat diye cümle kurmaya başladı mesela. Küçük el kitaplarından ,küçük büyük ,açık kapalı ,sağ sol ,vs. Kavramlarını öğrendi bir gün okumami da sever inşallah ;) halbuki pek de tiyatral okuyorum hehe ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok ayol bizde hala tek kelimeler, toplasan 30'u geçmez. onu da üç dilde ortaya karışık, bu ay bir patlama yaşamazsa da hiç konuşacağı yok bu kızın 5 yaşına kadar bence. işaret ve beden diliyle herşeyi anlatıyor, dğn resmen "o telefon cebinde biliyorum, şimdi onu çıkart, bana ver ve ben de kendi cebime koyacağım" dedi mesela :P:P:P aynen de uyguladı.
      ben 1 yaşımda cümle kuruyormuşum (! yuh) bezsizmişim, babası 3 yaşında tek kelime konuşmuyormuş (! ona daha yuh) hala bezliymiş (almanyada çocukların çoğu 3,5 yaşında hala bezli ayol) heralde bizim kız babasına çekti bu konularda hehehehe (ya da annesi çok mu rahat yahu?)

      Sil
    2. Ben ingilizce ogretmeniyim Cerencim daha önce bahsettim mi bilmiyorum ama , maya çok şanslı ,sadece ana dil ogrenenlere oranla biraz geç de konuşsa , kolunda 3 bilezik olucak daha nolsun, ben Almancayi hic sevemedim 2. Yabancı dil olarak verdiler ama telaffuzu filan çok kaba geldi ,der die das vs. İnguzcenin gözünü Seveyim dedim. Bez olayına gelince ben artik günde bir kaç saat totoyu açık tutuyorum , lazimliga oturup oturup kalkıyor simdilik.Sade ce WC iletişimi kuruyoruz hazır olduğunu anlayacagim sinyalleri verince hemen girisecegim bakalım nolcak ;)

      Sil
  5. Ya ne yapacaz o konuşma işini yaa??
    valla bizim evde -benim bi süreden sonra sıkılıp bu ne sorularına uydurduğum kelimeleri saymazsak- yalnızca türkçe konuşuluyor. ama bizim sıpanın kelimeleri şunlar:
    -anne/annem, baba, dede, annenn (annane), babane, ayı(dayı), aba, battı (attı), alii (telefon), vua (su)
    bunun dışında hanhan, vuuu gibi garip efektler. başka da yok
    halbuki anası babası ve bakıcısı da çok geveze ama konuşmuyor işte. her şeyin anlamını biliyor ve bu ne diye sorduğunda farklı bir şey söylersem kafama bi oyuncak ya da anneee! diye azar yiyorum. lakin kelimeler oğlm için kifayetsiz..
    geçenlerde konuşma becerisinin östrojen hormonuyla alakalı olduğunu, bu yüzden kızların erken -ve kimine göre çok- konuştuğuna ilişkin bilimsel(!) bir yazı okudum.
    ama o da tutmuyor demekki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben hiç sorun etmiyorum, o dediğin nedenden (çok konuşan kız çocuğu) ötürü gecikmesini :D Kafamızı ne kadar dinlesek kar kardır yahu.. Konuşmayan insan var mı, elbet konuşacaklar.. "Bin düşün bir söyle" yapıyorlar belki de :P

      Sil
  6. petit 17 aylık daha maya dan ve doğal annenin bebişinden küçük tamam, belki 3-4 aya değişir ama onunda konuşacağı yok sanırım .bir AZ üzülüyorum ben bu konuya. çünkü 10 - 11 aylıktı kedi ye tedi çita ya tita terliğe tedik keke kık aya ay gibi daha bir çok taklitler yapıyordu.hatta bir gün kedileri severken site önünde tedi tedi gehhh diye bağırıyordu güvenlik çalışanı dedi ki ben bu kadar küçük konuşan bebek görmedim çok akıllı deren... nazar mı oldu nedir ( şaka valla) çocuk bıraktı konuşmayı. dr a da sordum hatta neden diye. şimdi baba, dede, mama, meme,gel, bana ve ananeye nenne, ve hayvan seslerinden başka bişey dediği yok :(( aslında bugün ebru geçiyordu kitapta ebu aba gibi bişey söyledi o an annemle birbirimize bakıp alkışladık hatta o da şaşırdı nasıl söylediğine . kitapları dinlemeye başladı neyseki daha bugünlerde :))) resimli bebek kitaplarını taşıtlar şekiller vs hepsini ezbere biliyor gösteriyor ama bakalım ne zaman konuşacak bu kızlar... tüm kızları öper ısırırım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha ne desin ayol :D Yukarda da yazdım valla bence bu sessiz sakin dönemin keyfini çıkartalım derim ben..

      Sil
  7. bizim evde de her daim her yerde kitap bulunur.eşim değil de ben cok severim okumayı.ama şu sıralar hazırlandığım bi sınav var ben de okuyamıyorum başka şeyler anca arada sırada fırsat buldugumda bebek gelişim kitapları ya da bebek yiyecekleri falan.hamileyken başlamıştım hikaye kitapları okumaya kızceğizime dogdu yine okudum sanki o da dinledi beni.ama ne zaman ki o minnak eller bişeler tutup ağza götürmeye başladı işte o zaman kitaplar bebem için lezzetli vazgeçilmez birer ara öğün oldular.yine de kaldırmadım kitapları onlar yerlerinde duruyor bense büyük bir umutla oral dönemin bitmesini bekliyorum.kumaş kitaplar da aldım fakat onlar pek ilgisini cekmedi sanırım tadı güzel diil :D
    ben buarada başka bişey daha sormak istiyorum sana.şu serbest oyun ile ilgili bişeyi merak ediyorum.şuan derin tam bir yaşında (yaşasın ay söylemekten kurtuldum :D) kendikendine oyun oynamayı seviyor gibi.sen bi yazıda gözlemleyin demiştin.tabiki o oyun oynarken ben cep telefonu ile ilgilenmem(ki çoğu zaman cep tlf nu kapalı olur benim evde nasılsa ev tlf nu var diye) ,tv olayı da geçen aylarda kalktı bizim evde şuan kilerde dinleniyor.baktım ki ben ses olsun diye izlemediğim halde o kutuyu açık tutuyorum kızımda maşallah bıraksam koltuk patatesi olcak dedim ki ben bu alışkanlıktan kopana kadar yollarımızı ayıralım. başka bişeyle de ilgilenmiyorum onu gözlemliyorum.ama sanki bişeyi yanlış mı yapıyorum ne cocuk orda oynuyo ben dikmiş gözlerimi onu izliyorum.böyle olmamalı herhalde dimi.o oynarken hem onu gözlemleyecek hem de üzerinde bir çift göz hissettirmeyecek şey nedir allah aşkına.öğretmenim de ben ama kendi çocuğum da tıkandım walla.elim ayağıma dolaşıyor.bildiğim şeyleri bile yapamaz oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tubacım benim demek istediğim "göz ucuyla bak" idi, valla gözünü dikip izlemek anneler için çok eğlenceli oluyor hatta arada kıs kıs gülüyorsun di mi ama gözünü dikince bir süre sonra buna alışabilir ve devamlı dikkatini ona vermeni isteyebilir, bu da onunla %100 ilgilenmeni gerektirebilir, bir süre sonra yorucu olabilir. Ben mesela işimi yapıyordum, göz ucuyla da onu izliyordum. Ben en çok kitap dergi okuyorum (bilgisayar tv telefon uyanık olduğu saatlerde bizde de kapalı), iş yerime hazırlık işler oluyor, onları yapıyorum. Bazen ayrı odalarda oluyoruz arada yanına çağırıyor, gidiyorum, sonra oyuna geri dönünce tekrar mutfağa vs dönüyorum. Ev işi, yemek, yapıyorsan el işi de olabilir.. Genellikle ne yaptığına karışmıyorum hatta etrafı dağıtıp kirletse de karışmıyorum sadece kendine ve çevreye zarar vereceği durumlarda önce uzaktan sözle uyarıyorum "Maya dikkatli ol, masanın üzerinden kayabilirsin, sıkı tutun ya da in" diyorum eğer aynı davranışa devam ederse yanına gidip masaya dokunup "bak burası çok kaygan, dikkatli olmalısın, masanın üzerinde yürünmez, yere inmelisin" diyorum ve yere pat pat vuruyorum. Genellikle iniyor. Yine de inmezse sakince kucaklayıp "bak masanın üzerinde değil yerde yürüyoruz" diyip indiriyorum. Genellikle kabul ediyor, ses tonum sakin, sanki önemsiz küçük bir hataymış gibi olunca, bir de öpüyorum şap diye dikkati dağılıyor inada çevirmeden. Ama yine de inatlaşır ve yere yatıp tepinmeye başlarsa - ki bu da yaşı gereği ara sıra oluyor tabii - o zaman kucaklıyor beraber o odadan çıkıyorum unutana dek başka odada başka bir iş yapıyoruz. Şimdiye dek geri dönüp aynı tehlikeli olayı tekrara inat ettiği olmadı daha akıl edemedi onu heralde hehehehe Arada da düşüyor valla tabii sen ne kadar korur kollarsan kazalar o kadar artıyor biliyorsun ama o zaman da diyorum "bunları yaratan bi şekilde önlemini de almıştır, o kadar da kırılgan değiller, düştüyse de bişeycik olmaz, düşe düşe büyüyecek akıllanacak" :D Allaha havale..

      Sil
    2. ahahaha aynen o pozisyondayım üstelik ona gülerken kıs kıs kendime de gülüyorum arada. profesyonel bir gözlemci gibi oldum walla yakında eriksonu freudu geçerim ben yeni bir akım başlatabilirim freudun eskiyen dönemlerine. haha 'tuba vs. freud' başlıklı makalemi okursunuz yakında :D. şaka bi yana dediğin gibi yorucu valla.o oynarken seyret onunla oyna o uyuduğunda iş yap işe git.annem haftanın üç günü biz de olsa da (yardımını asla inkar edemem) evin tüm işlerini genelde ben yapıyorum.derini sabah uykusuna yatırıp işe öyle gidiyorum.öğlen yine yemeğimizi yiyip kızımı uyutup öyle işe gidiyorum.yagmayan esmeyen hergün dışarı gezmelerimiiz de var, e diğer işler de var.sonra ne oluyor tuba gece kalan işleri hallediyor:) ben bugün bu serbest oyun dakikalarını amacına uygun bi değerlendireyim bakayım neler olcek. (en azından toz falan alırım onu takip ederken :D )sağol :)

      Sil
  8. ceren bende aynı şekilde zamanı gelşnce konuşur ne acelemiz var diyr düşünüyordum aslında. yürğme olayıda aynen öyle oldu. babası iğeni 1 yaşında yürümüş bu yürümüyo diye dertlenirken emeklemenin bedene ve zekaya etkisini okuyunca susturmuştum hatta onu zevkle. bu sefer konuşma konusu geldi gündeme zamanı gelince konuşacak diyorum hep dersini aldığı için sesini çıkaramıyor. neyse koca eğitimini bi kenara bırakayımda söylemek istediğim tedirginliğimi aslında belirtememişim yukarda. bu kız konuşmaya hevesliyken bıraktı dedim ya acaba bu süreci sekteye uğratacak yanlış bişeyler mi yaptı(k). yada aman ven tam konuşamıyorum daha böyle yarım yamalak söyleyince gülüyolar dedi bozuldu mu. bu devirde bunlar cin gibi maşallah...dil gelişimi hakkında çok fazla okumadım galiba püfff. artı tv telvizyon telefon kullanmıyorum uyanıkken demişsin. tebrik ederim vallahi ben tv açmasamda erkek tarafı hemrn gelip açıyor. maaalesef bende cepten nete bakıyorum tanında bazen . şimdi kendimi kötü hissettim. tv ile bağını koparmaya yemşn etmiş durumdayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok sanmıyorum böyle durma, dinleme, öğrenme ve sonra konuşma dönemleri oluyor 2-3 ay tutuk oluyor bazen sonra papağan yine :) Ama çocuk dili kullanma diyorlar "mama, dütdüt" falan yani, mümkün olduğunca tane tane, sakin konuşmak işe yarıyor sanırım.
      Yok ayol herkesin tutumu başka, nasılsa teknolojiyle tanışacak ben elimden geldiğince geciktirme taraftarıyım. Tv'yi açıp 2-3 saat karşısında tutmuyorsan (ki sen yapmazsın zaten lafım başkalarına) tv'nin öğretici tarafları olduğunu savunanlar da var. Aklı ermeye başladığında bazı programlar yararlı ve öğretici tabii ki :)

      Sil
    2. babanne anane ve koca insanlarına 3500 kez sölüyorum hav hav değil miyav deği mööö mee düdüt değil diye bi de bunlar okumuşu hani ne vazgeçilmez bir durumsa artık.neyseki ben sürekli isimlerini söylediğimden çocuk eş anlamlı olduklarını sanıyor. zaten ben eş anlamlıları da sık sık söylüyorum bak bu araba ama otomobil de diyoruz gibi. evet duck tv de mesela konuşma olmadığı için sürekli ben konuşuyorum bak fil geldi kaykaya biniyor aa kuzuyla çarpıştılar bak nehir kenarındalar .... o da dinleyip bazen katılıyor ama sonuçta durağan bi etkinlik bebeğin yapısına ters. teknoloji ne kadar geç girse hayatlarına o kadar iyi katılıyorum sana. haa tabi bakıcı 4 aydır günde 2 3 saat izlettiyse artık onuda çok fena havale ettim o gerekeni yapacak.

      Sil
  9. Maya ciddi ciddi üç dilliliğe gidiyor, helal olsun, benim 18 senede gelemediğim noktaya kız 2 yılda geldi, konuşamasa da bir gün üç dilde şakıyacak :3 hayretle izliyoruz efendim.

    YanıtlaSil
  10. Okuyan insanın daha az depresyona girdiğine ya da mutlulukla ilişkisinin daha istikrarlı gittiğine şahit oldum. Ve okumadığım zamanlarda vicdan borcum varmış gibi yaşıyorum. İşin ilginç yanı hep en meşgul olduğum zamanlarda okuyorum. En çok ihtiyacım o zaman oluyor sanki.. Yani zamanım yok bahanesine ben de karşıyım.

    Çocuk kitaplarına takıntılı düzeyde hastayım. Yiycem bigün oturup. Tavsiyelere de bayılıyorum bu konuda. Benny ile biz de tanışalım bakalım.

    Not: İzmir'e taşınmayla ilgili duyuruma yaptığın yoruma bayıldım ve anca görüp-cvp yazabildim. <3

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk cümlenin tam tersine şahidim ben de, yani okuyan, anlamaya çalışan insan, aslında entellektüel depresyondan muzdarip. Dünyadaki terslikleri, adaletsizlikleri gördükçe, cahillik mutluluk diyor insan...
      Aman o zamanım yok diyenler nedense kapı önünde insan izleyip çekirdek çitletecek zamanı çok iyi yaratıyorlar :P

      Sil
  11. Benim bebegim de 9 aylik, simdilik sadece kemiriyor kitaplarini. Cok istiyorum okumayi sevsin, heyecanla bekliyorum Maya gibi secsin kitabini getirsin okuyalim:) 1 yasina kadar kitapla karsilasmadan su an okumayi sevmesi de beni rahatlatti:) ve ne mutlu ki boyle guzel icerikleri de bir tikla okuyabiliyoruz, sevgilerr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence çok anlamsız 1 yaş öncesi kitap okutmaya çalışmak :) Bol okumalı yıllar dilerim :)

      Sil
  12. Benimki 6 aylık ben kitap okumayı çok sevdiğim için onun da sevmesini istiyorum.onun yanında okunmaya çalışıyorum her ne kadar o uyanıkken bu pek mümkün olmasa da:) ona da yumuşak kitaplar aldık en azından elinde oynasın nesneleri görsün diye. Onlar hikaye kitabi değil sadece resimler var. Ona hikayeyi kendim okuyorum o sadece resimlerine bakıyor. Elbette anlamıyor ama bilinçaltına kelimeler yerleşsin, renkleri dokuları fark etsin. Melis kitabı elinden alınca bağırmaya başlıyor şimdilik bence bu bile güzel:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceren 2 gün evvel ben de yeni bir blog oluşturdum öğrenciler için. Bir psikolog olarak arada bir sen de katkıda bulunursan sevinirim:)

      Sil
    2. http://turkceciyesor.blogspot.com.tr/2015/05/sinav-stresi.html

      Sil
    3. Melis en minik kitap kurdumuz desene :) Bloğuna bakacağım, hayırlı olsun!

      Sil
  13. Annem ve ben dergi,kitap,makale ne bulsak okuruz fakat kardeşim hiç sevmedi hatta kitap özetlerini senelerce ben çıkardım..şimdi 24yaşında çok yoğun saatlerde çalışıyor,yüksek lisans yapıyor üstüne üstlük ayda 7-8kitap okumaya başladı.hayatında kitap okumamış çocuk hegel,marks fln okumaya başlayınca noluyoruz dedik:) maya çok dilli olmanın avantajını ilerde kullanıcak gerçekten şanslı. Buarada annem haftasonu ikinciyaş günü videomu bulmuş kasedi cdye çektirmiş üşenmemiş bize izletiyor..niyemi? Annemin işyerinin telefonunu,babamınkini,adresleri,babanemin adresini,yol tariflerini anlatıyorum.yemek tarifi fln veriyorum:)eeee ice niye konuşmuyo bak gizem yapıyodu demekki babasının genlerinden:)))o geç konuştuysa tabiii:p derde bak yahu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kız girmiştir hayatına kitap okuyan, düşünen ;) Genelde öyle oluyor erkeklerde..
      Bu arada annedeki azme bak, didinmiş kanıtlamış "kızıma değil damadıma çekmiş" hahahaha ama o kasetleri ben çok seviyorum insanı sanki zamanda yolculuğa çıkartıyor! Bence çok güzel bir hediye :)

      Sil
  14. Şimdi ay ay tam hatırlayamıyorum (kesin bloguma yazmışımdır fakat bakamıycam şimdi) ben dilaya doğduğundan beri verdim kitapları ve okudum da. Daha çok resimlere bakıp anlatma şeklindeydi. Senin yazdığın sıralamayı ben ilk aylardan itibaren yaptım, konstrast kitaplar, sözlükler, hikayeler ...vs Dila hiç yırtmazdı ve çok severdi. Bir yaşından önce iki parmağa yakın kalınlıktaki resimli bir çocuk ansiklopedisini (yeğenimin ilkokul kitabıydı) ezberlemiştik ve ordaki neredeyse her nesneyi sorduğumda gösteriyordu, biz de oyun oynatıyorduk kim önce bulacak yarışı yaparak. Şimdi hala aynı hevesle devam ediyor kltap okumamız, bakıcısı hollandaca okuyor biz türkçe :) bakalım oğluş nasıl olacak şimdiden o da pek hevesli ama anasının fazla vakti yok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. karşılaştırma yapmamak lazım, aynı anne babadan doğma iki çocuk çok farklı olabilir ;)

      Sil
  15. Bende kucuk kuzuma eymenime okumak icin buyuk resimli kitap almistim eve gelip bi hevesle okuyayim dedim ama kitabi elime almamla eymenin safasini koparmasi bir olmustu bu gun biraz biraz incelemeye basladik umarim yakinda dinlemeyede baslariz

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!